29 Eylül 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib’de, Esed rejimine karşı “Tutuklulara Özgürlük” adı altında protesto eylemleri düzenlendi. Binlerce kişinin katıldığı eylemlerde rejim tarafından keyfi sebeplerle tutuklanan akıbeti belirsiz tutukluların serbest bırakılması talep edildi.

 

İdlib’in yanı sıra, Suriye’nin kuzey bölgesindeki çok sayıda belde ve kasabada da eylemler düzenlenirken, Suriye devrim bayrakları taşıdı. Esed rejiminin işlediği savaş suçları nedeniyle hesap vermesini talep eden eylemciler, özgürlük sloganları attı.

 

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Abdurrahman Mustafa, konuya dair yaptığı değerlendirmede, eylemcilerin tutukluların serbest bırakılması taleplerine dikkat çekti. “Rejime ait hapishanelerde tutuklu bulunan binlerce kadın, çocuk ve yaşlıların serbest bırakılmasını sağlamak uluslararası toplum ve Suriye’nin dost ülkelerinin görevidir” dedi.

 

Tutukluların serbest bırakılması konusunun Birleşmiş Milletler’in (BM) çalışmalarının bir parçası olduğuna değinen Mustafa, “Hapishanelerdeki kötü duruma karşı insani hislerle harekete geçilerek, cesur bir kararla tutuklular dosyasının Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) sevk edilmelidir” şeklinde konuştu.

 

Öte yandan, aktivistlerin verdiği bilgiye göre, Cuma günü düzenlenen gösteriler, İdlib’in bütün kasaba ve beldelerine yayıldı. Göstericiler, Suriye devrim bayrağının yanı sıra, rejim ve DEAŞ terör örgütü tarafından alıkonulan Dr. Muhammed Arab, Tal el-Meluhi ve Abdulvahhab Molla gibi tutukluların posterlerini taşıdı.

 

Halep ve Hama kırsalındaki kasabalarda da gösteriler düzenlenirken, göstericiler rejimin yıkılmasını ve tutukluların serbest bırakılmasını talep eden sloganlar attı.

 

Suriye İnsan Hakları Ağı’nın (SNHR) verilerine göre, Suriye’de 118 bin tutuklu bulunuyor. Tutukluların yüzde 88’i Esed rejimi tarafından alıkonuluyor. Başka insan hakları örgütleri ise sayının çok daha yüksek olduğunu bildiriyor.

28 Eylül 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkan Yardımcısı Dima Musa, uluslararası toplumun Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) aracılığıyla Esed rejiminin Suriye’nin demografik yapısını değiştirmek hedefiyle çıkardığı 10 sayılı kanunun uygulanmasını engellemeye davet etti.

 

Musa, bugün, konuya ilişkin yaptığı özel açıklamada, rejimin 10 sayılı kanunu uygulamakta ısrar ettiğini belirterek, rejim yetkililerinin Şam’ın güneyindeki Tedamun semtinin de bu kanunun kapsamına gireceğini açıkladığını hatırlattı. Söz konusu kanunun uygulanması halinde mültecilerin geri dönüşünün imkansız hale geleceğini vurguladı.

 

Açıklamasında, 10 sayılı kanunun uluslararası kanunlar gereğince savaş suçu ve insanlık karşıtı suç teşkil ettiğine değinen Musa, rejimin bu kanunla mültecilerin asli yerlerine dönüşünü engellediğine işaret etti.

 

“BM’yi Esed rejiminin kirli emellerini açıkça ortaya koyan bu kanuna karşı mümkün olan bütün yolları kullanması konusunda defalarca uyardık” diyen Musa, Avrupa Birliği (AB) ve başta ABD olmak üzere etkin uluslararası güçlere de kanunun uygulanmasının engellenmesi için harekete geçme çağrısı yaptı.

 

Uluslararası İnsan Hakları Gözlemevi (Human Rights Watch-HRW), daha önce, 10 sayılı kanuna ilişkin yayınladığı raporda, kanunun Suriyeli mültecilerin evlerine dönüşünün önündeki esas engel olduğunu belirterek, rejimin bu kanunla mültecilerin gayrimenkul varlıklarını müsadere etmesine yasal kılıf uydurduğunu belirtmişti.

 

Şam’ın güneyindeki Tedamun kenti, Esed rejimi ve Rusya’ya bağlı güçlerin yoğun bombardımanı sonrası bu yıl başında rejim güçlerinin kontrolüne geçmişti. Semti hedef alan yoğun bombardımanlar sonrası Rusya gözetiminde varılan anlaşmayla semt sakinleri tehcir edilmişti.

27 Eylül 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Yüksek Müzakere Kurulu (YMK) üyeleri, dün akşam, 73. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantısı için gittikleri ABD’nin New York kentinde, Avrupalı yetkililerle önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmelerde, Suriye’de son siyasi ve saha gelişmeleri ele alındı.

 

YMK Başkanı Nasır el-Hariri, Danimarka Parlamentosu yetkilileriyle gerçekleştirilen toplantıda, YMK’nın Suriye krizine dair çözüm vizyonuna ilişkin bir sunum gerçekleştirdi. Suriye halkının özgürlük ve onur taleplerini gerçekleştirmeyi istediklerini belirten Hariri, diktatörlük ve terörden kurtulmanın ardından Suriye’de demokratik bir düzen kurmayı hedeflediklerini dile getirdi.

 

Esed rejimi ve müttefiklerinin Suriye halkının çıkarlarının aksine kendi çıkarlarını öncelediğine dikkat çeken Hariri, rejim ve müttefiklerinin Suriye’de insani krize sebep olan şiddet yöntemini iktidara tutunmak için kullanmayı sürdürdüğünü kaydetti.

 

YMK heyeti, daha sonra İsveç Dışişleri Bakanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürü Anna Karen Anstrom ile görüşerek, İdlib’deki son gelişmelere dair bilgi verdi. Hariri, bu süreçte BM’nin Suriye halkının taleplerini gerçekleştirecek bir siyasi çözüm için üzerine düşeni yapması gerektiğine işaret etti.

 

Hariri, Suriyelilerin ülkelerinden kaçmasının asıl sebebinin Esed rejiminin şiddet yöntemleri olduğunu belirterek, bazı tarafların siyasi çözümü göz ardı ederek, rejimin iktidarda kaldığı bir ortamda uygun şartlar oluşturulmaksızın mültecilerin dönüşünü gündeme getirmek istediklerini vurguladı.

 

New York’taki temaslarını sürdüren YMK heyeti, Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Sorumlusu Fedherica Mogherini ile bir toplantı düzenledi. YMK Başkanı Hariri, bu toplantıda gerçekleştirdiği konuşmada, Anayasa komitesinin Suriye’de tarihin daha önce görmediği bir drama sebep olan bir rejimin yer almayacağı siyasi geçiş sürecine açılan kapı olduğunu ifade etti.

 

Konuşmasında, Türkiye ve Rusya arasında varılan İdlib anlaşmasının sağlamlaştırılması için bütün tarafların el ele vermesi gerektiğini dile getiren Hariri, BM Genel Kurulu’nda Suriye’ye özel bir oturum gerçekleştirilmesini talep eden AB’nin çabalarından övgüyle bahsetti.

26 Eylül 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Yüksek Müzakere Heyeti Başkanı Nasır Hariri, New York’ta BM’nin 73. Olağan Genel Kurulu marjında Fransa Devlet Başkanı Emmanuel Macron ile görüştü.

Görüşmede, İdlip’e ilişkin Türkiye ve Rusya arasında imzalanan anlaşma ve Suriye’deki son gelişmeler değerlendirildi. Rejim ve müttefiklerinin bölgeye yönelik saldırılarının nasıl engelleneceği, tam bir siyasi geçiş sağlanması için siyasi geçisin sürecin nasıl işletileceği ele alındı.

Hariri, İdlip’in içinden geçtiği süreçler ve İdlip’teki son duruma ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaptı.

Müzakere Heyeti ve Suriye halkının Fransa’nın Suriye halkına ve uluslararası kararlar çerçevesinde yapıcı bir siyasi çözüm arayışına yönelik desteğine müteşekkir olduğunu ifade ederek, Fransa’nın siyasi çözümü tıkayan rejim ve müttefiklerini kısıtladığını kaydetti.

Hariri, İdlip’deki anlaşmanın güçlenmesi için uluslararası toplumun daha fazla caba göstermesi gerektiğinin altını çizerek, BMGK’nın 2254 sayılı kararının hayata geçirilmesi gerektiğini savundu.

Macron, ülkesinin, çektiği sıkıntılara son verecek bir çözüm arayışında olan Suriye halkının yanında olduğunun altını çizerek, İdlip’teki son gelişmeleri ilkesel olarak fiilen desteklediklerini ifade etti. Anlaşmasının güçlenmesi için Fransa ve diğer Avrupa ülkeleri ve anlaşmayı imzalayan taraflar arasında koordinasyon olduğunu söyledi.

Uluslararası kararlar çerçevesinde siyasi sürecin devam etmesi gerektiğini vurgulayan Makron, anayasa komisyonu oluşturulması, BM’nin bu süreçte etkin rol oynaması ve kimsenin süreçlerin altını boşaltmasına müsaade edilmemesi gerektiğini dile getirdi.

Makron, Suriye halkının geleceğini inşa edecek bir siyasi çözüm için Rusya ile görüşmekten kaçınmayacaklarını ifade etti.

25 Eylül 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Siyasi Kurul Üyesi İkab Yahya, rejimin iktidara geldiği günden bu yana sivillere yönelik sava suçları işlediğini ifade ederek, rejimin sabıkasının kabarık olduğunu söyledi.

Rejimin işlediği savaş suçlarını ortaya koyan bir milyon belgenin ortaya çıkmasının üzerinden değerlendirmelerde bulunan Yahya, bu belgelerinin Suriyelilerin yaşadığı sıkıntıları ortaya koyduğunu ifade etti.

Yahya, “Rejimi ve işlenen bütün suçları yöneten ve yönlendiren rejim başını şiddetle kınıyoruz” dedi.

SMDK’nın Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne rejimin işlediği bütün suçları bütün ayrıntılarıyla ortaya koyan belgeler sunduğunu, bunun yanında birçok Suriyeli STK’nın da bu yönde belgeler sunduğunu ifade etti.

Yahya, sundukları belgelerin Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından işleme konulmasını beklediklerini söyledi.

İngiltere'de yayımlanan Sunday Times, rejimin sivillere ilişkin işlediği suçları ortaya koyan bir milyon belgeyi ortaya çıkartarak, belgelerinin hepsinin ya Esed imzalı ya da başkanlık kaşeli olduğunu kaydetti.

Sunday Times, belgelerin yüksek güvenlik önlemleri altında korumaya alındığını kaydetti.

Sunday Times muhabiri Chiristian Lamb, bu projenin rejimin 2011 yılından bu yana işlediği bütün suçları kayıt altına almayı hedeflediğini, savaş suçları araştırmacısı Bill Wiley’in ortaya koyduğunu söyledi.

Lamb, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin yavaş çalışmasından endişe duyan Wiley’in bu projeye giriştiğini ifade etti.

Gazete haberinde, Esed’in rejimi kılcal damarlarına kadar yönettiği ve DAEŞ’ten daha fazla suç işlendiği belirtildi. Bu belgelerin Suriye’den kaçan görgü tanıklarından toplandığı, bu kişilerin hayatlarını tehlikeye attığı, ikisinin hala rejim zindanlarında olduğu ifade edildi.

Bu belgeler arasında Kuseyr isimli rejimden ayrılan eski bir subayın toplandığı, rejimin öldürdüğü tutukluların resimleri de yer alıyor.

24 Eylül 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Abdurrahman Mustafa ve SMDK Siyasi Kurulu Üyeleri, Suriye Geçici Hükümeti (SGH) Bakanları, yerel meclis yetkilileri ve devrimci hareket lideri ile video konferans aracılığıyla bir toplantı düzenledi.

 

Toplantıda, Suriye’deki son siyasi ve saha gelişmelerinin yanı sıra, Türkiye ve Rusya arasındaki İdlib anlaşmasının uygulanma yolları ve Suriye’nin kuzeyindeki yerel meclislerin güçlendirilmesi konuları ele alındı.

 

SMDK Başkanı Abdurrahman Mustafa, toplantıda yaptığı konuşmada, Suriye’nin kuzey bölgelerinde son dönemlerde gerçekleşen devrimci halk hareketliliğinin devrimin ruhunun hala yaşadığını ortaya koyduğunu söyledi. Söz konusu hareketlenmelerin kendilerinin temsil ettiği talep ve yönelimlerin yansımaları olduğuna işaret ederek, “SMDK, devrimin özgürlük ve onur talebinden ve ilkelerinden taviz vermeyecek” dedi.

 

İdlib anlaşmasının SMDK’ya özgürleştirilmiş bölgelerde ofis ve temsilcilikler açarak halka daha yakın olma fırsatı vereceğine dikkat çeken Mustafa, siyasi çözüm çerçevesinde tek ses olmak ve Suriye’nin kuzeyindeki yerel yönetimleri güçlendirmek istediklerini sözlerine ekledi.

 

Mustafa, İdlib anlaşmasının Esed rejimi ve müttefiklerinin istediği savaş yöntemini başarısız kıldığını belirttiği konuşmasında, anlaşmanın siyasi çözüm sürecine olumlu etkileyecek sonuçları olduğuna ve 2254 sayılı uluslararası karar ile Cenevre bildirgesinin uygulanmasına imkan tanıdığını dile getirdi. SGH aracılığıyla yerel yönetimleri destekleme yolları bulmak için çalışmaların sürdüğünü kaydetti.

 

Bölgede yaşayan sivillerin kendileri açısından büyük önem taşıdığına işaret eden Mustafa, konuşmasında son olarak, “Bu amacın gerçekleştirilmesi için Türkiye ile sürekli iletişim halindeyiz. Özellikle de Esed rejiminin ihlal ve saldırıları konusunda iletişimimizi sürdürüyoruz” şeklinde konuştu.

22 Eylül 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye’nin kuzeyindeki kasaba ve beldelerde, dün (Cuma), yüzbinlerce kişinin katıldığı devrime destek gösterileri düzenlendi. Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Abdurrahman Mustafa, gösterilerin devrim ruhunu yeniden hatırlattığını ve halkın devrime sahip çıktığını gösterdiğini söyledi.

 

Gösterilere katılan protestocular, Esed rejimi yıkılana kadar devrim taleplerini sürdüreceklerini vurgularken, Mustafa, gösterilerin ihtilaflar karşısında diyalogu güçlendirdiğini belirtti. Atılan sloganların Suriye’nin geleceği için özgürlük, onur, eşitlik ve adalet ilkeleri inşa ettiğini ifade etti.

 

Halep’in batı kırsalında düzenlenen gösterilere, Suriye Geçici Hükümeti (SGH) Başkanı Cevad Ebu Hatab ve bazı SGH bakanları da katıldı. Ebu Hatab, göstericilerle birlikte yürürken, gösterilere katılımın yüksek olmasının Suriye halkının devrime tutunduğunu ortaya koyduğunu dile getirdi. “Suriyeli devrimci ve muhalif güçler, bu gösterilerle dünyaya Esed rejimi ve destekçilerinin zulümlerine karşı koymaya devam edeceği mesajını vermiştir” şeklinde konuştu.

 

Öte yandan, Suriye’nin kuzeyindeki birçok kasaba ve kentte düzenlenen gösterilere katılanlar, bu yıl içinde vefat eden Suriyeli devrimci sanatçı May Sekkaf’ın “Azametli Suriye, Esed ailesinin malı değildir” sözlerinin yazılı olduğu pankart ve dövizler taşıdı. Göstericiler, Esed rejimi zindanlarında bulunan tutuklular ve DEAŞ terör örgütü tarafından kaçırılan Suveydeli gençlerle dayanışma sloganları attı.

 

Aktivistlerin verdiği bilgiye göre, Esed rejimi ve destekçilerinin İdlib’e operasyon düzenleyerek hakını tehcir etme planını suya düşüren Türkiye-Rusya arasındaki anlaşma sonrası göç edenlerin de geri dönmesiyle birlikte gösterilere katılanların sayısı bir milyonu aştı.

21 Eylül 2018 In Koalisyon Haberleri

İran, Suriye'de iç savaşın şiddetlendiği dönemden bu yana müttefiki Beşşar Esed safında en az 120 bin yabancı teröristi savaştırıyor. İdlib'i üç yönden kuşatan 22 grup, 232 noktada varlık gösteriyor.

Anadolu Ajansı’nın haberine göre; Beşşar Esed rejimi, uzun süredir Suriye'de muhaliflere karşı operasyonlarını kendi ordusu vasıtasıyla değil, esas olarak İran destekli yabancı terörist güçlerle yürütüyor. Bu gruplar halihazırda en yoğun olarak İdlib, Şam, Humus, Deyrizor kırsalı ve özellikle Lübnan sınırında konuşlu bulunuyor.

Rejimi ayakta tutmak isteyen İran ordusu ve istihbaratı, Irak, Lübnan, Afganistan ve Pakistan'dan getirdiği on binlerce yabancı terörist savaşçıyı Suriye'ye soktu.

Açlıktan ölümlerin gerçekleştiği, on binlerce sivilin ablukaya alındığı Madaya, Zebadani ve Barada Vadisi bölgelerinde esas rolü bu güçler oynamıştı. Yerleşimlerin çevresine mayın döşeyen milisler, sivilleri insani yardımlardan mahrum bırakmıştı. İnsani trajedinin dayanılmaz boyutlara ulaşması nedeniyle halk ve silahlı muhalifler, bölgeyi terk etmek zorunda kalmıştı. Böylece rejimin bir silah olarak sık sık başvurduğu zorunlu tahliye süreci başlamıştı.

AA muhabirlerinin, İran destekli yabancı terörist grupların medya kaynakları, İran basını ve sahadaki Suriyeli muhalif gruplardan alarak derlediği bilgilere göre, Tahran yönetimi, Suriye'ye milis sevkiyatına 2014'ün ilk aylarında başladı.

İran destekli Suriye’deki milisler grupların isimleri şu şekilde kaydedildi;

“Afganistan kökenli Fatimiyyun ve Pakistan kökenli Zeynebiyyun Tugayları, Irak kökenli Nüceba Hareketi, Bedir Güçleri, İmam Ali ve İmam Hüseyin Tugayları, Lübnan Hizbullahı, Suriye kökenli, İran ve Iraklı savaşçıların da katıldığı Bekir Tugayları, İran kökenli Kudüs güçleri ve Mehdi Ordusu, Suriyeli Galibiyyun Tugayları, Hakkın Sahipleri Birlikleri.”

İdlib'in güneydoğusunda, kuzey Hama kırsalındaki 7 grup şunlar;

“ Nüceba Hareketi, Lübnan Hizbullahı, Irak kökenli İmam Ali Tugayları ve Ebu Fadıl Abbas Tugayları, Bekir Tugayları, Kudüs güçleri ve Mehdi Ordusu.”

İdlib'in güneybatısında, Lazkiye kırsalındaki 3 grubun isimleri “Irak Hizbullahı, Irak kökenli Zülfikar Tugayları ve Nüceba Hareketi” şeklinde kaydedildi.

Bunlar haricinde Suriye'de İran kökenli Besic Tugayları, Liva Kefil Zeyneb (Zeynep'in Kefilleri Tugayları), Filistin kökenli Kudüs Tugayı ve İran Devrim Muhafızları Ordusu ile özel kuvvetleri de bulunuyor.

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Abdurrahman Mustafa, konuya ilişkin açıklamasında İran’ın Suriye başta olmak üzere Irak, Lübnan ve Yemen’deki milis gruplarının buralardan çıkarılması gerektiğini kaydetmişti.

Mustafa, bölgede kalıcı barışında Tahran’ın bölgedeki terörist mezhepçi faaliyetlerinin durdurulmasıyla sağlayabileceğini kaydederek, İran’ın bölgedeki milis varlığını artırarak uluslararası topluma meydan okumayı sürdürdüğünü söylemişti.

İran’ın doğrudan ya da dolaylı olarak arkasında durduğu terörist eylemlerden bölge halkının çok çektiğinin altını çizen Mustafa, İran’ın bölgeyi istikrarsızlaştırarak “Humeyni Devrimini” yaymayı amaçladığını dile getirdi.

19 Eylül 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), İdlip’e ilişkin Türkiye ve Rusya arasında varılan anlaşmanın Suriye’de siyasi çözümün önünü açtığını ifade ederek, rejimin sivillere yönelik yeni suçlar işlemesinin engellenmesi gerektiğini söyledi.

SMDK konuya ilişkin açıklamasında şunları kaydetti;

“Türkiye ve Rusya arasında, İdlib’deki milyonlarca sivilin ve Suriye’nin çeşitli bölgelerinden gelen mültecilerin güvenliğini ve yerlerinde kalmalarını garanti altına alan anlaşma gerekli ve önemli bir adımdır. Bu anlaşma, Suriye’de siyasi çözümün önünü açarken, katliam ve tehcir seçeneğinin kesin olarak başarısız bir seçenek olduğunu ortaya koymuştur.”

Böyle bir anlaşmanın önü uzun zamandır açık olduğunu dile getiren SMDK, kan akmasını engelleyecek bir çözüm her zaman mümkün olduğunu ifade etti.

SMDK şu hususlara dikkati çekti;

“Ancak Esed rejimi ve müttefikleri, ateşkes ve anlaşmaları siyasi çözümün önünü tıkamak için sürekli olarak manipüle etti. Suriyeli muhalif ve devrimci güçler ise bütün Suriyelilerin arzu ve taleplerini yerine getirecek tek seçenek olarak her zaman siyasi çözüm seçeneğine sarılmıştır.”

Kan akmasını engelleyecek ve siyasi çözüm sürecini uluslararası kararlara uygun olarak rayına sokacak her anlaşmaya uyduklarını vurgulayan SMDK şunları kaydetti;

“Rusya ve Türkiye arasında varılan bu anlaşmayı Suriye halkının dik duruşu ve tehditlere karşı direnişinin yanı sıra, Türkiye’nin bölgeyi muhtemel insani krizden kurtaran ve gerilimi bitirerek, felaketi önleyen çabalarının meyvesi olarak gördüğümüz bu anlaşmaya da uyacağız. Türkiye’nin çabalarını takdir ve teşekkürle karşılıyoruz.”

18 Eylül 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Abdurrahman Mustafa, Türkiye ve Rusya’nın İdlip’e ilişkin imzaladığı anlaşmayı tebrik ederek, bu anlaşmanın bölgeyi ve sivilleri büyük bir dramdan kurtardığını söyledi.

Mustafa, İdlip’e ilişkin anlaşmanın ülke genelinde bir siyasi çözüm bulunması için bir siyasi çözüme yol hazırladığını belirtti.

SMDK’nın rejim ve İran’ın tehditlerinin idrakinde olduğunu vurgulayarak, Türkiye ile toplantıların tamamında sivillerin güvenliği, bulundukları yerlerde kalmaları ve tehcirin tekrar etmemesi konularına odaklandıklarını söyledi.

Mustafa, Türkiye’nin, sivillerin korunmasında merkezi bir rol oynadığını kaydederek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etti. Bütün devrimci gruplara anlaşmaya riayet etme çağrısında bulundu.

Anlaşmanın Suriye’deki durumu değiştirdiğini, siyasi çözümün rejim ve destekçilerinin takip ettiği kanlı askeri çözüm karşısında güçlendiğini söyleyen Mustafa, rejimin ölüm ve tehcir politikasının başarısız olduğunu belirtti.

Mustafa, önümüzdeki dönemde her alanda daha çok çaba sarf edilmesi gerektiğini ifade ederek, Suriye sokaklarındaki devrimci hareketten geçiş süreci aracılığıyla rejimin tamamen tasfiye edildiği, özgür ve onurlu bir Suriye için daha çok istifade edilmesi gerektiğini söyledi.

Sayfa 1 / 3
Home haberler Koalisyon Haberleri Items filtered by date: Eylül 2018