30 Ocak 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Abdurrahman Mustafa Kanada Dışişleri Bakanı Yardımcısı Ian Shugart ve beraberindeki heyeti İstanbul’daki SMDK binasında kabul etti.

Suriye'deki son siyasi ve insani gelişmelerin detaylı şekilde ele alındığı toplantıda, Mustafa Suriye mültecilerin ihtiyaçlarını gidermeye ilişkin verdiği destekten dolayı Kanada’ya teşekkürlerini dile getirdi.

Mustafa, mültecilerin sorunlarının tamamen giderilmesinin Suriye’de BMGK’nın 2254 sayılı kararı ve Cenevre Beyanı çerçevesinde bir siyasi geçişle mümkün olacağını ifade etti.

BM’nin yeni Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen’in, Suriye’de kapsamlı bir siyasi çözüm sürecine dair yaptığı açıklamanın memnuniyet yarattığını belirten Mustafa, Anayasa komitesinin oluşturulması için yoğun çaba sarf edildiğini ve komitenin siyasi geçişe iyi bir giriş olması ve siyasi geçiş için olumlu bir ortam sağlaması için çalışmaların sonuçlandırılması gerektiğini sözlerine ekledi.

SMDK Başkanı, konuşmasını şöyle sürdürdü;

“Esed rejimi bir kez daha siyasi çözüm sürecini durdurmak için elinden geleni yapacaktır. Çünkü bu süreç onun sonu olacaktır. Biz SMDK olarak, çözümün tek yolunun Suriye halkının taleplerini gerçekleştirecek bir siyasi süreç kapsamında uluslararası kararların uygulanması olduğunda ısrar ediyoruz.”

Konuşmasının devamında Esed rejiminin Suriye halkına karşı işlediği savaş suçları dosyasının açılması gerektiğini savunan Abdurrahman Mustafa, savaş suçlularını tespit ederek onlardan hesap soracak uluslararası tarafsız bir mekanizma oluşturulması gerektiğini belirterek, “Sezar belgeleriyle ortaya çıkan rejimin işkenceleri ve kimyasal silah kullanımı savaş suçudur. Tarihin bu suçu unutması imkansızdır” şeklinde konuştu.

Konuşmasında, Suriye’nin kuzeydoğusunda oluşturulmak istenen güvenli bölgelere de değinen Mustafa, güvenli bölgeyle PYD tarafından tehcir edilen yüzbinlerce sivilin evlerine dönüş imkanı bulacağını dile getirdi. “Güvenli bölge, mültecilerin geri dönmesi için olumlu bir adım olacaktır. Keyfi olarak vatanlarından tehcir edilen mültecilerin dönmesi gerektiğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Öte yandan, SMDK’nın İstanbul’daki binasında gerçekleşen toplantıya, SMDK Genel Kurulu ve Siyasi Kurulu’ndan bazı üyelerde katıldı.

30 Ocak 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkan Yardımcısı Bedr Camus, Esed rejimi ve İran arasındaki ilişkinin organik bir ilişki olduğunu ifade etti.

Camus bu gün yaptığı açıklamada, rejim ve İran arasında son imzalanan anlaşmaların İran’ın Suriye’deki varlığını güçlendirdiğini ve pekiştirdiğini kaydederek, rejimin bir İran projesi olduğunu söyledi.

İran’ın Suriye’deki varlığının son bulmasının rejimin varlığına son verilmesiyle mümkün olacağını ifade eden Camus, rejimin İran’la imzaladığı uzun süreli ticari ve yatırım anlaşmalarıyla ülkeyi İran’a sattığını belirtti.

Camus, “Rejimin imzaladığı anlaşmaları kabul etmiyor ve siyasi çözümün önünde engel olarak görüyoruz” dedi.

İran’ın Suriye’deki varlığının her türlü siyasi çözümün, hatta insani müdahalelerin dahi önünde engel olduğuna vurgu yapan Camus, “Ülkedeki savaş suçları İran varlığı nedeniyle her gün artıyor, bu durum ülkedeki istikrarı olumsuz etkiliyor” şeklinde konuştu.

Camus, rejimle ilişkilerini tekrar geliştiren Avrupalıların büyük hata yaptığını kaydederek, bu ülkelerin kararlarını gözden geçirerek rejim ve İran karşısında ciddi tavır takınması gerektiğini kaydetti.

Rejimin yaptığı anlaşmaların yok hükmünde olduğunun altını çizen Camus, Suriye’de yatırımlara ilişkin kararı BMGK’nın 2254 sayılı kararı çerçevesinde oluşacak olan Geçici Yönetim Kurulu’nun karar vereceğini söyledi.

30 Ocak 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), Kuveyk Nehri katliamının altıncı yılında, bir kez daha Suriye’de rejim, İran rejimi, Rusya ve terörist gruplar tarafından işlenen savaş suçları ve insanlık karşıtı suçların Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne sevk edilmesi gerektiğini kaydetti.

SMDK konuya ilişkin yaptığı basın bildirisinde şu hususlara yer verdi;

“2013 yılı 29 Ocak’ta, Esed rejiminin Halep kenti ve çevresinden tutuklulara yönelik gerçekleştiği katliamın ayrıntıları ortaya çıktı. Rejim çok sayıda tutukluyu infaz ederek cansız bedenlerini nehre attı ve cesetler nehirde sürüklenerek özgürleştirilmiş bölgelere ulaştı.

Özgürleştirilmiş bölgelerde sivil savunma ekipleri ilk gün doksan kişinin cesedine ulaşırken, takip eden araştırmalar neticesinde ölü sayısının 220’ye ulaştığı görüldü. Yapılan incelemelere tutukluların elleri arkasından bağlanarak idam edildiği, sivil giyimli oldukları, aralarında beş kadın bulunduğu, kadınların işkence gördüğü tespit edildi.”

Halep nehri katliamı, 2011 yılından bu yana Suriye halkının devrimini hedef alan katil rejimin gerçekleştirdiği katliamlardan biri olduğunu vurgulayan SMDK, bu katliamın rejimin vahşi tabiatını ortaya koyduğunu, hapishanelerindeki tutukluların akıbeti hakkında gerçekçi bir fikir verdiğini söyledi.

SMDK açıklamalarını şöyle sürdürdü;

“Bu katliamın ayrıntıları bütün dünya hükümetleri ve hukuk kuruluşlarının Suriye halkını kurtarmak için adım atması gerektiğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Rejimin işlediği suçları ve gerçekleştirdiği katliamları durdurmak için uluslararası müdahalenin zorunlu olduğunu göstermektedir. Rejim zindanlarında devam eden işkence ve ölümlerin sonlandırılması ve binlerce tutuklunun serbest bırakılması için harekete geçilmelidir.

Tam anlamıyla adalet tesis edilmesi yolunda atılacak adımları reddedenler suçluları koruma konumunda olacaktır. Adaletin gerçekleştirilmesi ve suçluların yargılanması bir seçenek değil, uluslararası toplumun atması gereken yegâne adımdır. Geç kalınan her gün daha fazla işkence ve ölüm demek, faillerin hesap vermemesi demek.”

Home haberler Koalisyon Haberleri Items filtered by date: Çarşamba, 30 Ocak 2019