27 Haziran 2020 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), özgür dünyayı suçlulardan hesap sorulması noktasında sorumluluk yüklenmeye ve Esed rejimi ile destekçilerini tutukluları serbest bırakmaya mecbur etmeye davet etti.

 

SMDK tarafından, “Dünya İşkence Kurbanları Günü” münasebetiyle yayımlanan yazılı basın açıklamada, şu ifadelere yer verildi;

 

“Tutuklama, işkence ve katliam, Esed rejiminin Suriye’de iktidar olmasından bu yana benimsediği en önemli yöntemlerdir. Rejim bununla Suriyelilerin kalbine korku salmayı hedeflemişti. Suriye devriminin başlamasıyla birlikte Esed rejiminin tutuklama, işkence ve katliam yöntemleri, daha önce görülmemiş bir vahşet seviyesine ulaştı. Katil rejim bu yöntemle Suriye halkının özgürlük ve onurlu yaşam iradesini kırmak istemektedir. Ancak Suriyeliler, rejimin bütün vahşetine ve bazı ülkelerin bu vahşete katılmasına rağmen mücadelelerini sürdürdü. Uluslararası toplumun sorumsuz tavrı da onları yollarından çeviremedi.”

 

Bu yılki Dünya İşkence Kurbanları Günü’nün, Esed rejimi hapishanelerinde işkenceyle ölüme gönderilenlerin görüntülerini gösteren Sezar belgelerinin gündemi işgal ettiği bir döneme denk geldiğine işaret edilen açıklamada, “Sezar belgeleri sadece Suriye devriminin acı istatistiğini değil, on binlerce tutuklu halen rejim zindanlarında işkence gördüğünü de gösteriyor. Şehitler kervanının ardı arkası kesilmezken tutukluların çığlıkları tüm yeryüzüne yayılıyor” cümleleri kullanıldı.

 

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) başta keyfi tutuklamalara dair kararları olmak üzere Suriye’ye ilişkin aldığı bütün kararları takip etmesi gerektiğine vurgu yapılan açıklamada, bununla beraber işkence, açlık ve ihlallerle karşı karşıya kalan binlerce tutuklunun içinde bulunduğu korkunç duruma bir kez daha dikkat çekildi.

 

Açıklama, şu cümlelerle sonlandırıldı;

 

“Halkların hakları, göz ardı edilerek yok olmaz. Adil kısas kaçınılmazdır ve Suriye’deki işkence dosyası dahil 2011 yılından beri oluşan bütün savaş suçları dosyalarının Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) taşınmasının alternatifi yoktur.”

25 Haziran 2020 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) bünyesinde faaliyet yürüten Sezar Yasası’nı Takip Ekibi, bugün, internet aracılığıyla düzenlenen toplantıda, 32 sivil savunma örgütünden (STK) temsilcilerle bir araya geldi. Toplantıda, Sezar Yasası’nın uygulanmasına ilişkin son gelişmeler ele alındı.

 

Fikir alışverişi şeklinde geçen toplantıda STK temsilcileri, verimli önerilerde bulundu. Ayrıca, yasanın siyasi yönüne ilişkin bazı soruları gündeme getirdi.

 

Sorulara cevap veren SMDK yetkilileri, SMDK ve STK’lar arasında yapılacak koordineli çalışmaların önemine dikkat çekti. Birbirini tamamlayan ortak çalışmaların Sezar Yasası’nın uygulanmasına ve hedeflerine ulaşmasına gerekli katkıyı sağlayacağına işaret etti.

 

STK’ların yasaya ilişkin farkındalık yaratan bir rol üstlenmesinin önemli olduğunu dile getiren yetkililer, başta ticaret dünyası olmak üzere Suriye toplumuna yasanın doğru bir şekilde anlatılması gerektiğini ifade etti. Ticaret dünyasının bazı üyelerinin Esed rejimi ile işbirliği yapması halinde yasanın hedefi olabileceği uyarısını yaptı.

 

Yetkililer, Suriye lirasının çöküşü ve ülkede yaşanan eknomik krizin en önemli sebebinin ülkenin kaynaklarını halka karşı verdiği savaşa aktaran Esed rejimi olduğunun altını çizdi.

 

Esed rejiminin uluslararası toplumun dikkatini işlediği yolsuzluk ve savaş suçlarından çekerek, ekonominin çöküşünü Sezar Yasası ile açıklamaya çalıştığını belirten yetkililer, dolar fiyatının yasanın uygulanmasından evvel 3 bin Suriye lirasına yükseldiğine dikkat çekti.

 

SMDK yetkilileri, ayrıca, Esed rejimine yaptırım uygulamanın ve işlediği savaş suçlarını durdurarak, rejimi siyasi çözüme zorlamanın BM ve BMGK’nın sorumluluğu olduğunu ancak Rusya’nın ısrarla veto hakkı kullanmasının ABD’yi harekete geçmeye ittiğini sözlerine ekledi.

 

Öte yandan toplantıda, Suriye’deki son siyasi gelişmelerin takip edilerek, Suriye halkının yararına olacak ve halkın mağduriyetlerini azaltacak ortak çalışmaların belirlenmesi için benzer toplantıların devam etmesi üzerinde uzlaşıya varıldı. 

24 Haziran 2020 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Yüksek Hac Komitesi, dün yayımladığı açıklamada, Suudi Arabistan yönetiminin bu yıl yurtdışından hacı kabul etmeyeceğini bildirmesi üzerine Suriyeli hacıların bu yılki hac operasyonunu iptal ettiğini ilan etti. 

Komite’nin resmi internet sitesinde yayımlanan açıklamada, “1441 hicri, 2020 miladi yılı hac operasyonunun yapılamayacağını üzüntüyle bildiriyoruz. Yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle bu yıl sadece Suudi Arabistan’da yaşayan hacı adayları sınırlı sayılarla hac vazifelerini yerine getirebilecek” denildi.

 

Açıklamada, Suudi Arabistan’ın yurtdışından hacı kabul etmeme kararının Covid-19 salgınıyla mücadele kapsamında alındığı hatırlatıldı. 

 

Bu yıl hac kaydı yapan adayların gelecek yıl öncelik sahibi olacağının ifade edildiği açıklamada, Komite’ye bağlı ofislerin yıl boyunca başvuru almaya devam edeceği kaydedildi.

 

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı, önceki gün yayımladığı açıklamada, Covid-19 salgınıyla mücadele kapsamında bu yıl yurtdışından hacı alınmayacağını ilan etmişti.

24 Haziran 2020 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Diaspora Ofisi Koordinatörü Muhammed Yahya Mektebi, bugün, internet aracılığıyla Danimarka’daki Suriye Diasporası üyeleriyle bir toplantı düzenledi. 

 

Mektebi, Suriye’ye ilişkin son gelişmelerin konuşulduğu toplantıda, siyasi ve askeri gelişmelere dair diaspora üyelerine bilgi verdi.

 

Konuşmasında, dünya genelindeki Suriye diasporalarının Esed rejiminin işlediği savaş suçlarının dünyaya gösterilmesi ve rejimden hesap sorulması noktasında önemli roller üstlenebileceğini belirten Mektebi, diasporaların Suriye devrimine uluslararası destek sağlanabilmesi içinde önem arz ettiğini sözlerine ekledi.

 

Toplantıda, katılımcılar Sezar Yasası’nın yürürlüğe girmesi hakkında da görüş alışverişi yaptı. Mektebi, dolar fiyatının 3 bin Suriye lirasını aştığına işaret ederek, “Suriye konomisinin çökmesinin sebebi, Sezar Yasası değil 50 yıldır Suriye’yi yakıp yıkan ve kaynaklarını yağmalayan Esed rejimi ve ona bağlı çetelerdir çeteleridir” ifadelerini kullandı.

 

Mektebi, Sezar yasasının yürürlüğe girmesinin en önemli sebebinin Esed rejiminin 2254 sayılı BM kararı ve Cenevre bildirgesi çerçevesindeki siyasi çözümü kabul etmemesi olduğuna değindiği konuşmasında, “ülkemize yıkımı getiren Esed rejimdir” şeklinde konuştu.

 

Konuşmanın ardından katılımcılar Sezar yasasının uygulama aşamalarını ve Suriye’de çözüme ulaşılmasını sağlayacak gerçek bir siyasi süreç için rejime yönelik hangi baskı mekanizmalarının uygulanabileceğini tartıştı.

 

Suriye’de ikinci dünya savaşı sonrası dünyanın en büyük insani krizinin yaşandığına vurgu yapan katılımcılar, uluslararası güçler ve finansör tarafların sorumluluğunun yaşanan felaketin devamını sağlayan yardımlar sağlamak değil, bu felaketi sonlandırmak olduğuna işaret etti.

 

Toplantıda söz alan diaspora üyelerinden Muhammed İsmail Hamdu ise yaptığı konuşmada, dünyanın çeşitli bölgelerine dağılan gelişmelerden haberdar olan Suriyelileri bir araya getiren bu tür toplantıların önemine dikkat çekti. 

 

Toplantının sonunda ise taraflar, dünyanın çeşitli bölgelerindeki Suriye diasporalarının fikirlerinden faydalanmak için benzer toplantıların belirli periyotlarla tekrarlanması üzerinde mütabık kaldı.

 

SMDK Diaspora Ofisi Koordinatörü Muhammed Yahya Mektebi, toplantının sonunda bir kez daha söz alarak, Danimarka’daki Suriye Diasporası üyelerinin yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgını sürecinde Suriye’ye sağladıkları insani yardımlar için teşekkür etti. 

23 Haziran 2020 In Koalisyon Haberleri

Suriye Geçici Hükümeti (SGH) Eğitim ve Öğretim Bakanı Dr. Huda el-Absi, Suriye Sivil Savunma Örgütü ile özgürleştirilmiş bölgelerde düzenlenecek ilk ve ortaöğrenim sınavlarına lojistik destek sağlanmasını ön gören anlaşmayı imzaladı.

 

Konuya dair bir açıklama yapan el-Absi, Sivil Savunma Örgütü ile imzalanan anlaşmanın, eğitim döneminin başlamasından evvel bakanlık tarafından sınavlar için belirlenen mekanların dezenfekte edilerek hazırlanmasını ve sınav merkezlerindeki su depolarına sınav boyunca su desteği sağlanmasını ön gördüğünü ifade etti.

 

El-Absi, açıklamasında, anlaşmanın Sivil Savunma Örgütü tarafından sınava girecek öğrenciler, müdürler ve eğitimcilerin taşınması için servis sağlanmasını karara bağladığını kaydetti.

 

Sivil Savunma Örgütü’nün anlaşma kapsamında, sınav merkezlerine ambulans da göndereceğini belirten el-Absi, ayrıca, 2020-2021 öğretim yılı öncesi de dezenfekte çalışmalarının Sivil Savunma Örgütü tarafından yapılacağını sözlerine ekledi.

 

Açıklamasının devamında, SGH Eğitim ve Öğretim Bakanlığı ile Suriye Sivil Savunma Örgütü arasındaki anlaşmanın 3 ay süreceğini dile getiren el-Absi, bu sürenin önümüzdeki eğitim yılının açılışını da kapsayacağını ifade etti.

 

SGH Eğitim Bakanlığı, 2013 yılından beri ilk ve ortaöğrenim sınavlarını yüksek standartlarla organize ediyor. Geçtiğimiz yıl 55 bin öğrenciye ortaöğrenim diploması verilirken, bunların 900’ü yükseköğrenimlerini Türkiye’de sürdürüyor. 

23 Haziran 2020 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Dış İlişkiler Dairesi Koordinatörü Abdulahad Astifo, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Meclisi’ne Suriye’deki bütün insan hakları ihlallerini durdurma ve 2254 sayılı BM kararı çerçevesinde siyasi çözüm sürecine ortam hazırlama yetkisi verilmesini istedi.

 

Astifo, konuya dair bugün yaptığı özel açıklamada, İngiltere’nin BM İnsan Hakları Meclisi’nde Fransa, Almanya, İtalya, Ürdün, Kuveyt, Fas, Hollanda, Katar ve Türkiye adına yaptığı Suriye’deki insan hakları ihlallerine ilişkin teklifinden övgüyle bahsetti.

 

Açıklamasında, Suriye’de şiddetin durması ve siyasi çözüme ulaşılmasının uluslararası toplumun etkinliği olmaksızın imkansız olduğunu belirten Astifo, uluslararası güçlerin Suriye’deki savaş suçlularından hesap sorarak ve Esed rejimine siyasi çözüme katılması için baskı kurarak etkinliğini artırması gerektiğini ifade etti.

 

İngiltere hükümeti, dün yaptığı açıklamada, BM İnsan Hakları Meclisi’ne Suriye’deki insan hakları ihlallerinin ortaya çıkarılması ve savaş suçu işlediği açık delillerle ispatlananların cezalandırılmasına ilişkin 33 sayılı yasa tasarısı sunduğunu ilan etmişti.

 

Konuya dair İngiltere Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ise karar tasarısı metninin İdlib’deki durumun tehlikeli boyutlarda olduğuna işaret ettiği bildirildi. Kararın ayrıca, 2019 sonu ile 2020 yılı başında bölgede yükselen ve yarım milyon insanın göç etmesine sebep olan şiddet eylemlerini kınadığı kaydedildi.

 

Açıklamada, kararda 5 Mart 2020’de ilan edilen ateşkesi memnuniyetle karşılandığı belirtilirken, bütün taraflara ateşkese uyma çağrısı yapıldığı aktarıldı.

 

Kararda, ayrıca, BM Soruşturma Komitesinin yeniden görevlendirilerek İdlib ile ilgili özel bir rapor hazırlaması talep edildi. 

 

Öte yandan, karara imza atan ülkeler de Suriye’deki bütün insan hakları ihlallerinin belgelenmesi çalışmalarını desteklerken, Suriye’de insan haklarının korunması açısından BM Soruşturma Komitesi’nin çalışmalarının büyük önem taşıdığını bildirdi.

22 Haziran 2020 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Sezar Yasasını Takip Ekibi Koordinatörü Abdulmecid Bereket, Suriye ekonomisinin çökmesinin sebebinin Sezar Yasası olmadığını söyledi. Yasanın henüz birkaç gün önce yürürlüğe girdiğine işaret ederek, “Çöküşü getiren birikmiş sebepler vardı. Bunlardan en önemlisi, Esed rejiminin halka karşı sürdürdüğü savaş ve bunu tek çözüm yolu olarak görmesidir” dedi.

 

Konuya dair bugün bir özel açıklama yapan Bereket, şunları kaydetti;

 

“Esed rejimi, Suriye’nin kaynaklarını Rusya ve İran’a ipotek etti. Ülkenin altyapısını bombardımanlarla yıktı. Rejim içindeki yolsuzluk inanılmaz boyutlara ulaştı. Bütün bu sebepler bir araya geldiğinde Suriye lirasının çöküşünde büyük bir rol oynadı.”

 

Açıklamasında, Esed rejiminin işlediği suçların sonuçlarını Sezar Yasası’na yüklemeye çalıştığına dikkat çeken Bereket, ”Sezar yasasının ön gördüğü yaptırımlar, halkı değil Esed rejimini hedef alıyor” şeklinde konuştu.

 

Bereket, Sezar Yasası’nın ön gördüğü yaptırımların geri dönülemez olup olmadığı sorusuna ise “Eğer rejim bombardımanları durdurur, tutukluları serbest bırakır ve siyasi çözümü kabul ederse, bu yaptırımların durması mümkündür” karşılık verdi.

 

Açıklamasının sonunda, Sezar Yasası’nın Esed rejimini destekçilerinden gelen yardımlarından mahrum bırakmayı hedeflediğini belirten Bereket, “Bu da rejimin halka karşı verdiği savaşta sahip olduğu en önemli kaynağın kuruduğu anlamına geliyor. Yasanın en önemli hedefi ise Suriye’de askeri seçeneği zayıflatmak ve sivilleri korumaktır” diyerek sözlerini noktaladı. 

20 Haziran 2020 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), bugün, Birleşmiş Milletler (BM) Suriye İnsan Hakları Koordinatörlüğü Ofisi’nin, Suriyeli ilk ve ortaöğrenim öğrencilerinin, sene sonu sınavları için Esed rejimi kontrolündeki bölgelere geçişine ilişkin açıklamasına dair bir basın açıklaması yayımladı.

Açıklamada, BM Suriye İnsan Hakları Koordinatörlüğü tarafından yapılan açıklamanın, üslup açısından oldukça yanlış değerlendirilecek cümlelerle dolu bu açıklama olduğu ve sonuçta Suriyeli gözlemcileri şoke ettiğine dikkat çekildi.  

 

SMDK tarafından yayımlanan açıklamada, şu cümlelere yer verildi;

 

“Açıklama, söz konusu BM kurumunun diktatörlük yandaşı oluşumların sözcüsü olduğunu ve Suriye halkına zulmedenlerin bir görevlisi olduğunu düşündürmektedir. Bütün bölümlerinde doğrudan ya da dolaylı olarak, binlerce Suriyeli şehidin kanlarına saygısızlık içeren bu açıklama, 500 okulu yerle bir eden ve ülkenin yarısını tehcir eden Esed rejimi tarafından gelecekleri çalınan çocukları da görmezden gelmektedir.”

 

BM’ye bağlı bir kurumun açıklamasının, Suriyelileri katleden bir terör oluşumu olan Esed rejimini güzelleyen bir görüntü vermesinin oldukça üzücü olduğuna işaret edilen açıklamada, “Bu açıklama, modern asrın en büyük savaş suçlusu Esed rejimini adeta insan hakları için gecesini gündüzüne katan meşru bir hükümetmiş göstermeye çalışmaktadır” denildi.

 

Açıklamada, “daha önce yayımlanmış birçok resmi raporun, Esed rejiminin BM kurumlarını mümkün olan her vesileyle çıkarlarına kullanmaya çalıştığını ve insani yardımlarına el koyarak kendisine bağlı milislere aktardığını ifade etmektedir. Bu da, BM kurumlarının savaş suçlusu bir rejimin tuzağına düştüğünü ve dengesiz tavırlar takındığını açıkça göstermektedir” cümlelerine yer verildi.

 

BM Suriye İnsan Hakları Koordinatörlüğü Ofisi’nin, Esed rejiminin bombardımanlarında binlerce ferdini kaybeden Suriye halkına bir özür borçlu olduğuna vurgu yapılan açıklama, “Zira bu kurum, rejim Suriye’deki okulları ve sivil yerleşimleri bombalarken sadece endişelerini dile getirmiştir” ifadeleriyle sonlandırıldı. 

20 Haziran 2020 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü münasebetiyle bir basın açıklaması yayınlayarak, uluslararası toplumun Suriyeli mültecilere duyarsız kalmasını eleştirdi.

 

Esed rejimi terörünün Suriye’de sebep olduğu göç krizinin, Suriye halkının yaşadığı büyük bir drama dönüşerek 10. yılını geride bıraktığına vurgu yapılan açıklamada, “Suriyeliler, modern çağın en büyük göç dramını dünyanın gözleri önünde yaşıyor” ifadeleri kullanıldı. 

 

Uluslararası güçlerin, Suriye’deki göç krizinin sonlanması için kendilerinden beklenen çabayı sarf etmediklerine ve bu krize sebep olanlardan hesap sormadıkları gibi sonuçlarına da yeterli bir cevap veremediğine işaret edilen açıklamada, Mültecilerin, dünyanın hiçbir ülke ve kurumundan yeterli desteği elde edemediğinin altı çizildi.

 

Açıklama, şu ifadelerle devam etti; 

 

“SMDK olarak, “Dünya Mülteciler Günü” olarak belirlenen bugünde, Suriyelilerin maruz kaldığı tehcir krizinin devam etmemesi gerektiği ve bu krizin orta ve uzun vadedeki felaket sonuçları konusunda uyarıyoruz. Aynı zamanda, mültecileri koruyan ve haklarını güvence altına alan uluslararası kanunların uygulanması çağrısını yapıyoruz.”

 

Suriyeli mültecileri kabul eden ve elinden geldiği kadar yardım eden dost ülkelere ne kadar teşekkür edilen açıklama, şu cümlelerle sonlandırıldı;

 

“Birleşmiş Milletler (BM), sorumluluk yüklenerek Suriye’de 2254 sayılı uluslararası karar çerçevesindeki siyasi çözümün uygulanmasını sağlamalıdır. Bu noktada, Suriye halkının taleplerinin yerine getirilmesinin yanı sıra mültecilerin, vatanlarının yeniden imarına katkı sağlamak ve onurlu bir yaşam sürmek üzere ülkelerine geri dönmesine uygun şartları sağlamalıdır.”

18 Haziran 2020 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), ABD tarafından Esed rejimi ve destekçilerine yaptırım uygulamak amacıyla çıkarılan Sezar Yasası’nın yürürlüğe girmesine ilişkin bir basın açıklaması yayımladı.

 

SMDK’nın resmi internet sitesinde dün yayımlanan açıklamada, “Yasa, Rusya’nın bütün siyasi çözüm girişimlerine karşı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) veto hakkı kullanarak rejim lehine çevirdiği dengeleri değiştirecektir” ifadelerine yer verildi.

 

Suriye’deki sivilleri korumak amacıyla çıkarılan Sezar Yasası’nın Esed rejimini destekçilerinden gelen yardımlardan mahrum ederken, rejimin Suriye halkına karşı yürüttüğü savaşının kaynaklarını da yok etmek için işleyeceğine işaret edilen açıklamada, Ayrıca, “yasayla birlikte Suriye’de askeri değil, BM gözetiminde siyasi çözüm güçlendirilmeye çalışılacaktır” denildi.

 

Açıklama, şu cümlelerle devam etti;

 

“Sezar Yasası’nın temel hedefi, Esed rejimi denen çetenin ve ona bağrı askeri birimlerin çıkarlarını yok etmektir. Aynı zamanda yasa sayesinde devlet, kişi ya da şirket bazında rejime destek olan bütün taraflara da yaptırım uygulanacaktır. Buna karşılık yasa, Esed rejimi kontrolündeki bölgelere giden insani yardımları yaptırımların kapsamı dışına alacaktır.”

 

Suriye’de siyasi çözüm yolunun hala açık olduğuna vurgu yapılan açıklama, şöyle sonlandırıldı;

 

“Malum olduğu üzere Sezar Yasası, Esed rejiminin katliam, sürgün ve tutuklamaları durdurarak, tutukluların serbest bırakılması konusunda somut adım atması halinde dondurulabilecektir. Bu da, rejimin yıktığı Suriye’nin yeniden imar edilmesi ve mültecilerin güvenlik içinde evlerine dönüşünü sağlayacak BM gözetiminde ve 2254 sayılı uluslararası karar çerçevesindeki siyasi çözüm için fırsat teşkil edecektir.”

Sayfa 1 / 2
Home haberler Koalisyon Haberleri Items filtered by date: Haziran 2020