09 Temmuz 2019 In Saha Haberleri

Suriye-Filistin Çalışma Grubu’na bağlı Gözlem ve Kayıt Ekibi, Suriye devriminin başladığı Mart 2011 ile Haziran 2019 tarihleri arasında, 3 bin 987 Filistinli mültecinin bombardıman, kuşatma ve işkence sonucunda öldüğünü bildirdi.

 

Ekip tarafından yayınlanan raporda, bin 212 Filistinli mültecinin bombardımanlarda, bin 77 Filistinli mültecinin doğrudan ateş açılarak, 604 Filistinli mültecinin Esed rejimi hapishanelerinde işkence altında, 311 Filistinli mültecinin keskin nişancıların ateşiyle, 205 Filistinli mültecinin sağlık imkanlarına ulaşamamaktan, 142 Filistinli mültecinin bomba patlaması sonucunda, 92 Filistinli mültecinin Esed rejimi güçleri tarafından idam edilerek, 87 Filistinli mültecinin bilinmeyen sebeplerden, 52 Filistinli mültecinin göç yolunda denizde boğularak ve 315 Filistinli mültecinin ise idam, yanma ya da boğulma gibi diğer nedenlerden dolayı öldüğü aktarıldı.

 

Raporda, Haziran 2019’a kadar bin 977 Filistinli mültecinin mülteci kamplarında öldüğünün tespit edildiği belirtilirken, bu rakamın Haziran 2018’de bin 953 olduğu ve bir yılda ölü sayısının 24 kişilik artış gösterdiği kaydedildi.

 

Suriye’nin başkenti Şam yakınlarındaki Yermük Mülteci Kampı’nda bu süre içinde bin 422 Filistinli mültecinin öldüğüne ve en fazla ölünün Yermük Mülteci Kampı’nda verildiğine dikkat çekilen raporda, Esed rejimine bağlı kuvvetlerin kampı ele geçirmek için düzenlediği saldırılarda çok sayıda mültecinin yaşamını yitirdiği hatırlatıldı.

 

Raporda, Yermük Mülteci Kampı’ndan sonra en fazla Filistinli mültecinin öldürüldüğü kamplar şöyle sıralandı;

 

“Suriye’nin güneyindeki Dera Mülteci Kampı 263 ölü, Şam kırsalındaki Han el-Şeyh Mülteci Kampı 202 ölü, Halep’teki Neyrab Mülteci Kampı 168 ölü, el-Hüseyniyye Mülteci Kampı 124 ölü. Ayrıca, yerleşik Filistinliler olarak bilinen mültecilerden 188 ölü.”

 

Esed rejimine bağlı kuvvetler, geçtiğimiz yıl Filistinli mültecilerin başkenti olarak bilinen Yermük Mülteci Kampı’na yönelik düzenlediği yoğun saldırılar sonucunda kampı ele geçirmişti.

 

Yıllar süren kuşatma sonrası kampı ele geçiren rejim güçleri, operasyon esnasında düzenlediği bombardımanlarla kampı yerle bir ederken, mültecilerin geride bıraktığı malları da yağmalamıştı. 

09 Temmuz 2019 In Saha Haberleri

Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) bileşenlerinden Hamza Tümeni, personel taşıyıcı zırhlı araç üretti.

 

Hamza Tümeni'nden alınan bilgiye göre, Fırat Kalkanı Harekatı'nın Mart 2017'de sonuçlanmasının ardından teknik uzmanlar toplanarak askeri sanayi alanında çalışmalara başladı. 

 

Söz konusu birliğe bağlı güçler hafif, orta ve ağır olmak üzere askeri teçhizat ve donanım bakımı fabrikası kurdu.

 

TSK envanterindeki zırhlı araçları model alan güçler, personel taşıyıcı askeri araç üretimi için plan oluşturdu.

 

Bir yılın sonunda üretilen ve "El Fehd" (Kaplan) ismi verilen 4x4 zırhlı araç, düz yolda saatte 80 kilometreye, engebeli yolda ise 30 kilometreye ulaşabiliyor. Altı metre uzunluğunda ve 1,75 metre genişliğindeki aracın yüksekliği 3 metre, ağırlığı ise 8 ton.

 

Soğuk sıcak iklimlendirme sistemiyle donatılan araç, bir komutan, bir şoför, bir doldurucu, bir nişancı, bir ilk yardım personeli, tam teçhizatlı 5 asker olmak üzere 10 kişilik mürettebatı taşıyabiliyor. 

 

Hidrolik arka kapı, 7 yan ateş açma ve silah mazgalları, mermiye karşı korumalı ön cam ve mazgallar, hafif ve orta ağırlıklı mayınlara karşı koruma özelliklerinin de bulunduğu ÖSO'nun ilk zırhlı aracının diğer özellikleri ise şöyle sıralandı:

 

"Roketli ve RPG füze saldırılarına karşı mukavemeti artırmak için çelikten yapılmış ön ve yan koruma ağı

 

- Tam cephaneli otomatik kontrollü m2-12,5 ayar makineli tüfek ve 3 yedek cephane sandığı

 

- 360 derece dönme kabiliyetli ve otomatik kontrollü makineli tüfek

 

- Yüksek çözünürlüklü ekrana bağlı gündüz ve gece görme sistemi

 

- Sahada diğer teşkilatlarla iletişim kurmak amacıyla gelişmiş iletişim sistemi."

09 Temmuz 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Üyesi Yasir el-Ferhan, Esed rejimi ve destekçilerinin yanı sıra, PYD gibi terör örgütlerinin de işlediği ihlallerin, ileride hesap sorulması için kayıt altına alınmasının önemli olduğunu söyledi.

 

Ferhan, Suriyeli yazar İbrahim el-Habeş’in yazdığı “PYD militanlarının Suriye’deki ihlalleri” adlı kitabın imza gününe katıldı. Organizasyonda yaptığı konuşmada, el-Habeş’in Suriye’deki sivillere yönelik katliam, alıkoyma, suikast ve çocukların zorla silah altına alınması gibi konuları işleyen kitabının önemli bir boşluğu doldurduğunu ifade etti.

 

Konuşmasında, mağdurların tasnif edilmesi ve suçlulardan hesap sorulması gerektiğine dikkat çeken el-Ferhan, SMDK’nın PYD’nin terör örgütü olarak nitelenmesi konusundaki tavrının sabit olduğunu vurguladı.

 

Uluslararası topluma PYD terör örgütüne desteğini sonlandırma çağrısı yapan el-Ferhan, PYD militanlarının gelen yardımları iktidarını güçlendirmek ve sivillere yönelik şiddet uygulamak için kullandığının altını çizdi.

 

Öte yandan, yazar İbrahim el-Habeş, çeşitli medya organlarında yer alan açıklamasında, “Kitap, kurbanlarla doğrudan ilişki kurarak edinilen canlı tanıklıklara dayanarak yazıldı. Bu kurbanların bazıları imza gününe de katıldı” dedi.

 

El-Habeş, ayrıca, kitabının önümüzdeki dönemde çıkacak olan genişletilmiş baskısında başka kurbanların tanıklıklarının da yer alacağını dile getirdi.

Home haberler Koalisyon Haberleri Items filtered by date: Salı, 09 Temmuz 2019