31 Aralık 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkan Yardımcısı Dima Musa, Arap ülkelerinin Esed rejimi ile ilişkilerini normalleştirmesinin başta İran olmak üzere rejimin müttefiklerinin işine yaradığını söyledi. Arap ülkelerinin bugün bölgeden kovmak için rejim ile normalleşmeye gittiği İran’ın, bu ülkelerin Suriye halkına yeterli desteği vermemesinden dolayı bölgede etkin olduğunu dile getirdi.

 

Konuya ilişkin bugün bir özel açıklama yapan Dima Musa, şunları söyledi;

 

“Arap ülkelerinin insani ve ahlaki gerekçelerle Suriye halkının yanında olmasını isterdik. Özellikle de Arap Birliği’nin 2011 yılında Esed rejiminin üyeliğini askıya alırken gösterdiği sebeplerin daha görünür olduğu bugünlerde.”

 

Açıklamasında, Esed rejiminin yöntemlerini değiştirmediğini ve katliam, sürgün ve işkence yöntemlerini sürdürdüğünü belirten Musa, sözlerini şöyle sürdürdü;

 

“Uluslararası insan hakları örgütleri, Esed rejimine bağlı güvenlik birimlerinin rejimin tahliye anlaşmalarıyla ele geçirdiği bölgelerde, halka yönelik sindirme ve şiddet faaliyetlerine yeniden başladığını ifade etmektedir. Son zamanlarda bu konuda yayınlanan birçok rapor, rejimin hapishanelerde çok sayıda tutukluyu infaz ettiğini ortaya koyuyor.”

 

Arap ülkelerinin rejimle normalleşme yoluna gitmesinin kendilerini büyük bir hayal kırıklığına uğrattığını vurgulayan Musa, şunları söyledi;

 

“Onlardan farklı bir tavır beklerdik. Şuanda bazı Arap ülkelerinin Suriye halkını koruma bahanesiyle Esed rejimi ile diplomatik normalleşme çabası içine girdiğini görüyoruz. Halbuki herkes, Esed rejiminin Suriye halkının yarısından fazlasını tehcir ettiğini ve bir milyona yakın insanı öldürdüğünü biliyor. Ayrıca, rejim tarafından tehcir edilen bu insanların Esed rejimi iktidarda kaldıkça dönecek yerlerinin olmadığının da herkes farkında.”

 

Musa, Arap ülkelerinin rejimle ilişkilerini normalleştirmesinin rejimin müttefiklerine yarayacağının altını çizdiği açıklamasını, şu cümlelerle sürdürdü;

 

“Herhangi bir ülkenin Esed rejimi ile ilişkilerini normalleştirmesi, başta İran olmak üzere rejimin müttefiklerine yaramaktan başka bir şeye yaramayacaktır. Bu durum sadece İran’ın bölgedeki etkinliğini artırmasının değil Esed rejiminin İran’ın desteğiyle sürdürdüğü zulüm politikasının da önünü açacak ve rejimin iktidarda kalması için meşruiyet bulmasına sebep olacaktır. Son yıllarda söz konusu ülkelerin Suriye halkına olan desteğinin azalması rejim, müttefikleri ve terör örgütlerini güçlendirmiştir.”

 

SMDK Başkan Yardımcısı, gelinen aşamada, uluslararası toplum ve Arap ülkelerinin Suriye halkını yalnız bırakmasından dolayı rejimin iki destekçisi İran ve Rusya’nın müzakerelere garantör olacak duruma geldiğinin görüldüğüne işaret eden Musa, “Bu politikalar, Cenevre’deki siyasi çözüm sürecinde ilerleme kaydedilememesine sebep oldu. Arap ülkelerinin bu adımı Esed rejimi ve müttefiklerine siyasi sürece katılmama konusunda daha fazla cesaret verecektir” şeklinde konuştu.

 

Musa, Suriye muhalefetinin Suriye halkının özgürlük ve onur taleplerinin arkasında durmaya devam edeceğini vurguladığı açıklamasında, sözlerini “Suriye’de çözümün tek yolu BMGK tarafından alınan 2254 sayılı karar ve Cenevre bildirgesi çerçevesinde bir siyasi süreçle olur” şeklinde sonlandırdı.

29 Aralık 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkan Yardımcısı Bedr Camus, Esed rejimi tarafından katliam, işkence ve tehcire uğrayan Suriye halkının artık geri dönülemez bir yere geldiğini söyledi. Suriye’de siyasi çözümün Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2254 sayılı kararı başta olmak üzere uluslararası kararlar çerçevesinde gerçekleşmesi gerektiğini vurguladı.

 

Camus, bugün yaptığı özel açıklamada, bazı Arap ülkelerinin Esed rejimi ile ilişkilerini normalleştirme çabalarına değinerek, bu çabaların büyük bir hata olacağını ifade etti. Söz konusu ülkelerin Esed rejimi ile İran arasındaki ilişkilerin boyutunu yeterince anlayamadığını belirterek, “Rejim ve İran birbirini tamamlıyor” dedi.

 

Suriye halkının iradesinin yok sayılmaya çalışıldığını anlatan Camus, halkın suçluların cezalandırılarak adaletin sağlanmasını ve Suriye’de kalıcı bir barış olmasını istediğini vurgulayarak, “Normalleşme çabaları, Suriye’de yeniden şiddeti artırarak, DEAŞ gibi örgütlerin önünü açabilir” şeklinde konuştu.

 

Açıklamasında, Suriye halkının her zamankinden güçlü olduğunu ve meşru özgürlük talebinin arkasında durduğunu dile getiren Camus, “Biz halkımızın taleplerini yerine getirmek için çalışıyoruz. Bu yüzden BM gözetiminde gerçek bir siyasi çözüm süreci için çabalarımızı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

 

Suriyeli devrimci ve muhalif güçlere adalet, çoğulculuk ve eşitlik temelli özgür ve demokratik bir devlet kurulana kadar devrim ilkelerinden vazgeçmeme çağrısı yapan Camus, diktatörlük ve kula kul olma günlerinin artık geride kaldığını ve Suriye halkının hiçbir şekilde o günlere geri dönmeyeceğini sözlerine ekledi.

 

Camus, Esed rejimi ve destekçilerinin Suriye halkına karşı işlediği savaş suçlarının asla unutturulamayacağını belirttiği açıklamasını, BM’ye rejimin savaş suçlarına ilişkin açılan uluslararası soruşturmaları takip etme ve suçluları yargı önüne çıkarmaya davet ederek sonlandırdı.

28 Aralık 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Siyasi Kurulu, dün, Suriye Geçici Hükümeti (SGH) ve Yardım Koordinasyon Birliği üyeleri ile olağanüstü bir toplantı düzenledi. Toplantıda, Suriye’nin kuzeyindeki mülteci kamplarında yoğun yağışlar sonucu oluşan seller nedeniyle oluşan mağduriyetlerle mücadele konuları ele alındı.

 

Toplantıda, SGH ve Yardım Koordinasyon Birliği’nin acil durumlarla mücadele programı istişare edilirken, bölge halkı için Birleşmiş Milletler (BM) ve uluslararası yardım kuruluşlarından sağlanacak acil yardımlar konuşuldu.

 

Suriye’nin kuzeyindeki Acil Yardım Koordinasyon Grubu, bölgede yağan yoğun yağmurların sebep olduğu sellerden 6 bin 500 ailenin mağdur olduğunu bildirdi. İdlib’in kuzeybatısındaki Atme’de sellerin tahrip ettiği çadır sayısının 220’ye, sular altında kalan çadır sayısının ise 550’ye yükseldiğini aktardı.

 

Bölgede bulunan zarar görmemiş kampların büyük bir mülteci akımıyla karşı karşıya kaldığını belirten grup, bazı mülteci ailelerin de camilere sığındığını kaydetti.

 

Öte yandan, Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), Birleşmiş Milletler ve uluslararası yardım kuruluşlarına, son iki gündür yoğun yağmurlar nedeniyle sellerle mücadele eden Suriye’nin kuzeyindeki mülteci kampları için yardım çağrısı yapmıştı.

 

Esed rejiminin yoğun askeri operasyonları nedeniyle evlerini terk eden yüzbinlerce Suriyeli, muhaliflerin kontrolündeki Halep ve İdlib’in kuzey kırsallarına sığınmıştı. Kuzey Suriye Koordinasyon Ekibi’nin verilerine göre, bölgede 133’ü geçici olmak üzere bin 39 mülteci kampı bulunuyor.

 

Koordinasyon ekibi, daha önce yaptığı açıklamada, Suriye’de faaliyet gösteren insani yardım kuruluşlarına ülkenin kuzeyindeki sellerden etkilenen mülteci kamplarına yardım için bütün gönüllülerini alarma geçirmesini istemişti.

 

Öte yandan, Suriye Sivil Savunma Örgütü, ülkenin kuzeyindeki gönüllüleri alarma geçirdiğini ilan etti. Örgüt tarafından yapılan açıklamada, bölgede görülen yoğun yağmurlardan dolayı sel oluşması nedeniyle yapılan acil yardım çağrılarına cevap vermek için gönüllülerin alarma geçirildiği bildirildi.

27 Aralık 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), Birleşmiş Milletler ve uluslararası yardım kuruluşlarına, son iki gündür yoğun yağmurlar nedeniyle sellerle mücadele eden Suriye’nin kuzeyindeki mülteci kampları için yardım çağrısı yaptı.

 

Bölgede bulunan aktivistlerin verdiği bilgiye göre, Halep ve İdlib kırsallarında etkili olan sağanak yağmurlar nedeniyle, Suriye’nin çeşitli bölgelerinden Esed rejimi tarafından tehcir edilen mültecilerin sığındığı kampları su bastı. Kamplarda bulunan mültecilerin büyük çoğunluğu çadırları terk etmek zorunda kaldı.

 

Yerel haber ağlarına konuşan bazı mülteciler, yağmurların giderek yoğunlaşması nedeniyle durumun daha kötüye gittiğini belirterek, çadırları terk etmek zorunda kalan onlarca mülteci ailenin yardım beklediğini dile getirdi.

 

Esed rejiminin yoğun askeri operasyonları nedeniyle evlerini terk eden yüzbinlerce Suriyeli, muhaliflerin kontrolündeki Halep ve İdlib’in kuzey kırsallarına sığınmıştı. Kuzey Suriye Koordinasyon Ekibi’nin verilerine göre, bölgede 133’ü geçici olmak üzere bin 39 mülteci kampı bulunuyor.

 

Koordinasyon ekibi, daha önce yaptığı açıklamada, Suriye’de faaliyet gösteren insani yardım kuruluşlarına ülkenin kuzeyindeki sellerden etkilenen mülteci kamplarına yardım için bütün gönüllülerini alarma geçirmesini istemişti.

 

Öte yandan, Suriye Sivil Savunma Örgütü, ülkenin kuzeyindeki gönüllüleri alarma geçirdiğini ilan etti. Örgüt tarafından yapılan açıklamada, bölgede görülen yoğun yağmurlardan dolayı sel oluşması nedeniyle yapılan acil yardım çağrılarına cevap vermek için gönüllülerin alarma geçirildiği bildirildi.

26 Aralık 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Siyasi Kurulu Üyesi Macid Bereket, Esed rejimine bağlı kuvvetlerin sivillere hizmet için kurulan Suriye Sivil Savunma Örgütü binalarına yönelik saldırılarının rejimin Suriye halkına karşı suç zihniyetini sürdürdüğünü gösterdiğine dikkat çekti.

 

Bereket, konuya dair bugün yaptığı özel açıklamada, Esed rejiminin özgürleştirilmiş bölgelerde hizmet veren bütün sivil kuruluşları hedefe oturttuğunu belirtti. Rejimin Suriye sokağına doğrudan etkisi olan her sivil kurumu yok etmek istediğini ifade etti.

 

Açıklamasında, rejimin Sivil Savunma Örgütünü bombalamakla yetinmediğini dile getiren Bereket, Esed rejiminin müttefiki Rusya ile birlikte, savaş suçlarını ortaya çıkarmak için çalışan bütün kurumları uzaklaştırmak için uğraştığını sözlerine ekledi.

 

Esed rejiminin Sivil Savunma Örgütü’nden başarılı bir kurum olduğu için korktuğunun altını çizen Bereket, bununla birlikte yıllardır bütün sivil kurumların kendi kontrolünde olmasına alışan rejimin bağımsız ve doğrudan halka hizmet eden kurumlara tahammül göstermediğinin altını çizdi.

 

Bereket, açıklamasında, son olarak, uluslararası toplumun Suriye’de olanlar karşısında ahlaki ve insani sorumluluğunu yüklenerek, sivilleri rejim ve destekçilerinden korumak için gerekli adımları atması gerektiğini kaydetti.

 

Suriye Sivil Savunma Örgütü Hama Şubesi, dün yayınladığı açıklamada, Esed rejimine bağlı güçlerin Hama’nın kuzeyindeki Morek beldesinde bulunan sivil savunma binasını top ateşiyle hedef aldığını ve bombardıman sonucunda binanın yıkıldığını bildirmişti.

 

Bölgeden edinilen bilgilere göre, rejime bağlı kuvvetler, Morek’te bulunan sivil savunma binasını 15 füze ve top ateşiyle vururken, bombardımanlarda çok sayıda sivil yaralandı, bir ambulans da imha oldu.

 

Sivil Savunma Örgütü, geçtiğimiz ay yayınladığı açıklamada ise rejime ait savaş uçaklarının 2016 yılından bu yana özgürleştirilmiş bölgelerin üzerinde 100 bini aşkın uçuş gerçekleştirdiğini aktarmıştı.

 

Esed rejimine bağlı güçler, 17 Eylül günü Türkiye ve Rusya arasında, Rusya’nın Soçi kentinde varılan anlaşmaya rağmen özgürleştirilmiş bölgelere yönelik saldırılarını sürdürüyor. 

26 Aralık 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), dün yayınladığı yazılı basın açıklamasında, Esed rejiminin, Şam’da bulunan Seydnaya hapishanesinde işlediği savaş suçları ve insanlık suçlarını durdurmak bir yana son zamanlarda artırarak sürdürdüğü belirtildi. Bu kapsamda, ülkesini seven şerefli binlerce Suriyelinin, rejimin bu hapishanede kurduğu dar ağaçlarında ölüme gönderildiği kaydedildi.

 

Washington Post gazetesinin, Seydnaya hapishanesine ilişkin yayınladığı rapora işaret edilen açıklamada, söz konusu raporun aylardır SMDK tarafından yapılan uyarıları doğruladığı ve raporun, Seydnaya hapishanesindeki idamların büyük bir artış gösterdiğini ortaya çıkardığı vurgulandı. “Raporda, bu hapishanede 2011 yılından beri devam eden ve bizim de birçok kez belgeleriyle dünyaya duyurmaya çalıştığımız rejim tarafından işlenen vahşetler ortaya koyulmuştur” ifadelerine yer verildi.

 

Açıklama, şu cümlelerle sürdürüldü;

 

“Şurası açıktır ki bu uygulamalar Suriye halkının kalbine korku salmak için yapılmaktadır ve eğer rejim gerçek bir tehditle karşılaşmazsa bu uygulamalarını sürdürecektir. Bu kapsamda, uluslararası toplumun etkin tarafları ciddi adımlar atmalıdır.”

 

Binlerce ailenin rejim tarafından hapishanelere doldurulan evlatlarının akıbetine dair büyük bir korku ve endişe ile uluslararası toplumun adaleti sağlamak için duruma müdahale etmesini umutsuzca beklediğine işaret edilen açıklamada, şu ifadeler yer aldı;

 

“Esed rejimi ve müttefikleri, siyasi çözümü çıkmaza sürüklemeyi hedefleyen suç ve terör uygulamalarını sürdürmekte ve Suriye halkının kazanımlarını katliam, işkence ve yıkımla elinden almaya çalışmaktadır.”

 

Açıklamanın devamında, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) Seydnaya ve diğer hapishanelerdeki idamların bir an önce durdurulması ve Suriye hapishanelerinin uluslararası Kızılhaç Komitesi’nin denetimine açılması için etkili adımlar atma çağrısı yapıldı.

 

SMDK tarafından yayınlanan açıklama, şu cümlelerle sonlandırıldı;

 

“Suriye hapishanelerindeki bu soykırımların ertelenmeksizin hemen durdurulması insan hakları ve özgürlük ilkelerine inanan bütün uluslararası güç ve kuruluşların sorumluluğundadır. Bu durum, söz konusu tarafların hapishanelerdeki idamların durdurulması ve Suriyeli sivillerin keyfi tutuklamalardan korunması için Esed rejimine gerekli bütün baskıları uygulamasını zorunlu kılmaktadır.”

25 Aralık 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Ulusal Tutuklu ve Kayıp İşleri Kurulu Başkanı ve Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Yasir Ferhan, Washington Post gazetesinin, Esed rejimine bağlı güçlerin Suriye’deki hapishanelerde belirten bir rapor yayınladığını söyledi. Raporun SMDK tarafından daha önce yapılan uyarıları haklı çıkardığını ve rejimin muhalefeti bastırmak için katliam yöntemlerini sürdürdüğünü ortaya koyduğunu vurguladı.

 

Ferhan, konuya dair bugün yaptığı özel açıklamada, Esed rejiminin hiçbir şartta savaş suçu işlemekten geri durmadığını belirterek, rejimin askeri gücünü toplamakta başarısız olması halinde tutuklu muhaliflere yönelik daha vahşi yöntemler uygulayabileceği uyarısını yaptı.

 

Rejimin hapishanelerde savaş suçu işlemekten geri durmadığını vurgulayan Ferhan, uluslararası insan hakları raporlarına göre, rejim güçlerinin 2018 yılında 964 tutukluyu idam ettiğini aktardı.

 

Öte yandan, Washington Post gazetesi, dün, Suriye hapishanelerdeki infazlara dair uzun bir rapor yayınlayarak, rejim güçlerinin Suriye’nin çeşitli bölgelerinde kontrolü sağlamasının ardından tutuklularla dolu hapishaneleri idamlarla boşaltma yoluna gittiğini kaydetti.

 

Gazete, raporunda, idama mahkum edilen tutukluların büyük kısmının henüz idam sehpasına çıkarılmadan işkence altında öldüğünü bir kısmının da karşılaştığı işkencelerden kaynaklanan ruhi ve fiziksel zararlar sonucu vefat ettiğini ifade etti.

 

Rejimin idamlara ve işkence altındaki ölümlere dair hiçbir açıklama yapmadığını belirten gazete, raporunda, rejimin tutukluların idam edildiğini reddettiğini ve öldürülen tutukluların tespitinin bağımsız kaynaklarca yapıldığını aktardı.

 

Raporunda, geçtiğimiz Mart ayında Seydnaya hapishanesinin uydudan çekilen görüntülerine de yer veren gazete, görüntülerde yer alan kararmış cesetlere dikkat çekerek, tıp uzmanların bu cesetlerin insan cesedi olduğunu dile getirdiğine dikkat çekti.

 

Uydudan çekilen görüntüler, Şam yakınlarında bulunan bir askeri üssü de görüntülemişti. Uluslararası Af Örgütü (Amnesty), söz konusu üste toplu mezarlar olduğunu ve son bir yıl içinde bu mezarların sayısında büyük bir artış görüldüğünü açıklamıştı.

24 Aralık 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Siyasi Kurulu Üyesi Muhammed Yahya Mektebi, Esed rejiminin Ulusal Güvenlik Şubesi Başkanı Ali Memluk’un Mısır’a gerçekleştirdiği ziyaretin, Esed rejimini yeniden ayağa kaldırma çabaları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. “Rejimi yeniden ayağa kaldırma girişimleri boşuna” dedi.

 

Mektebi, konuya ilişkin bugün yaptığı özel açıklamada şunları söyledi;

 

“Ali Memluk’un Kahire ziyareti, bazı tarafların Esed rejimi ile ilişkileri normalleştirme ve rejimin yanlızlığını bitirme çabaları çerçevesinde ele alınmalıdır. Ziyaretin, Sudan Devlet Başkanı Ömer el-Beşir’in Şam’a gerçekleştirdiği ziyaret sonrası gelmesi bu durumu açıkça ortaya koymaktadır.”

 

Mektebi, açıklamasında, Esed rejiminin bu ziyaretlerle Arap ülkelerine, hala hayatta olduğu ve kendisiyle diplomatik ilişki kurulabileceği mesajı göndermek istediğini dile getirdi.

 

Sudan Devlet Başkanı Ömer el-Beşir’in, geçtiğimiz hafta Suriye’nin başkenti Şam’a giderek Beşşar Esed ile buluşması ve bazı Arap ve yabancı ülkelerin rejimle temasa geçmesi tepkilere sebep olmuştu. Avrupa Birliği (AB), bu girişimleri eleştirerek, “Esed rejimi ile ilişkilerin normalleşmesi ve rejimin yeniden uluslararası siyaseti girmesinin sağlanmasının yeri ve zamanı değil” açıklamasını yapmıştı.

 

Fransız mahkemesi, geçtiğimiz Kasım ayında, aralarında Ali Memluk’un da olduğu Esed rejimine bağlı üst düzey 3 yönetici hakkında tutuklama kararı çıkarmıştı.

 

Konuya dair bir açıklama yayınlayan Uluslararası Af Örgütü (Amensty) ise Fransız mahkemesinin kararının “Suriye’de adaletin sağlanması için önemli bir adım olduğunu” belirterek, Uluslararası topluma benzer adımlar atma çağrısı yapmıştı.

 

AB tarafından yaptırım listesine alınan Memluk, Suriye diktatörü Beşşar Esed’in etrafındaki oligarşinin önde gelen isimlerinden biri olarak biliniyor. Esed, Memluk’u 2012 yılında Suriye Ulusal Güvenlik Şubesi’nin başına getirmişti.

21 Aralık 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriyeli 150 kabile ve aşiret temsilcileri, bugün, Halep’in kuzeyindeki Azez beldesine bağlı Secu köyünde Suriye Kabile ve Aşiretleri Yüksek Meclisi Kongresi’ni düzenledi. Kongreye, Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Abdurrahman Mustafa başkanlığındaki SMDK heyeti de katıldı.

 

SMDK heyetinin katılımıyla, “Suriye’yi Esed rejimi ve terör örgütlerinden kurtarmak ve Suriye’nin halk ve toprak bütünlüğünü korumak için el ele” başlığıyla düzenlenen kongrenin organizatörü olan “Suriye Kabile ve Aşiretleri Yüksek Meclisi” Başkanlık Kurulu, Yürütme Konseyi ve Ayan Meclisi’nden oluşurken, Kabile ve Aşiretlerin önde gelenleri bu meclisin üyeliğini yapıyor.

 

SMDK Başkanının konuşması

 

Kongrede bir konuşma gerçekleştiren SMDK Başkanı Abdurrahman Mustafa, Suriyeli kabile ve aşiretlerin devrimin için gerçek bir medeniyet oluşturduğunu söyledi. Aşiretlerin Suriye tarihinde toplumsal yapının korunması noktasında önemli roller oynadığını ifade etti.

 

Mustafa, konuşmasını şöyle sürdürdü;

 

“Attığınız bu adımı tebrik ediyoruz. Bu çalışmanın devrim bileşenleri arasındaki koordinasyon, işbirliği ve yardımlaşmanın artırılmasına katkı sunmasını ümit ediyoruz. Aşiret ve Kabileler, Suriye’de halk ve toprak birliği noktasında önemli bir işlev görmektedir.”

Konuşmasında, kabile ve aşiretlerin desteği olmaksızın DEAŞ terör örgütünün yenilgiye uğratılmasının zor olacağını belirten Mustafa, “Suriye halkına ve devrimine düşmanlık yapan terör örgütlerine karşı mücadeleye büyük katkı sağladınız. Esed rejiminin emir ve yönlendirmeleriyle hareket eden bu örgütler, Suriye’nin birliğini tehdit etmiştir” dedi.

 

Mustafa, konuşmasının devamında şunları söyledi;

 

“Suriye halkı ile halkın adalet, özgürlük ve onur talepleri arasına hiçbir şeyin girmesine izin vermeyeceğiz. Suriye’nin toprak ve halk bütünlüğünü koruyacağız. Bu bütünlük Suriye halkını razı edecek tek şeydir. İnsana ve insanın özgürlüğüne, onuruna saygı gösteren demokratik bir yönetim kurulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.”

 

Konuşmasının sonunda, Suriye devrimi ve devrim müesseselerinin Suriye halkını diktatörlükten kurtarmak ve özgürlüklerini geri almak için çalışmaya devam edeceğini vurgulayan Abdurrahman Mustafa, Suriye topraklarının terör örgütlerinden kurtarılmasına yardım eden ve Esed rejiminin bombardımanlarından kaçan Suriyeli mültecileri topraklarına kabul eden Türkiye’ye de teşekkürlerini dile getirdi.

 

Kabile ve Aşiret Kongresi’nin sonuç bildirgesi

 

Öte yandan, kongrenin sonunda aşiret ve kabile liderleri, bir sonuç bildirgesi yayınladı.

 

Sonuç bildirgesinde, Suriyeli kabile ve aşiretlerin devrimin ilkelerine bağlılıkları yenilenirken, suçluların adalet önüne çıkarılması, bütün terör örgütlerinin ve Suriye halkına düşman olan yabancı güçlerin ülkeden çıkarılması için çalışmaya devam edecekleri vurgulandı.

 

Bildirgede, Suriyeli kabile ve aşiretlerin tarihsel rollerini ve Esed rejiminin yok etmek için uğraştığı hak ettikleri saygıyı geri alması ve ülkenin siyasi değişiminde üzerlerine düşeni yapmaları gerektiği ifade edildi.

 

Suriyeli kabile ve aşiretler, kongre öncesi çok sayıda toplantı gerçekleştirmişti. Toplantılar sonrası kongreyi düzenleyen bir aşiret birliği kurmakta başarılı olan kabile ve aşiretler, sonuçta bu kongreyle manifestolarını açıklamış oldu.

18 Aralık 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Abdurrahman Mustafa, bugün, ABD Dışişleri Bakanı Yakındoğu İşlerinden Sorumlu Yardımcısı ve Suriye Özel Temsilcisi Joel Rayburn ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, Suriye’deki son saha ve siyasi gelişmeler ele alındı.

Mustafa, Rayburn ile yaptığı telefon görüşmesinde, Suriye’nin toprak bütünlüğüne vurgu yaparak, “Suriye bizim için bütün illeriyle Suriye’dir” dedi. ABD yönetimi ile SMDK arasında koordineli bir çalışma yürütülmesini umduğunu dile getirdi.

Suriye topraklarının tamamında terörün her türlüsüne karşı mücadelenin devam etmesi gerektiğine dikkat çeken Mustafa, ilk günden beri Esed rejimi, DEAŞ ve diğer tüm terör örgütleriyle ilk mücadele eden tarafın Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) olduğunu ve ÖSO’nun kuruluşundan beri sivilleri korumak için çalıştığını ifade etti.

Telefon görüşmesinde, Türkiye ve ABD’nin Suriye’de koordineli çalışması gerektiğine işaret eden ve “bu koordinasyonun artırılması önceliğimizdir” diyen SMDK Başkanı, Türkiye ve ABD arasındaki koordineli çalışmanın Suriye’de kapsamlı bir siyasi süreci işleterek, Esed rejiminin sona erdirip çoğulcu bir demokratik düzen kurarak, Suriye halkının özgürlük ve onur mücadelesine büyük katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.

Joel Rayburn ise yapılan görüşmede, ülkesinin Türkiye ile Suriye’nin kuzeydoğusu ve Türkiye’nin ulusal güvenliğine ilişkin konularda aktif bir koordinasyon kurduğunu belirtti. ABD’nin Ankara ve Suriye muhalefetinin çekincelerini anladığını dile getirerek, “Washington yönetimi, Suriye’nin teröristler için güvenli bir sığınak olmasını istemiyor” şeklinde konuştu.

Washington yönetiminin, yerel halkın yine yerel meclisler tarafından temsil edilmesi ve güvenliğin yerel güçlerce sağlanmasını istediğini dile getiren ABD’li diplomat, ABD’nin SMDK’nın Suriye’deki demografik değişimden duyduğu endişeleri anladığını ve bu tür deografik değişim uygulamalarını kabul edilemez bulduğunu sözlerine ekledi.

Öte yandan, yapılan telefon görüşmesinde taraflar, Anayasa komitesinin kurulması çalışmalarına dair görüşlerini de paylaştı. Her iki tarafta komitenin güvenirlik, kapsayıcılık ve dengeyi sağlayan uluslararası ölçütlere göre kurulması gerektiğine ve bu komitenin Suriye halkının arzuladığı gibi bir siyasi sürecin ilk adımı olacağına inandıklarını dile getirdi.

Görüşmede, aralarındaki iletişimin devam etmesi gerektiğinin altını çizen taraflar, içinden geçilen bu hassas günlerde yanlış anlaşılmalara ve tevillere yer olmadığını vurguladı.

Öte yandan Joel Rayburn, SMDK Başkanı Abdurrahman Mustafa’yı ikili ilişkilerin daha fazla güçlendirilmesi için Washington’a davet etti.

Sayfa 1 / 3
Home haberler Koalisyon Haberleri Items filtered by date: Aralık 2018