30 Haziran 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Genel Kurulu, dün yapılan oylamada, Enes el-Abde’yi başkan olarak seçti. El-Abde’nin yardımcılığına Dima Musa, Abdulhakim Beşşar ve İkab Yahya’yı seçerken, Genel Sekreterliğe de Abdulbasıt Abdullatif’i getirdi.

SMDK’da başkanlık süresi bir yıl olarak belirleniyor. Dün, şehit Abdulbasıt es-Sarut’un adıyla yapılan Genel Kurul toplantısı, Esed rejimine karşı Hama’nın kuzey kırsalında giriştiği çatışmalarda şehir olan Sarut anıldı.

 

Toplantıda, SMDK Siyasi Kurulu’nun 19 üyesi de seçilirken, Suriye Geçici Hükümeti (SGH) başkanlığına Abdurrahman Mustafa getirildi.

 

Toplantıda bir konuşma yapan yeni SMDK Başkanı Enes el-Abde, “İçinden geçtiğimiz zor şartlarda, böyle bir görevin sorumluğunu üstlenmek kolay değildi” ifadelerini kullandı.

 

El-Abde, konuşmasını şöyle sürdürdü;

 

“Karşılaştığımız zorlukları, hikmeti ve tecrübesine güvendiğimiz insanlarla birlikte aşacağız. Hedefimiz, Suriyelilerin söz birliğini sağlamak için SMDK’nın Suriye’deki bütün devrimci güçlerin temsilcisi olmasını ve bağlayıcı bir genel tavır oluşturmaktır. Böylece Suriye’nin devrim ve siyaset sahasında etkin olmaya çalışacağız.”

 

SMDK Genel Kurulu, çalışmalarını bugün çeşitli önemli meseleleri istişare ederek tamamlayacak. 

 

İstişare edilecek meselelerin başında Suriye’nin kuzeyindeki son saha durumu ve Esed rejimine bağlı kuvvetlerin Rusya ve İran’dan aldığı destekle bölgede işlediği savaş suçları geliyor. 

 

Toplantının gündeminde ayrıca, Lübnan’daki Suriyeli mültecilerin son zamanlarda karşılaştığı artan zorluklar ve bu zorlukların kalıcı olarak çözülmesinin yollarının yanı sıra, SGH’nin özgürleştirilmiş bölgelerde istikrarın sağlanmasını hedefleyen çalışmalarına verilebilecek destekler de yer alıyor. 

29 Haziran 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Müzakere Heyeti Başkanı Nasır el-Hariri, Suriye’de sürdürülebilir bir siyasi çözümün gerekli yürütme yetkilerine sahip bir “Geçiş Yönetimi Kurulu” oluşturulmasıyla mümkün olacağını söyledi.

Başta BMGK’nın 2254 sayılı kararı olmak üzere uluslararası kararlar çerçevesinde böyle bir “Geçiş Yönetimi Kurulu”nun zorunlu olduğunu vurgulayan Hariri, atılması gereken bu adımın siyasi çözüm için ilk adım niteliğinde olacağını vurguladı.

Hariri, bu yöndeki atılacak bir adımın uluslararası toplum ve Rusya’nın çözüm için istekli olup olmadığını ortaya koyacağına işaret ederek, bu talebin uluslararası hukuk ve kararlara uygun olduğunu kaydetti. Bu adım atılmadan BMGK kararlarının uygulamayacağını, Geçiş Yönetim Kurulu oluşturulmadan Suriye’de güvenli bir ortam oluşturulamayacağını belirtti.

İnsani konulara ilişkin bütün uluslararası kararların uygulanması gerektiğine de değinen Hariri, tutukluların serbest bırakılması ve savaş suçlularının yargılanması gerektiğini dile getirdi.

“Geçiş adaleti sağlanmadıkça sürdürülebilir barış mümkün değil” diyen Hariri, Rusya ve Esed rejiminin askeri çözüme odaklandığını belirtti.

Hariri, çatışmasızlık bölgelerinde son günlerde yüzlerce insanın ölümüne neden olan rejim ve Rusya’nın saldırılarını hatırlatarak, “rejim ve Rusya’nın anayasa komisyonu sürecini tıkaması da dikkate alındığında siyasi çözümü tamamıyla engelliyorlar” dedi.

BM ve Suriye’de etkin devletlere çağrıda bulunan Hariri, yeni bir siyasi süreci başlatılmasını istedi.

Hariri, “Suriye’de siyasi çözümün çerçevesini belirleyen uluslararası kararlara dönüş yapılmalıdır. Bu çerçevede Geçiş Yönetimi Kurulu oluşturulmalı ve takvimi belirlenmelidir” şeklinde konuştu.

28 Haziran 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) yönetimi, bugün, İstanbul’daki merkezinde, Richard Autzen başkanlığındaki ABD Dışişleri Bakanlığı heyetiyle bir toplantı gerçekleştirdi. 

 

SMDK Başkanı Abdurrahman Mustafa’nın da hazır bulunduğu toplantıda, Suriye’de başta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2254 sayılı kararı ve Cenevre bildirgesi olmak üzere, uluslararası kararlar çerçevesinde Suriye’de siyasi çözüme ulaşma çabaları ele alındı. Ayrıca, Suriye’deki son saha ve siyasi gelişmelerinin yanı sıra, Esed rejimi ve Rusya’nın artan saldırıları ve İran’ın Suriye’deki nüfuzunu artırması gibi konular konuşuldu.

 

Toplantıda bir konuşma yapan SMDK Başkanı Abdurrahman Mustafa, BM Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen’in çabalarını destekleyecek uluslararası bir grubun oluşturulması ve Cenevre sürecine paralel olarak, yönetim biçimi ve terörle mücadele konuları üzerine çalışması halinde, Suriye’de siyasi çözümün mümkün olabileceğini söyledi. 

 

ABD’nin Suriye’deki gerginliğin azaltılması için sarf ettiği çabalardan dolayı ABD heyetine teşekkür eden Mustafa, buna rağmen rejim ve destekçilerinin sağlık ve eğitim merkezleri sivil alanları ve Türkiye’ye ait askeri gözlem noktalarını hedef almaya devam ettiğini dile getirdi.

 

Mustafa, konuşmasında, Esed rejimine bağlı kuvvetlerin Eylül 2018’de belirlenen sınırların gerisine çekilmesi gerektiğini ve ardından rejime ateşkese uyması için baskı yapılması gerektiğini ifade etti.

 

SMDK yetkilileri, toplantıda, Lübnan’daki Suriyeli mültecilerin karşılaştığı ihlallere dair bir sunun yaptı. Mültecilerin güvenliği için acilen harekete geçilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, ABD ve uluslararası toplumun Ürdün sınırındaki el-Rekban mülteci kampı ve Haseke’deki el-Hol mülteci kampında yaşayan mültecilerin ihtiyaçlarını karşılamak ve sorunlarına kalıcı çözüm bulmak için acilen harekete geçmesi gerektiğini vurguladı.

 

Türkiye ve ABD’nin Suriye’nin kuzeydoğusundaki duruma dair uzlaşı çalışmalarının memnuniyet verici olduğunu belirten yetkililer, bu durumun Suriye ve Türkiye halklarının güvenliği için önemli olduğunu sözlerine ekledi.

 

Öte yandan, taraflar Suriye’nin kuzeyindeki özgürleştirilmiş bölgelerde, halkın her kesiminin güvenliğini sağlayacak, bölgeye istikrar getirecek ve terör örgütlerinin etkinliğini azaltacak hükümet sistemine dair görüş alışverişinde bulundu.

 

SMDK Başkanı Abdurrahman Mustafa, bu hususta terörü doğuran sebeplerin yok edilmesi gerektiğini belirterek, bu sebeplerin başında İran’a bağlı mezhepçi grupların Suriye’deki varlığı ve İran’ın Suriye’ye yönelik müdahalelerinin geldiğini dile getirdi.

 

Mustafa, İran’a bağlı mezhepçi militanların Suriye’den çıkarılması ve İran müdahalelerinin engellenmesi gerektiğinin altını çizdi.

 

Toplantının sonunda her iki tarafta, Suriye’de hesap verilebilirliğin ve geçiş süreci adaletinin sağlanması ve Esed rejimine yönelik yaptırımların devam etmesi gerektiğini vurguladı. 

28 Haziran 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Abdurrahman Mustafa, dün, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Suriye Özel Temsilcisi Fransua Senemou ve beraberindeki heyeti kabul etti. Yapılan görüşmede Esed rejimi ve Rusya’nın, Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib gerginliği azaltma bölgesinde sivillere yönelik işlediği savaş suçları ele alındı.

 

Mustafa, SMDK’nın İstanbul’daki merkezinde yapılan toplantıda, Fransa’dan Suriye’de sivilleri hedef saldırıların durdurulması için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) dışında bir girişimde bulunmasını istedi. Bu durumun sivillerin korunmasında önemli bir rol oynayacağını belirterek, “Savaş suçlularından hesap sorulması noktasındaki uluslararası iradenin korunması büyük önem arz ediyor” dedi.

 

Toplantıda yaptığı konuşmada, İdlib anlaşmasının korunması ve ateşkese dönüşün önemine vurgu yapan Mustafa, şunları söyledi;

“Fransa hükümetindeki Suriye halkının dostları, Suriye’de kapsamlı bir siyasi çözümün işletilmesi, siyasi çözüme ilişkin uluslararası kararların uygulanması ve Esed rejimine Cenevre bildirgesi ve 2254 sayılı uluslararası kararın gerekliliklerini yerine getirmesi için baskı kurulması noktasında uluslararası çalışmaları yoğunlaştırmalıdır.”

 

Konuşmasında, uluslararası anlaşma ve kararların uygulanmasının Suriye ve bölgeye istikrar getirerek, Esed rejimi tarafından beslenen terörün önünü alacağını belirten Mustafa, bu durumun ülke dışına yeni bir mülteci dalgasını da engelleyeceğinin altını çizdi.

 

SMDK Başkanı, Esed rejimine yönelik ekonomik yaptırımlara katılan Fransa’ya teşekkürlerini sunduğu konuşmasında, yaptırımların genişletilmesi ve Esed rejimini finanse eden yabancı şirketleri de kapsaması gerektiğini ifade etti.

 

Mustafa, PYD terör örgütünün Fırat Nehri’nin doğusundaki bölgelerde sivillere yönelik işlediği suçlara da değindiği konuşmasında, “PYD militanları, gençlere yönelik tutuklama ve zorla silah altına alma uygulamalarını sürdürüyor. Bununla birlikte, bölgedeki ziraat alanlarını ateşe vererek büyük yangınlar çıkarıyor. Bu yangınlar büyük miktarda tahıl mahsulünün yanmasına sebep oluyor” cümlelerini kullandı.

 

Fransa Cumhurbaşkanı’nın Suriye Özel Temsilcisi Fransua Senemou ise toplantıda yaptığı konuşmada, Suriye’de siyasi bir çözüm bulunmasına katkı sunması açısından ateşkesin çok önemli olduğunu söyledi. “Esed rejimi, son askeri operasyonlarını kirli yöntemlerle sürdürüyor. Sivilleri, hastaneleri ve okulları hedef alıyor” dedi.

 

Ülkesi Fransa’nın rejim ve destekçilerinin bu saldırılarını şiddetle kınadığını aktaran Senemou, mülteciler başta olmak üzere, bölgedeki insani duruma yoğunlaştıklarını ve mültecilerin yaşadığı krizi aşmalarına yardımcı olacak fikirler üretmeye çalıştıklarını sözlerine ekledi. 

27 Haziran 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Mülteci İşleri Dairesi Başkanı Emel Şeyhu, Lübnan hükümetinin Suriyeli mültecilere yönelik haksız icraatlar yaptığını belirterek, “Esed rejiminden ayrılmış Suriyeli eski subaylar, rejime teslim edilmek için hedef alındı” dedi.

 

SMDK Mülteci İşleri Dairesi, son zamanlarda, Lübnan’daki mültecilerle ilgilenen çok sayıda avukat, gazeteci, aktivist ve siyasilerle çeşitli toplantılar düzenledi. Toplantılarda, mültecilerin karşılaştığı zorluklar ve bu zorlukların sonlandırılarak mültecilerin korunması için neler yapılacağı konuşuldu.

 

Şeyhu, konuya dair bugün yaptığı özel açıklamada, Suriyeli mültecilerin güvenliğinden tamamen Lübnan hükümetinin sorumlu olduğunu söyledi. Birleşmiş Milletler’e (BM), Suriyeli mültecilerin Esed rejimine teslim edilmesi uygulamalarını takip etme ve bu konuda acil soruşturma başlatma çağrısı yaptı.

 

Lübnan’da bulunan rejimden ayrılmış subayların durumuna değinen Şeyhu, daha önce Suriye ordusunda yer alan on binlerce asker ve subayın rejimin göstericilere ateş açma emrini reddettiğini ve bazılarının idam edilmekten kurtulmak için çareyi Lübnan’a kaçmakta bulduğunu ifade etti.

 

Şeyhu, açıklamasında, “Dünya vicdanını harekete geçireceğiz. Özellikle de BM Mülteciler Yüksek Komiserliği ve Uluslararası Af Örgütü’ne sesleniyoruz; bu subaylar Esed rejimine teslim edilmeden duruma müdahale edilmelidir” şeklinde konuştu.

 

Açıklamasında, Lübnan’ın BM üyesi bir ülke olduğuna ve başta insan hakları olmak üzere bütün uluslararası ilke ve anlaşmalara uymak zorunda olduğunu dile getiren Şeyhu, bununla birlikte Lübnan’ın işkence karşıtı anlaşmalara imza attığını hatırlatarak, bu anlaşmanın ikinci maddesinin yargısız infaza maruz kalması muhtemel sığınmacıların teslim edilmemesini ön gördüğünü sözlerine ekledi.

 

Şeyhu, Lübnan hükümetinden topraklarındaki mültecilere tanınan bütün haklara ve uluslararası kararlara saygı göstermesini istediği açıklamasında, son olarak, Lübnan hükümetinin ölümden kaçarak gelen Suriyeli mültecilere yönelik icraatlarını gözden geçirmesi gerektiğini kaydetti. 

26 Haziran 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), dün, Halep’in kuzey kırsalında bulunan Ahtarin beldesinde meydana gelen terör saldırısını kınadı.

 

SMDK tarafından konuya ilişkin yayınlanan yazılı basın açıklamasında, “Yıllardır bölgedeki sivil yaşamı engellemek amacıyla düzenlenen terör eylemlerinin Suriye halkının iradesini kıramadığını ve umutsuz birer başarısız eylem olduğu kesindir” ifadeleri kullanıldı.

 

Terör saldırılarının bölgenin güvenliğini hedef aldığına işaret edilen açıklamada, “Terör örgütleri ve uyuyan hücrelerinin işlediği terör suçları, Suriye halkının şerefli evlatlarının taşıdığı yeniden inşa ve özgürlük yürüyüşünü engelleyemeyecektir” cümlelerine yer verildi.

 

Ahtarin’i hedef alan saldırıda, beldenin Yerel Meclis Başkanı Halid Dibo’nun da yaralandığı bilgisi verilen açıklamada, “Dibo, daha önce yaşanan başka bir patlamada da bacağını kaybetmiş ancak bu durum görevini yerine getirmesine engel olamamıştı” denildi.

 

Açıklama, şu ifadelerle sonlandırıldı;

 

“Teröre verilecek en güzel yanıt, Suriye’de siyasi çözüm sürecini işletmektir. Bu kapsamda, uluslararası toplumun bütün taraflarına terör saldırılarını kınamak ve ülkede güvenliğin sağlanması çalışmalarına en üst seviyede katılmak için harekete geçme çağrısı yapıyoruz. Uluslararası toplum, artık sadece olan biteni izlemekle yetinmemelidir. “

24 Haziran 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Tutuklu ve Kayıp İşleri Komitesi Başkanı Yasir Ferhan, Esed rejiminin tutukluları hapishanelerde infaz etmeye devam ettiğini söyledi. Rejimin uzun süre tutukladığını inkar ettiği kayıpları infaz ettiğine dair yeni deliller verdiğini belirterek, periyodik aralıklarla nüfus dairelerine hapishanede “vefat” edenlerin kişilerin isim listesinin gönderildiğine dikkat çekti. 

 

Ferhan, konuya ilişkin bugün yaptığı özel açıklamada, Suriye’deki tutukluların hapishanelerde maruz kaldığı ihlaller ve savaş suçlarına değindi. Esed rejiminin umursamazca uluslararası soruşturma komitesi tarafından yayınlanan raporları ve uluslararası tarafların bu konudaki kınamalarını umursadığını dile getirdi.

 

Ferhan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) Suriye’ye ilişkin aldığı neredeyse bütün kararlarda, rejim güçlerinin tutuklulara yönelik uyguladığı işkence ve ihlalleri kınayarak keyfi olarak tutuklananların serbest bırakılmasını talep ettiğini hatırlattı.

 

Açıklamasında, “Esed rejiminin umursamazlığı, kendisine muhalif olan herkesten kurtulmak istediğinin delili. Bu da on binlerce tutuklunun hayatına maloluyor” diyen Ferhan, BM’nin Suriye’deki tutukluların korunması ve tutuklulara yönelik katliamların sorumlularından hesap sorulması için harekete geçmekle sorumlu olduğunu sözlerine ekledi. 

 

BM ve uluslararası kuruluşları, Suriye’deki tutuklulara dair acil adım atmaya çağıran Ferhan, “BM’nin atması gereken adımlardan en önemlisi, Esed rejimini tutuklama merkezlerini ilgili uluslararası kurumların denetimine açmaya zorlamaktır” ifadelerini kullandı.

 

Ferhan, açıklamasında son olarak, soruşturma komitesinin Suriye’deki tutuklulara karşı ihlaller işleyen herkesi adil mahkemelere çıkarılması, kalan tutukluların serbest bırakılması ve Cenevre bildirgesi ile 2254 sayılı uluslararası kararların ön gördüğü gibi tutuklamaların durdurulması tavsiyelerinin bir an önce yerine getirilmesinin öneminin altını çizdi.

22 Haziran 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), Suriye’nin doğusunda ve Badiye bölgesinde yer alan ziraat alanlarının yakılmasını kınadı. Birleşmiş Milletler’e (BM), yangınların yayılmasını engellemek için duruma müdahale etme ve sorumlulardan hesap sorma çağrısı yaptı.

 

SMDK tarafından konuya ilişkin dün yayınlanan yazılı basın açıklamasında, ifadeler kullanıldı;

 

“Suriye’nin doğusundaki ve Badiye bölgesindeki ziraat alanlarında haftalardır devam eden yangınlar ve bu yangınların sebep olduğu maddi kayıplar, yeni bir ekonomik ve insani krizin habercisi. Yangınların çıktığı bölgelerin fazlalığı şüpheleri artırmaktadır. Bu yüzden bir an önce soruşturma başlatılılarak delillerin incelenmesi ve görgü tanıklarının dinlenmesi gerekmektedir.”

 

Ziraat alanlarının kasten yakılmasının terör eylemi olmakla beraber Suriye halkına karşı işlenen savaş suçlarının bir parçası olduğunun vurgulandığı açıklamada, “Yangınlar, Suriye için çok büyük önem arz eden ziraat mahsullerini yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bırakmaktadır. Bu yüzden uluslararası topluma, yangınların söndürülmesi ve yayılmasının engellenmesi için yardım eli uzatma çağrısı yapıyoruz” cümlelerine yer verildi.

 

Söz konusu yangınları çıkaranlar yaptıklarının Suriye halkının bütün kesimlerini ve ülkenin gıda güvenliğini hedef aldığına dikkat çekilen açıklamada, sorumluların bu durumun insanları açlığa mahkum edeceğini çok iyi bildiğinin altı çizildi.

 

Açıklama, şu ifadelerle devam etti;

 

“SMDK olarak, yangınların çıkış sebebinin soruşturulması için Suriye Geçici Hükümeti’nin (SGH) de katılacağı bir soruşma komitesi kurulmasını gerektiğini düşünüyor ve bu konunun takipçisi olacağımızı bildirmek istiyoruz. Ziraat alanlarının yakılması suçuna karışan her kim olursa olsun bunun hesabını mutlaka vereceğini belirtmekle birlikte, bu konuda Suriye’nin doğusundaki emrivaki yönetim ve ona bağlı militanları esas sorumlu olarak görmekteyiz. Zira bu kişiler, gerek Türkiye’nin, gerekse Sivil Savunma Örgütü’nün (Beyaz Baretliler) yangınların söndürülmesine destek verme girişimlerini reddetmiştir.” 

 

Çıkan yangınların büyüklüğünün ve on binlerce hektarlık alanların yanmasının büyük maddi kayıplara sebep olduğuna işaret edilen açıklamada, “Suriye halkının neden aç bırakılmak istendiğine dair herkesin kafasında soru işaretleri mevcuttur. Bölgedeki durum BM ve finansör ülkelerin ciddiyetle duruma müdahale etmelerini ve yangınlardan zarar görenlerin zararını karşılamalarını zorunlu kılmaktadır” denildi.

 

Açıklama, şu ifadelerle sonlandırıldı;

 

 “Nüfuz sahibi ülkeler, Suriye’deki duruma dair sorumluluklarını anlamalıdır. Dünya, sorumluluklarını yerine getirip dünya barışını korumak için alınan uluslararası kararları uygulama noktasında kararlı olsaydı, Esed rejimi ve teröristlerin sebep olduğu bu insanlık dramı asla yaşanmazdı.”

21 Haziran 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), dün, dünya mülteciler günü münasebetiyle yayınladığı basın açıklamasında, Suriyeli mültecilerin yaşadığı dramın sorumlusunun Esed rejimi olduğunu vurguladı. Mültecilerin durumunu, “Modern çağın en büyük mülteci felaketi” olarak niteledi.

 

SMDK’nın resmi internet sitesinde yayınlanan açıklamada, “Suriye’deki suç ve terör rejimi, ülkeyi kanlı yöntemlerle bir cehenneme çevirerek halkını zor şartlar altında yaşadıkları cehennemden kaçmaya zorlamıştır. Bugün Suriye, mültecilerin dramını anlatan yakıcı bölümleriyle büyük bir drama sahnesine dönüşmüştür” ifadeleri kullanıldı.

 

Uluslararası toplumun Suriye’de yaşanan mülteci dramıyla yüzleşme girişimleri olduğuna ve mültecileri kabul eden ülkelerin büyük çoğunluğunun takdir edilesi çabalar gösterdiğine işaret edilen açıklamada, uluslararası toplumun uluslararası yasaları uygulama konusunda başarısız olduğuna dikkat çekilerek, “Birleşmiş Milletler (BM) kararlarının doğru bir şekilde uygulanamaması, Suriyeli mülteciler konusunu bir kriz haline getirmiştir” denildi.

 

“Suriye’de şiddet yükselirken, mültecilerin de insani ve toplumsal durumları kötüye gidiyor. Suriyeli mülteciler gittikleri ülkelerde kurban verdikçe yaşadıkları şartlar daha da ağırlaşıyor” ifadelerine yer verilen açıklamada, özellikle de Lübnan gibi devlet müesseslerinin mülteci haklarına ve mültecilere ilişkin uluslararası kanunlara saygı duymayan ülkelerde bu durumun belirginleştiği kaydedildi.

 

Açıklamada, Esed rejimi kontrolündeki bölgelerde bulunan mültecilerin baskı, tutuklama, kaçırılma, işkence ve gayrimenkullere el konulması gibi çok sayıda hak ihlali ve şiddet olaylarına maruz kaldığına değinildi.

 

Resmi rakamlara göre, 7 milyon Suriyelinin mülteci konumuna düştüğüne, ancak gerçek rakamların bunun çok daha üstünde olduğuna işaret edilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi;

 

“Yayınlanan istatistikler, Türkiye’de 3.6 milyon, Lübnan’da 944 bin, Ürdün’de 676 bin ve Irak’ta 250 bini aşkın Suriyeli mültecinin yaşadığını ortaya koyuyor. Almanya yarım milyonu aşkın mülteciyi ağırlarken, Sudan, İsveç ve dünyanın birçok ülkesine dağılan yüzbinlerce Suriyeli mülteci bulunuyor.”

 

Suriyeli mültecilerin zorla ülkelerine geri gönderilmesine yönelik girişimlere değinilen açıklamada, bu girişimlerin mültecilerin hayatını tehlikeye atacak sonuçlar doğuracağı uyarısı yapıldı.

 

Açıklama, şu cümlelerle sonlandırıldı;

 

“Dünya Mülteciler Günü olarak bilinen bugünde de uluslararası toplum, Suriyeli mültecilerin 8 yıldır yaşadığı felaketleri sadece izlemekle yetinmeye devam ediyor. Bu sebeple, bütün dünyadan Suriye halkının verdiği kurbanlara saygı duymasını istiyoruz. Esed rejimi ve destekçilerinin Suriye’nin kuzeyinde bir insani krize yol açılmasını ve yüzbinlerce sivilin tehcir edilmesini hedefleyen planlarına karşı ısrarla durulması gerektiğinin altını çiziyoruz.”

19 Haziran 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Müzakere Heyeti (SMH) Başkanı Nasr el-Hariri, Rusya’nın Esed rejimine hala askeri destek sağladığını ve siyasi çözümü kabul edecek konumda olmadığını söyledi. Aynı zamanda İran’ın da Suriye’ye yerleşmeyi sürdürdüğünü belirterek “Tahran, Suriye’de konumunu sağlamlaştırmak istiyor” dedi.

 

Hariri, dün Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da gerçekleştirdiği basın açıklamasında, Esed rejiminin siyasi çözüm girişimlerini reddetmesi nedeniyle Suriye’deki siyasi sürecin durduğunu ifade etti. Rejimin uluslararası arenada çözümden bahsettiğini, ancak İdlib’de sivillere karşı bütün yasaklı silahları kullandığını belirterek “Biz de, saldırılar durana kadar Ruslarla görüşmeleri askıya aldık” şeklinde konuştu.

 

Açıklamasında, Esed rejimi ve Rusya’ya bağlı kuvvetlerin İdlib ve Hama kırsallarında sivil yerleşim alanlarını vurduğunu ve bölgede yaşayan bütün kadın, çocuk ve yaşlıların askeri hedef haline geldiğini değinen Hariri, saldırıların bölgede insani krize yol açtığını sözlerine ekledi.

 

Rejim ve Rus saldırıları sonucunda, şuana kadar 210’u çocuk olmak üzere, 900 sivilin yaşamını yitirdiğini aktaran Hariri, saldırılar sonucunda yarım milyonu aşkın sivilin göç etmek zorunda kaldığını ve hastaneler dahil çok sayıda binanın tahrip olduğunu kaydetti. 

 

Hariri, İran’ın Suriye’ye yönelik müdahalelerine de değindiği açıklamasında, Tahran rejiminin Suriye’deki devlet müessesleri ve güvenlik kurumlarına sızmayı planladığını ve bu kapsamda çok sayıda militanı rejim ordusuna yerleştirdiğini vurguladı.

 

SMH Başkanı, İran’ın Suriye toplumu içinde Şiiliği yayarak mezhepçi planını sürdürdüğüne değinerek, “İran, Suriye’den çekilmediği sürece Suriye’de bir siyasi çözüm imkansızdır. İran’ın askeri varlığını sürdürmesini ön gören hiçbir çözümü kabul etmiyoruz. İran’ın Suriye toplumuna soktuğu pislikleri temizleyeceğiz” cümlelerini kullandı.

 

Hariri, Umman Körfezi’nde petrol tankerlerini hedef alan saldırıların ardından İran tehlikesinin artık tüm bölgeyi tehdit eder hale getirdiğine vurgu yaptığı açıklamasının sonunda, Lübnan’daki siyasi güçlere terör örgütü Hizbullah’tan uzaklaşma ve yakın zamana kadar Lübnan halkını katleden Esed rejiminden değil Suriye halkından yana olma çağrısını yineledi. 

Sayfa 1 / 3
Home haberler Koalisyon Haberleri Items filtered by date: Haziran 2019