17 Kasım 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Abdurrahman Mustafa, uluslararası toplumun Esed rejimini siyasi çözüme girmeye mecbur etmekte gecikmesinin tehlikeli sonuçları olacağı ve bunun bedelini bütün dünyanın ödeyeceği uyarısını yaptı.

 

Mustafa, bugün yaptığı özel açıklamada, “Dünya, Suriye’de siyasi çözümün gecikmesinin bedelini kat kat ödeyecek” diyerek, uluslararası toplumu Suriye halkının taleplerini gerçekleştirecek siyasi çözüm sürecine girmesi için Esed rejimine baskı yapmaya davet etti.

 

SMDK Başkanı, ayrıca, 2254 sayılı uluslararası karar ve Cenevre bildirgesi çerçevesinde bir siyasi çözümün dünyayı Esed rejiminin sebep olduğu tehlikelerden kurtaracağını sözlerine ekledi.

 

Abdurrahman Mustafa, daha önce yaptığı açıklamalarda da, Esed rejiminin tutuklulara yönelik ihlallerinin durdurulması için mümkün olan bütün yolların kullanılması gerektiğini belirterek, rejim hapishanelerindeki tutukluların kurtarılması için konuya ciddiyetle yaklaşılmasını talep etmişti.

 

Hapishanelerdeki kriz durumunun çözülmesi için çalışma yürütülmesi çağrısı yapan Mustafa, Suriye’deki tutuklular dosyasının Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) taşınması için cesur adımlar atılmasını istemişti.

 

Öte yandan, Esed rejimine bağlı kuvvetler, uluslararası anlaşma ve mutabakatlara rağmen Suriye’de sivillere yönelik saldırılarını sürdürüyor. Rejim güçleri, anlaşmaların kapsamına giren bölgelerde yasadışı tutuklamalarla anlaşmaları ihlal ediyor.

16 Kasım 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon Güçleri’ne ait savaş uçaklarının Suriye’nin kuzeydoğusundaki Deyr-i Zor kenti yakınlarında sivilleri hedef alan bombardımanlarını durdurmasını istedi.

 

SMDK tarafından konuya dair dün yayınlanan yazılı basın açıklamasında, Uluslararası Koalisyon Güçleri’ne ait savaş uçaklarının Suriye’nin doğusundaki Deyr-i Zor kenti ve çevresine yönelik bombardımanları nedeniyle art arda katliamlar meydana geldiği belirtildi. 

 

Deyr-i Zor kırsalındaki katliamlara dair haberlerin PYD ve DEAŞ terör örgütlerinin uyguladığı çift taraflı kuşatma nedeniyle gecikmeli olarak geldiğine işaret edilen açıklamada, saldırıların bir an önce durdurulması talep edildi.

 

Açıklama, şu ifadelerle sonlandırıldı;

 

“SMDK olarak, sivilleri hedef alan bu saldırıları en güçlü ifadelerle kınarken bir an önce saldırıların durdurulması talep ediyoruz. Bununla birlikte, sivillere yönelik saldırılara ilişkin soruşturma açılması ve sorumlulardan hesap sorulması çağrısı yapıyoruz.”

 

Uluslararası Koalisyon uçaklarının dün sabah saatlerinde Deyr-i Zor’un el-Suse köyüne yönelik saldırısı sonucunda aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca kişi hayatını kaybetmişti.

 

Dünkü katliam, koalisyon uçaklarının son zamanlarda gerçekleştirdiği katliamların bir devamı niteliğinde geldi. Geçtiğimiz günlerde Hecin beldesini hedef alan saldırılarda da aralarında hapishanede bulunan tutukluların da yer aldığı en az 30 sivil yaşamını yitirmişti.

 

Öte yandan, kent ve çevresinde ilk yardım ve sağlık malzemeleri sıkıntısı yaşanırken,  dün meydana gelen bombardımanda 10’u çocuk olmak üzere 18 sivilin öldüğü aktarıldı.

16 Kasım 2018 In Koalisyon Haberleri

PYD terör örgütü, dün, Temmuz ayında kaçırdığı Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) üyelerinden Abdurrahman Abo’yu serbest bıraktı. 

 

Serbest bırakıldıktan sonra Rudaw televizyonuna açıklamalarda bulunan Abdurrahman Abo, PYD militanlarının kendisini Esed rejimine bağlı istihbarat birimlerine teslim ettiğini ancak söz konusu birimlerin kendisini yeniden örgüte iade ettiğini ifade etti.

 

Açıklamasında, Afrin’de bulunan bir hapishanede tek kişilik hücrede 2 ay boyunca tutulduğunu aktaran Abo, ardından büyük bir hücreye alındığını ve burada da 4 ay kaldığını söyledi.

 

Örgüte bağlı militanların 15 Mart günü kendisini gözleri bağlı halde Afrin’den çıkararak Halep’in el-Şehba beldesi yakınlarında Esed rejimine bağlı istihbarat birimine teslim ettiğini belirten Abo, “Rejime bağlı istihbarat birimi tarafından 40 gün alıkonuldum. Daha sonra Menbiç’e götürerek beni yeniden PYD’ye iade ettiler” şeklinde konuştu.

 

Abo, PYD militanlarının kendisine “Fitne çıkarmak, kışkırtıcılık ve ulusa ihanet” gibi suçlamalar yönettiğini dile getirdiği açıklamasında, bu suçlamaların rejimin yönelttiği suçlamalarla aynı olduğuna dikkati çekti.

 

Abdurrahman Abo, ENKS bünyesinde bulunan Kürdistan Demokrat Partisi üyelerinden biri olarak siyasi çalışmalarını sürdürüyor. PYD terör örgütü, 12 Temmuz 2017 tarihinde kaçırdığı Abo’nun akıbeti hakkında bilgi vermekten kaçınıyordu. 

 

PYD militanları, ayrıca, serbest bıraktığı Abo için Kamışli kentinde karşılama düzenlemek amacıyla ENKS tarafından kurulan çadıra saldırarak çadırı yaktı.

 

Öte yandan, konuya dair değerlendirmelerde bulunan Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkan Yardımcısı Abdulbasıt Hamu, tekrarlanan olaylarla Esed rejimi ve PYD terör örgütü arasındaki işbirliği ve koordinasyonun ortaya çıktığını söyledi. 

 

SMDK Başkan Yardımcısı Hamu, bugün yaptığı özel açıklamada, şunları söyledi;

 

 “PYD terör örgütünün Kürt Ulusa Konseyi liderlerinden Abdurrahman Abo’ya işkence uygulayarak sonrasında rejime teslim etmesi, iki taraf arasında işbirliği olduğunun en önemli delilidir.”

 

Hamu, Abo’nun başına gelenlerin PYD’nin kendisini muhalif bir örgüt olarak gösterme ve adalet temelinde bir öz yönetim kurma iddialarını boşa çıkardığını kaydetti.

15 Kasım 2018 In Koalisyon Haberleri

İnsan Hakları Gözlemevi (Human Rights Watch-HRW), Esed rejimi ve Rusya’nın, Suriye’de sivillere yönelik kimyasal madde içeren yakıcı bombalarla saldırı düzenlediğini vurguladı. Birleşmiş Milletler’den (BM) yasalarında düzenlemeye gitmesini talep ederek, “Bu iş ertelenmemeli” ifadelerini kullandı.

 

HRW tarafından konuya dair yayınlanan yazılı açıklamada, Esed rejimi ve Rusya’ya ait savaş uçaklarının 2018 yılında Suriye’nin 6 ilinde düzenlediği 30 saldırıda yakıcı bombalar kullandığını belirterek, saldırıların büyük bir yıkıma neden olduğunu kaydedildi.

 

Rejim ve Rusya tarafından yapılan saldırılardan bazı örneklere yer verilen açıklamada, 16 Mart 2018 tarihinde, Suriye’nin başkenti Şam yakınlarındaki Doğu Guta bölgesine yönelik 61 kişinin ölümüne ve 200 kişinin yaralanmasına yol açan saldırıya işaret edildi.

 

Açıklamada, 2018 yılındaki saldırıların yanı sıra, Esed rejimi ve Rusya’nın önceki yıllarda da yakıcı bombalarla 90’ı aşkın saldırı düzenlediği belirtildi.

HRW’nin açıklaması, Uluslararası Kimyasal Silahları Yasaklama Komitesi’nin (OPCW), Suriye’deki kimyasal silah saldırılarını araştırmak üzere bir komite kuracağını açıklamasının hemen ardından geldi.

 

Komite hakkında, dün, Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da yabancı gazetecilere bilgi veren OPCW Genel Müdürü Fernando Erias, söz konusu komitede 10 uzmanın yer alacağını ve komitenin çalışmalarına önümüzdeki Şubat ayında başlayacağını ifade etti.

 

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), konuya dair yayınladığı açıklamada, uluslararası insan hakları kuruluşları tarafından yayınlanan bu tür rapor ve açıklamaların, Esed rejimi ve müttefiklerinin Suriye’de savaş suçları işlediğinin delili olduğuna dile getirdi.

 

Rapor ve açıklamalarında, Esed rejimi tarafından Suriye’de sivillere karşı savaş suçu işlendiğine işaret eden yüzbinlerce delile eklenmesi gerektiğine vurgu yapan SMDK, uluslararası topluma da savaş suçlularından hesap sorulması için bir an önce harekete geçme çağrısı yaptı.

14 Kasım 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Sözcüsü Enes el-Abde, Esed rejiminin 66 saylı genelge için yürütme komitesi kurarak, Şam’ın Kefr Suse, Dareya, Mezze ve el-Kadem beldelerinde mültecilerin geride bıraktığı gayrimenkullere el koyma talimatı verdiğini söyledi. Rejimin bu adımla Suriyelilerin gayrimenkullerine el koyma politikasını meşrulaştırmaya çalıştığına vurgu yaptı.

 

Abde, bugün, el-Hayat gazetesine yaptığı açıklamada, Esed rejiminin uluslararası baskılar sonucunda 10 sayılı kanunda göstermelik değişiklikler yaparak, mülk sahiplerinin gayrimenkullerini ıspat etme süresini bir aydan bir yıla çıkardığını ifade etti. “10 sayılı kanunda yapılan bu düzenleme, muhalefetin çekincelerini karşılamamakla birlikte Suriye halkının endişelerini de gidermiyor” dedi.

 

SMDK Sözcüsü, açıklamasında, söz konusu düzenlemelerin rejimin mülteciler, muhalifler, tutuklular ve kayıpların geride bıraktığı mallarına el koymaya devam edeceğini gösterdiğinin altını çizdi.

 

Abde, sözlerini şöyle sürdürdü;

 

“Mülk sahiplerinin mülkiyetlerini ispat etmesi için Suriye’ye şahsi beyanda bulunmasının imkansızlığına baktığımızda, bunun için verilen sürenin bir yıl ya da bir ay olması arasında fark olmadığını söyleyebiliriz. Çünkü Suriye’de güvenlik durumu mülk sahiplerin şahsen beyanda bulunmasını ya da vekalet vermesini imkansız kılıyor.”

 

Açıklamasında, 10 sayılı kanunun Suriyelilerin kaçmak zorunda kaldıkları evlerine başkalarının yerleştirilmesine imkan tanıdığını ve ülkede demografik değişimin önünü açtığını belirten el-Abde, “Bu konudaki çekincelerin temelinde mülk sahiplerinin sadece isim olarak varlığının kabul edilmesi ve onların topraklarıyla irtibatının koparılması yatıyor. Rejimin getirdiği düzenlemeler ise bu konuya herhangi bir çözüm sağlamıyor” şeklinde konuştu.

 

Kanunla birlikte sadece yurtdışına kaçan mültecilerin ya da tutukluların risk altına girmediğini, rejim kontrolündeki bölgelerde yaşayanların da risklerle karşı karşı olduğunu dile getiren el-Abde, “Rejim bölgelerindeki Suriyelilerin evlerinin bulunduğu arsalar için biçilen bedeli ödemeleri imkansız. Bu yüzden, bu arsaları geri almak için yabancıları ortak yapmak zorunda kalıyorlar” cümlelerini kullandı.

 

Enes el-Abde, rejim tarafından 10 sayılı kanunda yapılan en tehlikeli düzenlemenin para şirketlerine gayrimenkulleri satın alma hakkı tanıması olduğuna dikkat çektiği açıklamasında, “Şirketlere rejim kontrolündeki bölgelerin yeniden inşasına katılmaları karşılığında gayrimenkul satın alma hakkı veriliyor. Bu şirketler ise mezhepsel ya da siyasal olarak İran’a bağlı şirketlerden oluşuyor” dedi.

 

Açıklamasının sonunda, uluslararası toplumun Esed rejimine söz konusu kanun ve düzenlemeleri iptal etmesi için baskı kurmasını isteyen el-Abde,

“Mültecilerin dönüşü için uygun ortan oluşturulana ve tutuklular serbest bırakılana kadar bu kanun ve düzenlemelerin neden olduğu olumsuz etkiler belgelere geçmeden giderilmelidir” ifadelerini kullandı.

13 Kasım 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu’ndan (SMDK) bir heyet, bugün, başkent Ankara’da çeşitli ülkelerin diplomatik temsilcileriyle bir araya gelerek, Suriye’deki son siyasi gelişmeler ile İdlib ve Fırat’ın batısındaki son saha gelişmeleri hakkında görüş alışverişinde bulundu.

 

SMDK Dış İlişkiler Komitesi tarafından organize edilen programda, heyet, Belçika, Ürdün ve Mısır’ın Ankara Büyükelçileri’nin yanı sıra, Türkiye Dışişleri Bakanlığı Suriye Sorumlusu ile görüştü. Heyetin başkanlığını SMDK Başkan Yardımsıcı Dima Musa üstlenirken, heyette SMDK Siyasi Kurulu üyelerinden Havvas Halil, Abdulmecid Berakat ve SMDK Dış İlişkiler Dairesi Üyesi Muhammed Dağim yer aldı.

 

Heyet, Ankara’da yaptığı görüşmelerde, diplomatik temsilcilerle Suriye’deki son siyasi gelişmelerin yanı sıra, Cenevre bildirgesi ve 2254 sayılı uluslararası karar çerçevesindeki siyasi sürecin işletilmesi, Anayasa Komitesi’nin görevine başlaması, Birleşmiş Milletler’in (BM) Esed rejiminin siyasi çözüm sürecini engelleyen girişimlerini durdurması gerektiği ve Cenevre sürecinde üzerinde durulan konuları ele aldı.

 

Diplomatlara Esed rejimi ve İran’a bağlı mezhepçi militanların Suriye’nin kuzeyindeki İdlib’deki ihlallerine dair bilgi veren heyet, bölgedeki milyonlarca sivilin hayatını tehlikeye atan bu ihlallerin Suriye krizine daha olumsuz etkiler getireceğine dikkati çekti.

 

Yapılan görüşmelerde, Türkiye ve Rusya arasında 17 Eylül günü varılan İdlib uzlaşısının Suriye’nin tamamında kapsamlı bir ateşkes ilanının önünü açtığını belirten heyet üyeleri, uluslararası güçlerin Rusya’ya Esed rejiminin yeni ihlallerini durdurması konusunda baskı yapmasını ve akıbeti belirsiz tutukluların akıbetlerini açıklaması için Esed rejimine baskı kurmasını talep etti.

 

PYD terör örgütü militanlarının kontrolleri altındaki bölgelerde sivillere yönelik baskılarını sürdürdüğüne işaret eden heyet, söz konusu bölgelerde istikrarın yeniden sağlanmasının önemli olduğunu dile getirdi.

 

SMDK heyeti, Ürdün-Suriye sınırındaki el-Rekban mülteci kampında yaşayan mültecilerin karşı karşıya kaldığı zorluklara da değindiği görüşmelerde, Ürdünlü yetkilileri Esed rejiminin kuşatması nedeniyle insani dram yaşanan kamptaki durumun iyileştirilmesi için insani yardım kuruluşlarıyla ortak çalışmaları konusunda uyarıda bulundu.

 

Diplomatik temsilciler ise ülkelerinin Suriye halkının özgürlük ve onur mücadelesine destek verdiğini ifade ederek, Suriye’de kapsamlı bir ateşkes ilan edilmesi ve Cenevre bildirgesi ile 2254 sayılı uluslararası karar çerçevesindeki siyasi sürecin sürdürülmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, siyasi sürecin temellerinden birini oluşturan mültecilerin, uygun şartlar oluşturulduktan sonra gönüllü olarak Suriye’ye dönmeleri gerektiğinin altını çizdi.

13 Kasım 2018 In Koalisyon Haberleri

Lübnan Mültecilerden Sorumlu Devlet Bakanı Muin el-Merabi, terör örgütü Hizbullah’a bağlı militanların geçtiğimiz hafta ülkede bulunan bazı Suriyeli mültecileri kaçırdığını söyledi.

 

Merabi, resmi Facebook sayfasında yayınladığı açıklamada, Hizbullah militanlarının Armun mülteci kampında bulunan bazı Suriyeli mültecileri kaçırdığını belirterek, örgüt tarafından kaçırılan mültecilerin bazılarının isimlerinin Halid Casim el-Farac, Velid Muhammed el-Huseyn ve Muhammed Mahmud el-Casim olduğu bilgisini verdi.

 

Lübnanlı Bakan, bir hafta önce Anadolu Ajansı’na (AA) yaptığı açıklamada da, Esed rejimine bağlı kuvvetlerin Haziran ayında, Hizbullah’ın baskıları sonucu Suriye’ye dönmek zorunda kalan bazı mültecileri öldürdüğünü ifade etmişti. 

 

Konuya dair bir açıklama yayınlayan Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) ise terör örgütü Hizbullah’a bağlı militanların Lübnan’daki Suriyeli mültecilere yönelik işlediği ihlalleri kınadı. Bu ihlallerin uluslararası kanunlara aykırı olduğunu vurguladı.

 

Birleşmiş Milletler’e (BM), Hizbullah tarafından kaçırılan Suriyeli mültecilerin akıbetlerinin belirlenmesi için soruşturma açarak suçlulardan hesap sorma çağrısı yapan SMDK, Hizbullah’ın bu baskılarının bitirilmesinden de Lübnan hükümetini sorumlu tuttu.

 

Öte yandan, Lübnan basını Hizbullah militanlarının daha önce kaçırdığı Suriyeli mültecilere dair detayları yayınladı. Terör örgütü militanlarının daha önce Esed rejiminden ayrılan mültecileri kaçırarak rejime teslim ettiğini rejimin ise bu mültecileri işkenceyle öldürdüğünü duyurdu.

 

Lübnan basınında yer alan haberlere göre, Hizbullah militanları, 2014 ve 2016 yıllarında, İsmail Rıza Antavi, Casir el-Mehamid ve Kemal Bakir adlı eski Suriyeli subayları kaçırarak rejime teslim etti.

12 Kasım 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) 42. Olağan Genel Kongresi, dün, faaliyetlerini tamamladı. Katılımcılar, özgürleştirilmiş bölgelerde yaşayan sivillere sosyal hizmet götürülmesi ve devrimci muhalif müesseselerin koordineli çalışmasına öncelik verilmesine vurgu yaptı.

 

Kongrede, katılımcılar, Esed rejiminin son 4 günde düzenlediği saldırılarla İdlib anlaşmasını ihlal etmesini kınarken, başta Esed rejimi ve müttefiklerinin ihlallerinin durdurulması olmak üzere tarafların İdlib anlaşmasına tam olarak uyması çağrısı yaptı.

 

SMDK Genel Kurul üyeleri, kongrede ayrıca, SMDK’nın tutuklulara ilişkin sürdürdüğü çalışmalarının yoğunlaştırılması, bu konuda diğer devrimci müesseseler ve uluslararası toplum ile koordineli hareket edilerek Birleşmiş Milletler (BM) ülkeleriyle iletişimin güçlendirilmesi ve Esed rejimine Hama Merkezi Hapishanesi’ndeki tutuklular hakkında verilen idam kararlarını durdurması için baskı yapılması gerektiğini ifade etti.

 

Fransız mahkemesinin Esed rejimine bağlı 3 üst düzey yetkili hakkında yakalama kararı vermesinde sivil toplum kuruluşları ve aktivistlerin sarf ettiği çabaları öven Genel Kurul üyeleri, bu kararın Suriye’deki savaş suçlularından hesap sorulması noktasında önemli katkıları olduğunu ifade etti. 

 

Suriye’de beklenen siyasi çözüm süreci hakkında da görüş alışverişinde bulunan Genel Kurul üyeleri, siyasi sürece dair gelişmeler, Anayasa komitesinin kurulması çalışmaları ve Esed rejiminin BM’nin bu çalışmalarda rol almasını engelleme girişimlerini ele aldı.

 

Bu kapsamda, BM’nin Cenevre’deki siyasi sürecin gözlemcisi olması nedeniyle Anayasa komitesi çalışmalarına katılması gerektiğine dikkat çeken SMDK Genel Kurulu üyeleri, bölgesel ve uluslararası güçlerle 2254 sayılı uluslararası karar ve Cenevre bildirgesinin uygulanması hususundaki temaslarını sürdürme kararı aldı.

 

SMDK Genel Kurulu üyeleri, kongrede ayrıca, PYD terör örgütünün Rakka’da işlediği suçlar nedeniyle zor günler geçiren kent sakinlerinin durumu hakkında da istişarelerde bulundu.

12 Kasım 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Genel Kurulu, pasaport kullanım süresi tamamlanan Suriyelileri pasaportlarını yenileme şartından muaf tutarak, seyahatlerini engelsiz gerçekleştirmelerini sağlayan ülkelere teşekkür etti.

 

SMDK tarafından dün, konuya dair yayınlanan yazılı açıklamada, “SMDK Genel Kurulu, pasaport süreleri sona eren Suriyelilerin pasaportlarını kabul eden ve seyahatlerini herhangi bir engelle karşılaşmadan gerçekleştirmelerini sağlayan ülkelere teşekkür etmektedir” ifadeleri kullanıldı.

 

Açıklamada, Esed rejiminin pasaport süreleri sona eren Suriyelilere bu konuyu bir baskı aracı olarak kullandığına vurgu yapılarak, diğer ülkelerden de benzeri adımlar atmasını istedi.

 

Almanya hükümeti, Suriye Büyükelçiliği’ne pasaport yenilemek için giden Suriye vatandaşlarının ve ailelerinin baskılarla karşılaşması üzerine Suriyelileri pasaport yenilemekten muaf tutmuştu.

 

Öte yandan, SMDK Basın Bürosu Başkanı Ahmed Ramazan, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a gönderdiği bir yazılı mesajla Türkiye’nin de benzeri bir karar almasını rica etti.

 

Ramazan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gönderdiği mesajda, “Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sizden, Suriyelilerin konsolosluklarda sıkıntı çekmesini engellemek için seyahatlerinde kimlik belgelerini ya da süresi dolmuş olsa da pasaportlarını yeterli gören bir icraatta bulunmanızı rica ediyoruz” ifadelerini kullandı.

 

SMDK Basın Bürosu Başkanı, Erdoğan’a gönderdiği mesajında, “Türkiye’deki 3.5 milyon Suriyeli mülteci, pasaport yenileme işlemleri esnasında konsolosluklarda taciz ve hakaretlere uğramaktadır. Esed rejimine bağlı çeteler ise bu işlemlerden kazandıkları paralarla geçinmektedir” cümlelerine yer verdi.

 

Esed rejimi yetkililerinin pasaport yenilemek isteyen Suriyelilerden 800 ila 1200 dolar arasında bir meblağ talep ettiğini belirten Ramazan, buna karşılık sadece 2 yıllık pasaport verdiğini ve bu işlemin rejimin kasasına sadece bir ülkeden 3 milyar dolar girdi sağladığını sözlerine ekledi.

 

Ramazan, Erdoğan’a gönderdiği mesajını, “Bu tacizlerin bitmesi ve rejimin bu yolla kendisini finanse etmesine son verilmeli” cümleleriyle tamamladı.

10 Kasım 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) 42. Olağan Kongresi, bugün başladı. İki gün sürecek kongrenin ilk gününde katılımcılar, Suriye’deki son saha gelişmeleri ve PYD terör örgütü kontrolündeki Fırat Nehri’nin doğu bölgelerinin durumunu ele aldı.

 

Kongrenin gündeminde, Cenevre sürecinin yeniden aktifleştirilmesi konusundaki siyasi gelişmeler, Anayasa komitesinin çalışmalarına başlaması ve Suriye krizine Cenevre süreci çerçevesinde bir siyasi çözüm bulunması çalışmaları da yer alıyor.

 

İlk günkü toplantılarda bir araya gelen SMDK üyeleri, Esed rejiminin Türkiye ve Rusya arasında varılan İdlib uzlaşısını devre dışı bırakma girişimlerini ve rejim güçlerinin dün, Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) bağlı Ceyşu’l İzze grubuna saldırarak 23 direnişçiyi öldürmesini kınadı.

 

Suriye’nin kuzeyindeki yerel yönetimlerin daha aktif çalışması konusuna da eğilen katılımcılar, yerel yönetimlere daha fazla destek verilmesi gerektiğini vurgulayarak, bu durumun bölgeye istikrar gelmesine ve sosyal hizmetlerin sağlanmasına katkı sunacağına dikkati çekti.

 

Kongrede bir konuşma gerçekleştiren SMDK Başkan Yardımcısı Bedr Camus, İdlib uzlaşısı sonrası rejim güçlerinin saldırılarına maruz kalan bölgelerde olumlu değişimler gerçekleştirilmesi için ciddi çalışmalar yürütüldüğüne işaret etti. Gerçekleştirilmek istenen değişimin bölgeyi askeri durumdan sivil duruma geçirmeye yoğunlaştığını ifade etti.

 

Camus, konuşmasını şöyle sürdürdü;

 

“Esed rejiminin ihlalleri, Suriye’de kapsamlı ve kalıcı bir siyasi çözüme ulaşılması ve Esed rejiminin yeniden ayağa kaldırılmasının engellenmesi yönündeki tavrımızın önemini ortaya koymaktadır. Suriye’nin geleceği Cenevre bildirgesi ve 2254 sayılı uluslararası karar çerçevesinde bir siyasi düzen kurulmasına bağlıdır.”

Sayfa 1 / 2
Home haberler Koalisyon Haberleri Items filtered by date: Kasım 2018