01 Ekim 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Müzakere Heyeti (SMH) Başkanı Nasr el-Hariri, bugün, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Gutterres tarafından geçtiğimiz hafta kurulduğu ilan edilen Anayasa Komitesi’ne ilişkin ayrıntılara dair bir basın toplantısı düzenledi. Ayrıca, Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib’de yaşanan son saha gelişmeleri ve Esed rejiminin burada işlediği savaş suçlarına dair bilgi verdi.

Hariri, Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu’nun (SMDK) İstanbul’daki binasında düzenlediği basın toplantısında, BM tarafından alınan Suriye’ye ilişkin 2254 sayılı karar ve bu kararın Anayasa yazımına ilişkin maddeleri hakkında açıklamalar yaptı. Anayasa Komitesi’nin çalışmalarına dair bilgi vererek, komitenin iki küçültülmüş kurul içerdiğine ve kararlarını oylama yöntemiyle alacağına değindi. 

 

Kararların yüzde 75 oyla alınacağına işaret eden Hariri, çalışmalarını Cenevre’de sürdürecek olan komitede iki Eş Başkan olacağını ve çalışmalarına BM’nin gözetmenlik yapacağını ifade etti.

 

Hiçbir tarafın oyunlara girişmeye hakkı olmadığına değinen SMH Başkanı, “Yazılacak yeni anayasa halk desteğini sağlamak için gerekli mekanizmayı ve anayasanın nasıl uygulanacağını komite belirleyecek” dedi.

 

Açıklamasında, hala müzakere aşamasında olunduğunu ve uygulama aşamasına geçilmediğini dile getiren Hariri, Cenevre bildirgesi ve 2254 sayılı kararın uygulanması halinde takvime uygun hareket edilmesi gerektiğini söyledi. “Suriye’deki mevcut rejimin gölgesinde bir seçim gerçekleştirmek mümkün olmadığı gibi seçimlerin anayasanın hazırlanmasından önce gerçekleştirilmesi de mümkün değil” şeklinde konuştu.

 

Hariri, açıklamasını şöyle sürdürdü;

 

“Anayasa Komitesi, siyasi çözüm süreci için bir anahtardır. 2254 sayılı kararın uygulanmış sayılabilmesi için tek başına yeterli değildir. Kararın bütün maddelerinin uygulanması gerekmektedir. Buna karşın komitenin oluşturulması doğrudan müzakerelerin başlaması için olumlu bir adımdır.”

 

Esed rejiminin süreci yokuşa sürme eğiliminden endişe duyduğunu vurgulayan Hariri, rejim ve destekçilerinin Anayasa Komitesi’ni yeniden imar için finans bulmak ve mültecileri gönülsüz olarak güvenli olmayan bölgelere göndermek amacıyla kullanmasının da endişe uyandırdığını sözlerine ekledi.

 

Açıklamasının devamında, uluslararası toplumdan Esed rejimini siyasi çözüm sürecinin başarısı için müzakere masasına oturmaya zorlamasını isteyen Hariri, konunun basitleştirilmesinin konuyu anlamsızlaştıracağını belirterek, rejimin süreci akamete uğratmasının engellenmesi çağrısı yaptı.

 

SMH’nin Tam Yetkili Geçici Yönetim Kurulu, referandum için gerekli olan güvenli ve tarafsız şartların sağlanması ve mültecilerin güven içinde dönmesi için geniş kapsamlı hazırlıklar yaptığını aktaran Hariri, şunları söyledi;

 

“Suriye’de siyasi çözüm sürecinin üç sacayağı vardır. Bunlar; ilk olarak Tam Yetkili Geçici Yönetim Kurulu’nun çalışmalarıyla ilişkili güvenli ve tarafsız ortamın sağlanması, ikinci olarak yeni anayasanın yazılması ve üçüncü olarak, BM gözetiminde özgür ve şeffaf seçimlerin yapılmasıdır.”

 

Hariri, basın toplantısının sonunda, Anayasa Komitesi’ne güvenin inşa edilmesi için komitenin çalışmalarına başlamasına eş zamanlı olarak, siyasi tutukluların serbest bırakılmaya başlanmasını umduğunu sözlerine ekledi.  

30 Eylül 2019 In Basın bildirisi

Basın Açıklaması 

 

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) 

 

Basın Bürosu

 

30 Eylül 2019 Pazartesi

 

Rusya’nın Suriye’ye saldırısı dördüncü yılını tamamladı

 

Esed rejiminin Rusya seçeneği, Suriye devriminin başından beri Esed rejimi tarafından açıkça Suriye halkına karşı kullanılan bir seçenekti. Rusya’nın siyasi tavrı ve sonrasındaki askeri müdahalesi yalnızca rejime destek hamlesi değil, Suriye’deki durumun daha kaotik bir hal alması, şiddet, savaş suçu ve tehcirin artmasına neden olan bir hamle olmuştur. 

 

Rusya’nın Suriye’ye yönelik askeri müdahalesinin bilançosuna ilişkin yayınlanan raporlar, işgalci Rus kuvvetlerinin bugüne kadar 201 okul, 190 sağlık merkezi ve 56 halk pazarını bombardımanlarla yıktığını ifade etmektedir. Ayrıca, bu raporlara göre, bin 928’i çocuk, 808’i kadın olmak üzere 6 bin 686 sivil Rusya tarafından öldürülmüş, 3.3 milyon sivil tehcir edilmiştir. Bilançonun gerçek rakamlarının çok daha büyük olduğu vurgulanmıştır. 

 

Bununla birlikte, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) Suriye’deki katliamların durdurulması için sunulan karar tasarılarını 16 kez veto eden, Esed rejimine askeri ve siyasi destek veren Rusya’nın, Esed rejiminin suç ortağı olduğu da açıktır. 

 

Esed rejimi ve Rusya’nın Suriye’de işlediği savaş suçlarını ortaya koyan raporlar ve bu raporları teyit eden belgeler, söz konusu güçlerin Suriye halkının meşru demokrasi taleplerine karşı işlediği savaş suçlarının hacmini tam olarak ortaya koymakta yetersiz kalacaktır. Suriye’ye yönelik Rus müdahalesi, Arap ülkelerindeki süreci tamamen değiştirmiş ve yeniden inşa sürecini yıllarca geciktirmiştir.

 

Rusya’nın Suriye’ye yönelik askeri müdahalesi, muhtemel bir siyasi çözüm sürecini engellemekle beraber, Suriye’de Esed rejimi ve İran’a bağlı mezhepçi militanların estirdiği teröre yarayan militarist bir iklimi beraberinde getirmiştir.

 

Suriye halkı, Kremlin yönetiminin Suriye’de işlediği savaş suçlarının, yıllardır ülkelerinin kaynaklarını bir azınlığın yararına sömüren ve bu kaynakları terör örgütleri için kullanan ülkedeki diktatörlük rejimine karşı özgürlük mücadelesi veren şerefli Rus halkıyla alakası olmadığını bilmektedir.

 

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) olarak, uluslararası toplumun Rusya ve İran tarafından bölgede uygulanan terörü engelleyecek bir mekanizma bulmaktan sorumlu olduğunu vurgulamak istiyoruz. Bu kapsamda, uluslararası toplumun söz konusu güçlere müdahale etmek için daha fazla seçeneği kullanması gerektiğine inanıyoruz. 

 

SMDK olarak, Suriye’deki mevcut felaketin sonlanması için yapılacak her türlü girişimin, başta Cenevre bildirgesi ve 2254 sayılı BMGK kararı olmak üzere, uluslararası kararların ön gördüğü siyasi geçiş sürecine kapı aralamakla mümkün olduğunun bir kez daha altını çiziyoruz. 

30 Eylül 2019 In Saha Haberleri

Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR), Rusya’nın Suriye’ye askeri müdahale başlatmasının üzerinden geçen 4 yıllık sürede, Rus kuvvetlerinin işlediği savaş suçlarına dair bir rapor yayınladı. Rus kuvvetlerinin kasten sivil alanları hedef aldığını bildirdi.

 

SNHR tarafından bugün yayımlanan rapora göre, 30 Eylül 2015’te Suriye’ye askeri müdahale başlatan Rusya’ya bağlı kuvvetler, bugüne kadar düzenlediği bombardımanlar sonucunda 808’i kadın, 928’i çocuk olmak üzere 6 bin 686 sivili öldürdü.

 

Raporda, Rusya’nın Suriye’ye müdahalesinin ilk yılında 3 bin 734, ikinci yılında bin 547, üçüncü yılında 958 ve dördüncü yılında ise 447 sivilin Rus saldırılarında yaşamını yitirdiği belirtildi.

 

Rusya’ya ait savaş uçaklarının bu süre içinde Suriye’de bin 83 sivil alanı bombaladığı bilgisi verilen raporda, söz konusu bombardımanlar sonucunda 201 okul, 190 sağlık merkezi ve 56 halk pazarının tahrip olduğu ifade edildi. Bombardımanlar yüzünden 3.3 milyon sivilin mülteci durumuna düştüğü kaydedildi.

 

Raporda, Rus kuvvetlerinin son 4 yılda Suriye’de 335 toplu katliam işlediğine dikkat çekilirken, Esed rejimine bağlı kuvvetlerin gerginliği azaltma anlaşması kapsamındaki İdlib’in güney kırsalında Rusya’nın desteğiyle çok sayıda kasaba, belde ve köyü ele geçirdiği aktarıldı.

 

Rusya’nın askeri müdahalesinin rejime sağladığı avantajlara değinilen raporda, “2016 yılında Halep’in Esed rejimi tarafından ele geçirildiği dönemde Rusya’nın askeri müdahalesinin büyük etkisi vardı. Aynı etki başkent Şam, Dera, Humus ve Kuneytira kentlerindeki özgürleştirilmiş bölgelerin rejim kontrolüne geçmesinde de kendini gösterdi” değerlendirmesi yapıldı. 

28 Eylül 2019 In Siyasi Haberler

ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, Suudi Arabistan, Mısır ve Ürdün Dışişleri Bakanlıkları, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu toplantısı kapsamında yayınladıkları ortak bildiride, “Suriye’de siyasi çözüme büyük ihtiyaç olduğunu” belirterek, BM tarafından alınan 2254 sayılı kararı güçlü bir şekilde desteklediğini bildirdi.

 

Yedi ülkenin Dışişleri Bakanlıkları tarafından yayınlan ortak bildiride, BM Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) Suriye’deki sivilleri koruma noktasında başarısız olmasından üzüntü duyulduğuna dikkat çekilerek, “Suriye’de bir kez daha kimyasal silah kullanılmasına izin vermeyeceğiz” ifadelerine yer verildi.

 

İdlib’de gerçek bir ateşkes ilan edilmesi ve yeni kimyasal saldırılara izin verilmemesi gerektiğine vurgu yapılan bildiride, Suriye’deki bütün taraflara uluslararası kararlara saygı gösterme çağrısı yapıldı.

 

Bildiride, ayrıca, Suriye’de daimi ve kapsamlı bir barışçıl çözüm için yapılacak her çabanın önemli olduğu ve savaş suçlarına karışanlardan hesap sorulması gerektiği kaydedildi.

 

Öte yandan, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, geçtiğimiz Perşembe günü yaptığı açıklamada, Esed rejimine bağlı güçlerin geçtiğimiz Mayıs ayında, İdlib’de yaşanan çatışmalarda kimyasal silah kullandığı sonucuna vardıklarını bildirmişti.

 

Pompeo, açıklamasında, şu ifadelere yer vermişti;

 

“Esed rejimi, sayısız zulümden sorumlu ve bunların bazıları savaş suçu, bazıları da insanlık suçu niteliğinde. Bugün, ABD’nin Esed rejiminin 19 Mayıs’ta kimyasal silah olarak klor gazı kullandığı kanısına vardığını açıklıyorum.”

 

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffery ise Cuma günü el-Arabiyya televizyonuna verdiği röportajda, Esed rejiminin kimyasal klor gazı kullandığını doğrulamıştı.

 

Jeffery, röportajında, “Esed rejiminin cezalandırılması için askeri seçenek dahil elimizde birden fazla seçenek var” demişti. 

28 Eylül 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun dün, Esed rejiminin Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib’de kimyasal silah kullandığına ve savaş suçları işlediğine dair yaptığı açıklamayı memnuniyetle karşıladığını bildirdi.

 

SMDK tarafından konuya ilişkin olarak dün yayınlanan yazılı basın açıklamasında, Washington yönetiminin Esed rejimi tarafından Suriye halkına karşı işlenen savaş suçlarını takip etmesi ve detaylarına eğilmesinin önem arz ettiği ifade edildi.

 

Açıklamada, uluslararası toplumun Esed rejimi tarafından işlenen suçların hesapsız kalması halinde ne kadar büyük bir tehlike oluşturduğunun farkında olması gerektiği vurgulandı.

 

ABD yönetiminin Esed rejiminin bir kez daha kimyasal silah kullanmaması için gerekli adımları atacağını ifade etmesinin önemli bir gelişme olduğuna dikkat çekilen açıklamada, bu açıklamalara fiili adımların da eşlik etmesi gerektiğinin altı çizildi.

 

Açıklamada, ayrıca, Esed rejiminin bir kez daha kimyasal silah kullanmamasının tek yolunun, rejimin iktidardan uzaklaştırılması olduğu vurgulandı.

 

SMDK tarafından yayınlanan açıklama, şu ifadelerle sonlandırıldı;

 

“SMDK olarak, Suriye’de sivillere yönelik işlenen savaş suçlarının Birleşmiş Milletler’in (BM) savaşın ve insanlık suçlarının durdurulmasını sağlayacak hukuki adımlar atmasını ve Esed rejimi ile bu suçlara bulaşan herkesten hesap sorulması için Suriye’deki kimyasal silah dosyasını Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) taşımasını gerekli kılmaktadır.”

28 Eylül 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) yetkilileri, bugün, Halep’in kuzeyindeki Azez beldesinde, Deyr-i Zor Mültecileri Heyeti ile bir toplantı gerçekleştirdi. Suriye’nin kuzeyindeki mültecilerin son durumuna dair bilgi edinerek, mültecilere Suriye Geçici Hükümeti’nin (SGH) projelerine dair bilgi verdi.

 

Yapılan toplantıya SMDK Genel Sekreteri Abdulbasıt Abdullatif, SMDK Siyasi Kurulu Sekreteri Riyad el-Hasan ve Siyasi Kurul Üyesi Salim el-Muslat katıldı. SMDK yetkilileri, mültecilerin geri dönüşünü garanti altına alacak bir siyasi çözüm süreci için sarf edilen çabalara dair bir sunum gerçekleştirdi. 

 

Taraflar, ayrıca, İdlib’deki son saha gelişmelerinin yanı sıra, Anayasa Komitesi’nin ilanı ve Fırat Nehri’nin doğusunda oluşturulacak güvenli bölgeye dair istişareler yaptı.

 

Toplantıda bir sunum gerçekleştiren Deyr-i Zor Mültecileri Heyeti üyeleri, İran’ın bölgedeki mezhep propagandası ve demografik değişim faaliyetlerine değinirken, Tahran yönetiminin bu yöntemle Lübnan’da olduğu gibi militanlarının bulunduğu yerlerde kültürel ve dini hegemonya kurmak istediğine işaret etti.

 

Göç etmek zorunda kaldıkları yerlerde, gerek mülteci kampları içinde gerekse dışında yaşadıkları zorluklar ve insani ihtiyaçları hakkında konuşan heyet üyeleri, SMDK, SGH ve uluslararası insani yardım kuruluşlarının mültecilerin ihtiyaçlarını gidermesini talep etti.

 

Eğitim alanında mülteci çocuk ve gençlerin yoksunluk yaşadığını belirten heyet üyeleri, UNESCO ile ortak çalışmalar yapılarak bu genç ve çocuklara eğitim imkanı sağlanması ve üniversite eğitimi alarak, iş dünyasına girişleri için de denklik sağlanmasını istedi.

 

Sağlık alanında, özellikle yetersiz ve kötü beslenme nedeniyle çocukların yakalandığı hastalıklara değinen heyet üyeleri, UNİCEF’in bu sorunların giderilmesi için duruma müdahale etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

 

Heyet içinde bulunan sanayi ve ticaret alanlarında uzman temsilciler de, bu alanda çalışan işçiler için sendika kurulması ithalat ve ihracat için imkan tanınması ve sertifika verilmesi gibi konulara değindi.

28 Eylül 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Enes el-Abde, Genel Sekreter Abdulbasıt Abdullatif, SMDK Siyasi Kurulu üyeleri ve Suriye Geçici Hükümeti (SGH) Başkanı Abdurrahman Mustafa’dan oluşan heyet, bugün, Şanlıurfa’da Suriye Aşiret Meclisi Başkanlık Konseyi’ni ziyaret etti. 

 

Heyet, ayrıca, Halep’in kuzeyindeki Azez beldesinde Suriye Aşiret Divanı’na ziyaret gerçekleştirerek, burada Suriye Aşiret Meclisi Başkanı Rami el-Duş ve Başkanlık Konseyi üyelerinin yanı sıra, aşiret liderleriyle görüştü.

 

Yapılan görüşmelerde taraflar, siyasi ve askeri gelişmeleri ele aldı. Özgürleştirilmiş bölgeler ve Fırat’ın doğusunda sivil yönetimin güçlendirilmesi yoluyla güvenlik ve istikrarın korunması konuları hakkında görüş alışverişinde bulundu.

 

SMDK Başkanı Enes el-Abde, Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib’de yaşanan son saha gelişmelerinin yanı sıra, başta Anayasa Komitesi’nin ilanı olmak üzere siyasi gelişmelere dair bir sunum gerçekleştirdi.

 

Fırat Nehri’nin doğusunda kurulacak güvenli bölgede kabile ve aşiretlerin önemli bir rol oynayacağına değinen el-Abde, “Kabile ve aşiretlerin aynı zamanda Suriye’nin birliği ve toplumsal yapısının korunması için de önemli olduğunu” ifade etti.

 

Yapılan görüşmede söz alan Suriye Aşiret Meclisi temsilcileri ise Suriye devriminin siyasi şemsiyesi ve meşru temsilcisi olarak SMDK’nın desteklenmesi gerektiğini belirtti. SGH ile yardımlaşma halinde olduklarını ve bütün özgürleştirilmiş bölgelerde var olması gerektiğini sözlerine ekledi.

27 Eylül 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Siyasi Kurulu ve Suriye Geçici Hükümeti (SGH), bugün, Halep kırsalında bir toplantı düzenledi.

 

SMDK Başkanı Enes el-Abde ve SGH Başkanı Abdurrahman Mustafa başkanlığında gerçekleşen toplantıda, SGH Bakanları uygulanmak üzere hazırladıkları projeler ve özgürleştirilmiş bölgelerin ihtiyaçlarına dair sunumlar gerçekleştirdi.

 

Toplantıda bir konuşma yapan SGH Başkanı Abdurrahman Mustafa, özgürleştirilmiş bölgelerde aklı başında bir sivil yönetim kurulması için yapılması gereken çok şey olduğunu söyledi. 

 

Mustafa, sözlerini şöyle sürdürdü;

 

“Önümüzdeki en büyük zorluk özgürleştirilmiş bölgelerdeki güvenlik ve istikrarı sağlamaktır. Suriye halkı güçlü bir halktır ve ihtiyaç duyduğu şey değişim için uygun ortamı yakalamaktır.”

 

SMDK Başkanı Enes el-Abde ise toplantıda, son siyasi gelişmelere dair özet bir sunum gerçekleştirdi. 

 

El-Abde, yaptığı konuşmada, SMDK üyelerinin Esed rejiminin ateşkesi ön gören anlaşma ve kararlara uymayacağı kanaatinde olduğunu ifade etti.

 

Suriye’deki devrimci güçlerin, devrimin özgürlüğü elde edene kadar sürmesi için alternatif yollar bulması gerektiğini dile getiren el-Abde, SGH Bakanlarından özgürleştirilmiş bölgelerde Esed rejimine alternatif olduklarını göstermeleri için örnek bir yönetim sergilemelerini istedi. 

27 Eylül 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Geçici Hükümeti (SGH) Maliye Bakanı Dr. Abdulhakim el-Masri, Babu’s Selame Sınır Kapısı Gümrük Yetkilileri ile bir toplantı gerçekleştirerek, sınır kapılarının SGH’nin finans kaynağı için oynadığı roller hakkında görüş alışverişinde bulundu.

 

Toplantıda yaptığı konuşmada, komşu ülkelerle iyi ilişkilerin korunması için sınır geçişi yapan araçların dikkatlice teftiş edilmesi gerektiğine dikkat çeken el-Masri, sınır kapılarını kullanan sivillere iyi muamelelerde bulunulması ve sorunların çözümü için Maliye Bakanlığı’na başvurulmasını istedi.

 

El-Masri, ziraat sektöründeki yatırımların ve pazara faydalı olacak ihtiyaçların karşılanması hususunda çiftçilere destek verilmesinin önemine dikkat çektiği konuşmasında, yerel meclis aracılığıyla tüccarlar tarafından sınırlı bir sürede yolların iyileştirilmesi için bir mekanizma kurulduğunu sözlerine ekledi.

 

Rusya ve İran mallarının boykot edildiğini ifade eden el-Masri, bu malların sınırlardan geçişine kesinlikle izin verilmemesi gerektiğini vurguladı.

 

Öte yandan, katılımcıların öneri ve şikayetlerinin istişare edildiği toplantıda, ayrıca, sınır hizmetlerinin geliştirilmesi konusunda da görüş alışverişinde bulunuldu. 

27 Eylül 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Geçici Hükümeti (SGH) Başkanı Abdurrahman Mustafa, bugün Gaziantep’te, finansör ülkeler temsilcileri ve Suriye’yi Yeniden İmar Fonu (SRTF) ile bir toplantı düzenleyerek, SGH’nin özgürleştirilmiş bölgelerdeki projelerine dair bilgi verdi.

 

ABD, Avrupa Birliği (AB) ve diğer finansör ülkelerin temsilcilerinin katıldığı toplantıda, SGH Bakanları kısa ve uzun vadedeki planlarının yanı sıra, her bakanlığın çalışma stratejisi ve karşılaşılan engellere dair birer sunum gerçekleştirdi.

 

Toplantıda bir konuşma yapan SGH Başkanı Abdurrahman Mustafa, ortak koordinasyon seviyesinin artırılması çağrısı yaparken, Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), Yardım Koordinasyon Birliği (ACU), SGH ve SRTF arasındaki koordinasyonun tam olduğuna işaret etti.

 

Mustafa, SGH’nin özgürleştirilmiş bölgelerde yaşayan sivillere temel hizmet sağlama ve yıllardır Esed rejiminin yaşattığı mağduriyetlerden çıkararak normal hayata dönmelerini sağlama temelinde çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.

 

SGH’nin rejim saldırılarının geride bıraktığı enkazların kaldırılması ve mayın tarama çalışmaları aracılığıyla bölgenin güvenliğinin sağlanması noktasında önemli zorluklarla karşılaştığını belirten Mustafa, mültecilerin geri dönmesi için altyapı ve hizmet çalışmalarının tamamlanması ve zarar gören binaların tamirinin önemine vurgu yaptı.

 

Konuşmasında, SGH’nin İçişleri Bakanlığı’na bağlı bir polis teşkilatı ve Savunma Bakanlığı’na bağlı bir askeri polis teşkilatı kurarak bölgedeki güvenliği sağlamaya öncelik verdiğine değinen Mustafa, Adalet Bakanlığı öncülüğünde ve Yüksek Yargı Meclisi’nin gözetiminde bir yargı mekanizması oluşturulması için çalışmalara başlandığını sözlerine ekledi.

 

Özgürleştirilmiş bölgelerin kendi ekonomik kaynaklarına dayanarak ekonomik kalkınma sağlamasının da önemli olduğunu ve SGH’nin bu konuya da yoğunlaştığını ifade ettiği konuşmasında, yerel topluluklar arasındaki yardımlaşmayla kendi kaynaklarını yaratarak sürekli üretim sağlayan projelere önem verilmesi gerektiğini kaydetti.

 

Mustafa, yerel meclislerin idare ve sürekli kalkınma konularında şeffaflık ve sürekliliğe dayalı imkanlarının geliştirilmesinin önemli olduğuna vurgu yaparak, SGH kurumlarının tamamında kadının rolünün güçlendirileceğinin altını çizdi. 

Sayfa 1 / 10
Home haberler Koalisyon Haberleri Items filtered by date: Eylül 2019