30 Nisan 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Müzakere Heyeti (SMH), Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, Astana zirvesinde yaptığı açıklamalara tepki gösterdi. Esed rejiminin son dönemde en zor günlerini geçirdiğini ve sefalet içinde olduğunu belirtti.

 

SMH tarafından dün yayınlanan açıklamada, Esed rejiminin artık yenilgiye uğradığı ve kontrolü kaybettiği yönündeki göstergelerin herkes tarafından görüldüğüne işaret edilerek, Suriye krizini takip edenler, gazeteciler ve araştırmacıların rejimin içine düştüğü durumu “sefalet” olarak nitelediği vurgulandı.

 

Rejimin içinde bulunduğu durumdan çıkmak için Suriye ekonomisinin bütün kaynaklarını kiraya verdiğine değinilen açıklamada, bu durumun Suriye halkının geleceğini karartacağının yanısıra, ülkenin yeniden imarını da engelleyeceği ve rejimin bütün bunları iktidarda kalmak ve siyasi çözümden kaçınmak için yaptığı kaydedildi.

 

Açıklama, şu ifadelerle sürdürüldü;

 

“Mantıklı ve gerçekçi düşündüğümüzde, kendi imkanı coğrafi olarak ülkenin yüzde 60’ından azına ancak hakim olabilmiş, vatandaşlarının yarısından fazla kontrolünün dışındaki bölgelere kaçmış ve tehcir etmiş bir rejimi bundan başka şekilde tanımlayamayız. Rejim dış destek olmaksızın sahada ilerleyiş sağlayamazdı. Hala da bu destek olmadan ayakta kalamaz. Rejim bugün dışa bağımlı olarak yaşıyor ve Putin’in de söylediği gibi Rusya ve İran’a bağlı militanların desteği olmaksızın hiçbir askeri operasyona girişemez.”

 

Açıklamada, son olarak, Rusya, uluslararası toplum ve Birleşmiş Milletler’e (BM) SMH’nin sadece adil ve insaflı, uluslararası kanunlara dayalı bir siyasi çözüm istediğini ifade edildi.

29 Nisan 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Mülteci İşleri Dairesi Başkanı Emel Şeyhu, Rusya’nın Suriyeli mültecileri Cenevre bildirgesi ve 2254 sayılı uluslararası karar kapsamındaki siyasi çözüm çerçevesi dışında Suriye’ye geri göndermek için çabalamaya devam ettiğini söyledi. 

 

Şeyhu, konuya ilişkin bugün yaptığı özel açıklamada, Moskova yönetiminin Esed rejiminin Suriye’de katliam ve işkencelerini sürdürürken, mültecileri Suriye’ye geri göndermek istediğini belirtti. Bu durumun özellikle Lübnanlı eski bir Bakan’ın da belgelediği gibi dönen mülteciler öldürülürken, mültecileri tehlikeye attığını kaydetti.

 

Rus General Mikhail Mezentsev’in, Suriye’deki zorunlu askerlik süresinin uzatılmasına ilişkin açıklamasına dikkat çeken Şeyhu, bu açıklamanın Rusya tarafının Suriye halkının taleplerini görmezden geldiğini ve Suriye davasını sadece mültecilerin dönüşü ve yeniden imar konularına indirgediğini gösterdiğini dile getirdi.

 

Şeyhu, Mezentsev’in söz konusu açıklamalarının aynı zamanda Rusya’nın Suriye’nin iç işlerine gayrimeşru yollarla müdahale ettiğini ortaya koyduğunun altını çizdi.

 

Açıklamasının sonunda, mültecilerin durumuna değinen Şeyhu, “Mültecilerin geri gönderilesi işlemi, ancak Birleşmiş Milletler’in mültecilerin güvenliğini garanti eden ölçütler çerçevesinde ve Suriye halkının taleplerini gerçekleştirecek siyasi çözüm süreci kapsamında olabilir” şeklinde konuştu.

26 Nisan 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), Lübnan ordusuna bağlı birliklerin, geçtiğimiz Çarşamba günü (24 Nisan) Gıda ve Kalkınma Dernekleri Birliği tarafından kurulan el-Yasemin Mülteci Kampı’na yönelik saldırısını kınadı.

 

SMDK tarafından konuya ilişkin olarak dün yayınlanan yazılı basın açıklamasında, kampın hizmet vermesinin Lübnan İçişleri Bakanlığı ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) tarafından onaylandığı belirtildi. “Kampın bu yollarla yıkılması uluslararası kanunların çiğnenmesidir. Aynı zamanda devletlerarası anlaşmalara da aykırıdır” ifadeleri kullanıldı.

 

Lübnan hükümetinin işlenen bu suça dair resmi soruşturma açarak, tutuklanan mültecilerin serbest bırakılmasını sağlaması gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, mağduriyetlerin giderilmesi ve suçlulardan hesap sorulması noktasında gerekli bütün adımları atması gerektiği vurgulandı. 

 

Saldırının mültecilere korku salmayı ve üzerlerindeki baskıyı artırmayı hedef alan bir çete ve terör eylemi kategorisinde olduğuna işaret edilen açıklamada, “Bununla birlikte, bu vakalar Lübnan’a sığınan Suriyeli mültecilerin yaşam koşullarını sınırlandırmak ve mültecileri dönmeye mecbur edecek yeni adımların önünü açmak için atılmış adımlardır” cümlelerine yer verildi.

 

Açıklama, şu ifadelerle sonlandırıldı; 

 

“SMDK olarak, Suriyeli mültecilere Esed rejimi ve ona destek veren terörist militanların neden olduğu tehlikeler var oldukça geri dönmeleri için yapılan baskıları reddediyor ve kınıyoruz. Bu militanların başında Hizbullah ve İran Devrim Muhafızları gelmektedir. Mültecilere yönelik bu baskıların uluslararası kanunlara aykırı olduğunu belirtmekle birlikte, uluslararası toplumdan mültecilerin gönüllü olarak dönmeleri için gerekli şartları sağlamasını talep ediyoruz.”

25 Nisan 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Siyasi Kurulu Sekreteri Riyad el-Hasan, Uluslararası Bağımsız Soruşturma Komitesi’nin, Suriye’deki soruşturma sonucunda elde ettiği delillerin Beşşar Esed ve kurmaylarının yargılanması için yeterli olduğunu söyledi.

 

El-Hasan, dün, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Suriye devrimine destek veren bütün ülkelere teşekkür etti. Genel Kurul’da yapılan “Esed rejimi yargılanmadan Suriye’de adalet sağlanamaz” vurgusunun memnuniyet verici olduğuna dikkat çekti.

 

Konuşmasında, dünyada barışın ve insan haklarının korunmasına önem veren ülkelerin Suriye’ye ilişkin bağımsız komitenin çalışması için yardımlaşması gerektiğini belirten el-Hasan, Esed rejimi ve destekçilerinin rejimin kimyasal silah kullandığına dair delilleri karartmaya ve bu yolla hesap vermekten kaçmasını sağlamaya çalıştıklarına işaret etti.

 

El-Hasan, konuşmasında, Suriye’deki savaş suçlularının yargılanmasının sadece Suriye’de değil, bütün dünyada insan haklarını ihlal eden savaş suçlularından hesap sorulması için önemli olduğunu vurguladı. 

 

BM tarafından daha önce yayınlanan raporda, Suriye’de 2011 yılından beri işlenen savaş suçlarına dair bir milyondan fazla delil olduğuna değinilmişti. Söz konusu deliller arasında video ve fotoğrafların yanısıra, tanıkların ifadelerinin de olduğu kaydedilmişti.

 

BM’ye bağlı İnsan Hakları Meclisi, 22 Mayıs 2011 tarihinde Uluslararası Bağımsız Soruşturma Komitesini kurmuştu. Komiteye daha sonra Suriye’de devrimin başlangıcından sonra meydana gelen savaş suçlarının soruşturulması görevi verilmişti. 

24 Nisan 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), bugün, Halep’in kuzey kırsalında merkez ofisini açtı. Ofisin açılış törenine, SMDK Başkanı Abdurrahman Mustafa’nın yanısıra, Suriye Geçici Hükümeti (SGH) Başkanı, Suriye Müzakere Heyeti (SMH) Başkanı, Suriye Ulusal Ordusu komutanları ile Suriye Aşiret temsilcileri, Emniyet başkanları, sivil savunma ve STK temsilcileri katıldı.

 

Suriye devrim bayrağının göndere çekilmesiyle başlayan tören, Suriye Ulusal Ordusu ve Polis teşkilatının düzenlediği bir askeri geçit töreniyle devam etti.

 

Tören sonrası bir konuşma gerçekleştiren SMDK Başkanı Abdurrahman Mustafa, “İstisnai” olarak nitelediği bu açılışın önemli bir olay olduğunu söyledi. Suriye halkına devrimi sürdürme çağrısı yaparak, ülkenin Esed rejiminden tamamen özgürleştirilmesini ve demokratik bir düzen kurulmasını umduğunu dile getirdi.

 

Mustafa, konuşmasında, Suriyelilerin devrimlerini sahiplendikleri sürece, SMDK’nın Suriye’deki ofisinin onlara en üst düzeyde siyasi temsiliyet sağlayacağının altını çizdi.

 

SMDK Başkanı, konuşmasını şu ifadelerle sürdürdü;

 

“Açtığımız bu yeni ofisimiz, bize SGH, Ulusal Ordu ve yerel meclislerle birlikte Suriye devrimine ve halkımıza hizmet için sahada var olma imkanı verecektir. Açılan SMDK ofisi SMDK kurumları ve diğer faaliyetler arasındaki koordinasyonu artıracak, ortak planlamaya katkı sunacaktır.”

 

Konuşmasının devamında, Suriye halkının diktatör Esed rejimi ve işlediği savaş suçlarına karşı direnişini öven Mustafa, “Suriye topraklarını sulayan kanlarımız olmasaydı bu bölgeleri Esed rejimi ve diğer terör örgütlerinden özgürleştiremezdik” şeklinde konuştu. 

 

SMDK’nın hedeflerinin açık olduğunu ve Suriye halkının talepleri ile haklarını yerine getirmeyi düstur edindiğini anlatan Mustafa, “Bu durum bizi devrimin ilkelerine daha fazla tutunmaya itiyor. Bu ilkeler, çalışmalarımızın temel kıstaslarıdır” ifadelerini kullandı.

 

Konuşmasında, “Suriye halkının haklarının önceliğimiz ve işlerimizde temel aldığımız ölçüt olması için uğraşıyoruz” diyen Mustafa, Esed rejiminin ise uzun yıllardır bu ilkelerden uzak hareket ettiğini vurguladı.

 

Mustafa, sözlerini şöyle sürdürdü;

 

“Başından beri aklı başında ve insanı önceliği bilen bir yönetim, özgürlük ve eşitlik dengesini gözeten müesseseler ve bu halkın ödediği bedellere layık, halkın onurunu yansıtan kurumlar için çalıştık. Bütün Suriyelileri desteklemeliyiz. Herkes SMDK’nın devrimin ilke ve ahlakına tutunma çabalarına yardım etmeli.”

 

SMDK Başkanı Mustafa, açıklamasının sonunda, Suriye halkının yararına olacak şekilde devrim müesseselerinin iş bölümü yapması gerektiğini belirterek, bütün Suriyelilerin yeteneklerinden faydalanarak güzel bir örneklik ortaya konulması için herkesin çalışmasının önemine vurgu yaptı. 

23 Nisan 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Abdurrahman Mustafa, Halep kırsalındaki Çobanbey’de, SMDK ofisinin, 24 Nisan itibarıyla çalışmalarına başlayacak olmasının gelecekte atılacak benzer adımların habercisi olduğunu açıkladı.

Damaski Haber Ajansı’na konuşan Mustafa, SMDK’nın Suriye’nin bütün özgürleştirilmiş bölgelerinde ofisler açacağını, içerde ve dışarda çalışmak üzere iş bölümü yapılacağını söyledi.

SMDK Başkanı, “SMDK’nın vatan topraklarındaki varlığı tamamıyla yeni bir durum değil. SMDK’ya bağlı birçok kurum Suriye içinde yıllardır çalışıyor. Şu ana kadar atılan birçok adım SMDK’nın kendi ofisinin Suriye içinde açılmasının yolu açtı ve artık SMDK bizzat vatan topraklarında olacak” şeklinde konuştu.

Kamu hizmetlerinin sağlanması ve istihdam imkanlarının artırılmasının SMDK’nın öncelikleri arasında yer aldığını kaydeden Mustafa, atılacak adımların halkın gündelik yaşamına en kısa zamanda olumlu etki etmesini beklediklerini kaydetti.

Suriye’de özgürleştirilmiş bölgelerde gerçek bir hükümet istediklerini dile getiren Mustafa, “Özgürleştirilmiş bölgelere ilişkin planlarımızın merkezinde halkımızdan bize ulaşan talepler çerçevesinde kamu hizmetlerinin temini bulunuyor” dedi.

Mustafa, Geçici Hükümet ve yerel meclisler arasında koordinasyon artırılması ve ortak planlama yapılması gerektiğini vurgulayarak, “Suriye Geçici Hükümeti’nin çalışmalarının geliştirmesi ve yapısında değişiklikler gerçekleştirilmesi yönünde çalışmalarımız var” ifadelerini kullandı.

Suriye Geçici Hükümeti’nin Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve İdlip kırsalı bölgelerinde çalışmalarını sürdürdüğünü kaydeden Mustafa, Cevad Ebu Hatab’ın, yeni Başbakan seçilinceye kadar görevini sürdüreceğini dile getirdi.

Mustafa, SMDK’nın Suriye içinde en ciddi katkısının kamu hizmetleri olacağını söyleyerek, bu hususta finansal imkanların çok önemli olduğunu belirtti. Kurumları ve hizmetlerini geliştirmeye devam edeceklerini, Suriye halkına layık şekilde özgürleştirilmiş bölgeleri yönetme gayretinde olacaklarını kaydetti.

 

22 Nisan 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Müzakere Heyeti (SMH), dün, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da dönem toplantısını düzenledi. SMH Başkanı Nasr el-Hariri, toplantı sonrası, gazetecilere siyasi süreç ve Anayasa Komitesi’nin kurulmasına ilişkin son gelişmelere dair açıklamalar yaptı.

 

Hariri, açıklamasında, SMH’nin Suriye’deki son siyasi ve askeri durumun yanısıra, el-Rekban kampının durumu, İdlib’deki gelişmeler ve Suriye’nin kuzeydoğusunda kurulacak terörden arındırılmış güvenli bölgeye dair bir takım toplantı gerçekleştirdiğini söyledi.

 

Açıklamasında, SMH heyetinin, Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen ile bir toplantı gerçekleştirdiğini dile getiren Hariri, “Bu toplantıda, siyasi çözüm süreci ve 2254 sayılı BM kararının uygulanması hususunda derin tartışmalar gerçekleştirdik. Tartışmalarımız, özellikle Anayasa Komitesi’nin kurulması konusuna yoğunlaştı” dedi.

 

Anayasa Komitesi’nin kısa sürede çalışmalarına başlayacağını tahmin ettiğini dile getiren Hariri, mevcut tartışmaların komiteye kimin gözlemcilik yapacağı, ilkeler ve icraatlar etrafında sürdüğünü sözlerine ekledi.

 

Açıklamasında, Anayasa Komitesi’nin BM öncülüğündeki siyasi çözüm sürecinin girişi olacağına işaret eden Hariri, şöyle devam etti;

 

“Şuanda, komitenin BM gözetiminde 2254 sayılı karar çerçevesinde kurulacağını ve önemli bir adım olacağını söyleyebiliriz. SMH de, Suriye’nin siyasi geleceğinin çizilmesi için iyi niyetle bu komiteye katılacak.”

 

İran’ın Suriye’ye müdahalesi ve siyasi çözümü akamete uğratma girişimlerine de değinen Hariri, Tahran’ın Esed rejimi adına Suriye halkına karşı savaştığını belirterek, Suriye’de İranlı ya da İran ile bağlantılı yüzbinlerce savaşçı olduğuna dikkat çekti.

 

Hariri, İran’ın Suriye’de üstlendiği rolün her geçen gün Suriye halkının aleyhine büyüdüğüne işaret ettiği açıklamada, son olarak, “Bu yüzden İran’ın özelde Suriye, genelde bölgedeki nüfuzunu azaltacak her girişime destek veriyoruz” ifadelerini kullandı. 

19 Nisan 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Tutuklu ve Kayıplar Kurulu Sorumlusu Avukat Yasir Ferhan, 14-15 Nisan’da, Katar’ın başkenti Doha’da gerçekleştirilen hesap vermekten kaçmakla mücadele için ulusal, bölgesel ve uluslararası mekanizmalar kongresine katıldı. Ferhan, kongrede yaptığı konuşmada, Esed rejiminin başı Beşşar Esed’den hesap sorulması gerektiğini vurguladı.

 

El-Ferhan, Katar İnsan Hakları Komitesi’nin resmi davetlisi olarak katıldığı kongrede yaptığı konuşmada, suçluların hesap vermekten kaçmaya devam etmesinin dünyada yeni şiddetler üreteceğini söyledi.

 

Yasir el-Ferhan, konuşmasında, kongreye katılan Suriye heyetinin, SMDK’nın Katar Büyükelçisi Nizar el-Hiraki’nin de katılımıyla Birleşmiş Milletler (BM) yetkilileri ve uluslararası hukukçular ile Suriye’de yaşananları görüşmek üzere bir toplantı gerçekleştirdiğini ve toplantıda katılımcılara Esed rejiminin Suriye’deki insan hakları ihlalleri hakkında bilgi verdiğini kaydetti.

 

Suriye heyetinin uluslararası toplum ve insan hakları komitelerinden Esed rejiminin Suriyelilere karşı hergün işlediği vahşi insanlık suçlarına karşı bir an önce harekete geçmesini istediğine değinen el-Ferhan, konuşmasında Esed rejiminin Suriye’deki barışçıl göstericilere karşı işlediği suçlara dair örnekler de verdi.

 

Doha’da düzenenlenen kongreye Katar İnsan Hakları Komitesi ve Katarlı üst düzey diplomatların yanı sıra, Avrupa Birliği (AB), BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği ve uluslararası insan hakları komitelerinden heyetler katıldı.

 

Kongreye katılan el-Ferhan başkanlığındaki Suriye heyeti, kongrenin sonuç faaliyetlerinde, uluslararası toplumdan, Suriyelilere karşı en vahşi insan hakları ihlalleri işleyen Esed rejiminden hesap sorma çağrısı yaptı. 

18 Nisan 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkan Yardımcısı Abdulbasıt Hamu, Esed rejiminin İran Devrim Muhafızları ve Hizbullah terör örgütü ile kurduğu ilişkilerin, Suriye halkının yaşadığı dramı derinleştirdiğini söyledi. Suriye’ye güvenlik ve istikrarın ancak Cenevre bildirgesi ve 2254 sayılı uluslararası karar çerçevesinde bir siyasi çözümle gelebileceğini vurguladı.

 

Hamu, konuya ilişkin olarak, bugün yaptığı özel açıklamada, Esed rejiminin diktatörlüğünü korumak için İran Devrim Muhafızları ve Hizbullah gibi terör örgütlerinden destek alarak geniş çaplı savaş suçları ve katliamlar işlediğine dikkat çekti.

 

Açıklamasında, rejim kontrolündeki bölgelerde yaşanan yakıt krizinin ve bu krizin sebep olacağı başka sorunların sorumlusunun yine rejim olduğunu belirten Hamu, “Esed rejimi, terör örgütleriyle ilişkisini sürdürdükçe Suriye’deki mevcut dramatik durum da devam edecektir” dedi.

 

Suriye halkının Esed rejimi yıkılmadan haklarını elde edemeyeceğini ifade eden Hamu, rejim yıkılmadıkça Suriye’nin doğal kaynaklarını kullanamayacağını ve rejimin işlediği savaş suçları sebebiyle uygulanan yaptırımlar yüzünden ithalat ve ihracat yapamayacağını sözlerine ekledi.

 

DEAŞ terör örgütünün Esed rejimi açısından önemli bir petrol sağlayıcısı olduğunu ve örgütün yok olmasıyla birlikte, rejimin petrol kaynağının da yok olduğunu vurgulayan Hamu, geçmişte DEAŞ ile Esed rejimi arasındaki ticari ilişkilerin açığa çıktığını hatırlattı.

 

Hamu, rejim kontrolündeki bölgelerde yaşanan yakıt krizi ve bu bölgelerden gelen çarpıcı görüntülerin, Esed rejiminin Lübnan’dan gelecek mültecilere imkan veremeyeceğini kanıtladığına değindiği açıklamasında, “Gelen son veriler, Şam’da rejimi destekleyen Rusya yanlısı kanat ile İran yanlısı kanat arasında ciddi bir mücadele olduğunu gösteriyor. Rejimin bünyesinde iki dış güç birbiriyle mücadele ediyor” değerlendirmesini yaptı.

10 Nisan 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) yetkilileri, son günlerde, Lübnan’daki Suriyeli mültecilere yönelik görülen saldırıların sistematik olduğunu belirterek, Lübnan hükümeti ile Rusya arasında, mültecilere dair gizli bir anlaşma olması ihtimaline karşı uyardı.

 

Gözaltı ve ticaret mekanlarının kapatılması gibi saldırılar, bazı Lübnanlı yetkililerin mültecileri hedef alan açıklamalarıyla artarken, Lübnan’ın Baalbek bölgesinde bulunan Tayla beldesinde 25 yaşındaki bir Suriyeli mültecinin bıçaklanarak öldürülmesiyle tehlikeli boyutlara vardı.

 

Konuya dair bir açıklama yapan SMDK Mülteciler Dairesi Başkanı Emel Şeyhu, Lübnan hükümetinin Suriyeli mültecileri ülkeye gönderme girişiminin tehlikelerle dolu olacağını söyledi. Sivillerin Suriye’den kaçmasına sebep olan şartların hala devam ve bütün uluslararası raporların bunu teyit ettiğini belirterek, “Suriye’de katliam, işkence ve tehcir devam ediyor” dedi. 

 

Açıklamasında, Lübnanlı bazı tarafların koruma altında sergiledikleri siyasi çözüm süreci dışı mültecileri geri gönderme tavrına dikkat çeken Şeyhu, “Bu tavır, mültecileri zorla göndermek ve uluslararası mülteci haklarını ihlal etmek anlamına gelecektir” şeklinde konuştu.

 

Rusya’nın mültecilerin geri gönderilmesi hususunda bazı garantiler verdiğini ancak Moskova yönetiminin Esed rejimi ve İran’a bağlı militanların yanında durduğunun da gerçek olduğunu belirten Şeyhu, mültecilerin ancak Birleşmiş Milletler (BM) gözetiminde ve siyasi çözüm çerçevesinde Suriye’ye geri dönebileceklerini vurguladı.

 

Şeyhu, Lübnan Hizbullahı’nın Esed rejimi saflarında binlerce Suriyelinin öldürülmesine, milyonlarca sivilin tehcir edilmesine ve ülkenin yıkılmasına ortak olduğunu hiç kimsenin unutmadığını sözlerine ekledi.

 

Açıklamasının devamında Lübnan’daki karar mercilerine ve insan hakları örgütlerine seslenen Şeyhu, “Lübnan yıllarca Esed rejiminin hegemonyası altında mağdur olmuş bir ülkedir. Lübnan’daki bütün tarafları, Suriyeli mültecileri Esed rejimi ve ona bağlı istihbarat ve milis örgütlerin cehennemine geri gönderme yöneliminin karşısında durmaya davet ediyorum” çağrısını yaptı.

 

Şeyhu, başta BM ve Uluslararası İnsan Hakları Komitesi olmak üzere, bütün ilgili taraflara sorumluluk yüklenerek harekete geçme çağrısı yaptığı açıklamasında, son olarak, Suriyeli mültecileri rejim kontrolündeki bölgelere dönmeye zorlamaya yönelik atılan adımların incelenmesi ve sorumlulara karşı harekete geçilmesini talep ederek, mültecilerin gönüllü olarak gitmesi gerektiğinin altını çizdi. 

Sayfa 1 / 2
Home haberler Koalisyon Haberleri Items filtered by date: Nisan 2019