31 May 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Abdurrahman Mustafa, Suriye’nin kuzeybatısındaki gerginliği azaltma bölgelerinde yaşanan katliam ve yıkımların, uluslararası toplumun ihmalkarlığı ve yanlış politikalarının sonucu olduğunu söyledi. 

 

Mustafa, İdlib ve Hama kırsalında yaşanan gelişmelere ait bir video kaydı yayınlayarak açıklamalarda bulundu. 

 

Birleşmiş Milletler’den (BM), Esed rejimi ve Rusya’nın İdlib’de işlediği katliam, tehcir ve yıkımları tamamen sonlandıracak fiili adımlar atmasını isteyen Mustafa, “Şuana kadar uluslararası kararlar yetersiz kaldı. Bu kararlar, uygulanmayı bekliyor” ifadelerini kullandı.

 

Açıklamasında, BM ve diğer aktif ülkelere seslenen Mustafa, şöyle konuştu;

 

“Uluslararası kararların uygulanması ve suçluların hesap sorulması için sorumluluk yüklenmesi gerekenler sizlersiniz. Tereddütte kalmak ve kazan-kayıp hesaplarına devam etmek, suçlulara karşı sürdürülecek bir yol değildir.”

 

Mustafa, Suriye’de yaşanan felaketlerin durdurulması için alternatif uluslararası mekanizmalar oluşturulması, rejimi durdurmak için yaptırımlar yolunun aşılması ve saldırganlığını ve Esed rejimine olan desteğini sonlandırması için Rusya’ya baskı kurulması gerektiğini dile getirdi.

 

Suriye’de işlenen savaş suçlarının sorumlularının açık olduğunu ve bu kişilerin bilindiğini ifade eden SMDK Başkanı, bunların Esed rejimi, İran’a bağlı mezhepçi militanlar ve Rusya olduğuna dikkat çekerek, “Rusya, bütün uluslararası çabaları engelledi ve BMGK'nın çalışmalarını baltaladı” şeklinde konuştu.

 

Abdurrahman Mustafa, Rusya’nın Suriye’ye müdahale ettiği günden beri rejimin suç ortağı olduğuna işaret ettiği açıklamasında, “Esed rejiminin en büyük suç ortağı olarak, kasaba ve beldeleri bombalayarak savaş suçları işledi. Buna paralel olarak siyasi çözümü engelleyerek, katliam ve tehcir üzerine kurulmuş çözümü destekledi” ifadelerini kullandı.

 

Suriye’nin kuzeybatısındaki gerginliği azaltma bölgelerinin Esed rejimi ve Rusya tarafından her türlü yasaklı silahla vurulduğunu belirten Mustafa, aynı zamanda hastane ve sağlık merkezlerinin de rejim ve Rus kuvvetlerinin başlıca hedefleri haline geldiğini sözlerine ekledi.

 

SMDK Başkanı, Suriye’nin kuzeyinde teröre ağır darbeler vuran Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) destek olmaya devam ettiklerini belirttiği açıklamasında, Türkiye’nin katliamları ve tehcirleri durdurmak, sivil kayıpları önlemek ve siyasi çözüm için elinden geleni yapmaya devam ettiğini kaydetti.

 

Mustafa, açıklamasında, son olarak, başta Arap dünyası olmak üzere dünyanın bütün onurlu ülkelerine hakkın yanında durma, Suriye halkına karşı saldıran şer ve zulüm ittifakını engelleme ve her türlü imkanlarıyla Suriye halkına destek olma çağrısı yaptı. 

31 May 2019 In Koalisyon Haberleri

Esed rejimi ve destekçileri, son 24 saatte, İdlib gerginliği azaltma bölgesine yönelik saldırılarını artırırken, rejim ve Rus kuvvetleri tarafından bölgede çok sayıda katliamlar işlenerek, savaş suçları silsilesine bir yenisi eklendi.

 

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) tarafından konuya ilişkin yayınlanan yazılı basın açıklamasında, “Esed rejimi ve işgalci Rusya’ya bağlı kuvvetlerin, İdlib ve Halep’te, 35’ten fazla kasaba ve beldeye yönelik düzenlediği bombardımanlarla 4 katliam işlediği” ifade edildi. 

 

Bombardımanlar sonucunda ölü ve yaralı sayısının arttığına dikkat çekilen açıklamada, çoğunluğu kadın ve çocuk 26 sivilin öldüğü, 70’i aşkın sivilin ise yaralandığı kaydedildi. 

 

Sivil savunma ve sağlık ekiplerinin, rejim ve Rus güçlerinin hedefi olmaları yüzünden zor şartlarda çalıştığına değinilen açıklamada, “Rejim ve Rus kuvvetleri, devrimin başından beri hastaneler ve sağlık merkezlerini başlıca hedef olarak belirlemiştir” cümlelerine yer verildi.

 

Uluslararası toplumun Suriye’deki katliamların durdurulması için sorumluluk yüklenmesi gerektiğine işaret edilen açıklamada, şu cümlelere yer verildi;

 

“Suriye’de sivillere yönelik katliamları durdurmakta yetersiz kalan uluslararası toplum ve uluslararası yardım kuruluşları, devam eden katliamların durdurulması için gerekli mekanizmaları devreye sokmakla yükümlüdür. Ancak, uluslararası toplumun bu sessizliği üzerine kurulduğu dünya barışını sağlama misyonunun içini boşaltmış ve uluslararası müesseseleri dünyadaki çatışmaları durdurmakta yetersiz kalarak ölü hükmünde olmuştur.”

 

Açıklamada, şu ifadelerle sonlandırıldı;

 

“Hal böyle olmasına rağmen uluslararası toplumun aktif taraflarının sorumlulukları yine de sonlanmamaktadır. Bu taraflar, bir an önce Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) tarafından alınan kararların uygulanması ve ateşkes ile Suriye’deki tarafların siyasi çözüme katılmasının sağlanması konusunda acil önlem almalıdır.”

28 May 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Abdurrahman Mustafa, Esed rejimi ve Rusya’nın Suriye’de işledikleri savaş suçlarının zaman aşımına uğramayacağını ve mutlaka hesabını vereceklerini söyledi.

 

Mustafa, bugün, Esed rejimi ve Rusya’nın İdlib ve Hama kırsallarındaki sivil yerleşim alanlarına yönelik düzenlediği saldırılara dair açıklamalar yaptı.

 

Rejim ve Rusya’nın hastane ve sağlık merkezlerini hedef almasını kınayan Mustafa, saldırıların hastane, okul ve Pazar yerleri gibi yaşam alanlarına yoğunlaştığını belirterek, bunun savaş suçu olduğuna dikkat çekti.

 

Açıklamasında, Esed rejimi, Rusya ve İran’a bağlı mezhepçi terörist militanların Suriye’nin kuzeyinde 20’den fazla sağlık merkezini tahrip ettiğine değinen Mustafa, söz konusu güçlerin son olarak İdlib’in Kefrenbel beldesindeki Daru’l Hikme hastanesini bombaladığını sözlerine ekledi.

 

Öte yandan, yerel haber ağlarının verdiği bilgiye göre, Esed rejimine ait savaş uçaklarının bugün, Kefrenbel beldesindeki Daru’l Hikme hastanesine yönelik düzenlediği saldırı sonucunda hastane kullanılamaz hale geldi.

 

Bölgeden gelen bilgiler, rejim güçlerinin doğrudan sivilleri hedef aldığını ve misket, fosfor ve varil bombası gibi uluslararası kanunlarca yasaklanmış silahlar kullandığını ifade ediyor.

 

Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR) ise geçtiğimiz gün yayınladığı raporda, Esed rejimine bağlı kuvvetlerin Suriye’nin kuzeybatısındaki Lazkiye kırsalında bir kez daha kimyasal silah kullandığını doğrulamıştı. 

27 May 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Esed rejimi ve destekçilerinin İdlib ve Hama kırsalında sivillere yönelik her türlü yasaklı silahlarla katliam işlediğini bildirdi. Birleşmiş Milletler (BM) ve uluslararası toplumdan bu suçları durdurmak için harekete geçmesini istedi.

 

SMDK tarafından dün gece yayınlanan yazılı basın açıklamasında, rejim ve destekçilerinin her gün savaş suçu işlediğine işaret edilerek, “Suriye’de her gün yaşanan gelişmeler ve farklı cephelerde cereyan eden çatışmalar tek bir şekilde nitelenebilir. Esed rejimi ve destekçilerinin işlediği savaş suçları” ifadelerine yer verildi.

 

Esed rejimi-Rusya ittifakının uluslararası kanunlarca yasaklanmış her türlü silahla bölgedeki sivilleri vurduğuna değinilen açıklamada, “İdlib’in güney kırsalına atılan yakıcı napalm ve fosfor bombaları yüzünden 2 bin dönüm arazi yanarak kül oldu” denildi.

 

Rejim ve Rusya tarafından halihazırda sürdürülen askeri operasyonların, uluslararası kanunları ve İdlib anlaşmasını ihlal ettiğine dikkat çekilen açıklamada, bu gelişmelerin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) taşınması ve sorumluların cezalandırılması çağrısı yapıldı.

 

Açıklama, şu ifadelerle sonlandırıldı;

 

“Birleşmiş Milletler (BM), rejim ve destekçileri tarafından sürdürülen katliam, yıkım ve tehcir planını durdurmalı ve uluslararası kanunların uygulanmadığını idrak etmelidir. Ayrıca, uluslararası toplum bütün üyeleriyle, acilen sivillerin korunması, suçlulardan hesap sorulması ve BMGK tarafından alınan bütün uluslararası kararların uygulanması sorumluluğunu üstlenmelidir.”

25 May 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Basın Dairesi Müdürü Ahmet Ramazan, Birleşmiş Milletler’den (BM) Lübnan hükümetinin işkence ve ölüm tehlikesi olmasına rağmen bazı Suriyeli mültecileri iade etmesine dair soruşturma açmasını istedi.

 

Konuya dair resmi twitter hesabı aracılığıyla bir mesaj yayınlayan Ramazan, Lübnan’daki Suriyeli mültecilerin yüzde 74’ünün, İran ve Hizbullah kontrolündeki ülke yönetimi nedeniyle güvende olmadığını belirtti.

 

Aktivist ve hukukçular da Lübnan’daki mültecileri zorla geri gönderme mekanizmasını eleştirerek, Beyrut Belediye Polisi’nin herhangi bir ön uyarı yapılmaksızın Suriyeli mültecileri evlerinden alarak geri göndermesini kınadı.

 

Sosyal dayanışma platformu Avaaz’da, bugün, imza kampanyası başlatan aktivistler, Suriyeli hukukçu Enver el-Bunni’nin, facebook üzerinden yazdığı mesajı kullandı. El-Bunni, yazdığı mesajda, “Lübnan yönetimi ve arkasındaki ırkçılar, Rus katil Putin ile yaptıkları ve Suriyeli mültecileri öldürmesi için

Suriye katili Beşşar’a iade etmeyi hedefledikleri planları başarısız olunca başka yollar kullanarak, mültecilere doğrudan baskı kurmayı deniyorlar” ifadelerine yer verdi.

 

Avaaz’da başlatılan imza kampanyasında paylaşılan mesajda, Lübnan İçişleri Bakanlığı’nın mülteci kampları ve evlerini başka sığınak vermeden yıkma emri çıkardığı ve bu durumun bin 400 Suriyeli ailenin evsiz kalacağı anlamına geldiği aktarıldı. Kirli ellerin başta aktivistler olmak üzere Suriyeli mültecileri Esed rejimine teslim etmek için harekete geçtiğine işaret edildi. 

 

İnsan Hakları Gözlemevi (Human Rights Watch-HRW), dün, resmi internet sitesinde yayınladığı raporda, Lübnan hükümetinin kısmi icraatlarla yaklaşık 16 Suriyeli mülteciyi geri gönderdiğini bildirmişti. 26 Nisan günü Beyrut havalimanından gönderilen bu mültecilerin bazıların resmi olarak mülteci statüsünde olduğunu vurgulamıştı.

 

Öte yandan, HRW Ortadoğu Direktörü Lima Fakih ise konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Lübnan hükümeti, kendilerini koruyacak adil fırsatlar sunulmaksızın ve işkence ile kötü muameleye maruz kalmayacakları garanti edilmeksizin hiçbir mülteciyi Suriye’ye göndermemeli” demişti.

24 May 2019 In Koalisyon Haberleri

Esed rejimi ve Rusya’ya bağlı kuvvetler, bugün de, Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib ve Hama kırsalına yönelik saldırılarını sürdürdü. Suriye Sivil Savunma Örgütü (Beyaz Baretliler) hava saldırılarının çatışma alanlarına değil sivil alanlara yapıldığını aktardı.

 

Beyaz Baretliler tarafından konuya dair yayınlanan açıklamada, Rusya’ya ait savaş uçaklarının düzenlediği bombardımanlarda, fosfor, misket ve C5 bombaları kullandığı, bu sebeple binalarda büyük yıkım meydana geldiği ve bazı ziraat alanlarının yandığı kaydedildi.

 

Bölgede bulunan aktivistler ise düzenlenen saldırılarda 5 sivilin yaşamını yitirdiği bilgisini vererek, savaş uçaklarının yoğun uçuş yapmasından kaynaklanan bombardıman korkusu nedeniyle Cuma namazının camilerde kılınamadığını belirtti.

 

Suriye’nin kuzeyindeki Yardım Koordinatörleri Ekibi, geçtiğimiz Pazartesi günü yayınladığı açıklamada, Esed rejimi ve destekçilerinin 2 Şubat-20 Mayıs tarihleri arasında düzenlediği saldırılarda 492 sivilin yaşamını yitirdiğini bildirmişti.

 

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) tarafından daha önce konuya ilişkin yayınlanan yazılı basın açıklamasında ise “Sorumluluklarımız bize BM’ye sivilleri koruma sorumluluğunu göstermeyi gerekli kılmaktadır. Suriye’deki etkin uluslararası taraflar, istemeleri halinde bu vahşeti durdurabilir ve uluslararası kararlar çerçevesinde bir siyasi çözüm süreci başlatabilir. Olması gereken budur ve biz de bunun en kısa sürede olması gerektiğinin altını çiziyoruz” ifadelerine yer verilmişti. 

 

Esed rejimi ve Rusya’ya bağlı kuvvetler, 26 Nisan’dan bu yana İdlib ve Hama kırsallarındaki sivil yerleşim alanlarına yönelik hava ve kara saldırılarını artırıyor. Saldırılarda, yüzlerce sivil yaşamını yitirirken yüzbinlerce sivil göç etmek zorunda kaldı. 

23 May 2019 In Koalisyon Haberleri

Son iki günde yaşanan çatışmalarda Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) kuvvetlerine karşı ağır kayıplar veren Esed rejimi ve Rusya’ya bağlı güçler, İdlib ve Hama’nın kuzey kırsalında sivil yerleşim birimlerine yönelik bombardımanlarını artırdı.

 

Aktivistlerin verdiği bilgiye göre, Esed rejimine bağlı kuvvetler, dün, bölgede bulunan kasaba ve beldelere yönelik misket bombalı saldırılar düzenledi. Saldırılarda, ikisi çocuk 8 kişi yaşamını yitirirken onlarca sivil yaralandı.

 

Suriye Sivil Savunma Örgütü, bombardımanların sivillere ait evleri de hedef aldığını belirtirken, İdlib’in Kefrenbel beldesinde 2 okulun daha bombalandığını aktardı.

 

Esed rejimi ve Rusya’ya ait savaş uçaklarının dün, İdlib’in Maarret el-Numan beldesine yönelik düzenlediği saldırıda 9 sivil yaşamını yitirirken, Sivil Savunma Örgütü, dünkü saldırılarda toplam ölü sayısının 18, yaralı sayısının ise 77 olduğunu kaydetti.

 

Öte yandan, Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), dün gece, Maarret el-Numan’a yönelik saldırıya ilişkin bir yazılı basın açıklaması yayınladı.

 

SMDK tarafından yayınlanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi;

 

“Saldırının kurbanları arasında kadın ve çocuklar da bulunurken, gelen bilgiler bombardımanlar esnasında misket bombalarının da kullanıldığını doğruluyor. Ayrıca, Sivil Savunma Örgütü gönüllülerinin arama kurtarma esnasında enkaz altında yaşadığı zorluklar, bombaların gücüne dair önemli bir fikir veriyor.” 

 

Açıklama, şu cümlelerle noktalandı;

 

“Sorumluluklarımız bize Birleşmiş Milletler’e (BM) sivilleri koruma sorumluluğunu göstermeyi gerekli kılmaktadır. Suriye’deki etkin uluslararası taraflar, istemeleri halinde bu vahşeti durdurabilir ve uluslararası kararlar çerçevesinde bir siyasi çözüm süreci başlatabilir. Olması gereken budur ve biz de bunun en kısa sürede olması gerektiğinin altını çiziyoruz.”

22 May 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Siyasi Kurulu Sekreteri Riyad el-Hasan, başta Suriye’nin kuzeyinde olmak üzere, ülkenin birçok yerinde yaşanan katliamlardan Esed rejimi ve destekçilerinin sorumlu olduğunu söyledi. Rejim ve destekçilerinin sivil yerleşim alanlarını hedef aldığını ve bu durum uluslararası kararlara ve Astana görüşmelerine aykırı olduğunu dile getirdi.

 

El-Hasan, bugün yaptığı özel açıklamada, SMDK’nın Özgür Suriye Ordusu’nun (ÖSO) nefsi müdafaa hakkını kullanmasını ve sivilleri korumasını desteklediğini belirterek, uluslararası toplum ve Birleşmiş Milletler’in (BM) Esed rejimi ve destekçisi Rusya’nın İdlib’e yönelik sürdürdüğü saldırıları durdurma konusunda başarısız olduğunu kaydetti.

 

BM Güvenlik Meclisi’nin (BMGK) İdlib ve Hama kırsalına yönelik saldırıları durduramamasından ve en azından sivillere insani yardım sağlayamamasından dolayı hayal kırıklığına uğradığını belirtti. Bu durumun, siyasi çözüm sürecini başlatacak ve Cenevre bildirgesi ile 2254 sayılı kararı uygulayacak şartların başarısız olmasına paralel olarak geliştiğini kaydetti.

 

ÖSO kuvvetlerinin son iki günde ilerleyiş sağlaması ve daha önce kaybettiği bölgelerin büyük kısmını geri almasının Esed rejimi ve İran’a bağlı mezhepçi militanların uluslararası ambargolardan sonra ne kadar zayıfladığını ortaya koyduğunu söyleyen el-Hasan, devrimci grupların bütün bölgeleri ele geçirene kadar ilerleyişlerini sürdüreceklerini sözlerine ekledi.

 

Muhalif gruplar, dün gece saatlerinde gerçekleştirdikleri karşı saldırıyla daha önce rejim güçleri tarafından işgal edilen Hama’nın kuzeyindeki Kefr Nebude beldesinin yanısıra, Tel Hevvaş ve el-Humeyrat köylerini de ele geçirmişti.

 

Aktivistler, ÖSO kuvvetlerinin bölgeye kuvvet sevk ettiğini ve rejim güçlerine ait mevzileri hedef aldığını gösteren video ve fotoğraflar yayınladı.

ÖSO’ya bağlı saha komutanları, rejim güçleri ve destekçilerinin Kefr Nebude’de ağır kayıplar verdiğini bildirdi. 

20 May 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Müzakere Heyeti (SMH) Başkanı Nasr el-Hariri, İdlib’in muhaliflerin elinden alınmasının siyasi süreci başlamadan bitirmek anlamına geleceğini söyledi. Esed rejiminin İdlib’de şiddeti artırarak siyasi çözümden kaçtığına işaret etti.

 

Hariri, bugün, Anadolu Ajansı’na (AA) verdiği röportajda, “Ne zaman siyasi çözüm sürecine yaklaşılsa Esed rejimi şiddeti artırıyor. Sahadaki olumsuz gelişmeler, siyasi sürece de yansıyacaktır” dedi.

 

Rusya’nın 2015 yılında Suriye’ye müdahale etmesinden bu yana Esed rejimine askeri bir zafer kazanması için yardım ettiğini belirten Hariri, ancak bu hesapların henüz gerçekleşmediğine vurgu yaptı.

 

SMH Başkanı, sözlerini şöyle sürdürdü;

 

“Terör örgütleri, bütün gerginliği azaltma bölgelerinde bahane olarak kullanıldı. İdlib’de de aynı şey yapılıyor. Rejim ve Rusya, terör bahanesiyle kasaba ve beldelerin altyapısını, hastaneleri ve okulları savaş uçakları ve ağır topçu ateşiyle hedef alıyor.”

 

Röportajında, yüzlerce mültecinin zor şartlarda bombardımana maruz kalan bölgelerden göç ettiğine değinen Hariri, “Yaşananlar, siyasi çözüm ve mültecilerin dönüşü fikriyle taban tabana zıt” şeklinde konuştu.

 

Röportajının devamında Suriye’deki tutuklular dosyasına da değinen Hariri, şöyle devam etti;

 

“Suriye’deki tutuklu sayısı 300 bine ulaştı. Aslında, tutukluların gerçek sayısını tutuklayanın yani Esed rejiminin dışında kimse bilmiyor. Tutuklular, Esed rejiminin gizli ve bilinen hapishanelerinde tutulmaya devam ediyor. Buralarda fiziksel ve ruhsal işkencelere maruz kalıyorlar.”

 

Hariri, tutuklular konusundaki çalışmalarda henüz bir ilerleme kaydedilemedeğini belirttiği röportajında, ayrıca, meselenin “bire karşı bir” temelinde ele alınmasını kabul etmediklerini ve bütün tutukluların serbest bırakılmasını istediklerini sözlerine ekledi.

 

SMH Başkanı, Anayasa Komitesi konusunda da değerlendirmeler yaptığı röportajını, “Bütün taraflar 2012 tarihli Cenevre bildirgesi ve 2015 tarihli 2254 sayılı kararı kabul etmiş vaziyette. Ayrıca, Anayasa Komitesi’nin siyasi çözümün tamamı değil girişi olduğu hususunda da uzlaşı var” ifadeleriyle sonlandırdı. 

17 May 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkan Yardımcısı Bedr Camus, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nden (BMGK) Esed rejimi ve destekçilerinin İdlib ve Hama kırsalına yönelik saldırıları karşısında sağlam bir tutum belirlemesini istedi. Bombardımanların devam etmesinin siyasi süreci olumsuz etkileyeceğini ifade etti.

 

Camus, konuya ilişkin bugün yaptığı özel açıklamada, BMGK’nın sivillerin hayatını koruma noktasında bir kez daha başarısız olmasının 4 milyon insanın hayatının tehlikede olduğu anlamına geleceğini söyledi. BMGK’nın İdlib’deki sivillerin korunması ve insani yardım ulaştırılmasından sorumlu olduğunu dile getirdi.

 

Açıklamasında, bombardımanların devam etmesi halinde bugüne kadar Suriye’den gelen en büyük göçe sebep olabileceğine işaret eden Camus, bunun önlenmesinin BMGK üyelerinin bugün etkili bir adım atmasına bağlı olduğunu vurguladı.

 

Öte yandan, BMGK bugün, İdlib’deki son durumu ele almak üzere olağanüstü toplanıyor. Kapalı oturum şeklinde yapılacak toplantı, geçtiğimiz hafta düzenlenen toplantının devamı niteliğinde olacak.

 

Uluslararası medyada yer alan habere göre, bugünkü toplantıda, İdlib’deki zorlu insani durumun yanısıra, ateşkes ve siyasi çözüm imkanları konuşulacak.

 

Konuya ilişkin bir açıklama yapan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreter Sözcüsü Stephan Dujarric, BM’nin son haftalarda artan gerilimi yakından takip ettiğini söyledi.

 

Geçtiğimiz hafta düzenlenen saldırılarda 100’ü aşkın sivilin öldüğünü ya da yaralandığını belirten Dujarric, Nisan ayının sonundan beri 180 bini aşkın sivilin bombardımanlar yüzünden göç ettiğini vurguladı.

Sayfa 1 / 3
Home haberler Koalisyon Haberleri Items filtered by date: May 2019