22 Temmuz 2019 In Siyasi Haberler

Esed rejimi ve Rusya’ya bağlı kuvvetler, Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib gerginliği azaltma bölgesine yönelik saldırılarında, sivillerin yanı sıra, sosyal hizmet ve sağlık binaları ile personellerini de hedef alıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) Çocuklara Yardım Fonu (UNİCEF), dün yayınladığı basın açıklamasında, İdlib’in Maarret el-Numan beldesindeki 8 içme suyu tesisinin bombardımanlara hedef olduğunu, bu yüzden beldede yaşayan 250 bin sivilin içme suyundan yoksun kaldığını bildirdi.

 

Açıklamada, Esed rejimi ve Rusya’ya bağlı kuvvetlerin son iki ayda İdlib gerginliği azaltma bölgesine yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığına vurgu yapılırken, yaşam merkezlerinin de bombardımanlara hedef olduğu aktarıldı.

 

Su şebekelerin askeri hedefler olamayacağına ve her şartta korunması gerektiğine işaret edilen açıklamada, “Uluslararası insani kanunların gereği olarak, Suriye’deki bütün taraflar su şebekeleri ve altyapı tesislerini hedef almaktan kaçınmalıdır” ifadeleri kullanıldı.

 

Öte yandan, konuya ilişkin bir açıklama yapan UNİCEF Ortadoğu ve Kuzey Afrika Direktörü Hayrat Cappelaere, “İdlib’deki hüzün verici durumun bir yönü de hizmet binaları ve personellerine yönelik tekrar eden saldırılardır. Yaz mevsimiyle birlikte hava sıcaklığının arttığı bir dönemde binlerce çocuk ve sivil bu saldırılar yüzünden susuz kalıyor” dedi.

 

İdlib’in Maarret el-Numan beldesindeki ana su şebekesinin de bombalandığını ve şebekede büyük hasarlar meydana geldiğini belirten Cappelaere, belde halkının günlük ihtiyaçlarını karşılamak için taşıma su kullanmaya mecbur kaldığını dile getirdi.

 

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), daha önce yayınladığı açıklamalarda, Esed rejimi ve Rusya’ya bağlı kuvvetlerin şehir altyapılarını ve hizmet binalarını kasten hedef aldığını vurgulamıştı. Uluslararası toplumun ahlaki ve kanuni bir gereklilik olarak bu saldırıların durdurulması için duruma müdahale etmesi çağrısı yapmıştı. 

22 Temmuz 2019 In Saha Haberleri

Esed rejimi ve Rusya’ya bağlı kuvvetler, Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib gerginliği azaltma bölgesine yönelik askeri operasyonlarını sürdürüyor. Operasyonlarda yüzlerce kadın ve çocuğu öldüren, beldeleri enkaz haline getiren rejim güçleri, gazetecileri de hedef almaya devam ediyor.

 

Rusya’ya ait savaş uçaklarının dün, İdlib’in güney kırsalındaki Han Şeyhun beldesine yönelik düzenlediği bombardıman sonucunda, Suriye Sivil Savunma Örgütü (Beyaz Kasklılar) bünyesinde gazeteci olarak çalışan Enes Diyab yaşamını yitirdi.

 

Beyaz Baretliler tarafından sosyal medya aracılığıyla Diyab için yayınlanan taziye mesajında, “Basın gönüllümüz Enes Diyab, Han Şeyhun beldesindeki arama kurtarma çalışmalarını görüntülediği esnada bombardımana hedef olarak şehit olmuştur” denildi.

 

2013 yılından beri serbest gazetecilik alanında çalışan Diyab, son olarak Beyaz Baretlilerin medya birimine katılmıştı. 22 yaşındaki Diyab, 1997 yılında Han Şeyhun beldesinde doğdu. Rejim güçlerinin 2017 yılında Han Şeyhun’u hedef alan kimyasal saldırısında yaralananlar arasında yer aldı. 

 

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) ise konuya dair yayınladığı açıklamada, Esed rejimi ve Rusya’nın gazetecileri hedef alarak yakıp yıkmaktan başka bir şey bilmediklerini ortaya koyduklarını vurguladı. “Rejim, suçsuz sivilleri öldürmekle yetinmiyor, onların ölümüne tanıklık edenleri de öldürüyor” ifadelerini kullandı.

 

Suriye Gazeteciler Birliği’ne bağlı Suriye Basın Özgürlüğü Merkezi, geçtiğimiz Cuma günü yayınladığı raporda, Suriye’de 2019 yılının ilk yarısında gazetecilere yönelik 46 ihlal tespit ettiğini ve bu ihlallerin çoğunluğunun rejim ve Rusya tarafından işlendiğini bildirmişti.

 

Merkez tarafından yayınlanan rapora göre, geçtiğimiz Haziran ayında 2, Şubat, Mart ve Nisan aylarında toplam 3 gazeteci öldürüldü. Bu gazetecilerden 3’ü Esed rejimine bağlı kuvvetlerce öldürülürken, bir gazeteci Rusya’ya bağlı kuvvetlerce, bir gazeteci ise diğer silahlı taraflarca katledildi.

22 Temmuz 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), Esed rejimi ve Rusya’nın İdlib ve Hama kırsallarında işlediği suçların yanlızca savaş suçları değil, sorumluluğunu uluslararası toplumun taşıyacağı küresel bir suç olduğunu belirtti.

 

SMDK tarafından konuya ilişkin olarak bugün yayınlanan yazılı basın açıklamasında, Esed rejimi ve Rusya’nın son iki gündür işlediği katliamlara dikkat çekilerek, “Hem Rusya, hem Esed rejimi sivilleri doğal hedef olarak görüyor. Bu durum uluslararası güçleri de suçun sorumlusu haline getiriyor” ifadeleri kullanıldı.

 

Hama ve İdlib’deki kasaba ve beldelerin son saatlerde dehşet verici saldırılara hedef olduğuna işaret edilen açıklamada, şu cümlelere yer verildi;

“Kurban sayısı sürekli artarken, verilen kurbanlar arasında ilk yardım ve sivil savunma gönüllüleri de yer alıyor. Her bir şehidin ailesi ve dostları vardı. Belki de hepsinin gelecekte bu savaşın biteceğine ve vatanlarının yeniden inşasına katkı sağlayacaklarına dair hayalleri vardı. Ancak onlar da devrimin diğer şehitleri gibi bu acımasızlığın kurbanları oldular.”

 

Açıklamada, Esed rejimi ve destekçilerinin başlangıçta diktatör ve despot doğaları nedeniyle benimsedikleri yöntemleri terk etmeyeceklerinin açıkça ortaya çıktığına vurgu yapıldı.

 

Rejim ve destekçilerinin çözüm için katliamdan başka hiçbir seçeneği düşünmediğine işaret edilen açıklamada, “Buradan hareketle düşündüğümüzde uluslararası toplumun Suriye’deki siyasi çözüm sürecini engellemeyi hedefleyen mevcut katliam durumundan sorumlu olduğu açıktır” denildi.

 

Açıklama, şu ifadelerle sonlandırıldı; 

 

“Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) olarak, başta Suriye’deki aktif devletler olmak üzere, saldırı ve katliamların durdurulmasından uluslararası güçlerin sorumlu olduğunu bir kez daha vurguluyoruz. Uluslararası toplum, bir an önce harekete geçerek, katliam ve sürgünlerin durdurulması ve uluslararası kararlar çerçevesindeki siyasi çözüm sürecinin işletilmesi için çalışmaya başlamalıdır.”

 

Öte yandan, Esed rejimi ve Rusya’ya bağlı kuvvetlerin son iki gündür İdlib ve Hama kırsallarına yönelik düzenlediği bombardımanlar sonucunda 50 sivil yaşamını yitirirken, onlarca sivil ise kayıp ve yaralılar arasında yer aldı.

 

Rusya’ya ait savaş uçaklarının bu sabah İdlib’in Maarret el-Numan beldesindeki bir halk pazarına yönelik düzenlediği bombardımanda ilk verilere göre 20 sivil hayatını kaybetti. İdlib ilinde ise dün Esed rejimine ait savaş uçakları tarafından Urum el-Cevz köyüne yönelik düzenlenen bombardımanlarda 5’i çocuk 12 sivil ölmüştü.

22 Temmuz 2019 In Basın bildirisi

Basın Açıklaması

 

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) 

 

Basın Birimi

 

22 Temmuz 2019 Pazartesi

 

Rusya ve Esed rejimi, Hama ve İdlib kırsallarında katliamlar işliyor

 

Hama’nın kuzey kırsalı ile İdlib ilindeki birçok noktada bombardıman ve katliamlar devam ediyor. Esed rejimi ve Rusya’ya bağlı kuvvetlerin son iki gündür düzenlediği bombardımanlar sonucunda 50 sivil yaşamını yitirdi. Onlarca sivil ise kayıp ve yaralılar arasında. 

 

Rusya’ya ait savaş uçaklarının bu sabah İdlib’in Maarret el-Numan beldesindeki bir halk pazarına yönelik düzenlediği bombardımanda ilk verilere göre 20 sivil hayatını kaybetti. İdlib ilinde ise dün Esed rejimine ait savaş uçakları tarafından Urum el-Cevz köyüne yönelik düzenlenen bombardımanlarda 5’i çocuk 12 sivil öldü.

 

Esed rejimi ve Rusya, bölgede sadece savaş suçları işlemiyor, siviller askeri operasyonlar esnasında değil, doğrudan hedef alınarak katlediliyor. Hem Rusya, hem Esed rejimi sivilleri doğal hedef olarak görüyor. Bu durum uluslararası güçleri de suçun sorumlusu haline getiriyor.

 

Hama ve İdlib’deki kasaba ve beldeler, son saatlerde dehşet verici saldırılara hedef olmuştur. Kurban sayısı sürekli artarken, verilen kurbanlar arasında ilk yardım ve sivil savunma gönüllüleri de yer alıyor. Her bir şehidin ailesi ve dostları vardı. Belki de hepsinin gelecekte bu savaşın biteceğine ve vatanlarının yeniden inşasına katkı sağlayacaklarına dair hayalleri vardı. Ancak onlar da devrimin diğer şehitleri gibi bu acımasızlığın kurbanları oldular. 

 

Esed rejimi ve destekçilerinin başlangıçta diktatör ve despot doğaları nedeniyle benimsedikleri yöntemleri terk etmeyecekleri açıkça ortaya çıkmıştır. Çözüm için katliamdan başka hiçbir seçeneği düşünmemektedirler. Buradan hareketle düşündüğümüzde uluslararası toplumun Suriye’deki siyasi çözüm sürecini engellemeyi hedefleyen mevcut katliam durumundan sorumlu olduğu açıktır. 

 

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) olarak, başta Suriye’deki aktif devletler olmak üzere, saldırı ve katliamların durdurulmasından uluslararası güçlerin sorumlu olduğunu bir kez daha vurguluyoruz. Uluslararası toplum, bir an önce harekete geçerek, katliam ve sürgünlerin durdurulması ve uluslararası kararlar çerçevesindeki siyasi çözüm sürecinin işletilmesi için çalışmaya başlamalıdır. 

Home haberler Koalisyon Haberleri Items filtered by date: Pazartesi, 22 Temmuz 2019