31 Temmuz 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Genel Sekreteri Nezir Hakim, Esed rejimi ve müttefiklerinin askeri operasyonlarının engellenmesi için Suriye’nin kuzey bölgelerine uluslararası koruma getirilmesini istedi.

 

Hakim, bugün, Hama Yerel Meclisi yetkilileriyle telekonferans aracılığıyla bir toplantı düzenledi. Toplantıya, SMDK Siyasi Kurulu Üyesi Havvas Halil ve Abdulmecid Bereketi’in yanı sıra, Özgür Hama İli Valisi Nafi el-Berrazi, Hama Yerel Meclisi’nden Necib Rahmun, Ebu Fasil el-Hamavi, Muhammed Emin, Alaa el-Halil, Ahmed Sabbah, Bedii El-Amr ve Ebu Usame Kablan katıldı.

 

Hakim, toplantıda yaptığı konuşmada, hizmet müesseselerinin Suriye Geçici Hükümeti (SGH) ile bağlantılı olarak geliştirilmesi, Esed rejimi ve müttefikleri tarafından yerlerinden edilerek bölgeye gelen mültecilerin ihtiyaçlarının karşılanması gerektiğini söyleyerek, “Mültecilerin evlerine dönmeleri için onlara yardımcı olmak istiyoruz” dedi.

 

Türkiye’nin bölgede askeri gözlem noktalarına sahip olmasının güven verici bir durum olduğunu ve SGH, Yerel Meclisler ve diğer hizmet müesseselerine dayanak teşkil ettiğine değinen Hakim, ancak Esed rejimi ve müttefiklerinin bölgeye askeri yığınak yapmasının da göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.

 

Toplantıda söz alan Özgür Hama Valisi Nafi el-Berrazi ise Suriye’nin kuzeyine biriken mültecilerin sayısının oldukça fazla olduğunu, buna karşılık mültecilere yönelik hizmetlerin yavaş ilerlediğini belirterek, Esed rejimi ve müttefiklerinin bölgedeki yaşam merkezlerini hedef almasının da hem mültecilerin hem de yerel halkın mağduriyetlerini artırdığına işaret etti.

 

Esed rejimine bağlı güçler, dün, Hama’nın kuzey ve batı kırsalındaki sivil yerleşim alanlarına yönelik bir dizi bombardıman gerçekleştirdi. Lattamine kasabasını hedef alan top ateşi ve füze saldırılarında, 3 yaşındaki bir çocuk yaşamını yitirirken kız kardeşi de ağır yaralandı.

30 Temmuz 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Abdurrahman Mustafa, rejim ve müttefiklerinin, bir milyon sivilin yaşadığı İdlip’e saldırması durumunda bir kriz yaşanacağını söyledi.

İdlip’te bulunanlarının büyük bölümünün iç sığınmacı olduğunu ifade eden Mustafa, Birleşmiş Milletler’in (BM) İdlip’e yönelik herhangi bir askeri hareketlilik olmaması için çalışması gerektiğini söyledi.

İstanbul’daki SMDK ofisinde Türk gazeteci ve yazarlarla buluşan Mustafa, “SMDK İdlip’e yönelik tehlikeyi çok önemsiyor. Zira bir milyondan fazla sivil yaşıyor. Herhangi bir saldırı durumunda insani kriz yaşanır” dedi.

Mustafa, Türkiye’nin Suriye devriminin yanında yer aldığını ve milyonlarca mülteciye ev sahipliği yaparak yüklendiğini ifade edip, Türkiye’nin ayrıca terörle mücadelede Özgür Suriye Ordusu’nun desteklediğini kaydetti.

Türkiye’nin tavrının Suriyelilere ümit aşıladığını ifade eden Mustafa şunları dile getirdi;

“Rejim ve müttefiklerinin, Suriyelileri İdlip’e tehcir etmek yönünde bir politikası vardı. Türkiye, çatışmasızlık anlaşmasının garantörü olarak bunu engellemek için siyasi ve diplomatik girişimlerde bulundu. Türkiye, Suriye halkının yanında yer almaya devam eden tek ülkedir.”

Mustafa, rejimin İran ve Rusya’nın desteğiyle, son olarak Dera’da görüldüğü üzere, tehcir politikalarını sürdürdüğünü ifade ederek, ABD’nin garantör olarak görevleri yapmayı bırakmasının ardından tehcir politikasının daha fazla uygulandığını söyledi.

İdlip’in rejimin tehcir politikalarının hedefinde olduğunu belirterten Mustafa, çeşitli bölgelerde yaşanan senaryonun İdlip’te yaşanmasını istemediklerini söyledi.

Mustafa, SMDK’nın, devrim başladığından bu yana Suriye halkının taleplerine cevap veren, Suriye’de akan kanı durduracak bütün siyasi çözümlerini desteklediğini dile getirdi.

SMDK’nın birçok konferansa katıldığını ifade eden Mustafa, ancak çözümün BM öncülüğünde Cenevre’de olmasını istediklerini söyledi. 2014’de Cenevre’ye katıldıklarını ancak rejim ve müttefiklerinin ciddi bir tavır takınmadığını söyledi.

28 Temmuz 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkan Yardımcısı Bedr Camus, rejimin, işkence altında can verenleri nüfus kayıtlarından düşürmesinin, rejim zindanlarında işlenen insanlık suçlarının boyutunu ortaya koyduğunu söyledi.

Camus, BM ve BM Tahkikat Komisyonu’nun işlenen bu suçları görmezden gelemeyeceğini kaydetti.

Rejimin işlediği bu suçların ortaya çıkamaya devam etmesinin Esed rejiminin BM’nin kararlarını uygulama noktasındaki ciddiyetsizliğini ortaya koyduğunu belirten Camus, BM’nin Esed rejimin geçtiğimiz altı yılda işlediği suçları özellikle işkence suçlarını araştırmasını gerektiği söyledi.

Camus, Esed rejiminin devrime katılanlardan intikam alma hissiyle hareket ettiğinin altını çizerek, rejim ve müttefiklerinin sorumlu olduğunu, yaşanan karşısında gerekli adımları atmayan uluslararası toplumun da sorumlu olduğunu söyledi.

Geçtiğimiz günlerde rejim zindanlarında şehit olanların isimlerini nüfus kayıtlarından düşmeye başladı. Yerel kaynaklar, Şam kırsalındaki Deraya kentinde bin, Haseke’den 750, Mademiye’den 460 ve Yebrud’dan 30 şehit olduğunu açıkladı.

Camus, rejimin bu listeleri açıklamasının nedenini “Rusya’dan tutukluları serbest bırakın diye emir geldiğinde, kriz yaşanmasın diye şehit ettikleri tutukluları açıklamaya başladılar” şeklinde değerlendirdi.

Rejimin binlerce tutukluyu şehit ettiğini ifade ederek, bunları tek seferde açıklamadan kaçındığını ve tedricen açıkladığını söyledi. Uluslararası toplumun sessizliğinin devam etmesi durumunda daha fazla katliam yapılmasından endişe ettiğini dile getirdi.

Camus, rejimin şehit olanların isimlerini açıklayarak, aynı zamanda, 10 sayılı kanun çerçevesinde mallarına el koymak için çalıştığını söyledi.

27 Temmuz 2018 In Koalisyon Haberleri

Kürt Ulusal Konseyi (ENKS), geçtiğimiz yıl önce Suriye’nin kuzeydoğusundaki Kamışlı kentinde meydana gelen terör saldırıları anma etkinlikleri düzenlenmesi çağrısı yaptı. Kamışlı’daki destekçilerini Cuma günü saldırıların meydana geldiği yerde toplanmaya davet etti.

ENKS tarafından konuya ilişkin yayınlanan açıklamada, 27 Temmuz 2017 tarihinde meydana gelen patlamaları anma çağrısı yapılırken, anmaların patlamaların meydana geldiği Kamışlı’daki Batı Mahallesi-Amude Yolu üzerinde yapılacağı bildirildi.

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkan Yardımcısı Abdulbasıt Hamu, konuya dair yaptığı değerlendirmede, Kamışlı’yı hedef alan patlamaların bölge halkını korkutmak amacıyla düzenlendiğini belirterek, “Saldırının sebebi ve patlayıcı yüklü araçların çok sayıda kontrol noktası olması rağmen kente nasıl girdiği hala gün yüzüne çıkarılamadı” dedi. Esed rejiminin DEAŞ terör örgütü tarafından düzenlenen patlamada parmağı olduğuna işaret etti.

27 Temmuz 2017 tarihinde, Kamışlı’daki Batı mahallesinde meydana gelen bomba yüklü araç saldırısında onlarca kişi hayatını kaybederken bölgede büyük bir yıkım oluşmuştu.

Hamu, açıklamasında, DEAŞ teröristlerinin bir anda kent merkezlerinde terör saldırısı gerçekleştirmelerini garipsediğini dile getirerek, DEAŞ’ın bu tür eylemlerinden önce rejimin çeşitli tehditlerde bulunduğuna dikkat çekti.

Suriye’nin güneyindeki Suveyde kentinde, geçtiğimiz Çarşamba günü, DEAŞ terör örgütü tarafından düzenlenen ani saldırılar sonucunda 300’e yakın kişi ölmüştü.

Suveyde’de meydana gelen saldırının Kamışlı saldırısına çok benzediğini belirten Hamu, saldırıları kınayarak, bu tür saldırıların rejimin halka korku salma girişimlerinden biri olduğunun altını çizdi.

SMDK üyesi Havvas Sadun ise konuya ilişkin değerlendirmesinde, Suriye halkının bütün kesimlerinin dayanışma ruhuyla bu tür saldırılara karşı durması gerektiğini söyledi.

Suveyde, Kamışlı ve Suriye’nin tüm kentlerinde yaşanan terör saldırılarında hayatını kaybedenlere taziye sunan Sadun, ülkedeki kaosun başlıca sebebinin Esed rejimi olduğunu sözlerine ekledi.

Saldırıların hassas bir dönemde meydana geldiğine işaret eden Sadun, “Bu saldırıların hedefinin askeri olmaktan çok siyasi olduğu açıktır” şeklinde konuştu.

27 Temmuz 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Müzakere Heyeti (SMH) Başkanı Nasır el-Hariri, siyasi çözüm tam olarak sağlanmadan sığınmacıların iade edilmesinin hata olacağını söyledi.

Sosyal medya hesabından açıklamalarda bulunan Hariri, Esed rejimi ve güvenlik birimlerinin İran milisleriyle birlikte devrimcilerden intikam almak için geniş çaplı katliamlar gerçekleştirmesinden çekindiğini ifade etti.

Hariri, Suriye’de güvenlik koşullarının sağlanmadığını dile getirerek, milyonlarca Suriyelinin dönmesi için uygun ortamın oluşmadığını söyledi.

Suriyelilerin Esed rejiminin güvenlik birimleri ve İran Devrim Muhafızları’yla bağlı mezhepçi milislerden canını kurtarmak için evlerini terk etmek zorunda kaldığını söyleyen Hariri, “mültecilerin evlerine dönmesi çok önemlidir. Ancak kapsamlı bir siyasi uzlaşı sağlanmadan dönmeleri erken olur” şeklinde konuştu.

Hariri, “Erken dönüş milyonlarca insanın hayatını Esed rejiminin diktatörlük hırsıyla intikam duyguları altında tehlikeye atacaktır” dedi.

Hariri açıklamalarını şu şekilde sürdürdü;

“Suriyeli mültecilerin bulunduğu ülkelerdeki güvenlik, ekonomik ve toplumsal yükü SMH’nın en önemli konularından biridir. BM öncülüğünde kapsamlı bir siyasi çözüm çerçevesinde çözüm üretme gayretindedir. Mültecilerin geri dönüşü için gerekli koşulları oluşturmak istemektedir.”

SMDK Başkan Yardımcısı Bedr Camus konuya ilişkin açıklamalarında Suriyelilerin evlerine dönüşünün Suriye’de güvenli ve uygun bir ortam sağlayacak bir siyasi çözümle mümkün olacağını açıklamıştı.

26 Temmuz 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), DEAŞ terör örgütü tarafından dün, Suriye’nin güneyindeki Suveyde kentinde sivillere yönelik düzenlenen ve 250 sivilin ölümüne neden terör saldırılarını kınadı.

SMDK tarafından dün yayınlanan yazılı basın açıklamasında, saldırıda Esed rejiminin de payı ve sorumluluğu olduğuna dikkat çekildi.

Açıklama, şu ifadelerle sürdürüldü;

 

“Saldırıyı gerçekleştiren DEAŞ unsurlarının, Suveyde kentine ulaşana kadar rejime ait çok sayıda kontrol noktasının bulunduğu uzun bir mesafeyi kat etmesi ve rejimin geçmişte birçok kez DEAŞ unsurlarına yol açtığı düşünüldüğünde, saldırıdan Esed rejiminin de sorumlu olduğu açıktır.”

 

Terörün her türlüsünün kınandığı ve Esed rejimi ile radikal örgütlerin terörünün farklı olmadığına işaret edilen açıklamada, teröre karşı mücadelenin ve Suriye’nin terörden kurtarılması çalışmalar yürütülmesinin öneminin altı çizildi. 

 

Açıklama, şu cümlelerle sonlandırıldı;

 

“SMDK olarak, Suveyde’deki terör saldırısını kınarken, bu saldırı ve Suriye’de işlenen bütün savaş suçlularının sorumlularına karşı adil yargı önünde hesap verene kadar mücadele edeceğimizi bir kez daha yineliyoruz.”

26 Temmuz 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Tutuklu ve Kayıplar Kurulu Başkanı Yasir Ferhan, Esed rejiminin hapishanelerde ölen tutukluların isimlerinin yer aldığı listeleri açıklayarak kendini ele verdiğini söyledi. Rejimin bu listelerle, zorla alıkoyarak hapishanelere doldurduğu ve hapishanelerde işkenceyle öldürdükten sonra toplu mezarlara gömdüğü insanlara karşı savaş suçu işlediğine dair delilleri ortalığa saçtığını vurguladı.

 

Ferhan, konuya dair bugün yaptığı özel açıklamada, Esed rejiminin bombardımanları altında tahrip olan Şam’ın Dareya beldesinin devrimin sembol beldelerinden biri ve barışçıl itirazın kalesi olduğunu belirterek, rejimin Dareya’daki aktivistleri zorla alıkoyarak savaş suçu ve insanlık karşıtı suç işlediğini hatırlattı.

 

Açıklamasında, Suriye’de keyfi tutuklamalar ve işkencelerden sorumlu olanların yargılanması gerektiğine vurgu yapan Ferhan, bu kapsamda Birleşmiş Milletler (BM) ve büyük devletlerin elçilerinin, işkence altında can veren Dareyalı Gayyas Matar’ın ailesini ziyaret ederek sorumlu bir davranış sergilediğini ancak savaş suçlularının yargı önüne çıkarılması için harekete geçmeyerek bu sorumluluğundan kaçtığını ifade etti. 

 

Ferhan, Esed rejiminin işkence altında öldükleri bilinen tutukluların isimlerinin yer aldığı listeler yayınlamasının ve bu kişilerin naaşlarını ailelerine vermeyi reddetmesinin ise uluslararası kanunların yanı sıra, bütün semavi dinlerin ahlaki ilkelerine de aykırı olan bir savaş suçu olduğunu sözlerine ekledi.

 

Yasir Ferhan, açıklamasında, son olarak, SMDK Tutuklu ve Kayıplar Kurulu ve SMDK adına, Yahya Şarabci ve Salah Nakşibendi gibi işkence altında öldürülen bütün şehitlerin ailelerine taziye ve sabır dualarını iletti.

25 Temmuz 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) yetkilileri, Birleşmiş Milletler (BM) Çocuklara Yardım Fonu’nun (Unicef), Ürdün-Suriye sınırındaki el-Zateri mülteci kampında bulunan Suriyeli öğretmenleri görevden uzaklaştırmasının, uluslararası toplumun son dönemde mültecilere yönelik sürdürdüğü dönüş baskılarının bir parçası olmamasını umduklarını söyledi.

 

Unicef, el-Zateri kampındaki 29 okulda çalışan 675 Suriyeli öğretmeni görevden uzaklaştırmıştı. Karar, Unicef tarafından öğretmenlere tebliğ edilmişti.

 

Konuya ilişkin bir değerlendirme yapan SMDK Siyasi Kurulu Sekreteri Riyad el-Hasan, Unicef tarafından alınan bu kararın, mültecileri Rusya’nın Esed rejimi kontrolündeki bölgelere dönmeleri için yaptığı baskıyı güçlendirdiğini belirterek, bu durumun mültecilerin ancak gönüllü olarak dönebileceklerini ön gören Suriye’ye ilişkin uluslararası kararlara aykırı olduğunu ifade etti.

 

Hasan, yaptığı değerlendirmede, “Esed rejimi vahşi militanlarını Suriye sokaklarına saldı. Bu militanlar, insanları öldürüyor ve öldürdükleri insanların cesetlerini yakıyor” dedi.

 

İran’a bağlı militanların, Suriye’nin tamamına yayılması nedeniyle ülkedeki kaosun zirveye ulaştığına işaret eden Hasan, “Rusya, dönmeleri halinde mültecilerin can güvenliğini koruyamayacaktır. Bu durum rejimin bile gücünü aşar” şeklinde konuştu.

 

SMDK Siyasi Kurulu Mülteciler Birimi Başkanı Emel Şeyhu ise konuya dair yaptığı açıklamada, Esed rejimine bağlı militanların meydanlarda infazlar gerçekleştirdiği ve insanları keyfi sebeplerle tutukladığı bir ortamda, Suriye’ye dönen mültecilerin canlarının tehlikede olacağını ifade etti.

 

Şeyhu, açıklamasında, ayrıca, BM ve uluslararası insan hakları kuruluşlarına mülteci haklarını koruma ve Suriye’ye belirsiz bir akıbete dönmelerini engellemeye davet etti.

 

BM rakamlarına göre, 6.1 milyon Suriyeli, ülke içinde göç etmek zorunda kalırken, 5.5 milyon Suriyeli ise civar ülkeler, Avrupa ülkeleri ve Kanada gibi ülkelere iltica etti. 

25 Temmuz 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), Rusya’nın Suriye Sivil Savunma Örgütü’ne (Beyaz Kasklılar) yönettiği suçlama ve tehditlerin arkasında Beyaz Kasklıların Rusya ve Esed rejiminin sivillere yönelik savaş suçu işlediğine dair belgelere sahip olmasının bulunduğunu belirtti.

 

SMDK tarafından, konuya ilişkin bugün yayınlanan yazılı açıklamada, şu ifadelere yer verildi;

 

“Rus Dışişleri Bakanlığı Beyaz Kasklıları hedef aldığını itiraf ederek, bu kuruluştan vahşice intikam almak istediğini ortaya koyuyor. Zira bu kuruluş suçlular ve destekçilerinin yıkıcı eylemlerini tehdit ediyor. Beyaz Kasklılar çalışmaları sırasında Suriye halkına yönelik işlenen suçların birçoğunu, sözlü, yazılı ve görüntülü olarak kayıt altına aldı. Saldırılardan birçok numune topladı. Beyaz Kasklıların topladığı deliller, bağımsız bir mahkeme Rusya ve rejimin insanlık suçu ve savaş suçu işlediğini ispatlayacak nitelikte.”

 

Beyaz Kasklılar’a bağlı çalışan gönüllülerin, bombardımanlara maruz kalan sivilleri kurtarmak için canlarını ortaya koyduğuna işaret edilen açıklamada, milyonlarca Suriyeli adına Beyaz Kasklılar’a teşekkür edilirken, “gösterdikleri çabayı Suriye halkı ve dünyadaki özgürlük savaşçıları her zaman takdirle hatırlayacaktır” denildi

 

Suriye’de, Rusya ve Esed rejimine ait savaş uçaklarının harabeye dönüştürdüğü kentlerde, Beyaz Kasklılar gönüllülerinin sivilleri kurtarmak için çalıştığına dikkat çekilen açıklamada, “Bu sivil toplum kuruluşu çalışmaya başladığından bu yana 251 çalışanını kaybetti. Birçok yalan ve iftirayla bu sivil toplum kuruluşu hedef alınıyor. Rus ve Esed rejimi savaş uçakları hedef gözeterek bu sivil toplum kuruluşunun çalışanlarını yıkılan bölgelerdeki enkazdan kurtarma çalışmaları sırasında hedef alıyor” cümlelerine yer verildi.

 

Açıklama, şu ifadelerle sürdürüldü;

 

“Beyaz Kasklılar, rejimin Dera ve Kuneytra’ya yönelik acımasız saldırılarında, göç etmek zorunda kalan halka rejim ve müttefiklerinin saldırılarının kendilerini hedef alıp almayacağını düşünmeksizin tıbbi yardım ve gıda yardımı yaptı. Hâlihazırda 3 bin 7 yüz 50 kişi halen sivil savunma gönüllüsü olarak çalışıyor, bunlardan çıkışı yasaklanan yüzlercesinin hayati tehlikesi devam ediyor. BM’nin müdahale etmesi gerek.”

 

Rusya ve Esed rejiminin, Suriye’nin güneyinde yürüttüğü operasyonlar esnasında Beyaz Kasklılara bölgeden çıkış izni vermediğine değinilen açıklama, şu cümlelerle sonlandırıldı;

 

“Beyaz kasklılar, fedakârlık özveri ve insanlığın temsili olarak kalmaya devam edecektir, gösterdikleri çabalar her zaman takdirle anılacaktır. Binlerce sivilin hayatını kurtardılar, suçluların hesap vermesine de tanıklık edecekler.”

24 Temmuz 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), Esed rejimine bağlı güçler tarafından, Suriye’deki halk ayaklanmasının başında tutuklandıktan sonra hapishanede işkenceyle şehit edilen aktivist Yahya Şarabci için bir taziye yayınladı.

 

SMDK, 6 Eylül 2011’de tutuklanan aktivist Yahya Şarabci ve kardeşi Muin Taha Şarabci’nin, dün, rejime ait bir hapishanede işkence altında can verdiğinin teyid edilmesi üzerine bir açıklama yayınladı.

 

Açıklamada, Şarabci ailesine oğulları Yahya’nın şehadeti münasebetiyle taziye sunulurken, “Yahya Şarabci’nin, katil olmaktansa maktul olmayı tercih ederim” diyerek, Suriye devriminin barışçıllığını ıspat ettiği” vurgulandı.

 

Suriye’de 2011 yılında başlayan barışçıl gösterilere katılarak, Şam’ın Dareya kasabası halkını rejime karşı örgütleyen Yahya Şarabci, Esed rejimine muhalif siyasi aktivitelerine 2003 yılında, değişimin bireylerden başlaması gerektiğini savunan bir yapılanmanın bünyesinde başlamıştı.

 

Şiddet karşıtı aktivistlerin başını çeken Şarabci, Suriye devriminin başından itibaren devrimin şiddete yönelmesini engellemek için uğraşmıştı. 

 

Şarabci, devrimin başlangıcında el-Arabiya televizyonuna verdiği röportajda, “Şiddetin olmadığı ve kendi sorunlarını Esed rejimi gibi silahla değil, diyalogla çözebilen bir Suriye kurana kadar barışçıl harekette ısrar edeceğiz” ifadelerini kullanmıştı.

 

Röportajında, rejim güçlerinin barışçıl gösterilere karşı şiddet kullanmasını eleştiren Şarabci, “Rejim insanları bu kadar manipüle etmeyi nasıl başardı? Çünkü rejim filanca Şebbiha’yı aynı vatanı paylaştığı kardeşini öldürmek ve insanların düzenini içten yıkmak için cesaretlendiriyor” şeklinde konuşmuştu.

 

Suriye İnsan Hakları Ağı’nın (SNHR) daha önce yayınladığı rapora göre, Esed rejimine ait hapishanelerde 13 bini aşkın Suriyeli işkenceyle öldürüldü. 

Rapora göre, Suriye hapishanelerinde, 88 bini rejim güçlerinin tutukladığı mahkumlar olmak üzere 118 bin mahkum bulunuyor.

Sayfa 1 / 4
Home haberler Koalisyon Haberleri Items filtered by date: Temmuz 2018