30 Ocak 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Abdurrahman Mustafa Kanada Dışişleri Bakanı Yardımcısı Ian Shugart ve beraberindeki heyeti İstanbul’daki SMDK binasında kabul etti.

Suriye'deki son siyasi ve insani gelişmelerin detaylı şekilde ele alındığı toplantıda, Mustafa Suriye mültecilerin ihtiyaçlarını gidermeye ilişkin verdiği destekten dolayı Kanada’ya teşekkürlerini dile getirdi.

Mustafa, mültecilerin sorunlarının tamamen giderilmesinin Suriye’de BMGK’nın 2254 sayılı kararı ve Cenevre Beyanı çerçevesinde bir siyasi geçişle mümkün olacağını ifade etti.

BM’nin yeni Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen’in, Suriye’de kapsamlı bir siyasi çözüm sürecine dair yaptığı açıklamanın memnuniyet yarattığını belirten Mustafa, Anayasa komitesinin oluşturulması için yoğun çaba sarf edildiğini ve komitenin siyasi geçişe iyi bir giriş olması ve siyasi geçiş için olumlu bir ortam sağlaması için çalışmaların sonuçlandırılması gerektiğini sözlerine ekledi.

SMDK Başkanı, konuşmasını şöyle sürdürdü;

“Esed rejimi bir kez daha siyasi çözüm sürecini durdurmak için elinden geleni yapacaktır. Çünkü bu süreç onun sonu olacaktır. Biz SMDK olarak, çözümün tek yolunun Suriye halkının taleplerini gerçekleştirecek bir siyasi süreç kapsamında uluslararası kararların uygulanması olduğunda ısrar ediyoruz.”

Konuşmasının devamında Esed rejiminin Suriye halkına karşı işlediği savaş suçları dosyasının açılması gerektiğini savunan Abdurrahman Mustafa, savaş suçlularını tespit ederek onlardan hesap soracak uluslararası tarafsız bir mekanizma oluşturulması gerektiğini belirterek, “Sezar belgeleriyle ortaya çıkan rejimin işkenceleri ve kimyasal silah kullanımı savaş suçudur. Tarihin bu suçu unutması imkansızdır” şeklinde konuştu.

Konuşmasında, Suriye’nin kuzeydoğusunda oluşturulmak istenen güvenli bölgelere de değinen Mustafa, güvenli bölgeyle PYD tarafından tehcir edilen yüzbinlerce sivilin evlerine dönüş imkanı bulacağını dile getirdi. “Güvenli bölge, mültecilerin geri dönmesi için olumlu bir adım olacaktır. Keyfi olarak vatanlarından tehcir edilen mültecilerin dönmesi gerektiğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Öte yandan, SMDK’nın İstanbul’daki binasında gerçekleşen toplantıya, SMDK Genel Kurulu ve Siyasi Kurulu’ndan bazı üyelerde katıldı.

30 Ocak 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkan Yardımcısı Bedr Camus, Esed rejimi ve İran arasındaki ilişkinin organik bir ilişki olduğunu ifade etti.

Camus bu gün yaptığı açıklamada, rejim ve İran arasında son imzalanan anlaşmaların İran’ın Suriye’deki varlığını güçlendirdiğini ve pekiştirdiğini kaydederek, rejimin bir İran projesi olduğunu söyledi.

İran’ın Suriye’deki varlığının son bulmasının rejimin varlığına son verilmesiyle mümkün olacağını ifade eden Camus, rejimin İran’la imzaladığı uzun süreli ticari ve yatırım anlaşmalarıyla ülkeyi İran’a sattığını belirtti.

Camus, “Rejimin imzaladığı anlaşmaları kabul etmiyor ve siyasi çözümün önünde engel olarak görüyoruz” dedi.

İran’ın Suriye’deki varlığının her türlü siyasi çözümün, hatta insani müdahalelerin dahi önünde engel olduğuna vurgu yapan Camus, “Ülkedeki savaş suçları İran varlığı nedeniyle her gün artıyor, bu durum ülkedeki istikrarı olumsuz etkiliyor” şeklinde konuştu.

Camus, rejimle ilişkilerini tekrar geliştiren Avrupalıların büyük hata yaptığını kaydederek, bu ülkelerin kararlarını gözden geçirerek rejim ve İran karşısında ciddi tavır takınması gerektiğini kaydetti.

Rejimin yaptığı anlaşmaların yok hükmünde olduğunun altını çizen Camus, Suriye’de yatırımlara ilişkin kararı BMGK’nın 2254 sayılı kararı çerçevesinde oluşacak olan Geçici Yönetim Kurulu’nun karar vereceğini söyledi.

30 Ocak 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), Kuveyk Nehri katliamının altıncı yılında, bir kez daha Suriye’de rejim, İran rejimi, Rusya ve terörist gruplar tarafından işlenen savaş suçları ve insanlık karşıtı suçların Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne sevk edilmesi gerektiğini kaydetti.

SMDK konuya ilişkin yaptığı basın bildirisinde şu hususlara yer verdi;

“2013 yılı 29 Ocak’ta, Esed rejiminin Halep kenti ve çevresinden tutuklulara yönelik gerçekleştiği katliamın ayrıntıları ortaya çıktı. Rejim çok sayıda tutukluyu infaz ederek cansız bedenlerini nehre attı ve cesetler nehirde sürüklenerek özgürleştirilmiş bölgelere ulaştı.

Özgürleştirilmiş bölgelerde sivil savunma ekipleri ilk gün doksan kişinin cesedine ulaşırken, takip eden araştırmalar neticesinde ölü sayısının 220’ye ulaştığı görüldü. Yapılan incelemelere tutukluların elleri arkasından bağlanarak idam edildiği, sivil giyimli oldukları, aralarında beş kadın bulunduğu, kadınların işkence gördüğü tespit edildi.”

Halep nehri katliamı, 2011 yılından bu yana Suriye halkının devrimini hedef alan katil rejimin gerçekleştirdiği katliamlardan biri olduğunu vurgulayan SMDK, bu katliamın rejimin vahşi tabiatını ortaya koyduğunu, hapishanelerindeki tutukluların akıbeti hakkında gerçekçi bir fikir verdiğini söyledi.

SMDK açıklamalarını şöyle sürdürdü;

“Bu katliamın ayrıntıları bütün dünya hükümetleri ve hukuk kuruluşlarının Suriye halkını kurtarmak için adım atması gerektiğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Rejimin işlediği suçları ve gerçekleştirdiği katliamları durdurmak için uluslararası müdahalenin zorunlu olduğunu göstermektedir. Rejim zindanlarında devam eden işkence ve ölümlerin sonlandırılması ve binlerce tutuklunun serbest bırakılması için harekete geçilmelidir.

Tam anlamıyla adalet tesis edilmesi yolunda atılacak adımları reddedenler suçluları koruma konumunda olacaktır. Adaletin gerçekleştirilmesi ve suçluların yargılanması bir seçenek değil, uluslararası toplumun atması gereken yegâne adımdır. Geç kalınan her gün daha fazla işkence ve ölüm demek, faillerin hesap vermemesi demek.”

29 Ocak 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Abdurrahman Mustafa, Suriye’nin kuzeyinde siyasi çözüm çerçevesinde güvenli bölgeler oluşturulması gerektiğini söyledi. Güvenli bölgelerle ulaşılmak istenen nihai hedefin ülkenin tamamında güvenliğin tesis edilmesi olduğunu vurguladı.

 

Mustafa, bugün yaptığı özel açıklamada, “Güvenli bölgeler, siyasi çözümün desteklenmesi çerçevesinde kuruluyor. Sürecin önüne yeni engeller çıkarmak için değil” dedi.

 

Güvenli bölgelerle ulaşılmak istenen nihai hedefin Suriye’nin tamamında barışın sağlanması ve Suriyelilere vatanlarını yeniden kurmaları için güvenli bir ortam sağlanması olduğunu dile getirdi. 

 

Mustafa, daha önce yaptığı açıklamada ise Suriye’nin kuzeyinde oluşturulması beklenen ‘Güvenli Bölge’nin mültecilerin dönüşünü kolaylaştırmanın yanında, siviller için de güvenli bir sığınak olması gerektiğini söylemişti.

 

Konuya dair Anadolu Ajansı’na (AA) bir röportaj veren Mustafa, güvenli bölge fikrinin SMDK’nın benimsediği ve daha önce önerdiği bir politika olduğunu belirterek, “Bu bölge, mültecilerin dönüşünü kolaylaştırmakla birlikte, dini, etnik ve mezhebi aidiyetine bakılmaksızın Suriye’deki tüm siviller için de güvenli bir sığınak olmalı” ifadelerini kullanmıştı.

 

Öte yandan, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün, İstanbul’da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Bölgesindeki Kızılay ve Kızılhaç Ulusal Dernekleri İşbirliği Ağı Kuruluş Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, “Fırat’ın doğusunda da Afrin ve Fırat Kalkanı bölgesinde olduğu gibi en kısa zamanda güvenlik ve istikrarı sağlayacağız” dedi.

 

Konuşmasında,batılı ülkelerin DEAŞ terör örgütüne karşı başka bir terör örgütünü silahlandırdığına işaret eden Erdoğan, “Türkiye olarak inşallah çok yakında hem bilinçli bir şekilde bırakılan DEAŞ artıklarını hem de ülkemize karşı eğitilen DEAŞ'lıları da temizleyeceğiz” şeklinde konuştu.

 

Türkiye’nin, Suriye’de sadece terör örgütlerini etkisiz hale getirmekle yetinmediğini belirten Erdoğan, çatışma bölgelerindeki yıkımın izlerini silmek için de büyük çaba harcadığını sözlerine ekledi.

26 Ocak 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Dış İlişkiler Dairesi, bugün, SMDK’nın İstanbul’daki merkezinde, Suriye’nin Dost Ülkeleri (ISSG) temsilcileri ile bir araya geldi. Toplantıda, Suriye’deki son saha ve siyasi durum ele alındı.

 

SMDK Başkanı Abdurrahman Mustafa, toplantı esnasında yaptığı konuşmada, Suriyeli mültecilerin sığındıkları kampta kötü kış koşulları ve fırtınalar nedeniyle mağduriyetler yaşadığını söyledi. Suriye içinde ve dışında ülke nüfusunun yarısı kadar mülteci bulunduğuna işaret ederek, bu mültecilere en kısa zamanda gerekli yardımların yapılmasını umduğunu vurguladı.

 

Konuşmasında, Esed rejiminin ilk günden sorunu askeri yollarla çözmekte ısrar ettiğini belirten SMDK Başkanı, “Esed rejimi Suriye’deki kontrolünü yitirdi. Kontrolü altındaki bölgelere bile sosyal hizmet sağlayamaz halde” dedi.

 

Mustafa, Esed rejiminin Suriye halkına karşı tarih boyunca unutulmayacak savaş suçları işlediğine değindiği konuşmasında, bütün bu suçlardan sonra bazı ülkelerin Esed rejimi ile normalleşme çabalarının sadece rejime meşruiyet kazandırma çabası olduğunu sözlerine ekledi.

 

Konuşmasında, Suriye’deki siyasi gelişmelere de değinen Mustafa, “Eski BM Suriye Özel Temsilcisi dönemindeki durgunluktan sonra yeni Özel Temsilci Geir Pedersen ile çalışacak olmaktan dolayı iyimseriz” diyerek, Pedersen’in siyasi çözüme dair olumlu açıklamaları olduğunu dile getirdi.

 

Abdurrahman Mustafa, başta BMGK’nın 2254 sayılı kararı olmak üzere Suriye’ye ilişkin uluslararası kararların önemine vurgu yaptığı konuşmasında, bu kararların siyasi çözümün temelini oluşturması ve süreç içinde Suriye’de güvenli iklimin sağlanması gerektiğini ifade etti.

 

Konuşmasında, uluslararası toplumdan BM kararlarının uygulanması ve somut adımlarla siyasi çözüme doğru bir yöneliş beklentisi içinde olduğunu söyleyen Mustafa, Anayasa komitesinin kurulmasına dair adımlar atılmasını talep ederek, “Komite uluslararası ölçütlere göre oluşturulmalı. Güvenilir ve kapsayıcı olmalı. Ayrıca Suriye’de kapsamlı bir siyasi çözümün ilk adımı olmalı” şeklinde konuştu.

 

“Uluslararası kararlar uygulanmadan İran’ın Suriye’den atılması mümkün değil” ifadelerini kullanan Mustafa, sözlerini, “Terör örgütleri Esed rejimi ve İran’ın desteğiyle Suriye’de alan buldu. Esed rejimi var oldukça terörle mücadelede ya da İran’ın Suriye’den çıkarılmasında başarılı olamayız. Siyasi çözüm mutlaka olmalı” cümleleriyle sürdürdü.

 

Bazı Arap ülkelerinin Esed rejimi ile ilişkilerini normalleştirme yoluna gittiğini hatırlatan Mustafa, bu durumun BM gözetiminde Cenevre bildirgesi ve uluslararası kararlar çerçevesindeki siyasi çözüm sürecine zarar verdiğinin altını çizdi.

 

Konuşmasında, Suriye’nin kuzeyinde ikame edilmek istenen güvenli bölgeye dair görüşlerini aktaran SMDK Başkanı, Türkiye ve ABD arasında Menbiç’te yakalanan uyumun Fırat’ın doğusunda da devam etmesi gerektiğini belirterek, “Güvenli bölge, mültecinin dönüşü için olumlu bir adım olacaktır. Mültecilerin ülkelerine dönmesini bir gereklilik olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı.

 

SMDK’nın PYD, DEAŞ, el-Kaide, PKK ve İran’a bağlı milisler gibi terör örgütlerine yönelik tavrının net olduğuna vurgu yapan Mustafa, ABD’nin Suriye’den çekilmesi esnasında oluşacak boşluğun terör örgütleri tarafından doldurulmaması için Ankara ve Washington’un koordineli hareket etmesinin önemine dikkat çekti.

 

ISSG yetkilileri ile yapılan toplantıya, Suriye Müzakere Heyeti Başkanı Nasr el-Hariri de video konferans aracılığıyla katıldı. Hariri, yaptığı konuşmada, Suriye’deki siyasi sürecin Rusya’nın kendi ajandasına uydurma girişimlerinden sonra bir kez daha BM’nin kontrolüne döndüğüne dikkat çekti.

 

Konuşmasında, siyasi çözümün Cenevre bildirgesi ve 2254 sayılı uluslararası kararın tam olarak uygulanmasıyla mümkün olacağını ifade eden Hariri, “Anayasa komitesinin oluşturulmasında iki temel aktör var. Bunlar; tutukluların serbest bırakılması ve bombardımanların durdurulmasıyla güven ortamı inşa etmek ve mültecilerin dönüşü için güvenli bir iklim oluşturmaktır” dedi.

25 Ocak 2019 In Koalisyon Haberleri

PYD militanları, Rakka’nın el-Mansure beldesinde düzenlenen protesto eylemlerinden sonra beldede 72 saatlik sokağa çıkma yasağı ilan etti. Örgüt militanları, protestoları dağıtmak için kalabalığa ateş açmıştı.

 

Aktivistlerin verdiği bilgiye göre, PYD’ye bağlı militanlar, dün gece, el-Mansure beldesinde protestolara katılanların evlerine yönelik baskınlar düzenledi.

 

Öte yandan, “Rakka Sessizce Katlediliyor” adlı sivil insiyatife bağlı aktivistlerin verdiği bilgiye göre, protestoların başlaması üzerine PYD terör örgütü, el-Mansure beldesine çok sayıda militan göndermişti. Beldeye gelen militanlar protestocuları dağıtmak için kalabalığa ateş açınca çok sayıda protestocu yaralanmıştı.

 

El-Mansure beldesindeki olaylar, PYD’ye bağlı militanların önceki gün, örgüte katılmayı reddeden Zeyn Ahmed el-Zeyn adındaki bir genci öldürmesiyle başladı. Olaya tepki gösteren yerel halk, örgüte ait bir karargahı ateşe verdi.

 

Türkiye, başta PYD olmak üzere terör örgütlerinin bölgeden uzaklaştırılması için Suriye’nin kuzeyinde güvenli bölge oluşturulmasını talep ediyor. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, dün yaptığı açıklamada, Türkiye’nin güvenli bölge uygulamasını tek başına hayata geçirebileceğini ifade etti.

 

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Abdurrahman Mustafa ise konuya dair yaptığı açıklamada, Suriye’nin kuzeyinde oluşturulması beklenen ‘Güvenli Bölge’nin mültecilerin dönüşünü kolaylaştırmanın yanında, siviller için de güvenli bir sığınak olması gerektiğini söylemişti.

25 Ocak 2019 In Koalisyon Haberleri

Esed rejimi ve müttefiklerinin son bir hafta içinde Suriye’nin kuzeyindeki İdlib, Hama ve Halep kentlerine bağlı kasaba ve beldelere yönelik düzenlediği bombardımanlarda 11 sivil yaşamını yitirirken en az 40 sivil yaralandı. Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) rejimin Soçi anlaşmasını ihlal eden bu adımlarının aynı zamanda savaş suçu olduğunu vurguladı.

 

Aktivistlerin verdiği bilgiye göre, Rusya’ya ait savaş uçaklarının İdlib’in batısındaki Cisr el-Şuğur kasabasına bağlı Beskarya kasabasına yönelik düzenlediği bombardımanda 4 sivil öldü.

 

Rejime bağlı güçler, bölgede bulunan başta Kefr Zeyte, Lattamine ve Morek gibi beldeler olmak üzere çok sayıda belde ve köye yönelik her gün top ateşi ve füze saldırıları gerçekleştiriyor.

 

İdlib kırsalında ise rejim güçleri, el-Hubeyt, Cercenaz ve Tilimnes gibi beldeleri hedef alarak saldırılar gerçekleştiriyor.

 

Yerel haber ağlarından Anab Beledi’ye bir açıklama yapan İdlib’in el-Tah beldesi Yerel Başkanı Meyyad el-Gecer, rejim güçlerinin beldeye yönelik yoğun bombardımanları nedeniyle belde halkının büyük çoğunluğunun göç ettiğini söyledi.

 

El-Gecer, rejim güçlerinin son iki gündeki yoğun saldırılarıyla beldeden göç oranının yüzde 90’a ulaştığına dikkat çektiği açıklamasında, dünkü saldıralarda beldeye en az 16 füze düştüğünü sözlerine ekledi.

 

Füzelere hedef olan evlerin tamamen yerle bir olduğu bilgisini veren el-Gecer, belde halkının bu yüzden Cuma namazını camide kılamadığını bildirdi.

24 Ocak 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Müzakere Heyeti’nden (SMH) yapılan açıklamada, ABD Temsilciler Meclisi tarafından önceki gün onaylanan Esed rejimi ve destekçilerine yaptırım ön gören Sezar kanunun onaylanması, rejimi ekonomik darboğaza sokacağına ve müttefiklerine baskıyı artıracağına dikkat çekildi.

 

SMH Sözcüsü Yahya el-Aridi, yerel haber ağlarından Smart haber ajansına yaptığı açıklamada, Sezar kanununun Esed rejimi destekçilerini siyasi çözüm masasına oturmaya zorlayacağını belirtti. “Rejim Rusya’nın kendisini kurtaracağını sanıyordu ancak rejime destek veren herkes artık kendisini kurtarmaya çalışıyor. Zira Sezar kanununun ön gördüğü yaptırımlar çok geniş kapsamlı” dedi.

 

Kanununun Esed rejimini baskı altına almakla birlikte, rejime destek veren tarafları da etkilediğini belirten el-Aridi, rejimin bu kanundan kurtulma girişiminde bulunabileceğini belirterek, “Ancak kanununun ön gördüğü yaptırımlar rejimin üstesinden gelemeyeceği kadar büyük” şeklinde konuştu.

 

El-Aridi, açıklamasında, ayrıca şunları söyledi;

 

“Esed rejimi Suriye’de yaşanan dramın sonlanmasını ön gören siyasi çözüm çabalarını engelledikçe rejime yönelik yaptırımlar çoğalacaktır ve bu yaptırımlar rejimin destekçilerine de uzanacaktır.”

 

ABD Temsilciler Meclisi, Esed rejimi ve destekçilerine yaptırım uygulanmasını ön gören “Sezar Kanunu” adıyla bilinen kanunu önceki gün onayladı.

 

ABD basınında yer alan haberlere göre, Sezar Kanunu, ABD Temsilciler Meclisi’nde 21 Ocak’ta düzenlenen oturumda yapılan oylamada, 43 ret oyuna karşı 55 kabul oyuyla kabul edilmişti. 

23 Ocak 2019 In Koalisyon Haberleri

ABD Temsilciler Meclisi, Esed rejimi ve destekçilerine yaptırım uygulanmasını ön gören “Sezar Kanunu” adıyla bilinen kanunu onayladı.

 

ABD basınında yer alan haberlere göre, Sezar Kanunu, ABD Temsilciler Meclisi’nde dün düzenlenen oturumda yapılan oylamada, 43 ret oyuna karşı 55 kabul oyuyla onaylandı.

 

Konuya dair twitter hesabı aracılığıyla bir açıklama yayınlayan Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Abdurrahman Mustafa, kanunun onaylanmasını olumlu karşıladığı söyledi.

 

Mustafa, açıklamasında, şu ifadeleri kullandı;

 

“ABD'nin Sezar kanunu kabulü ve Avrupa ülkelerinin Esed rejimine yönelik yaptırımları genişletmesi doğru yolda atılmış adımlardı. Bu adımların gecikmeksizin pratiğe dökülmelidir. Buna paralel olarak suçluların kaçışının engellenmesi için yargı süreci başlatılarak, Suriye'de uluslararası kararlar ve Cenevre bildirgesi çerçevesindeki siyasi sürece işlerlik kazandırılmalıdır.”

 

Sezar Kanunu adıyla bilinen kanun, 15 Kasım 2016 tarihinde Temsilciler Meclisi’ne sunulmuştu. Kanun, Esed rejimine destek veren bütün taraflara yaptırım uygulanmasını ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin rejimin müttefiki olan ülkelere yönelik bu yaptırımları uygulamasını ön görüyor.

 

Kanun, ayrıca, rejimin başı Beşşar Esed ve eşi Esma Esed’in yanı sıra, rejime bağlı siyasi, askeri ve istihbarat yetkilileri ile Merkez Bankası’nın aralarında bulunduğu kişi ve kurumları barındıran bir yaptırım uygulanacaklar listesi öneriyor.

 

Öte yandan, Avrupa Birliği de (AB), Suriye'deki Beşşar Esed rejimine uyguladığı yaptırımlar listesine 11 iş adamı ve 5 şirket ekleme kararı almıştı.

 

AB Konseyinden önceki gün yapılan açıklamada, Esed rejimi ve destekçilerine yönelik yaptırım listesinin genişletildiği belirtilmişti.

21 Ocak 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Müzakere Heyeti (SMH) Başkanı Nasr el-Hariri, Suriye’de siyasi çözüm fırsatının olduğunu söyleyerek, “Şuanda elimizde bir fırsat var. Çünkü Suriye’de halihazırda bir ateşkes mevcut. Bununla birlikte terörle mücadelede de önemli başarılar kazanıldı” ifadelerini kullandı.

 

Konuya dair Reuters haber ajansına bir röportaj veren Hariri, “Bütün ülkeler, bunun içinde Türkiye ve kısmen Rusya ve Arap ülkeleri de var. Siyasi çözüm olmadan Esed rejimi ile normalleşmenin de mümkün olmadığını düşünüyor” dedi.

 

Hariri, röportajında şunları söyledi;

 

“Ateşkes, terörle mücadeledeki başarılar ve Suriyelilerin büyük çoğunluğunun siyasi çözüme olan inancını artık bir fırsat olarak görmek ve buna göre hareket etmenin zamanı geldi.”

 

SMH heyeti, önceki gün, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından yeni atanan Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen ve kurmaylarıyla bir araya gelerek, Suriye’deki son duruma dair fikir alışverişinde bulunmuştu.

 

SMH tarafından konuya dair yayınlanan açıklamada, önceki BM Özel Temsilcileri ile olduğu gibi Pedersen ile de olumlu çalışmalar yapılacağı belirtilerek, bu konuda daha fazla zaman kaybedilmemesi gerektiğine işaret edilmişti.

 

Açıklamada, BM gözetiminde ve BM tarafından alınan 2254 sayılı uluslararası karar ve Cenevre bildirgesi çerçevesinde çalışmaların yürütülmesi ve bu kararların temel olduğu vurgulanmıştı.

 

Anayasa komitesinin Suriye’de çözüm için sürdürülen müzakerelerin önemli bir parçası olduğuna ve komitenin kuruluş ve yapılandırılma sürecinin yakından takip edildiğine değinilen açıklamada, Anayasa komitesinin siyasi geçiş süreci için ön hazırlık ve bu sürece götürecek güvenli ortamın oluşturulması için ilk adım olduğuna dikkat çekilmişti.

 

SMH tarafından yayınlanan açıklamada, başta tutukluların serbest bırakılması ve kayıpların akıbetlerinin bildirilmesi olmak üzere, güven inşa eden adımlar üzerine çalışmaların devam ettiği belirtilerek, bu çerçevede Suriye’nin çeşitli bölgelerinde işlenen savaş suçlarının durdurulması ve mültecilerin mağduriyetlerinin giderilmesi gerektiği kaydedilmişti.

Sayfa 1 / 3
Home haberler Koalisyon Haberleri Items filtered by date: Ocak 2019