31 May 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) yetkilileri, İngiltere Dışişleri Bakanlığı heyetiyle görüştü. Yapılan görüşmede, Suriye’deki son saha gelişmelerinin yanı sıra, Esed rejiminin sivillere yönelik ihlalleri ve mültecilerin dönüşünü engelleme girişimleri ele alındı.

 

SMDK’nın Suriye’de üstlendiği siyasi rolün önemine vurgu yapılan toplantıda, SMDK’nın önümüzdeki dönemde bağlı kurumları aracılığıyla özgürleştirilmiş bölgelerde gerçekleştireceği çalışmalar konuşuldu.

 

Toplantıda bir konuşma yapan SMDK Başkan Yardımcısı Dima Musa, Suriye’deki siyasi çözüm çabalarının Birleşmiş Milletler’in (BM) gözetimi ve 2254 sayılı kanun ile Cenevre 1 bildirgesi çerçevesinde olmaksızın başarılı olamayacağını söyledi. Suriye’de, Beşşar Esed ve yönetici zümresinin yer almayacağı siyasi geçiş sürecine ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.

 

Suriye’de çözümün ancak siyasi yollarla olabileceğine inanmaya devam ettiklerini dile getiren Musa, Suriye’nin dost ülkelerinin, bu süreçte SMDK ve Suriye muhalefetine sağlayacağı desteğin büyük önem taşıdığının altını çizdi.

 

Konuşmasında, Suriyeli mültecilerin içinde bulunduğu zorlu şartlara da değinen Musa, “Esed rejimi ve müttefikleri, katliam ve tehcirlerini sürdürmekte, tutuklu ve kayıpların akıbetlerini gizli tutmaya devam etmektedir” şeklinde konuştu.

 

Dima Musa, konuşmasında, son olarak, İngiliz heyetinden Esed rejimi tarafından mültecilerin geride bıraktığı gayrımenkullerini müsadere etmek ve mültecilerin dönüşünü engellemek hedefiyle çıkarılan 10 sayılı kanuna karşı durmasını talep etti.

30 May 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye’nin kuzeydoğusundaki Rakka’da, terör örgütü PYD militanlarının kentten çıkması için düzenlenen protesto eylemleri ikinci gününde de devam etti. Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Abdurrahman Mustafa, konuya dair yaptığı açıklamasında, “Suriyeliler diktatörlüğü ve terör örgütlerini asla kabul etmeyecek” dedi. 

 

Rakka Sessizce Katlediliyor Sivil İnsiyatifi’nin verdiği bilgiye göre, Rakkalı siviller, dün akşam saatlerinde, PYD militanlarına karşı yeni protesto eylemlerine başladı. Göstericiler, PYD militanlarından keyfi tutuklama ve zorla silah altına alma uygulamalarına son vererek kentten çekilmelerini istedi.

 

Kentin el-Meşleb ve el-Sakiye semtlerinde düzenlenen protesto eylemlerine müdahale eden PYD militanları, göstericileri dağıtmak için hava ateş açarken 4 göstericiyi de gözaltına aldı.

 

Konuya ilişkin resmi twitter hesabı aracılığıyla bir açıklama yapan Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Abdurrahman Mustafa, PYD terör örgütünü işaret ederek, “Özgür halkımız, diktatörlüğe karşı başlattığı devrimden sonra terör örgütlerinin yönetimini kabul etmeyecektir. PYD terör örgütünü şehirlerinden çıkarmak için kıyam eden Rakka, Deyr-i Zor ve el-Cezire'nin özgür halklarına selam olsun” dedi.

 

SMDK ise geçtiğimiz Çarşamba günü yayınlanan yazılı basın açıklamasında, PYD militanlarının Suriye halkına karşı Esed rejiminin yöntemlerini uyguladığına dikkat çekerek, örgütün işlediği suçları kınamıştı.

 

Açıklamada, PYD’ye sağlanan uluslararası desteğin bir an önce durdurulması istendi. Bazı uluslararası tarafların PYD’nin teşkil ettiği terör tehlikesine karşı takındığı vurdum duymaz tavır eleştirildi.

 

PYD terör örgütünün kontrol altında tuttuğu Rakka ve Haseke gibi kentlerde gençleri zorla silah altına almak için düzenlediği baskınlar halkın öfkesine sebep oluyor. 

30 May 2018 In Koalisyon Haberleri

İnsan Hakları Gözlemevi (Human Rights Watch-HRW), Esed rejiminin 10 sayılı kanunla yerlerinden göç etmek zorunda kalan sivillerin gayrımenkullerine el koyduğunu ve kanunun mültecilerin dönüşünü engellediğini belirtti.

 

HRW tarafından Salı günü yayınlanan raporda, rejim tarafından çıkarılan ve imar yasası olarak adlandırılan 10 sayılı kanuna dair çeşitli sorular ve cevaplarına yer verildi.

 

Raporda, Esed rejiminin 10 sayılı kanunla mültecilerin geride bıraktığı gayrımenkullerini müsadere etmeyi ve yasal olmayan yollarla yeniden imar faaliyetleri gerçekleştirmeyi hedeflediği ifade edildi.

 

Konuya ilişkin bir açıklama yapan HRW Ortadoğu Ofisi Müdürü Lima Fakih, “10 sayılı kanun Esed rejiminin mültecilere ait gayrımenkulleri müsadere etmek amacıyla çıkardığı kaygı verici kanunlardan biridir” dedi.

 

Fakih, sözlerini şöyle sürdürdü;

 

“Rejim ve Suriye’de yeniden imar faaliyetleri uygulamak için rejimi finanse eden taraflar, 10 sayılı kanunun milyonlarca mültecinin evlerine dönüşünün önüne koyduğu engellerin sorumluluğunu taşımaktadır.”

 

HRW tarafından yayınlanan raporda, ayrıca, 10 sayılı kanunun arazi mülkiyetlerinin Esed rejimi tarafından müsadere edilmesine kanuni bir kılıf uydurduğu vurgulandı.

 

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkan Yardımcısı Dima Musa, Esed rejimi tarafından mültecilerin geride bıraktığı gayrımenkullere dair çıkarılan 10 sayılı kanunun, uluslararası 2254 sayılı karar ve Cenevre 1 bildirgesi çerçevesinde hayata geçirilmek istenen siyasi sürece büyük etkisi olduğunu söylemişti.

 

Dima Musa, İkinci Gün adlı hukuki kuruluş tarafından düzenlenen, Avukatlar, Hakimler, ülke ve uluslararası kuruluş temsilcilerinin yer aldığı Suriye’ye ilişkin çalştaya katılmıştı.

 

Burada yaptığı konuşmada, Esed rejiminin çıkardığı 10 sayılı kanuna değinen Musa, Esed rejimin yeni Anayasa çalışmalarının olduğu bir dönemde böylesi bir kanun çıkarmasının siyasi çözüm istemediğini ve askeri çözümde ısrarlı olduğunu gösterdiğini ifade etmişti.

28 May 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalf ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Abdurrahman Mustafa, bugün, Hollanda’nın Suriye Özel Temsilcisi Gerrard Stegh ve yanındaki heyetle bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede, Esed rejimi ve İran’a bağlı mezhepçi militanların Suriye’de işlediği savaş suçları ele alındı.

 

Cenevre’deki siyasi sürecin yeniden canlandırılması konusunun da işlendiği görüşmede, her iki taraf da 2254 sayılı uluslararası karar ve Cenevre 1 bildirgesi kapsamında bir siyasi çözümün gerekliliğini vurguladı.

 

Görüşmede bir konuşma yapan SMDK Başkanı Abdurrahman Mustafa, Esed rejiminin BM tarafından düzenlenen kimyasal silahları yok etme zirvesine başkanlık yapmasını eleştirdi. Bu durumun insanlık vicdanına bir darbe vurduğunu ve Esed rejimi tarafından katledilen Suriyeli kurbanlara ihanet olduğunu ifade etti.

 

Konuşmasında, Esed rejimi tarafından mültecilerin dönüşünü engelleme hedefiyle çıkarılan 10 sayılı kanuna da değinen Mustafa, bu kanunun mültecilerin gayrımenkullerine el konularak Suriye’nin demografisini değiştireceğini vurguladı.

 

10 sayılı kanunun Esed rejimi, İran ve Rusya tarafından Suriye’de işlenen tehciri meşrulaştırdığına işaret eden Mustafa, bu faaliyetlerin savaş suçu olduğunun altını çizdi.

 

Abdurrahman Mustafa, konuşmasında, gelen mültecilerle nüfus yoğunluğunun devasa boyutlara ulaştığı İdlib ve çevresinde yaşayan sivillerin korunması gerektiğini ifade etti. Bölgedeki sivillere acil insani yardım ulaştırılması talebinde bulundu.

 

Mustafa, SMDK ve Suriye Geçici Hükümeti’nin (SGH) özgürleştirilmiş bölgelerde, Suriye Yardım Koordinasyon Birliği aracılığıyla sosyal hizmet projeleri ve yerel meclisler kurma çalışmaları sürdürdüğünü sözlerine ekledi.

27 May 2018 In Koalisyon Haberleri

Halep’in Tel Hediye beldesinde Cumartesi sabah saatlerinde Suriye Sivil Savunma Örgütüne (Beyaz Baretliler) ait bir merkeze yönelik düzenlenen silahlı saldırıda 5 gönüllü şehit oldu.

 

Konuya ilişkin, bugün yazılı bir açıklama yayınlayan Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) olarak sivil savunma görevlilerini hedef alan bu saldırıyı kınadı. 

 

Açıklamada, “Şehitlerin ailelerine, sivil savunma örgütüne ve bütün gönüllülere taziyelerimizi sunarken, bu suçu işleyen kirli ellerin bir gün mutlaka hesap vereceğine inanıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

 

İdlib ve Halep kırsalındaki özgürleştirilmiş bölgelerde güvenlik ve asayişin sağlanmasının önemine vurgu yapılan açıklamada, bu bölgelerde yaşayan bütün vatandaşlara, Suriye Geçici Hükümeti (SGH) birimleri ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) unsurlarına bu hususta yardımcı olma çağrısı yapıldı.

 

Öte yandan, Beyaz Baretliler Başkanı Raid Salih, Anadolu Ajansına (AA) yaptığı  açıklamada, gece Halep'in Tel Hadye beldesindeki bir merkeze silahlı saldırı olduğunu söyledi.

 

Salih, 4 saldırganın merkezi bastığını, çalışanların ellerini bağlayıp merkezdeki aracı, motosikletleri ve telsizleri çaldığını belirterek, "Saldırganlar daha sonra merkezdeki çalışanlarımızı kurşuna dizdi. Üçü olay yerinde hayatını kaybederken, ikisi de kaldırıldıkları hastanede şehit oldu. İki de yaralımız var." ifadelerini kullandı.

 

Saldırının kim tarafından düzenlendiği bilinmezken olayın araştırıldığı kaydedildi. 

 

Geçen sene ağustosta da İdlib ilindeki sivil savunma merkezlerden birine kimliği belirsiz kişilerin saldırısında 7 görevli hayatını kaybetmişti.

 

Beyaz Baretliler Kimdir?

 

Beyaz Baretliler adını, örgütteki gönüllülerin arama kurtarma faaliyetleri sırasında kullandığı beyaz baretlerden alıyor.

 

Şimdiye kadar on binlerce insanı kurtaran Beyaz Baretliler, aralarında kadınların da bulunduğu 3 bin civarında kişiyle çalışmalarını sürdürüyor. Arama kurtarma faaliyetlerinin yanı sıra cenazelerle de ilgilenen yardım örgütü, saldırılardan sonra hayatta kalanlara insani destek sağlıyor.

 

Beyaz Baretliler, Suriye'deki çalışmaları nedeniyle 2016'da Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterilmişti.

27 May 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Esed rejiminin Birleşmiş Milletler (BM) tarafından düzenlenen kimyasal “kimyasal silahları yok etme” zirvesine başkan olarak belirlenmesini kınadı. Bu kararın insanlık vicdanını yaralayan ve rejimin kimyasal saldırılarının kurbanlarına hakaret olduğunu vurguladı.

 

Zirvenin üyesi olan 18 ülkeye bir mesaj gönderen SMDK Başkanı Abdurrahman Mustafa, söz konusu ülkelere rejimin başkanlığını üstleneceği 4 haftalık zirveyi boykot etme çağrısı yaptı. Mustafa, mesajını ABD, İngiltere, Türkiye, Almanya, Fransa, Kanada, Japonya, İtalya, İspanya, İsveç, Norveç, Hollanda, Belçika, Avustralya, İsviçre, Finlandiya, Yeni Zelanda ve Ukrayna hükümetlerine gönderdi. 

 

Mesajında, Esed rejimi gibi bir oluşumun böyle bir zirveye başkanlık yapmasının BM tarafından sürdürülen kimyasal silahları yok etme çalışmalarının inandırıcılığına zarar vediğini bildiren Mustafa, Esed rejiminin kimyasal silahlarla birlikte yüzlerce kez konvansiyonel silahlar kullanarak katliamlar gerçekleştirdiğini hatırlattı.

 

Mustafa, sözlerini şöyle sürdürdü;

 

“Esed rejimi birçok kez kimyasal silahları yasaklama anlaşması ve BM Güvenlik Konseyi 8BMGK) kararlarını ihlal etmiştir. Bununla birlikte, Uluslararası Kimyasal Silahları Yasaklama Komitesi (OPCW) ve BM’nin ortaklaşa kurduğu Kimyasal Saldırıları Soruşturma Komitesi (JİM) Esed rejiminin 21 Ağustos 2013 ve 4 Nisan 2017 tarihlerinde sivillere yönelik kimyasal saldırı gerçekleştirdiğini doğrulamıştır.”

 

Mesajında, Suriye’nin dost ülkelerine Suriye halkının yaşadığı mağduriyetlere son verme ve savaş suçlularının yargılanmasını sağlamaya davet eden Mustafa, bu ülkelerden Suriye halkının özgürlük mücadelesine destek vermesini talep etti.

 

Kimyasal Silahları Yok Etme Kongresi, 1979 yılında kuruldu. 65 üyesi olan kongrenin her yıl yapılan zirvesine farklı bir ülke başkanlık yapıyor. Harf sıralamasına göre başkanlık sırası verilen ülkelerin, üye ülkeler tarafından oy birliğiyle değiştirilmesi hakkı bulunuyor.

24 May 2018 In Koalisyon Haberleri

Terör örgütü PYD militanlarının Suriye’de kontrol altında tuttuğu bölgelerde halka karşı işlediği katliam, işkence ve zorla alıkoyma suçları son zamanlarda artış gösteriyor. Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), dün yayınladığı yazılı basın açıklamasında, PYD militanlarının Suriye halkına karşı Esed rejiminin yöntemlerini uyguladığına dikkat çekerek, örgütün işlediği suçları kınadı.

 

SMDK tarafından yayınlanan açıklamada, PYD’ye sağlanan uluslararası desteğin bir an önce durdurulması istendi. Bazı uluslararası tarafların PYD’nin teşkil ettiği terör tehlikesine karşı takındığı vurdum duymaz tavır eleştirildi.

 

PYD’nin kontrolü altındaki bölgelerde mültecilere yönelik sürdürdüğü alıkoyma operasyonlarının kınandığı açıklamada, Münbiç’de PYD’nin uygulamalarına karşı grev başlatan yerel halka dayanışma ve destek mesajı verildi.

 

Açıklama, şu cümlelerle sürdürüldü;

 

“PYD militanları, Münbiç halkının barışçıl grevine kurşunlarla vermiştir. Örgütün bu uygulamaları, Esed rejiminin 2011 yılında başlayan barışçıl halk hareketini provoke etme yöntemleriyle açık bir benzerlik göstermektedir."

 

Terör örgütü PYD militanlarının Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) tarafından terörden arındırılan Afrin’deki evlerine dönmek isteyen mültecileri engellediğine vurgu ypılan açıklamada, terör örgütü militanlarının Afrin’e dönmek isteyen mültecileri zorla alıkoyduğu, aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu çok sayıda mülteciyi kaçırdığı ve iki mülteciyi de öldürdüğü ifade edildi.

 

Açıklamada, son olarak, uluslararası topluma PYD tarafından evlerinden edilmiş mültecilerin evlerine geri dönüş hakkının gasp edilmesinin engellenmesi ve mültecilerin terör eylemlerine karşı korunması çağrısı yapıldı.

24 May 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Abdurrahman Mustafa, bugün, Ankara’da, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile bir araya geldi. Görüşmede, Suriye’deki son siyasi ve askeri gelişmeler ele alındı.

 

Mustafa, görüşme esnasında, Türkiye ve SMDK arasındaki derin ilişkilere vurgu yaparak, bu ilişkilerin başta Suriye Geçici Hükümeti (SGH) olmak üzere, SMDK müesseselerinin desteklenmesi esası üzerine ortak bir strateji çerçevesinde sürdürülmesinin önemine dikkat çekti.

 

Suriye’de ateşkesin güçlendirilmesine paralel olarak, Cenevre’de 2254 sayılı uluslararası karar çerçevesinde sürdürülen müzakerelerin desteklenmesinin önemini dile getiren Mustafa, Rusya’nın Esed rejimini siyasi sürece katılmaya zorlaması gerektiğini ifade etti.

 

Esed rejiminin kimyasal silah kullandığının ve milyonlarca Suriyeli tehcir ettiğini dile getiren Mustafa, başta Beşşar Esed ve yönetici zümresi olmak üzere, Suriye’de savaş suçu işleyen bütün sorumluların yargılanması gerektiğini sözlerine ekledi. 

 

Mustafa, görüşmede, ayrıca, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na, Türkiye halkı ve hükümetinin 2011 yılından beri Esed rejiminin sürdürdüğü kanlı savaş nedeniyle büyük mağduriyetler yaşayan Suriye halkına sundukları destek için teşekkür etti.

23 May 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkan Yardımcısı Dima Musa, Esed rejimi tarafından mültecilerin geride bıraktığı gayrımenkullere dair çıkarılan 10 sayılı kanunun, uluslararası 2254 sayılı karar ve Cenevre 1 bildirgesi çerçevesinde hayata geçirilmek istenen siyasi sürece büyük etkisi olduğunu söyledi.

 

Dima Musa, İkinci Gün adlı hukuki kuruluş tarafından düzenlenen, Avukatlar, Hakimler, ülke ve uluslararası kuruluş temsilcilerinin yer aldığı Suriye’ye ilişkin çalştaya katıldı.

 

Burada yaptığı konuşmada, Esed rejiminin çıkardığı 10 sayılı kanuna değinen Musa, Esed rejimin yeni Anayasa çalışmalarının olduğu bir dönemde böylesi bir kanun çıkarmasının siyasi çözüm istemediğini ve askeri çözümde ısrarlı olduğunu gösterdiğini ifade etti.

 

Musa, söz konusu anunun Suriyeli mültecilerin evlerine dönüşünü engellediğini ve bu yüzden Suriye’de kapsamlı bir siyasi çözüm ön gören uluslararası kararlara ve siyasi çözüm sürecine aykırı olduğunu vurguladı.

 

Esed rejiminin işlediği savaş suçlarını örtmeye çalıştığına işaret eden Musa, rejimin bu tür kanunlarla işlediği savaşın izlerini yok etmeye çalışarak, bu suçların soruşturulmasını ve adaletin sağlanmasını engellediğini sözlerine ekledi.

 

Suriyeli mültecilerin evlerine dönüşünü engelleyen 10 sayılı kanuna uluslararası toplumdan çok sayıda tepki gelmişti. Almanya Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Esed rejimi bu kanunla birlikte Suriye’deki demografiyi kendisi ve müttefikleri lehine değiştirmeye ve mültecilerin dönüşünü engellemeye çalışmaktadır” ifadeleri kullanımıştı.

 

Lübnan Güçleri Partisi Başkanı Semir Caca ise konuya dair yaptığı açıklamada, söz konusu kanunun Lübnan’a göç eden Suriyeli mültecilerin Lübnan’da kalması amacıyla çıkarıldığını idda etmişti. “Bu kanun, mültecilerin dönüşünü engellemekten başka hiçbir işe yaramıyor. Eğer mülteciler evlerine geri dönmezse rejim tarafından getirilen başka kişiler onların mallarına el koyacak” demişti.

22 May 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), Rusya’nın 1864’de Çerkezlere yönelik Kafkaslarda gerçekleştirdiği tehciri Suriye’de tekrar ettiğini belirtti.

21 Mayıs Çerkez Yas Günü münasebetiyle değerlendirmede bulunan SMDK Üyesi Selvi Aksoy, Moskova’nın bir milyon Çerkez’in ölümü ve tehcirinden sorumlu olduğunu ifade ederek, Suriye’ye müdahale ettikten sonra aynısını yaptığını söyledi.

Aksoy, Suriye’nin çeşitli yerlerinde gerçekleştirilen tehcirin Rusya’nın 1864’de yaptığının tekrarı niteliğinde olduğunu belirterek, halka yönelik işlenen bu savaş suçlarının durdurulması noktasında uluslararası topluma büyük sorumluluk düştüğünü söyledi.

Bütün Suriyelilerinin evlerine dönme hakkının altını çizen Aksoy, Suriye’de işlenen savaş suçlarının araştırılması ve tehcirin tekrar etmemesi için bağımsız bir mekanizma oluşturulması için BM’ye çağrıda bulundu.

Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR), geçtiğimiz günlerde yayınladığı bir raporda Rusya’nın Suriye’ye müdahale ettiği 2015 yılı Eylül ayından bu yana, bin 761’i çocuk, 661’i kadın, 6 bin 133 kişiyi öldürdüğünü ifade etmişti.

SNHR, 939 kez yaşam alanlarının hedef alındığını, bunların içinde 169 okul, 167 hastane, 140 mescit ve 55 Pazar yeri saldırısı olduğu belirtmişti.

Sayfa 1 / 3
Home haberler Koalisyon Haberleri Items filtered by date: May 2018