30 Kasım 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Siyasi Kurulu’nun Gaziantep’te düzenlediği toplantılar kapsamında, dün, SMDK Müzakereleri Destekleme Dairesi tarafından Suriye’nin gelecekteki rejiminin tartışıldığı bir çalıştay düzenledi.

 

Çalıştaya, devlet yönetimleri alanında uzman araştırmacılar ve hukukçular katıldı. Konuşmacılar, on yıllardır Suriye’yi yöneten diktatörlük rejiminin ardından nasıl bir yönetim şekli kurulabileceğine dair fikirlerini aktardı.

 

Gaziantep’teki çalıştayda bir konuşma gerçekleştiren SMDK Siyasi Kurulu Üyesi Havvas Sadun, SMDK’nın müzakere sürecini desteklemek ve uluslararası 2254 saylı karar ile Cenevre bildirgesi çerçevesinde bir yönetim kurulması için Yüksek Müzakere Kurulu’na (YMK) hazırladığı belge ve dosyalarla katkı sağladığını söyledi.

 

Konuşmasında, SMDK’nın Suriye halkının demokratik, çoğulcu, halkın bütün kesimlerinin katılımını sağlayan ve Suriye’nin gerçekliğini yansıtan bir yönetim kurulması için Suriye halkına desteğini sürdürdüğünü belirten Sadun, bu amaçla birçok kez fikirlerin sunulması için çeşitli çalıştaylar düzenlediklerini sözlerine ekledi.

 

Sadun, konuşmasında ayrıca, Suriye’de kapsamlı bir siyasi geçiş için hiçbir kesimin ya da devlet aygıtının karar mekanizmasına hakimiyet kuramayacağı bir yönetim şeklinin şart olduğunun altını çizdi.

29 Kasım 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Suriyeli Bilgi Teknolojileri Mühendisi Leyla Şevikani’nin ve Esed rejimi tarafından tutuldukları hapishanede işkence altında öldürüldüğünü doğruladı. Bir diğer tutuklu Uzay Bilimleri Doktoru Fatin Receb’in ise akıbetinin henüz belli olmadığını bildirdi. 

SMDK, konuya dair yayınladığı açıklamada, Uluslararası Suriye Bağımsız Soruşturma Komitesi’ne, Şevikani’nin öldürülmesinden sorumlu olanlardan hesap sorulması için soruşturma açmasını ve rejim hapishanesindeki tutukluların akıbetlerinin belirlenmesini talep etti.

 

Esed rejimine bağlı güçler, Suriye ve ABD vatandaşlığına sahip 28 yaşındaki Leyla Şevikani’yi 2016 yılında başkent Şam’da tutuklamıştı.

Aktivistlerin verdiği bilgiye göre, Şevikani’nin isimleri, rejim tarafından yayınlanan “vefat eden tutuklular” listesinde yer aldı.

 

Birleşmiş Milletler (BM) Bağımsız Suriye Soruşturma Komitesi, Esed rejiminden hapishanelerde binlerce kişinin neden öldüğünü ve ölülerin nereye gömüldüğünü açıklamasını istemişti. Suriye hapishanelerindeki ölümlere ilişkin soruşturma açılması çağrısı yapmıştı.

 

SMDK ise uluslararası topluma, Suriye hapishanelerinde yaşanan savaş suçları hakkında soruşturma başlatarak, savaş suçlularının Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) çıkarılması çağrısını yapmıştı.

 

Öte yandan, Fransız mahkemesi de geçtiğimiz ay, Esed rejimine bağlı üst düzey 3 yetkili hakkında yakalama kararı çıkarmıştı. Uluslararası Af Örgütü (Amensty), kararın Suriye’de adaletin sağlanması hususunda önemli bir adım olduğunu belirtmişti.

28 Kasım 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Abdurrahman Mustafa, Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt’a bir mektup göndererek, “Arap Birliği’nin başta Suriye koltuğunu SMDK’ya devretme kararı olmak üzere Suriye’ye ilişkin bütün kararlarının uygulamaya sokulmasını” istedi.

 

Mustafa, mektubunda, SMDK’nın Arap Birliği toplantılarına katılmasının sağlanmasını talep ederken, Suriye koltuğunun yeniden Esed rejimine verilmesi çağrılarını da reddetti.

 

Suriye’de en uygun siyasi çözümün başta 2254 ve 2118 sayılı kararlar olmak üzere bütün uluslararası kararlar ve Cenevre bildirgesi çerçevesinde olması gerektiğine vurgu yapan Mustafa, bütün Suriyelilerin katılımıyla yeni ve demokratik bir Suriye kurulana kadar Tam Yetkili Geçici Yönetim Kurulu’nun iktidarı devralması gerektiğinin altını çizdi.

 

Mektubunda, Arap Birliği’nin Suriye’ye ilişkin 40 karar aldığını belirten SMDK Başkanı, bazı Arap ülkelerinin tavır değişikliğine giderek sorumluluktan kaçmasını üzüntüyle karşıladıklarını ifade etti.

 

Arap Birliği, Esed rejiminin üyeliğinin askıya alınması, rejim ile bütün diplomatik ilişkilerin kesilmesi ve Suriye halkının tek meşru temsilcisi olarak üyeliğin SMDK’ya devredilmesi kararlarını almıştı.

 

Birlik, Esed rejiminin halka yönelik işlediği katliamları kınamış ve rejime karşı Suriye halkının korunarak gerekli bütün desteğin verilmesi çağrısını yapmıştı.

27 Kasım 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Abdurrahman Mustafa, Suriye diktatörü Beşşar Esed’in, hükümette bazı değişiklikler yaparak dünyaya reform yaptığı mesajı gönderdiğini söyledi. Ülkede asıl sorunun hükümet değil kanlı diktatörlük rejimi olduğunu belirtti.

 

Mustafa, bugün yaptığı özel açıklamada, Suriye’deki siyasi rejimde Devlet Başkanı’nın geniş yetkilerine dikkat çekerek, rejimin Devlet Başkanı’na Başbakan, Bakan ve yardımcıları atama, meclisi feshetme, yargı, polis ve askeri müesseseye tam hakimiyet kurma hakkı tanıdığına işaret etti.

 

Beşşar Esed’in, devrimin başladığı 2011 yılından beri altıncı kez hükümet değişikliğine gittiğini ama hiçbirinde yeni bir şey getirmediğini belirttiği açıklamasında, “Olaylar hiçbir değişiklik olmadığını gösteriyor. Rejim hiçbir zaman kanlı yöntemlerini değiştirmiyor. İntikam ve tutuklama operasyonları devam ediyor. Lübnanlı bir bakanın dediği gibi rejim Lübnan’dan dönen mültecileri bile öldürüyor” şeklinde konuştu.

 

SMDK Başkanı, açıklamasının devamında, Beşşar Esed’in yeni hükümet değişikliğiyle savaş suçlusu Muhammed Halid Rahmun’u İçişleri Bakanı olarak atadığına vurgu yaparak, “Rejim savaş suçlularıyla ayakta duruyor. Bu yüzden yapacağı hiçbir değişiklik, uluslararası kararların ön gördüğü gibi Tam Yetkili Geçici Yönetim Kurulu’nun getireceği değişim gibi olamaz” ifadelerini kullandı.

 

Esed rejimini yeniden ayağa kaldırmaya yönelik hiçbir çabanın sonuç vermeyeceğini dile getiren Abdurrahman Mustafa, açıklamasında, son olarak, bazı ülkelerin aldanarak, rejimin ufak değişikliklerle ayakta kalmasını kabul etmesini şaşkınlıkla karşıladığını sözlerine ekledi.

 

Öte yandan, Uluslararası Af Örgütü (Amensty), Beşşar Esed tarafından İçişleri Bakanlığı görevine getirilen Muhammed Halid Rahmun’un, Şam kırsalındaki Hareste, Duma, Arbin, Berze ve el-Kabun gibi bölgelerdeki katliamları bizzat yönettiğini ve binlerce tutuklunun işkence görmesinden sorumlu olduğunu bildirmişti.

 

Amensty, ayrıca, Rahmun liderliğindeki Hava İstihbarat Birimi’nin “Ölüm Birimi” olarak anıldığının altını çizmişti.

26 Kasım 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), Esed rejimi ve Rusya’nın son dönemlerde İdlib anlaşmasını ihlal etmek için yaydığı yalan haber ve iddialara dair bir basın açıklaması yayınladı.

 

SMDK tarafından bugün yayınlanan açıklamada, “Rusya, Suriye’de siyasi çözüm sürecinin önünü tıkamak için Esed rejimi tarafından üretilen yalan haber ve iddiaları yaymaktadır” denildi.

 

Rusya’nın rejim tarafından üretilen yalan iddiaları yaymak için çabaladığına işaret edilen açıklamada, Moskova’nın bu çabalarla gerçeklerin ortaya çıkarılmasını ve siyasi çözüm sürecinin işlerlik kazanmasını engellemeyi hedeflediği belirtildi.

 

Açıklamada, İran’a bağlı mezhepçi militanların, son zamanlarda Halep ve İdlib çevresinde yığınak yaparak, rejim güçlerinin Türkiye ve Rusya arasında varılan İdlib anlaşmasını ihlal etmesine bahane bulmaya çalıştığına dikkat çekildi. “Rusya ise Esed rejiminin 140 kez kimyasal silah kullanmasını gözardı ederek, rejim tarafından üretilen muhaliflerin kimyasal silah kullandığına dair iddiaları yayma çabası gösteriyor” ifadelerine yer verildi.

 

Rusya’nın Astana zirvesi öncesi elini güçlendirmek istediğine değinilen açıklamada, “Bu girişimler, Astana zirvesinin yeni oturumu öncesi Esed rejimi, Rusya ve İran’ın elini güçlendirmeye ve Astana zirvesinin Cenevre’deki siyasi çözüm çabalarının yeniden başlatılmasını sağlamasını engellemeyi hedeflemektedir” cümleleri kullanıldı.

 

SMDK tarafından yayınlanan açıklama, şu cümlelerle sonlandırıldı;

 

“Rusya ve İran’ın askeri desteğini alan Esed rejimi, yıllardır Suriye halkını kuşatmış, yüzbinlerce Suriyeliyi öldürmüş ve bir o kadarını da tutuklamıştır. Rejim ve İran, Suriye halkını tehcir etmek için her türlü vesileyi kullanmış ve varil bombaları ile kimyasal silahlar kullanarak şehirleri boşaltmaya çalışmıştır. Rejim ve destekçileri yıllardır uyguladıkları bu yöntemleri şimdi de Halep’te uygulamaktadır. Suriye halkının yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesi ve halka karşı işlenen suçların ortaya çıkarılması dünyanın boynunun borcudur. Rejim ve destekçilerinin ihlallerini yakından takip etmeye devam edeceğiz. Bu durum Uluslararası Soruşturma Komitesi’nin yeniden çalışmaya başlamasını ve savaş suçlularının Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) sevk edilerek, bu suçlara karışanların en ağır cezalarla cezalandırılmasını gerekli kılmaktadır.”

24 Kasım 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriyeli aktivist Raid el-Faris ve kameraman arkadaşı Hammud Cuneyd, dün, Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib ilinin Kefrenbel beldesinde düzenlenen Cuma eylemlerini görüntülemek üzere beldeye gittikleri esnada kimliği belirsiz kişiler tarafından düzenlenen silahlı saldırı sonucu şehit oldu.

 

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), konuya dair dün akşam saatlerinde yayınladığı yazılı basın açıklamasında, suikasti kınadı.

 

SMDK tarafından yayınlanan açıklamada, “Bu meşum suikast, Suriye halkı nezdinde çok değerli olan iki aktivisti, devrimin sembolik değeri yüksek beldelerinden Kefrenbel’de hedef alarak aslında Suriye halkını hedef almıştır” ifadelerine yer verildi.

 

Açıklamada, suikastin sorumluluğunun Suriye’deki terör ve diktatörlük ittifakına ait olduğu belirtilerek, Suriye devrimini çalmak isteyen sınır aşırı teröre karşı mücadele eden Şehit Raid el-Faris’in bundan önce de teröristler tarafından suikast girişimine uğradığı ve kaçırıldığı hatırlatıldı. “Onu şehit eden teröristler, tıpkı Esed rejimi gibi 2011 yılından beri Suriye devriminin karşısında duran taraflardır” denildi.

 

Açıklama, şu cümlelerle sonlandırıldı;

 

“Suikastin sorumlularının belirlenmesi ve adalet önüne çıkarılması için Suriye Geçici Hükümeti (SGH) ve ona bağlı güvenlik birimleri ile ortaklaşa olarak sürdüreceğiz. Raid el-Faris ve Hammud Cuneyd'in şehit edilmesi, her onurlu Suriyelinin kalbinde bir acı ve yara bırakacak ve onların boşluğunu doldurmak çok zor olacaktır. Bu suç hesapsız kalmayacaktır çünkü bütün şehitlerimiz değerli birer emanettir. Onların şehit edilmesine karşı alacağımız en büyük intikam birlikte çalışarak hedefini gerçekleştirene kadar devrimimizi sürdürmek olacaktır. Bununla birlikte Suriye halkının devrim meşalesini taşıyacağına ve devrimi hedeflerine ulaştıracağına inancımız tamdır.”

 

Öte yandan, ABD ve İngiltere Dışişleri Bakanlıkları da suikasti kınadı. ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada, “Raid el-Faris ve Hammud Cuneyd, gerçekleri söylemekten ve devrime bağlılıktan asla tereddüt etmedi” ifadeleri kullanıldı.

 

İngiltere adına açıklama yayınlayan Suriye Özel Temsilcisi Martin Longdan ise Raid el-Faris’in Suriye devriminin vicdanı olduğuna dikkat çekerek, ölümünün Suriye için büyük bir kayıp olduğunun altını çizdi.

 

Raid el-Faris, Mart 2011’de başlayan barışçıl gösterilerin en fazla öne çıkan yüzlerinden biriydi. Esed rejimi, el-Faris’in kurduğu radyo kanalı Radyo Fresh’i birçok kez kapatmıştı. Raid el-Faris, ayrıca, Kefrenbel Devrim Ofisi Birliği’nin de kurucusuydu.

23 Kasım 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Abdurrahman Mustafa, Esed rejiminin Suriye’de çıkardığı kanunlarla demografik değişim meydana getirmek için mültecilerin geri dönüşünü engellediğini söyledi.

 

Mustafa, dün, Anadolu Ajansı (AA) muhabirine verdiği röportajda, “Esed rejimi mültecilerin geride bıraktığı gayrimenkullere el koymak için listeler hazırlarken, rejime bağlı yargı mekanizmaları da aralıklarla mallarına el konulan kişilerin listelerini yayınlıyor” dedi.

 

Rejimin Suriyelilerin mallarına el koymak için bahaneye ihtiyaç duymadığını çünkü Suriye’yi kendisine ait bir çiftlik olarak gördüğünü belirten Mustafa, “Rejim ülkeyi terk eden milyonlarca vatandaşın gayrimenkullerine el koymaya hazırlanıyor” ifadelerini kullandı.

 

Bu durumu uluslararası toplantılarda sıklıkla dile getirdiklerini belirten Mustafa, "Rejime baskı yapılması ve bu uygulamalarından vazgeçmesi konusunda adımların atılmasını dile getiriyoruz” şeklinde konuştu. 

 

SMDK Başkanı, röportajında, ayrıca, şunları söyledi;

 

“Elimizdeki bilgilere göre, rejim özel bir müdürlüğü yoluyla Suriyelilerin mal varlıklarına el koymayı meşrulaştıran adımları atmaya başladı. Listeler oluşturuluyor. Muhaliflerin geride bıraktıklarına haciz hükümleri veriliyor. Ayrıca rejimin yargısı belli aralıklarla mallarına el konulacaklara ilişkin isimleri açıklıyor.”

 

Öte yandan, İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch-HRW) 16 Ekim'deki açıklamasında, başkent Şam'ın Kabun mahallesinin uydu görüntülerini inceleyerek, rejimin mülkleri ihtarsız, tazminatsız ya da herhangi bir çözüm sunmadan yıktığını gözlemlediklerini kaydetmişti.

 

Konuya ilişkin olarak daha önce SMDK tarafından yayınlanan açıklamada ise Esed rejiminin 66’ın kararname ile ülkeyi terk eden vatandaşların geride bıraktıkları mallara el koymayı hedeflediği belirtilerek, bu amaçla rejim tarafından Şam’ın Kefr Suse, el-Kadem ve Dareya beldelerinde el konulan gayrimenkullerin yeni sahiplerini belirleyen bir komite oluşturduğu aktarılmıştı.

 

Açıklamada, şu cümlelere yer verilmişti;

 

“10 sayılı kanunda yapılan düzenlemeler, Suriye vatandaşlarının haklarının korunması noktasında herhangi bir olumlu değişiklik getirmemektedir. Mültecilerin mülkiyetlerini ıspat etme zorunluluğu içermesi nedeniyle bu konudaki zorluklar henüz bitmemiştir. Zira ülkede tarafsız ve adil bir yargı olmaması mültecilerin mülkiyetlerini ıspat etmesini tamamen imkansız kılmaktadır.”

22 Kasım 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) yetkilileri, Lübnan’daki kamplarda bulunan Suriyeli mültecilerle sorunlarını dinlemek ve ihtiyaçlarını öğrenmek amacıyla video konferans yoluyla bir toplantı düzenledi.

 

SMDK Mülteciler Dairesi tarafından organize edilen toplantı, dün düzenlendi ve Trablus, Bekaa Vadisi ve Arsel’deki Suriyeli mültecilerle yapıldı.

 

Toplantıda bir konuşma yapan SMDK Mülteciler Dairesi Başkanı Emel Şeyhu, Lübnan’daki Suriyeli mültecilerin karşılaştıkları ihlallerin en büyük sorumlusunun Hizbullah terör örgütü olduğunu söyledi. Mültecilere yönelik gasp, işkence ve kaçırma olaylarının büyük mağduriyetlere sebep olduğunu belirtti.

 

Lübnan Mültecilerden Sorumlu Devlet Bakanı Muin el-Merabi’nin çabalarından övgüyle bahseden Şeyhu, diğer yandan Lübnan hükümeti ve güvenlik kurumlarını eleştirerek, Beyrut’tan uluslararası kanunlar çerçevesinde mültecilerin haklarını korumasını talep etti. Ayrıca, Suriyeli mültecilere hizmet götürmek isteyen uluslararası kuruluşların çalışmalarına fırsat verilmesini istedi.

 

Şeyhu, konuşmasında, SMDK yetkililerinin, Lübnan’da yaşayan çok sayıda Suriyeli mülteci ile konuşarak sorunlarını dinlediğini ve sağlık, eğitim ve gıda alanlarındaki ihtiyaçlarını tespit etmeye çalıştığını dile getirdi.

 

Mültecilerin özellikle kış şartlarıyla birlikte büyük mağduriyetler yaşadığını söyleyen SMDK Mülteciler Dairesi Başkanı, Lübnan’daki mülteci kamplarının büyük çoğunluğunun uluslararası ölçütlerle uyumsuz olduğunu ve acil düzenlemelere ihtiyaç duyduğunu sözlerine ekledi.

 

Konuşmasında, Lübnan’dan Suriye’ye dönmek zorunda kalan mültecilerin akıbetlerinin belirlenmesi için uluslararası soruşturma açılması gerektiğine işaret eden Şeyhu, “Gelen raporlar, Esed rejimine bağlı güçlerin Lübnan’dan dönen bazı aileleri infaz ettiğini bildirmektedir” şeklinde konuştu.

 

Şeyhu, Suriye’deki durumun hala mültecilerin dönüşü için uygun olmadığına dikkat çektiği konuşmasında, Birleşmiş Milletler’den (BM), Suriye’de mültecilerin dönüşünü sağlayacak uygun şartların oluşturulması için 2254 sayılı uluslararası karar ve Cenevre bildirgesi çerçevesinde bir siyasi çözüm sürecinin başlaması gerektiğini ifade etti.

21 Kasım 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye İslam Meclisi (SİM), İran milislerinin Suriye’deki eylemlerini kınayarak, bunların varlığının Esed rejimine hayatta kalma imkanı tanıdığını kaydetti.

Resmi internet sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden açıklama yapan SİM, İran’ın Suriye’de mezhepçi politikalar uyguladığını ve Şii misyonerlik faaliyetlerine bulunduğunu hatırlatarak, bunda uluslararası toplumun sorumluluğu olduğunu vurguladı.

SİM, devrimden önce de Şiilik propagandası yapan İran’ın Suriye’de işgalci olduğunu, güçlü olduğu bazı bölgelerde silah zoruyla halkı Şii olmaya zorladığını söyledi.

İran’ın Suriye halkına düşman bir işgalci olduğunun altını çizen SİM, devrimin başladığı günden bu yana rejimin işlediği bütün suçların ortağı olduğunu belirtti. Sadece halkı katletmekle kalmadığını, ayrıca demografik değişim politikası takip ettiğini kaydetti.

SİM, İran’ın Suriye’de kültürel ve ideolojik dönüşüm peşinde olduğunu böylece Suriye toplumunda kırılma meydana getirmek istediğini ifade ederek, Şii mezhebi misyonerliği yapan okullar ve üniversiteler açtığını ifade etti.

Suriye’deki ilmi kurumlar başta olmak üzere bütün kurum ve kuruluşlara çağrıda bulunan SİM, İran’ın Suriye halkı arasında ciddi kırılmalara neden olacak bu kültür savaşı karşısında birlik olmaya davet etti.

SİM, bu kültürel saldırının Suriye halkının bütün toplumsal kesimlerinin inançlarını ve örfünü hedef aldığının altını çizerek, İran’ın Deyri Zor gibi Sünni bölgelerde Şii mezhebine göre ezan okuttuğunu hatırlattı.

Kültürel saldırının askeri saldırıdan daha tehlikeli olduğunun altını çizen SİM, Suriyelileri İranlıların Suriye’de kurduğu kurumlarla iş birliği yapmama noktasında uyardı.

SİM, İran’ın Suriye’de yaptıkları karşısında sessiz kalan bütün yerel ve küresel ilgili kurumların sorumlu olduğunu ifade etti.

SMDK, daha önce yaptığı açıklamalarda İran’ın yayılmacı politikalarının tehlikesine işaret ederek, eylemlerinin savaş suçu ve insanlık suçu olduğunu söylemişti.

17 Kasım 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Abdurrahman Mustafa, uluslararası toplumun Esed rejimini siyasi çözüme girmeye mecbur etmekte gecikmesinin tehlikeli sonuçları olacağı ve bunun bedelini bütün dünyanın ödeyeceği uyarısını yaptı.

 

Mustafa, bugün yaptığı özel açıklamada, “Dünya, Suriye’de siyasi çözümün gecikmesinin bedelini kat kat ödeyecek” diyerek, uluslararası toplumu Suriye halkının taleplerini gerçekleştirecek siyasi çözüm sürecine girmesi için Esed rejimine baskı yapmaya davet etti.

 

SMDK Başkanı, ayrıca, 2254 sayılı uluslararası karar ve Cenevre bildirgesi çerçevesinde bir siyasi çözümün dünyayı Esed rejiminin sebep olduğu tehlikelerden kurtaracağını sözlerine ekledi.

 

Abdurrahman Mustafa, daha önce yaptığı açıklamalarda da, Esed rejiminin tutuklulara yönelik ihlallerinin durdurulması için mümkün olan bütün yolların kullanılması gerektiğini belirterek, rejim hapishanelerindeki tutukluların kurtarılması için konuya ciddiyetle yaklaşılmasını talep etmişti.

 

Hapishanelerdeki kriz durumunun çözülmesi için çalışma yürütülmesi çağrısı yapan Mustafa, Suriye’deki tutuklular dosyasının Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) taşınması için cesur adımlar atılmasını istemişti.

 

Öte yandan, Esed rejimine bağlı kuvvetler, uluslararası anlaşma ve mutabakatlara rağmen Suriye’de sivillere yönelik saldırılarını sürdürüyor. Rejim güçleri, anlaşmaların kapsamına giren bölgelerde yasadışı tutuklamalarla anlaşmaları ihlal ediyor.

Sayfa 1 / 3
Home haberler Koalisyon Haberleri Items filtered by date: Kasım 2018