31 Ağustos 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye’nin kuzeyindeki İdlib ve Halep illerinde, Rusya ve Esed rejiminin bölgeye yönelik askeri operasyon hazırlıkları ve Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Steffan De Mistura’nın açıklamalarına karşı geniş çaplı protesto eylemleri düzenlendi.

 

Aktivistler, bölgedeki 20’yi aşkın noktada protesto eylemleri düzenlendiğini belirterek, Suriye devrim bayrakları taşıyan protestocuların BM Suriye Özel Temsilcisi Steffan De Mistura’yı, “De Mistura Halep’i sattı İdlib’e yol açıyor” sloganlarıyla protesto ettiğini bildirdi.

 

De Mistura, dün yaptığı açıklamada, İdlib’de bulunan milyonlarca sivilin bölgeden çıkışı için güvenli koridorlar açılması çağrısı yaparak, Rusya ve rejimin bölgeyi boşalttıktan sonra işgal etmesine yeşil ışık yakmıştı.

 

Protesto eylemlerine katılan göstericiler, attıkları sloganlar ve taşıdıkları pankart ve dövizlerle, De Mistura’nın 216 kez kimyasal silah kullanan Esed rejimine eleştiri yöneltmemesine tepki gösterirken, zafere kadar Suriye devrimini sürdüreceklerine vurgu yaptı.

 

SMDK’dan De Mistura’ya tepki

 

Öte yandan, Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Basın Dairesi Müdürü Ahmed Ramazan da, BM Suriye Özel Temsilcisi De Mistura’ya tepki gösterdi.

 

Ramazan, twitter hesabı aracılığıyla yayınladığı mesajlarda, De Mistura’nın milyonlarca sivilin tehcir edilmesine yeşil ışık yakan açıklamasını eleştirerek, istifa etmesini talep etti.

 

De Mistura’nın Suriye’nin çeşitli bölgelerinde 216 kez kimyasal saldırı gerçekleştiren Esed rejimine eleştiri yöneltmekten kaçındığına dikkat çeken Ramazan, “BM Özel Temsilcisinin keyfi tutukladığı 95 bin kişinin 20 binini işkence altında öldüren Esed rejimini eleştirmek yerine, rejimin işgal planını kolaylaştırmak için güvenli koridorlardan bahsettiğini” ifade etti.

 

Suriye İslam Meclisi’nden birlik çağrısı

 

Suriye İslam Meclisi ise bugün yayınladığı açıklamada, Esed rejimi ve Rusya’ya karşı Suriye halkına birlik olma çağrısı yaptı. 

 

Meclis, açıklamasında, Esed rejimi ile birlikte “İdlib’i işgal eden yabancı güçlere gönüllü olarak teslim olan ve işgalcilerle anlaşanların rejim militanlarıyla aynı hükümde olduğuna” dikkat çekerek, muhalif gruplardan rejim ve Rus saldırılarına karşı yardımlaşmalarını talep etti.

 

Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib’de, büyük bir nüfus yoğunluğu bulunuyor. Bölgede yaşayan sivillerin büyük kısmı mülteci kamplarında bulunurken, Rusya ve Esed rejimi, aylardır İdlib ve çevresine bombardımanlarını sürdürüyor. Uluslararası toplum ise rejim müttefiklerinin saldırıları karşısında sessizliğini koruyor.

30 Ağustos 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) bünyesinden kurulan Tutuklular ve Kayıpları Savunma Kurulu, bugün, İstanbul’daki SMDK binasında, Esed rejimi hapishanelerindeki işkence uygulamaları ve uluslararası toplumun sorumluluklarına dair bir basın toplantısı düzenledi.

 

Basın toplantısında açıklamalarda bulunan SMDK Siyasi Kurulu Üyesi Yasir Ferhan, Esed rejiminin aktivistleri tutuklayarak işkence etmeye devam etmesinin, devrimin sürmesine neden olduğunu belirtti. Sezar belgelerinin yanı sıra, uluslararası soruşturma komiteleri ve bağımsız insan hakları kuruluşları tarafından yayınlanan raporların rejimin tutuklulara yönelik işlediği suçların boyutlarını açıkça ortaya koyduğunu söyledi.

 

Ferhan, açıklamasında, Esed rejiminin tutuklu ailelerine yakınlarının öldüğünü bildirmesine rağmen naaşlarını teslim etmeyerek ve soruşturma açılmasına izin vermeyerek kendi suçunu itiraf ettiğini kaydetti.

 

Esed rejiminin suç ve katliamlarının durdurularak, insan haklarının korunmasının bütün semavi dinler ve uluslararası kanunların gereği olduğuna işaret eden Ferhan, bu sorumluluğun uluslararası toplum ve insan haklarının omuzlarında olduğunu sözlerine ekledi.

 

SMDK Tutuklu ve Kayıpları Koruma Heyeti tarafından yayınlanan yazılı bir açıklamada ise Rusya’nın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) Esed rejimini Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) sevketme kararı almasını engellemeye devam ettiğine işaret edilerek, ABD Kongresi’nin Sezar belgelerine ilişkin yasa taslağını neden ertelediğini ve Suriye’deki işkence suçlularına neden gevşek davrandığı sorgulandı.

 

Türkiye, Kızılhaç ve BM’nin, Esed rejimini tutuklular konusunda uluslararası kurallara uyması yönünde baskı altına almasının takdirle karşılandığı açıklamada, Türkiye, Fransa, Almanya, İngiltere, Amerika, Katar ve Liechtenstein gibi ülkelere tutuklular konusunda gösterdiği hassasiyet için teşekkür edildi.

 

Açıklamada, son olarak, uluslararası topluma Suriyeli tutuklular için acilen harekete geçmesi çağrısı yapılarak, Esed rejimine hapishanelerde işlediği suçları durdurması yönünde gerçek bir baskı kurması talep edildi.

 

Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR) daha önce yayınladığı raporda, Suriye’de 118 bin tutukluya ait kayıtlara sahip olduğunu ve bu tutuklunun 88 bininin Esed rejimine ait hapishanelerde tutulduğunu bildirmişti. Yayınlanan başka raporlar ise bu sayının çok daha yüksek olduğunu aktarmıştı.

 

İnsan Hakları Gözlemevi (Human Rights Watch-HRW), Esed rejiminden Suriye hapishanelerinde tutulan mahkumların ölüm nedenlerine dair cevap bekleyen birçok soruyu cevaplamasını istedi. Rejimin, son zamanlarda hapishanelerde “Vefat” ettiğini iddia ettiği kişilerin isimlerini nüfus dairelerine bildirdiğine dikkat çekerek, adaletin sağlanması için işkence suçlularından hesap sorulması çağrısı yapmıştı.

29 Ağustos 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), Esed rejiminin İran ya da başka bir terör destekçisi işgalci güç ile imzaladığı hiçbir ekonomik ya da askeri anlaşmayı tanımadığını bildirdi.

 

SMDK tarafından bugün yayınlanan yazılı basın açıklamasında, rejimin imzaladığı bu anlaşmaların gayrimeşru olduğu belirtilerek, bu durumun rejimin İran ile imzaladığı “Askeri işbirliği anlaşması” için de geçerli olduğunun altı çizildi.

 

İran ile Esed rejimi arasında imzalanan bu anlaşmanın, rejim ve destekçilerinin işlediği savaş suçlarının temel hedefi olan Suriye halkını hedef aldığına vurgu yapılan açıklamada, “Rejimin bu anlaşma dahil bütün proje ve anlaşmaları, Suriye halkının siyasi ve insani haklarını çiğneyerek iktidarda kalma amacına hizmet etmektedir” denildi.

 

Açıklamada, söz konusu anlaşmanın detaylarının hala gizli olmasına rağmen her iki tarafının Suriye halkına karşı olan düşmanlıklarının şüpheye yer bırakmayacak şekilde bu anlaşmanın suç unsurları barındırdığına işaret ettiği belirtildi.

 

SMDK tarafından yayınlanan açıklamada, Esed rejiminin geliştirdiği ve satın aldığı silahların tek kurbanının yıllardır Suriye halkı olduğuna dikkat çekilerek, Bu silahların başında kimyasal silahlar, varil bombaları ve hapishanelerdeki işkence aletleri gelmektedir. Şüphe yok ki rejimin İran ile imzaladığı her anlaşma onun suç aletlerini artırmaktan başka bir işe yaramayacaktır” ifadeleri kullanıldı.

 

Açıklama, şu cümlelerle sonlandırıldı;

 

“SMDK olarak, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ndeki (BMGK) bütün aktif tarafları, İran ile rejim arasındaki bu suç ittifakına karşı sorumluluk yüklenerek harekete geçmeye ve bu ittifakı engelleyerek, katliamların durdurulmasını, tutukluların serbest bırakılmasını ve BMGK ilkeleri ile Cenevre bildirgesi çerçevesinde bir siyasi geçiş sürecinin işletilmesini sağlamak amacıyla uluslararası kararların uygulanması için Esed rejimi ve destekçilerine baskı kurmaya davet ediyoruz.”

28 Ağustos 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Siyasi Kurul Üyesi İkab Yahya, Suriye 2017 yılında dünyada yolsuzluğun en fazla ülke seçilmesinin, ülkede devlet kurumlarının dağıldığı ve mezhepçi milislerin ülkeyi yönettiği gerçeğini ortaya koyduğunu kaydetti.

Yahya, rejimin terörü ve yedi yıldır işlediği savaş suçlarının ülkeyi Hizbullah, İran Devrim Muhafızları ve diğer çetelerin yuvasına dönüştürdüğünü söyledi. DAEŞ, PYD ve el-Kaide gibi terör örgütleri ortaya çıktığını ifade etti.

Bu türden verilerin Suriye’de güvenli bir ortam olmadığını ortaya koyduğunu ve Suriye’de siyasi, insani ve güvenlik alanlarında ciddi krizler olduğunu ispatladığını dile getiren Yahya, bütün bunları Rusya’nın inkâr edemeyeceğini ya da kendi ajandasını Suriye halkına dayatamayacağını söyledi.

Yahya, Esed ve rejimin işlediği suçların her geçen gün biraz daha ortaya çıkmasının Rusya’yı dünya kamuoyu gözünde daha itham edilen konuma düşürdüğünü ifade ederek, Rusya’nın BMGK’da 11 kez rejime karşı alınacak kararları veto hakkını kullanarak engellediğini söyledi.

Suriye, 2018 yılında, uluslararası kurumlarca dünyadaki 163 ülke arasında en az güvenli ülke olarak nitelendi. Rusya bu koşullarda Suriyeli mültecileri evlerine döndürmeye çalışıyor.

27 Ağustos 2018 In Koalisyon Haberleri

Rejim zindanlarında 836 kişinin öldüğün duyurarak, zindanlarındaki ölümleri itiraf etti, nüfus sicilleriyle oynayarak binlerce kişinin kaybolmasında eli olduğunu gösterdi.

Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR), 82 bin kişinin kayıp olduğunu, 14 bin kişinin rejim zindanlarında işkence altında can verdiğini kayıt altına aldığını, ancak BM ölü olduğu için hiçbir tepki gelmediğini açıkladı.

SNHR, rejimin geçtiğimiz aydan itibaren kayıp birçok kişinin nüfus kayıtlarıyla oynayarak çok sayıda kişiyi ölü göstermeye başladığına dikkati çekti.          

Ölenlerin çoğunun işkence altınca can verdiğini ifade eden SNHR, işkence altınca ölmeyenlerin ise askeri mahkeme kararıyla infaz edildiğini kaydetti. Ancak askeri mahkeme kararıyla infaz edilenlerin sayısının 37 olduğunu bunun ise toplam ölümler arasında yüzde beşe tekabül ettiğini belirtti.

SNHR, rejimin, ölenlerin cesedini ailelerine teslim etmediğini ifade ederek, bu kişilerin kendisinin elinde bulunduğunu daha önce reddettiğini, öldükleri zaman ailelerine bildirmediğini, daha sonra nüfustaki kaydının ölü olarak değiştirildiğini bildirdi.

SNHR, kaybolan 82 bin kişinin ismini kayıt altına aldı, rejim tarafından nüfusa ölü kaydedilenlerin isimlerden yüzde 77’sinin bunlar arasında yer aldığı geri kalanlarının ise yer almadığı görüldü.

2011 yılından 2018 yılına kadar rejim zindanlarında can verenlerin sayısının 14 bine ulaştığı kaydedildi.

SNHR, rejimin ölümünü duyurduğu isimlerin çoğunun 2011 ve 2012 yılında tutukladığını, Saydanaya hapishanesinde tutulduklarını, ölenlerden 41 kişi arasında akrabalık ilişkisi olduğunu söyledi.

Rejimin ölenlerin cesetlerini teslim etmediği sürece suç işlemeye devam ettiğini ifade eden SNHR, kişilerin cesetleri ailelerine ulaşmadığı sürece rejimin bu kişilerden sorumlu olduğunu belirtti.

SNHR Müdürü Fadl Abdulgani konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Rejimin bunu neden yaptığını tam olarak tespit etmek zor. Ya Ruslar rejimden tutukluların akıbetini açıklamasını istedi. Ya da rejim sahada galip geldiği mesajını veriyor ve tutuklular dosyasını kapatıp halkı buna boyun eğmeye zorlamak istiyor” dedi.

Abdulgani, BMGK ve uluslararası insan hakları örgütlerinin bu yaşananlar karşısındaki pozisyonunun sorgulanması gerektiğini söyledi.

20 Ağustos 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye’nin kuzeydoğusundaki Türkiye sınırı boyunca uzanan ve el-Cezire bölgesi olarak bilinen bölgede yaşayan Kilise liderleri ve rahipler, terör örgütü PYD’nin Hristiyanlara ait okul ve gayrimenkullere yönelik saldırılarını kınayarak, terör örgütünün uygulamalarıyla bölgedeki Hristiyan varlığını tehdit ettiğini söyledi.

 

Açıklama, Cumartesi günü, el-Cezire ve Fırat bölgesindeki rahip ve papazların katıldığını Süryani Matraniya Divanı toplantısından sonra yayınlandı.

 

Matraniya toplantısının, PYD militanları tarafından Hristiyanlara yönelik ihlaller üzerine, olağanüstü düzenlendiğine işaret edilen açıklamada, PYD’nin bölgedeki kiliselere ve Hristiyanların düzenlediği dini ayinlere vergi uyguladığı bilgisi verildi.

 

Toplantıya katılan Süryani Hristiyan önderlerin, bölgedeki Hristiyanların iç işlerine yönelik her türlü müdahaleyi ve özel vergi gibi uygulamaları reddettiklerine vurgu yapılan açıklamada, “Hristiyan okulları meşru temele dayanan ve birçok önemli şahsiyetleri yetiştiren okullardır. Haseke ili ve Suriye için birçok fedakarlıkta bulunmuştur” denildi.

 

Hristiyan okullarının Cezire Hristiyanları için önemini asla yitirmeyeceğine değinilen açıklamada, bu okulların kapatılmasının bölgedeki Hristiyan varlığını tehdit eden bir uygulama olacağı uyarısı yapıldı.

 

Toplantıya katılanların, Suriye’deki bütün taraflara Hristiyanların haklarına saygı gösterme çağrısı yaptığına dikkat çekilen açıklamada, PYD tarafından saldırılara maruz bırakılan okul ve arazilerin, onları alın teri ve kanlarıyla kazanan ancak savaşın zor şartları nedeniyle vatanlarından ayrı düşen asli sahiplerine ait olduğunun altı çizildi.

17 Ağustos 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Abdurrahman Mustafa, Rusya’nın Suriye’de siyasi sorun olduğu gerçeğini gözden kaçırmaya ve isteklerini Suriye halkına güç kullanarak dayatmaya çalıştığını söyledi.

 

Mustafa, konuya ilişkin bugün yaptığı özel açıklamada, uluslararası görüşmeler ve açıklamaların bazı durumlarda çelişki gösterdiğini ifade etti. Bu durumun siyasi çözüm sürecine de yansıdığını belirterek, uluslararası güçleri Suriyeli tarafların etkin katılım göstermesi halinde sürecin daha etkin ilerleyeceği sözünü hatırlattı.

 

Ülke dışındaki Suriyeli mültecilerin, Rusya’nın dönüş çağrılarına cevap vermemesinin, mültecilerin rejim tarafından zulme uğrayacakları korkusundan ileri geldiğine işaret eden Mustafa, Suriye’den gelen raporların da hapishanelerde sistematik işkence uygulandığını gösterdiğini dile getirdi.

 

Mustafa, sözlerini şöyle sürdürdü;

 

“Suriye’de herhangi bir siyasi çözüm sürecinin temelini 2254 sayılı uluslararası karar ve Cenevre bildirgesi oluşturmalıdır. 2254 sayılı kararın 14’üncü maddesinin uygulanması Suriyeli mültecilerin ülkelerine dönüşü için şartların uygun hale getirilmesini ön görüyor.”

 

Açıklamasında, Rusya’nın, kendi ajandasını uygulamak için Suriye halkına karşı kuvvet kullanmayı sürdürdüğüne değinen Mustafa, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (UNHCR) mültecilere ilişkin uluslararası kanunları uygulamak için sorumluluk yüklenmesi gerektiğini ifade etti.

 

Mustafa, ayrıca, ülke dışına kaçan mültecilerin BM gözetiminde kendi evlerine dönmesinin sağlanması ve yeni göçlerin engellenmesi için kapsamlı ateşkes ilan edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

 

SMDK Başkanı, açıklamasının sonunda, Esed rejiminin hapishanelerde işkence altında öldürülen tutukluların isim listesini doğal yollarla vefat ettikleri iddiasıyla nüfus müdürlüklerine bildirdiğine dikkat çektiği açıklamasında, “Her gün rejimin işlediği yeni bir savaş suçunun ortaya çıkması, Rusya’nın sorumluluğunu daha fazla artıracaktır” şeklinde konuştu.

15 Ağustos 2018 In Koalisyon Haberleri

Suudi Arabistan Kralı Selman Bin Abdulaziz Al-i Suud, hac vazifesini yerine getirmek üzere kutsal topraklarda bulunan 200 Suriyeli hacının masraflarını karşıladı.

 

Kraliyet ödeneğinden karşılanan ve Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Hac Komitesi aracılığıyla ulaştırılan hibeyle hac giderleri karşılanan Suriyeli hacılar arasında akademisyenler, gazeteciler, sivil savunma gönüllüleri, insan hakları kurumları personelleri ve şehit ve tutuklu yakınları bulunuyor.

 

Konuya ilişkin bir açıklama yapan SMDK Genel Sekreteri ve Hac Komitesi Başkanı Nezir Hakim, komitenin hibe sağlanacaklar listesine çeşitli meslek gruplarından Suriyelilerin isimlerini yazdığını söyledi. Liste belirlenirken hiçbir siyasi kaygı gütmediğini ifade etti.

 

Hakim, hibe sağlanan Suriyeli hacıların Suudi Arabistan Krallığı’nın davetlileri olarak kutsal hac vazifelerini yerine getireceğini dile getirdi.

 

Kral Selman tarafından sağlanan hibenin Suriyeli hacıların kutsal görevlerini yaparken barınma, ulaşım ve gıda gibi tüm masraflarını karşılayacağını belirten Hakim, hacıların Mekke’nin yanı sıra Medine’yi de ziyaret edeceğini sözlerine ekledi.

 

Suriye davasına sağladığı katkılardan dolayı Kral Selman’a teşekkürlerini sunan Hakim, “Suudi Arabistan, mağdur Suriye halkını her zaman desteklemiştir. Kendilerine, Allah’ın evini ziyaret hacılara sundukları ikramdan dolayı Allah’tan hayır diliyorum” dedi.

 

SMDK Hac Komitesi, 2013 yılından bu yana Suriyeli hacıların hac yolculuğunu organize ediyor. Komite, organizasyonları 8 ülkedeki ofisleri ile Suriye’deki 2 ofisi aracılığıyla sürdürüyor.

 

Önceki gün Mekke’ye ulaşan son kafileyle birlikte, bu sene SMDK Hac Komitesi’nin organizasyonuyla kutsal topraklara ulaşan Suriyeli hacıların sayısı 19 bine ulaştı.

14 Ağustos 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Hac Komitesi’nin organize ettiği yeni bir Suriyeli hacı kafilesi daha Mekke’ye ulaştı. Hacıları karşılayan komite üyeleri, konaklama mekanlarına yerleştirdi.

 

Mekke’ye ulaşan son kafileyle birlikte, bu sene SMDK Hac Komitesi’nin organizasyonuyla kutsal topraklara ulaşan Suriyeli hacıların sayısı 19 bine ulaştı.

 

SMDK Hac Komitesi, 2013 yılından bu yana Suriyeli hacıların hac yolculuğunu organize ediyor. Komite, organizasyonları 8 ülkedeki ofisleri ile Suriye’deki 2 ofisi aracılığıyla sürdürüyor.

 

Sağlık, Dini ve İdari ofislerden oluşan komite, Suriye ve birçok ülkeden gelen Suriyeli hacıları kutsal topraklarda karşılayarak, konaklama ve yol organizasyonlarını düzenliyor.

 

Hac Komitesi bünyesinde idareci ve personellerle birlikte 90 bin çalışan bulunuyor.

 

Geçtiğimiz yılın hac mevsiminde, SMDK Hac Komitesi’nin organizasyonu gerek hacıların, gerekse Suudi Arabistanlı yetkililerin takdirini kazanmıştı.

 

SMDK Genel Sekreteri Nezir Hakim, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, hac görevlerini yerine getirmek üzere kutsal topraklara gelen hacılara sağladığı kolaylık nedeniyle Suudi Arabistan Kralı Selman Bin Abdulaziz’e teşekkür ve takdirini sundu.

 

Binlerce Suriyeli hacının topraklarındaki havalimanlarını kullanarak kutsal topraklara ulaşmasını sağlayan Türkiye hükümetine de teşekkür eden Hakim, Türkiye’nin Suriyeli hacıların en ufak bir sorun olmadan yolculuklarını tamamlamalarına büyük katkı sunduğunu sözlerine ekledi.

13 Ağustos 2018 In Koalisyon Haberleri

Esed rejimi İdlip kırsalına yönelik saldırılarını artırdı, son saldırılarda bir çocuk ve iki kadın şehit oldu, altı kişi yaralandı.

Yerel kaynaklar bu sabah itibarıyla bölgeye yönelik bombardımanın arttığını söyledi. Sivil Savunma ekiplerinin saldırıya uğrayan el-Tih ve Tahtaya’da yaralıları kurtarmak için olay yerine intikal ettiği kaydedildi. Saldırılarda misket bombası ve havan topları kullandığı dile getirildi.

Rejim güçleri geçtiğimiz günlerde Halep, İdlip ve Hama kırsalına yönelik hava saldırılarını artırmıştı. Son saldırılarsa sekiz kişinin şehit olduğu kaydedilmişti.

Rejim ve müttefiklerinin Suriye’nin çeşitli yerlerine yönelik saldırıları nedeniyle halk İdlip’e göç etmiş, göç edenlerle birlikte nüfus dört milyona ulaşmıştı.

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), Suriye’de savaş suçu işleyenlerin yargı önünde hesap vermesi gerektiğinin altını çizerek, rejim ve müttefiklerinin tehcir ve demografik değişim politikaların engellenmesi akan kanın durdurulması gerektiğini kaydetti.

Sayfa 1 / 2
Home haberler Koalisyon Haberleri Items filtered by date: Ağustos 2018