10 Eylül 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Hükümet İşleri Komitesi, bugün toplandı. SMDK Başkanı Enes el-Abde başkanlığında toplanan komite, Suriye Geçici Hükümeti’nin (SGH) kurulduktan sonra attığı ilk adımlar değerlendirildi.

 

SGH Başkanı Abdurrahman Mustafa, toplantıya telekonferans yöntemiyle bağlanırken, komite üyeleri kendisinden hükümetin özgürleştirilmiş bölgelerdeki sosyal hizmetler ile güvenlik ve istikrarın sağlanması konularına yoğunlaşmasını istedi.

 

Özgürleştirilmiş bölgelerdeki güvenliğin iyileştirilmesi ve sosyal hizmetlerin artırılmasının önemli olduğuna vurgu yapan komite üyeleri, bu adımların mültecileri bölgeye geri dönmeye teşvik edeceğini ve ekonomiyi canlandıracağını belirtti.

 

SGH’nin proje ve vizyonuna desteklerini ifade eden ve her türlü kolaylığı sağlamaya hazır olduklarını dile getiren komite üyeleri, SGH’nin programlarını daha güçlü uygulamak için finansör tarafların desteğini almasını umduklarını sözlerine ekledi.

 

Telekonferansla toplantıya katılan SGH Başkanı Abdurrahman Mustafa ise yaptığı konuşmada, yeni hükümetin görevini “tüm Suriyelilerin gurur duyacağı demokratik bir atmosferde devraldığını” söyledi. SGH’nin çalışmalarının SMDK’nın siyasi vizyonuyla örtüştüğünün altını çizdi.

 

Önceliği Bakanlar Kurulu ile sivil ve askeri müesseseler arasındaki koordinasyonu güçlendirmeye verdiklerine işaret eden Mustafa, “Önümüzdeki kısa dönem içinde özgürleştirilmiş bölgelerde güvenlik ve istikrar konusunda ciddi gelişmeler yaşanacaktır” ifadelerini kullandı.

10 Eylül 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Geçici Hükümeti (SGH) Başkanı Abdurrahman Mustafa, aklı başında sivil bir yönetimle somut hizmetler sunmak ve profesyonel bir ulusal ordu ile özgürleştirilmiş bölgelerde güvenliği tesis etmeyi hedeflediklerini söyledi.

 

Mustafa, konuya ilişkin bugün el-Kuds el-Arabi gazetesine verdiği röportajda, SGH’nin askeri ve sivil müesseseler ile kendisine bağlı bakanlıklar arasındaki koordinasyon seviyesini yükseltmek ve Türkiye hükümeti ile de var olan yardımlaşmayı artırmak istediğini ifade etti.

 

Röportajında, önümüzdeki dönemde bölge sakinlerine daha iyi hizmetler sunmayı ve güvenlik alanında gelişim göstermeyi amaçladıklarını dile getiren Mustafa, “SGH bünyesinde bir Savunma Bakanlığı kurularak, başına General Selim İdris’i getirdik. Kendisi, ulusal ordunun hazır hale gelmesi için gerekli eğitim ve hazırlıkları yürütecektir. Bu icraatlar, Suriyeli yatırımcıların özgürleştirilmiş bölgelere dönerek burada çalışmalarını sağlayacaktır” dedi.

 

SGH’nin bütün özgürleştirilmiş bölgelerde etkin olmasının gerekliliğine dikkat çeken Mustafa, SGH’nin uluslararası toplum tarafından Suriye halkının tek meşru temsilcisi olarak kabul edilen Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonunun (SMDK) yürütme kurumu olduğunu sözlerine ekledi.

 

Mustafa, Türkiye tarafıyla da koordinasyonlarını sürdüreceklerine vurgu yaptığı röportajında, şu ifadeleri kullandı;

 

“SGH’nin gerekli çalışmaları yapması için Türkiye ile koordinasyon ve yardımlaşmasını sürdürmesi hayati önem taşıyor. Türkiye, Suriye halkı ve devriminin stratejik müttefikidir. Onlarla bu esas üzerine ilişkimizi sürdürüyoruz ve bu ilişkileri daha fazla geliştirmeye çalışacağız.”

 

SMDK tarafından SGH’yi kurmakla görevlendirilen Abdurrahman Mustafa, geçtiğimiz hafta kabinesini oluşturmuştu. SMDK Genel Kurulu ise kabineye güvenoyu vermişti. 

09 Eylül 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Enes el-Abde, bugün, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Gutterres ve BM Güvenlik Konseyi (BMGK) üyelerine, Suriye’nin kuzeybatısında Esed rejimi ve destekçilerinin işlediği savaş suçları ve bölgedeki insani duruma dair bir mesaj gönderdi.

 

El-Abde, mesajında, Esed rejimi ve destekçilerinin İdlib ve Hama kırsallarına yönelik saldırılarından dolayı meydana gelen yıkım, rejim militanlarının Hama’nın kuzey kırsalındaki çok sayıda kasaba ve beldeyi işgal etmesi ve İdlib’in kalan kısmını da tehdit etmesi nedeniyle bölgede bulunan sivillerin zor günler yaşadığını ifade etti.

 

Mesajında, İdlib’de evlerinden ayrılmak ve çıplak arazilerde yaşamak zorunda kalan bir milyondan fazla sivilin varlığına dikkat çeken el-Abde, mültecilerin büyük kısmının Türkiye sınırına yığıldığını vurguladı.

 

Bölgede yaşayan sivillerin yardıma ihtiyaç duyduğunu ve gelen yeni mültecilerin bölgedeki durumu daha fazla zorlaştırdığını belirten el-Abde, mesajında, “Bu durum sınırlarda ve denizlerde karşılaşacakları tehlikelere rağmen mültecileri başka ülkelere gitmeye yöneltiyor” ifadelerine yer verdi. 

 

BM tarafından alınan 2165/2014 ve 2449/2018 sayılı kararların Türkiye sınırı kullanılarak çatışma bölgelerine insani yardım ulaştırılmasına izin verdiğini belirten el-Abde, bu kararlar çerçevesinde BM’nin mültecilere insani yardım sağlamasını talep etti.

 

Mesajında, Suriye’yi siyasi geçiş sürecine sokacak siyasi çözüm sürecinin desteklenmesinin ve Esed rejiminin süreci bir kez daha başarısızlığa uğratmasına izin verilmemesinin önemine dikkat çeken SMDK Başkanı, “Suriye’de kalıcı çözüm, 2254 sayılı uluslararası kararın tamamen uygulanmasını gerektirmektedir” cümlelerine yer verdi.

 

El-Abde, sözlerini şöyle sürdürdü;

 

“İdlib’de yaşayan 3 milyonu aşkın sivili sonu gelmeyen saldırıların bedelini ödüyor. Bölge nüfusunun yüzde 25’i kadınlardan, yüzde 51’i çocuklardan oluşuyor. Bombardımanların getirdiği acıları kadınlar yükleniyor. 400 binden fazla çocuk eğitim imkanından yoksun yaşıyor. Ayrıca, yeni gelen mülteciler içindeki 150 bin çocuk acil sağlık ve eğitim yardımı bekliyor.”

 

SMDK Başkanı, Suriye halkının ikinci dünya savaşından beri dünyada görülen en büyük insani dramla karşı karşıya olduğuna işaret ettiği mesajını, “Bu dram uluslararası topluma harekete geçerek uluslararası güvenlik ve barışın tehlikeye girmesini engelleme sorumluluğu yüklüyor” ifadeleriyle sonlandırdı.

09 Eylül 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkan Yardımcısı İkab Yahya, uluslararası toplumun İran tarafından gönderilen petrol gemisinin Suriye’de yük boşaltmasına izin vermeyeceğine dair sözünü tutmadığını söyledi. Bu durumun Esed rejiminin sivillere yönelik işlettiği katliam mekanizmasını beslediğini vurguladı.

Yahya, bugün yaptığı özel açıklamada, 4 Temmuz’da Avrupa Birliği (AB) tarafından uygulanan yaptırımları ihlal ettiği gerekçesiyle Cebel-i Tarık hükümeti tarafından el konulan İran’a ait Adriyan Darya 1 petrol gemisinin Suriye’ye ulaşarak Tartus limanında yük boşaltmasını değerlendirdi.

 

Açıklamasında, İran’ın uluslararası kararları hiçe saydığını ve ABD tarafından kendisine ve Esed rejimine uygulanan ambargoları aştığını belirten Yahya, yaşananların Esed rejimini müzakere masasına çekme çabalarını akamete uğratacağını ifade etti.

 

Yahya, uluslararası güçlerin İran’ın kirli politikalarına karşı kolaycı bir tutum içinde olduğunu ve bu durumun bölgenin güvenlik ve istikrarını etkilediğini dile getirdiği açıklamasında, “Uluslararası toplumun bu kolaycılığı ve ihmalkarlığı sürdürmesi, bölgeyi bilinmeze sürüklüyor” şeklinde konuştu.

 

Adriyan Darya 1 petrol gemisinin Tartus limanına vararak Esed rejimine petrol ulaştırdığına dikkat çeken Yahya, “İran, yapılan uyarılara rağmen Esed rejimine petrol ulaştırdı” ifadelerini kullandı.

 

Yahya, açıklamasının sonunda ayrıca, kuru açıklamaların İran’ın geri adım atmasını sağlamak bir yana Esed rejiminin Suriye halkına karşı sürdürdüğü katliamlara olan desteğini artırmasına ve rejimin başta Cenevre 1 ile 2254 sayılı uluslararası kararlar olmak olmak üzere Suriye’ye ilişkin bütün uluslararası kararları yok saymaya devam etmesine sebep olacağını sözlerine ekledi. 

 

Uluslararası gemicilik faaliyetlerini izleyen uydu merkezleri, geçtiğimiz gün Adriyan Darya 1 petrol gemisinin Tartus limanında yük boşalttığını bildirmişti. ABD Ulusal Güvenlik Müsteşarı John Bolton da, geminin yük boşalttığını doğrulamıştı.  

07 Eylül 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Yasa Komitesi üyesi Hişam Merve, Suudi Arabistan gazetesi Ukaz’a verdiği röportajda, İran’ın Suriye halkını sindirmek amacıyla Suriye’de askeri üs kurduğunu ve bu üslerin kesinlikle İsrail’e karşı savaşmakla ilgisi olmadığını söyledi.

 

Merve, Ukaz gazetesi tarafından bugün yayınlanan röportajında, medya tarafından ifşa edilen İran’ın Suriye’de kurduğu gizli askeri üssün Tahran rejimi tarafından uzun süredir Suriye ve Irak’taki varlığını güçlendirmek için üzerinde çalışılan bir plan olduğunu ifade etti.

 

İran’ın söz konusu üsle ulaşmak istediği hedefe dikkat çeken Merve, şunları söyledi;

 

“İran’ın Suriye’de askeri üs kurması, halka karşı Esed rejimini desteklemesinin yanında Arap ülkelerinin güvenlik ve istikrarını sarsmayı da hedeflemektedir. Bu ülkelerin başında Körfez ülkeleri, Irak ve Ürdün gelmektedir.”

 

Röportajında, Rusya’nın Esed rejimine verdiği askeri desteğe de değinen Merve, şöyle devam etti;

 

“Esed rejimi 2012 yılından beri bitmiş durumda. Ancak ayakta kalmak için önce İran’ı kullandı. Bu yermeyince de 2015 yılında Rusya’dan yardım istedi. Ruslar da Afganistan ve Çeçenistan’da işlediği katliamların aynısını Suriye’de işliyor. Moskova yönetimi, Esed rejiminin katliamlarını sürdürüyor.”

 

Esed rejimine bağlı kuvvetlerin Suriye’de uyguladığı yakıp yıkma politikasının demografik haritayı değiştirmeyi hedeflediğini anlatan Merve, Esed rejiminin sahada ilerleyiş sağlaması için İran’a bağlı 90 bini aşkın militanın da rejime destek verdiğini sözlerine ekledi.

 

Merve, İran’ın Suriye’de askeri üs kurarak, bölgenin güvenlik ve istikrarını sarsan mezhepçi projesini sürdürme mesajı verdiğine değinerek, “Bu üs, Tahran’ın bütün Araplara gönderdiği emperyalist bir mesajdır” şeklinde konuştu. 

07 Eylül 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Ulusal Kayıp ve Tutuklu Kurulu Koordinatörü ve Suriye Muhalif ve Devrmci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Siyasi Kurulu üyesi Yasir el-Ferhan, Esed rejiminin Suriyelilerin kanı üzerinde yaşadığını söyledi. Kayıp ve Tutuklu Kurulu’nun, Esed rejimi hapishanelerinden kurtulmuş eski tutukluların yaşadığı insanlık dışı muameleleri belgelendirdiğini ifade etti.

 

Ferhan, konuya ilişkin bugün yaptığı özel açıklamada, Kayıp ve Tutuklu Kurulu’nun daha önce tutuklanmış ya da rejime bağlı militanlarca kaçırılmış kişilerle konuştuğunu belirtti. Yıllardır tutuklu ya da kayıp olan kişilerin yakınlarıyla da görüşüldüğünü dile getirerek, “Bu insanların yaşadıkları muameleler kayıt altına alındı” dedi.

 

Açıklamasında, Birleşmiş Milletler (BM) Bağımsız Soruşturma Komisyonu gibi rejimin savaş suçlarını araştıran hukuki taraflara tutukluların yaşadığı işkence ve savaş suçlarını belgeleyerek destek vermeye çalıştıklarını ifade eden el-Ferhan, savaş suçlularının yargılanmasının önemine vurgu yaptı.

 

Kurul tarafından dinlenen eski tutukluların tanıklıklarının dehşet verici olduğuna işaret eden el-Ferhan, “Esed rejimine bağlı sorumlular, tutuklulara karşı işkence, tecavüz, öldürme ve yakma gibi savaş suçları işledi” şeklinde konuştu.

 

Ferhan, açıklamasında, ayrıca, Esed rejiminin korku ve dehşet salarak, Suriye devrimini şiddete bulamak için tutuklama ve zorla kaybetme gibi yöntemleri programlı olarak uyguladığını sözlerine ekledi.

 

Açıklamasının devamında, Esed rejimine bağlı kuvvetlerin hala tutuklamalara devam ettiğine ve tutuklanan kişilerin akıbetlerini açıklamadığına değinen el-Ferhan, rejimin aynı zamanda tutukluların serbest bırakılmasına ilişkin uluslararası insani kanunları da uygulamadığını dile getirdi.

 

Ferhan, açıklamasını şu cümlelerle noktaladı;

 

“Esed rejimine bağlı unsurlar, tutuklu ailelerine yakınlarına dair bilgi verme karşılığında yüklü miktarda para istiyor. Bu paralar, artık Esed rejiminin temel gelir kaynaklarından biri haline geldi.”

06 Eylül 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Dış İlişkiler Dairesi, Suriye’nin dost ülkeleri temsilcileriyle dönemsel toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda, başta İdlib’deki insani durum olmak üzere, Suriye’deki siyasi ve saha gelişmelerinin yanı sıra, Suriye Geçici Hükümeti’nin (SGH) çalışmaları ve Anayasa Komitesi’ne ilişkin çalışmalar ele alındı.

 

SMDK Başkanı Enes el-Abde’nin de hazır bulunduğu toplantıda, SMDK yetkilileri, Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib gerginliği azaltma bölgesine yönelik bir milyonu aşkın sivilin Türkiye sınırına göç etmesine sebep olan Esed rejimi ve müttefiklerinin işlediği savaş suçlarına dair kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi.

 

Toplantıda bir konuşma gerçekleştiren SMDK Başkanı Enes el-Abde, uluslararası toplumun Suriyeli sivilleri koruma konusunda sorumluluklarını yerine getirmekte ihmalkar davrandığını söyledi. Dost ülkelerin temsilcilerinden İdlib’e yönelik saldırıların durdurulması, mültecilerin evlerine dönmesinin sağlanması ve Türkiye’ye ait askeri gözlem noktalarının desteklenmesi hususunda hükümetlerini harekete geçirmelerini talep etti.

 

El-Abde, bütün ülkelerin Suriye hususunda sorumluluklarını yüklenmesi ve hatalarını düzeltmesi gerektiğine değindiği konuşmasında, uluslararası güçlerin mültecilere insani yardım sağlamasını isteyerek, yeni bir mülteci dalgasına karşı uyardı.

 

SMDK’ya bağlı kurumların Suriye’nin özgürleştirilmiş bölgelerindeki çalışmalarına destek talep eden el-Abde, bu kurumların sivillere daha iyi hizmetler sağlaması noktasında desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

 

Toplantıda söz alan SGH Başkanı Abdurrahman Mustafa ise SGH’nin yeni dönemdeki programına dair bilgi verdi. SGH projelerinin sivillere hizmet sağlayacak gerçek çalışmalara dönüştürülmesi için desteğe ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekti. Bu durumun bölge halkını güçlendireceğini ve mültecileri geri dönmek için teşvik edeceğini vurguladı.

 

Mustafa, ayrıca, Suriye’nin dost ülkeleri temsilcileriyle, SGH’nin çalışmalarına nasıl destek sunulacağına dair istişarelerde bulundu.

 

Toplantıda bir konuşma gerçekleştiren SMDK Başkan Yardımcısı Abdulhakim Beşşar ise Fırat nehrinin doğusundaki bölgenin durumuna ve SMDK’nın bu bölgenin yönetimine dair sunduğu teklife dair bilgi verdi.

 

Suriye Müzakere Heyeti (SMH) Başkanı Nasr el-Hariri de toplantıda bir konuşma yaptı.

 

Siyasi sürece dair çalışmalar ve Anayasa Komitesi’nin göreve başlamak üzere olduğu haberlerine dair konuşan Hariri, Cenevre bildirgesi ve 2254 sayılı uluslararası karar çerçevesindeki siyasi çözüm sürecine dönüşün önemine dikkat çekti. 

 

Hariri, konuşmasında son olarak, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) tarafından alınan uluslararası kararın insani maddelerinin bir an önce gerçekleştirilmesi gerektiği uyarısında bulundu. 

05 Eylül 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Siyasi Kurulu üyeleri, bugün, Myanmar hükümetine bağlı güçler tarafından, Esed rejimi ve müttefiklerinin Suriye halkına karşı işlediği katliamların benzerlerine maruz kalan Rohingya (Arakan) Müslümanlarının temsilcileriyle görüştü. 

 

SMDK’nın İstanbul’daki ofisinde gerçekleşen toplantıya, SMDK Başkan Yardımcısı İkab Yahya ve Siyasi Kurulu’ndan bazı üyelerin yanı sıra, Dünya Rohingya Merkezi Başkanı Muhammed Alim Yasin ve Arakan İnsani Yardım Derneği Başkanı Abdulmecid Abdulahad el-Erkani katıldı.

 

Yapılan toplantıda taraflar, uluslararası toplumun sivilleri koruma noktasında yetersiz kalmasının dünyanın çeşitli bölgelerinde şiddetin yükselmesine ve masum sivillere yönelik katliamların artmasına sebep olduğunu belirtti.

 

Suriye ve Rohingya halklarına yönelik işlenen soykırımların insani krizlerin artmasına ve daha önce görülmemiş göç dalgalarına sebep olduğuna değinen katılımcılar, “Bu tür soykırımların sona ermesinin uluslararası toplumun sivillere yönelik şiddeti durdurması ve uluslararası kararları uygulamasına bağlı olduğuna” dikkat çekti.

 

Taraflar ayrıca, uluslararası barış ve güvenliğin sağlanması için uluslararası toplumun görevini yerine getirmeye zorlanması ve savaş suçluların yargılanması için Roma anlaşmasını imzalayan ülkelerin Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde (UCM) dava açmasının sağlanması gerektiğinin altını çizdi. 

05 Eylül 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Siyasi Kurulu üyesi Abdulmecid Bereket, Suriyeli mültecilere ev sahipliği yapan ülkelere, Esed rejimine karşı işlediği savaş suçlarından dolayı Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde (UCM) dava açma çağrısı yaptı.

 

Bereket, konuya ilişkin bugün yaptığı özel açıklamada, uluslararası Roma anlaşmasına imza atan ülkelerin Suriye halkını zorla tehcir eden Esed rejimine karşı UCM’de dava açma hakkına sahip olduğunu söyledi. UCM’nın 2018 yılında Bangladeş’in Rohingyalı Müslümanları tehcir eden Myanmar’a karşı dava açma hakkı tanıdığına dikkat çekti.

 

Söz konusu davanın Suriye için de örnek teşkil ettiğine işaret eden Bereket, “Bu durumu örnek kabul ederek, Suriyeli mültecileri ağırlayan bütün ülkelerin Roma anlaşmasına dayanarak Esed rejimine karşı UCM’de dava açmalarını sağlayabiliriz” dedi.

 

Türkiye hükümetinin en fazla Suriyeli mülteciyi misafir eden ülke olarak, rejime karşı dava açabileceğini belirten Bereket, “Roma sisteminin 12’inci maddesi anlaşmaya imza atmamasına rağmen mahkemenin salahiyetini kabul eden ülkelerin dava açabileceğine hükmediyor. Bu durum Türkiye için uygulanabilir” ifadelerini kullandı.

04 Eylül 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Geçici Hükümeti (SGH) Başkanı Abdurrahman Mustafa, bugün düzenlenen devir teslim töreniyle göreve başladı.

 

Eski SGH Başkanı Cevad Ebu Hatab’ın katılımıyla düzenlenen törende bir konuşma yapan Abdurrahman Mustafa, “Yeni hükümet, eskisinin hükümetin olumlu işlerini takip edecek ve üzerine yeni işler inşa edecek” dedi. Ebu Hatab hükümetine çalışmalarından dolayı teşekkür etti.

 

Mustafa, konuşmasında, özgürleştirilmiş bölgelerin durumunun iyileştirilmesi ve özellikle gerginliği azaltma bölgelerinde yaşanan zorlu süreçte sivillere insani hizmet sağlanması için mevcut dosyaların teslimi ve takibi noktasında eski hükümetle iletişim halinde olunması gerektiğini vurguladı.

 

Yeni SGH yönetiminin aklı başında bir yönetim programı izleyeceğine dikkat çeken Mustafa, “Bu yüzden Suriye halkının meşru temsilcisi Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu’nun (SMDK) siyasi çalışmalarıyla koordineli çalışmalıyız. SMDK’nın çalışmalarının ekseni de Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde ve 2254 sayılı uluslararası karar çerçevesinde bir siyasi sürecin başlamasıdır” dedi.

 

Mustafa, Türkiye hükümeti ile de koordinasyon ve yardımlaşmanın devam etmesi gerektiğini vurguladığı konuşmasında, bu durumun SGH’nin çalışmalarında ihtiyaçlarının giderilmesini mümkün kılacağını sözlerine ekledi.

Home haberler Koalisyon Haberleri Items filtered by date: Eylül 2019