15 Ocak 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Abdurrahman Mustafa, başta Suudi Arabistan, Katar ve Fas olmak üzere, Esed rejimi ile ilişkilerini normalleştirmeyi reddeden ve rejimin Suriye halkına yönelik işlediği katliamlar karşısındaki tavrını bir kez daha ortaya koyan Arap ülkelerine teşekkür etti.

 

Mustafa, konuya dair bugün yaptığı özel açıklamada, Arap ülkelerinin gösterdiği bu tavrın yıllardır Esed rejimi ve İran’a karşı Suriye halkının mücadelesini destekleme tavırlarına uygun olduğunu ifade etti.

 

SMDK Başkanı, açıklamasında, ayrıca, Riyad yönetiminin Esed rejimi ile ilişkilerini normalleştireceğine dair iddiaları reddetmesinin 2254 sayılı uluslararası karar ve Cenevre bildirgesi çerçevesindeki siyasi çözüm sürecini güçlendirdiğini dile getirdi.

 

Açıklamasında, Riyad tarafından ortaya konulan bu tavrın kendilerini daha fazla çalışmaya ittiğini belirten Mustafa, “Bu gelişmeler, iddia edildiğinin aksine Esed rejimine yönelik baskıları artırmakta ve Suriye’de askeri çözüm olamayacağı, çözümün ancak uluslararası kararlar çerçevesinde bir siyasi süreçle olacağı mesajını göndermektedir” dedi.

 

Mustafa, İran’ın bölgede yayılmacı politikalar izlediğini ve bu politikalara karşı mücadelenin sürdürülmesi gerektiğini vurguladığı açıklamasında, “İran’a bağlı militanlar, Suriyeli devrimciler karşısında yenilgiyi tadacak ve kesinlikle Suriye’den kovulacaklar” şeklinde konuştu.

14 Ocak 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) 43. Olağan Genel Kurul Toplantısı, 12-13 Ocak tarihlerinde gerçekleştirildi. SMDK Başkanı Abdurrahman Mustafa başkanlığında yapılan toplantı, sonuç bildirgesinin yayınlanmasıyla tamamlandı.

 

Genel Kurul üyeleri, toplantı programı çerçevesinde, SMDK’nın son durumu, özgürleştirilmiş bölgelerdeki varlığı, özellikle ABD’nin çekilme kararından sonra Suriye’de meydana gelen son siyasi gelişmeler, Başkanlık Ofisi’nin raporları, Genel Kurul ve Siyasi Kurul, Daire ve Komiteler, Suriye Geçici Hükümeti (SGH) ve Yardım Koordinasyon Birliği gibi konuları ele aldı.

 

Kurul tarafından dün yayınlanan sonuç bildirgesinde, İdlib’deki son durum ve Heyet-i Tahriru’ş Şam (HTŞ) örgütünün bölgeyi tek başına kontrol altında tutmak için devrimci gruplara yönelik yürüttüğü saldırıların da tartışıldığı belirtildi.

 

Bildirgede, şu cümlelere yer verildi;

 

SMDK’nın HTŞ’yi terör örgütü olarak gördüğü ve bu örgütün varlığının kalıcı olarak sonlandırılacağı bir çözüm bulunması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, Suriye halkının iradesine uygun olarak HTŞ’nin uygulamaları ve varlığı reddedilmiş, Türkiye’nin ulaştığı anlaşmalar aracılığıyla Rusya ve Esed rejiminin İdlib’de bir kıyıma girişmesinin engellenmeye devam edilmesi vurgulanmıştır.”

 

SMDK’nın Suriye’nin coğrafi ve siyasi birliğine vurgu yapan vizyonuna dikkat çekilen bildirgede, terör örgütlerinden kurtulmanın gerekliliği, bütün devrimci güçler ve Türkiye ile işbirliğinin güçlendirilmesine vurgu yapıldı.

 

Bildirgede, SMDK Başkanı Abdurrahman Mustafa, Suriye Geçici Hükümeti (SGH) Başkanı Cevad Ebu Hatab ve Suriye Müzakere Heyeti (SMH) Başkanı Nasr el-Hariri’nin toplantıda yaptığı sunumların önemli bölümlerine de atıf yapıldı.

 

Suriye’de siyasi çözüm süreci ve siyasi geçişin önemine yoğun vurgu yapılan bildirgede, Genel Kurul üyelerinin, bazı ülkelerin siyasi çözüm sürecine uymayan çeşitli bahanelerle Esed rejimi ile ilişkilerini normalleştirme yoluna gitmesini reddettiğinin altı çizildi.

 

Bildirge, şu ifadelerle sonlandırıldı;

 

SMDK Genel Kurulu, 43. Olağan Toplantısı’nın sonunda, SMDK ve müesseslerinin Suriye içindeki üstlendiği rollerin güçlendirilmesi, SGH ve Yardım Koordinasyon Birliği’nin çalışma programı kapsamındaki faaliyetlerinin başarılı olması için gereken desteğin sağlanması ve Suriye’de çözümün tek yolu olarak Cenevre süreci ile BM’nin 2254 sayılı kararı ve Cenevre 1 bildirgesi çerçevesindeki siyasi çözüm sürecinde ısrar edilmesi konularının altı çizilmiştir.”

12 Ocak 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Abdurrahman Mustafa, ABD Dışişleri Bakanı’nın Yakındoğu İşlerinden Sorumlu Yardımcısı ve Suriye Özel Temsilci Joel Rayburn ile bir araya geldi. Görüşmede, Suriye’deki son siyasi ve askeri gelişmeler değerlendirildi.

 

Mustafa, Rayburn ile gerçekleştirdiği toplantıda yaptığı konuşmada, ABD’nin Suriye’den çekilmesiyle oluşacak boşluğun Esed rejimi ve müttefikleri tarafından doldurulmaması gerektiğini söyledi. ABD’nin Suriye’den çekilme hususunda Türkiye ile koordineli çalışması gerektiğini dile getirdi.

 

Konuşmasında, Esed rejimi ve İran’ın, Suriye’deki birçok terör örgütüne doğrudan yardım ettiğini ifade eden Mustafa, İran’a bağlı militanların Suriye’den çıkarılarak, Suriye halkına 7 yıldır Esed rejimi tarafından gasp edilen haklarını veren uluslararası kararlar çerçevesindeki siyasi sürece işlerlik kazandırılması gerektiğini vurguladı.

 

SMDK Başkanı, konuşmasında ayrıca, Esed rejimi var oldukça ne terörle mücadele, ne İran’a bağlı militanların Suriye’den çıkarılması ne de uluslararası kararlar çerçevesindeki siyasi çözüm sürecinin başarılı olamayacağını sözlerine ekledi.

 

Konuşmasında, İran’ın Suriye’deki etkilerine de değinen Mustafa, Esed rejimi tarafından çıkarılan 10 sayılı kanun ve tehcirlerle Suriye’de toplumsal yapıyı tahrip eden bu etkilerin ortadan kaldırılmasının her geçen gün zorlaştığını kaydetti.

 

Öte yandan, toplantıda bir konuşma gerçekleştiren ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Joel Rayburn, Washington yönetiminin Suriye halkının özgürlük mücadelesine destek verdiğini ifade ederek, SMDK ile koordineli çalışmalarını sürdüreceklerini dile getirdi.

 

Konuşmasında, Türkiye-Suriye sınırının güvenliği ve iki taraf arasındaki ortak çıkarlara da değinen Rayburn, Birleşmiş Milletler’nin (BM) yeni Suriye Özel Temsilcisinin görevine başlamasıyla ABD’nin Suriye’deki önceliklerinde bir değişim olmadığını ve bu önceliklerin DEAŞ terör örgütünün kalıcı olarak yenilgiye uğratılması, İran etkisinin azaltılması ve 2254 sayılı karar çerçevesindeki siyasi çözümün ileri taşınması olduğunu söyledi.

 

Bazı Arap ülkelerinin Esed rejimi ile ilişkilerini normalleştirmesi konusunda da konuşan Rayburn, Esed rejimi ile ilişkilerin normalleştirilmesinin olumsuz sonuçları olacağını belirterek, ABD’nin Avrupa Birliği (AB) ve Arap Birliği ile bu konuda görüşmeler yaptığını vurguladı.

 

Öte yandan, toplantının sonunda siyasi çözümün ileri taşınması ve Cenevre bildirgesi ile 2254 sayılı uluslararası karar çerçevesinde sürdürülmesi gerektiğini yineleyen SMDK Başkanı Abdurrahman Mustafa, Rayburn’a SMDK liderlerini ABD’ye davet ettiği için teşekkür etti.

11 Ocak 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Dış ilişkiler Dairesi Başkanı Abdulahad Astifo, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun, dün, Mısır’ın başkenti Kahire’deki Amerikan Üniversitesinde, İran’ın Suriye’de engellenmesi ve İran’a bağlı militanlarından Suriye’den çıkarılması gerektiğine ilişkin konuşmasını memnuniyetle karşıladığını söyledi.

 

Astifo, konuya dair bugün yaptığı özel açıklamada, İran ve ona bağlı militanların Suriye’den çıkarılması için ABD’nin uluslararası müttefikleriyle nasıl bir yol izleyeceğini sorguladı. Suriye’de İran’ın kovulması için var olan bütün devrimci imkanların yok edildiğini ya da zayıflatıldığını hatırlattı.

 

İran’a bağlı mezhepçi militanların Suriye’den çıkarılmasının, Suriye halkının kanını döken Esed rejiminin en önemli ortaklarından birinin yok edilmesi açısından önemli olduğunu vurgulayan Astifo, bunun ancak Uluslararası Koalisyon Güçleri’nin terörün her türlüsüne karşı mücadele etmesi, İran yayılmacılığına karşı mücadele eden yerel devrimci güçlere destek olması, uluslararası topluma Suriye’deki sivil eylemlere ve İran’ı yalnızlaştıran yaptırımlara destek olması için baskı yapmasıyla mümkün olacağını vurguladı. 

 

Astifo, açıklamasında, son olarak, Washington yönetimine İran’a bağlı militanların Suriye’den çıkarılması çalışmalarını artırarak, diplomatik söylemlerin ötesine taşıma ve 2254 sayılı uluslararası karar çerçevesindeki siyasi çözüm sürecine daha fazla katkı sağlama çağrısı yaptı.

 

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, dün, Kahire’de yaptığı konuşmada, "ABD, İran rejiminin saldırgan maceraperestliğine karşı İsrail'in kendisini savunma hakkına tam destek veriyor. İsrail'in bunu kararlı bir şekilde yapacak askeri kapasiteye sahip olmasını sağlamaya devam edeceğiz” demişti.

 

Pompeo, İran'ın halihazırdaki seyrinde devam ettiği müddetçe Orta Doğu'daki milletlerin hiçbir zaman güven içinde olmayacaklarını ve ekonomik istikrara ulaşamayacaklarını ifade etmişti.

 

Amerika'nın İran'a karşı ekonomik yaptırımlarının tarihteki en güçlü yaptırımlar olduğunu aktaran Pompeo, bunun İran normal bir ülke gibi hareket edene kadar artarak devam edeceğini vurgulamıştı.

 

Öte yandan, İran rejimine muhalif İran Direnişi Örgütü, geçtiğimiz günlerde yayınladığı raporda, Suriye’de Esed rejimi saflarında savaşan İran’a bağlı militanlara komuta eden önde gelen liderlerin isimlerini açıklamıştı. Örgüt, söz konusu militanların Esed rejiminin suç ortağı olduğunu belirtmişti.

10 Ocak 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Mülteci İşleri Dairesi Sorumlusu Emel Şeyhu, Birleşmiş Milletler (BM) ve bütün uluslararası insani yardım kuruluşlarından Lübnan’ın Arsel bölgesinde bulunan Suriyelilerin kaldığı mülteci kampları vuran kar fırtınası nedeniyle olağanüstü hal ilan etmesini istedi. Bölgede aralarında kadın ve çocukların olduğu yüzbinlerce mültecinin hayatının kurtarılması için vakit geç olmadan harekete geçilmesi gerektiğini vurguladı.

 

Şeyhu, konuya dair bugün yaptığı özel açıklamada, BM ve insani yardım kuruluşlarının bölgeye hızlı müdahale etmesinin mültecilerin mağduriyetlerini azaltacağını ve daha fazla ölüm vakasının önüne geçeceğini dile getirdi. “Siyasi tıkanıklıklar, kar fırtınasından etkilenen mültecilere insani yardım sağlanmasını engellememeli” dedi.

 

Açıklamasında, kamplardaki Suriyeli mültecilerin durumlarından dolayı derin üzüntü duyduğunu belirten Şeyhu, şunları söyledi;

 

“Sekiz yıldır mülteci kampları kendi haline bırakıldı. Kamplar kışın ve yazın çeşitli felaketlerle karşı karşıya kalıyor ve bunlara çözüm üretilmiyor. Bu durumun ahlaki sorumluluğu BM’nin omuzlarındadır. BM, yeni ölümleri engellemek için bütün gücüyle ve ciddiyetle çalışmalıdır.”

 

Şeyhu, “Lübnan’daki mültecilerin karşılaştığı bu felaket bir an önce durdurulmalıdır” ifadelerini kullandığı açıklamasında, bunun da ancak Suriyelileri kamplarda yaşamaya iten gerçek sebeplere eğilmekle olabileceğine dikkat çekti. Başta Cenevre bildirgesi ve 2254 sayılı karar olmak üzere BM’nin Suriye’ye ilişkin kararlarının uygulanmasıyla bu sebeplerin ortadan kaldırılabileceğinin altını çizdi.

 

Öte yandan, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) Lübnan Temsilciliği’nin verilerine göre, son günlerde süren kar fırtınası nedeniyle mültecilerin uğradığı zararlar dehşet verici boyutlara ulaştı.

 

UNHCR Lübnan Temsilciliği tarafından yayınlanan raporda, onbinlerce mültecinin fırtına tehdidi altında olduğu belirtilerek, bölgede karlar altında kalan kayıtsız onlarca mülteci kampı olduğuna işaret edildi.

 

Suriye-Ürdün sınırındaki el-Rekban mülteci kampında ise 3 yaşındaki bir çocuğun olumsuz şartlar nedeniyle öldüğü bildirildi. Aktivistlerin verdiği bilgiye göre, sert kış şartları ve yakıt yoksunluğu 3 yaşındaki çocuğun ölümüne sebep oldu.

 

Esed rejimi tarafından zorla evlerinden tehcir edilen milyonlarca Suriyeli mülteci, sığındıkları kamplarda zorlu şartlarda hayata tutunmaya çalışıyor. Suriye’nin kuzeyinde bulunan aktivistler, bölgedeki Atme mülteci kampı ile Afrin bölgesini birbirine bağlayan tek köprünün şiddetli fırtına nedeniyle çöktüğünü bildirdi.

09 Ocak 2019 In Koalisyon Haberleri

Son günlerde Doğu Akdeniz’i vuran kar fırtınası Lübnan’ın çeşitli bölgelerinde etkili olurken, Suriye sınırındaki Arsel bölgesinde bulunan mülteci kamplarında yaşayan Suriyeli mülteciler zor günler geçiriyor.

 

Lübnan’da bulunan yaklaşık bir milyon Suriyeli mültecinin yarısından fazlası Arsel bölgesindeki terkedilmiş binalarda ve çadır kamplarda yaşamlarını sürdürüyor. Soğuk havalar ve kar fırtınası ise mültecilerin hayatlarını bir kat daha zorlaştırıyor.

 

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Abdurrahman Mustafa, konuya dair bugün yaptığı özel açıklamada, Arsel’deki Suriyeli mültecilere yardım ulaştırılması gerektiğini vurguladı. Mültecilerin kar fırtınası nedeniyle zorlu yaşam şartlarıyla karşı karşıya olduğuna dikkat çekti.

 

Mustafa, bölgedeki kamplarda yaşamın oldukça zor olduğunu dile getirdiği açıklamasında, “Çadırlar karla örtülmüş durumda. Kamplarda yakıt sıkıntısı yaşanıyor. Yollar ise yoğun kar yağışı nedeniyle kapanmış durumda” dedi.

 

Arsel’deki kamplara acil gıda, sağlık ve yakıt yardımı yapılması için yolların açılması gerektiğine işaret eden Mustafa, Birleşmiş Milletler (BM) ve uluslararası insan hakları kuruluşlarına mülteciler için acilen harekete geçme çağrısı yaptı.

 

Öte yandan, aktivistler tarafından önceki gün,  Sosyal medyada yayınlanan videolarda, bir çadırda soğuktan titreyen bir mültecinin yetkililere yardım çağrısı yaptığı görülüyor.

 

Twitter’da mültecilerin yaşadığı zorluklara dair bilgiler paylaşan aktivistler, “Arsel’deki kamplarda ölüm riski kol geziyor. Geçmiş yıllarda soğuk ve açlıktan ölen çocuklar aklımıza geliyor. Arsel’deki kamplarda yaşayan Suriyeli kardeşlerinizi unutmayın” cümlelerini kullanıyor.

08 Ocak 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR), Beşşar Esed rejiminin ülkenin farklı bölgelerinde muhaliflerin kontrolündeki sivil yerleşimlere geçen yıl düzenlediği saldırılarda 3 bin 601 kez varil bombası kullandığını bildirdi. 

 

SNHR tarafından konuya ilişkin dün yayınlanan raporda, rejim güçlerinin geçen yılki saldırılarda 3 bin 601 kez varil bombası kullandığı ve bu saldırılarda 51'i çocuk, 55'i kadın olmak üzere toplam 185 sivilin hayatını öldüğü açıklandı.

 

Rejim güçlerinin geçen yıl Şam ve kırsalına bin 813, Dera'ya 917, İdlib'e 607, Hama'ya 139, Halep'e 52, Humus'a 41, Kuneytra 28 ve Lazkiye'deki muhaliflerin kontrolündeki sivil yerleşimlere 4 kez varil bombası saldırısı gerçekleştirdiği bilgisine yer verildi.

 

Rejimin, Rusya'nın 30 Eylül 2015'deki askeri müdahalesinden bu yana ise 26 bin 577 kez varil bombası kullandığı kaydedildi.

 

Varil bombaları, uluslararası kararlara göre, yasaklı silahlar kategorisinde bulunuyor. SNHR, raporunda, rejimin varil bombası kullanımının Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) tarafından, 22 Şubat 2014 tarihinde alınan 2139 sayılı kararı açıkça ihlal ettiğine vurgu yaptı.

 

Öte yandan, Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), konuya dair açıklamasında, SNHR tarafından yayınlanan bu rakamların, Esed rejiminin savaş suçlarının boyutlarını ortaya koyduğuna işaret etti. Uluslararası toplumun rejimin bu suçlarına karşı harekete geçme sorumluluğuna vurgu yaptı.

 

Rejimin savaş suçlarının sadece varil bombalarıyla sınırlı kalmadığına dikkat çeken SMDK, Esed rejiminin özellikle Şam ve çevresi ile Humus ve Dera’da işlediği tehcir ve kuşatmalarla açlığa mahkum etme suçlarının da altını çizdi.

07 Ocak 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Müzakere Heyeti (SMH) Başkanı Nasr el-Hariri, Arap ülkeleri yöneticilerinden Suriye halkını yalnız bırakmamalarını istedi. Bazı Arap ülkelerinin Esed rejimi ile diplomatik ilişkilerini normalleştirmesinin İran’ı Suriye’de kalıcı hale getirebileceği uyarısını yaptı.

Konuya dair dün bir basın toplantısı düzenleyen Hariri, kardeş Arap ülkelerinin İran’ı engellemek gerekçesiyle Esed rejimi ile aralarında uzlaşı köprüleri kurmasını garipsediğini söyledi. Bu durumun tehlikeli olduğunu belirterek, Esed rejiminin Tahran’a yönelik herhangi bir olumsuz tutum takınmayacağına işaret etti. 

 

Hariri, açıklamasında, “Tarihi bir aşamadayız. Ya Suriye’yi daha fazla katliam yapması için Esed rejimine ve yayılmacılığını sürdürmesi için İran’a bırakacağız ya da bu tehlikelere karşı ortak adım atacağız” dedi.

 

Öte yandan, Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkan Yardımcısı Bedr Camus, 29 Aralık günü yaptığı özel açıklamada, Esed rejimi tarafından katliam, işkence ve tehcire uğrayan Suriye halkının artık geri dönülemez bir yere geldiğini söylemişti. Suriye’de siyasi çözümün Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2254 sayılı kararı başta olmak üzere uluslararası kararlar çerçevesinde gerçekleşmesi gerektiğini vurgulamıştı.

 

Camus, açıklamasında, bazı Arap ülkelerinin Esed rejimi ile ilişkilerini normalleştirme çabalarına değinerek, bu çabaların büyük bir hata olacağını ifade etmişti. Söz konusu ülkelerin Esed rejimi ile İran arasındaki ilişkilerin boyutunu yeterince anlayamadığını belirterek, “Rejim ve İran birbirini tamamlıyor” ifadelerini kullanmıştı.

 

Açıklamasında, Suriye halkının iradesinin yok sayılmaya çalışıldığını anlatan Camus, halkın suçluların cezalandırılarak adaletin sağlanmasını ve Suriye’de kalıcı bir barış olmasını istediğini vurgulayarak, “Normalleşme çabaları, Suriye’de yeniden şiddeti artırarak, DEAŞ gibi örgütlerin önünü açabilir” şeklinde konuşmuştu.

05 Ocak 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon Güçleri’ne ait savaş uçaklarının, Deyr-i Zor’un doğusundaki el-Şufe beldesine yönelik çok sayıda sivilin ölümüne sebep olan bombardımanlarını kınadı.

 

SMDK tarafından konuya ilişkin dün yayınlanan yazılı basın açıklamasında, sivil ölümlere sebep olan saldırıların hiçbir bahanesi olamayacağı belirtildi. Uluslararası Koalisyon Güçleri’nin sivil ölümlere sebep olan bütün operasyonlarına dair soruşturma açılması ve sorumluların tespit edilerek cezalandırılması talep edildi.

 

SMDK tarafından yayınlanan açıklamada, şu cümlelere yer verildi;

 

“Koalisyon Güçleri’nin özellikle bu belirleyici aşamada DEAŞ kontrolündeki bölgelere yönelik operasyonları dikkatli, koordineli ve düzenli olmalıdır. DEAŞ terör örgütüne yönelik aceleci ve çılgınca operasyonların bedelini sivillere ödetmek kabul edilemezdir. Koalisyon, sivil ölümlere sebep olan operasyonlarının sorumluluğunu yüklenmelidir.”

 

Açıklama, şu ifadelerle sonlandırıldı;

 

“SMDK, Uluslararası Koalisyon Güçleri’nin Suriye’deki hareketliliklerini takip ederken, Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) da, hesapta olmayan olayların yaşanmaması için Türkiye tarafıyla koordinasyon halinde hareket etmektedir. ÖSO, ABD’nin Suriye’den çekilmesinden doğacak muhtemel bir boşluğun doldurulması için gerekli olan bütün adımları atmaktadır.”

 

ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon Güçleri’ne ait savaş uçaklarının dün, Suriye’nin kuzeydoğusundaki Deyr-i Zor kentinin doğu kırsalında bulanan el-Şufe beldesine yönelik bombardımanında aralarında kadın ve çocukların bulunduğu 13 sivil hayatını kaybetmişti. 

 

Bombardıman, koalisyon güçlerinin ABD’nin Suriye’den çekilmesinden önce DEAŞ terör örgütünün Suriye’deki varlığını bitirme operasyonları kapsamında gerçekleştirilmişti.

03 Ocak 2019 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Siyasi Kurulu Üyesi Muhammed Selim el-Hatib, Suriye’de insan hakları kuruluşları tarafından toplanan geçtiğimiz yıla ait verilerin, Esed rejimi ve ona bağlı militanların savaş suçlarını sürdürdüğünü ortaya koyduğunu söyledi. “Diplomatik girişimlerle rejime yeniden meşruiyet sağlama çabaları uluslararası toplumu aldatamaz” ifadelerini kullandı.

 

Hatib, konuya ilişkin bugün yaptığı özel açıklamada, Esed rejimi ve destekçilerinin Suriye’de sivillere yönelik savaş suçlarını sürdürdüğüne işaret ederek, “Esed rejimi suç yöntemlerini değiştirmedi. Gelecekte bunun normalleştirilmesi mümkün değil” dedi.

 

Açıklamasında, Suriye’deki savaş suçu sorumlularından hesap sorulması gerektiğini vurgulayan Hatib, savaş suçlularından hesap sorulması başta Cenevre bildirgesi ve 2254 sayılı karar olmak üzere uluslararası kararlar çerçevesinde gerçekleşecek bir siyasi çözüm sürecinin esas parçalarından biri olduğuna dikkat çekti.

 

Esed rejimine yeniden meşruiyet kazandırma çabalarına dair uyarılarda bulunan Hatib, rejimi yeniden ayağa kaldırma çabalarının Suriye’de terör örgütlerinin yeniden ortaya çıkmasına yol açacağını ve bu durumun Suriye’yi şiddete teslim olmuş bir ülke haline getireceğini dile getirdi.

 

Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR), 2018 yılında Suriye'de yaşamını yitirenlere ilişkin yayımladığı raporunda, geçen yıl bin 436'sı çocuk, bin 361'i kadın 6 bin 964 sivilin çatışan taraflarca öldürüldüğünü bildirmişti.

 

SNHR tarafından yayınlanan yıllık raporda, Beşşar Esed rejiminin geçen yıl 713'ü çocuk, 799'u kadın 4 bin 162 sivili katlettiği bilgisine yer verilmişti.

Home haberler Koalisyon Haberleri Items filtered by date: Ocak 2019