18 Ekim 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkan Yardımcısı Abdulbasıt Hamu, Esed rejimine bağlı kuvvetlerin Suriye-Ürdün sınırındaki el-Rekban mülteci kampına giden insani yardımları engellemesinin kampta yaşayan mültecilerin hayatını tehlikeye attığını söyledi. Bu durumun savaş suçu sayılabilecek büyük bir insan hakları ihlali olduğunu dile getirdi.

 

Hamu, bugün yaptığı özel açıklamada, el-Rekban mülteci kampından gelen haberlerin dehşet verici olduğunu belirterek, Birleşmiş Milletler’den (BM) kampa insani yardım ulaştırmasını talep etti.

 

Esed rejiminin kampı kuşatarak mültecileri açlığa mahkum etmekle kamp sakinlerini kendi şartlarına uymaya mecbur etmeye çalıştığına dikkat çeken Hamu, rejimin bu uygulamaları uluslararası yasaları hiçe sayarak yaptığını, BM’nin rejimin suçlarını durdurmak noktasında ihmalkar davrandığını sözlerine ekledi.

 

Açıklamasında, el-Rekban mülteci kampı idaresinin verilerine göre, kampta bin 460’ı kadın, bin 621’i erkek ve 4 bin 273’ü çocuk olmak üzere binlerce engelli bulunduğuna işaret eden Abdulbasıt Hamu, kamptaki durumun her geçen gün tehlikeli bir boyuta evrildiğini kaydetti.

 

Uluslararası insani yardım kuruluşlarına kamptaki çocukları açlıktan kurtarma çağrısı yapan SMDK Başkan Yardımcısı, “Çocuklar Esed rejiminin kendilerini mahkum ettiği açlıktan kurtarılmayı bekliyor” dedi.

 

Hamu, açıklamasında, ayrıca, uluslararası toplumun el-Rekban kampı için acilen harekete geçerek, kampa yönelik kuşatmayı şartsız olarak kaldırması için Esed rejimine baskı kurması gerektiğini ifade etti.

17 Ekim 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Dış İlişkiler Sorumlusu Abdulahad Astifo, ABD’nin Suriye konusunda yeni bir rol üstlendiğini söyledi. Bu rolün Esed rejimi ve İran’a bağlı militanlardan arındırılmış bir Suriye’nin kurulacağı 2254 sayılı uluslararası karar çerçevesindeki siyasi çözümde dengenin yeniden kurulması için önemli bir itici güç olacağını ifade etti. 

 

Astifo, konuya ilişkin bugün yaptığı özel açıklamada, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Suriye Özel Temsilcisi James Jeffery’nin SMDK’ya gerçekleştirdiği ziyaret üzerine değerlendirmelerde bulundu. SMDK’nin bu ziyaret sonunda, ABD’nin Suriye’de siyasi çözüm sürecinin işletilmesi ve Birleşmiş Milletler (BM) çatısı altında yeni Anayasa çalışmalarının başlatılması konusunda ciddi olduğunu gözlemlediğini dile getirdi.

 

Açıklamasında, SMDK olarak Jeffery’nin ziyaretini takdirle karşıladıklarını belirten Astifo, sözlerini şöyle sürdürdü;

 

“Önemli bir görüşmeydi. ABD’nin Suriye’ye dair fikirlerini bu görüşmede net olarak öğrenmiş olduk. Biz de, siyasi çözüm süreci ve bu sürecin önündeki tehlikelere dair düşüncelerimizi sayın Jeffery ile paylaştık.”

 

Astifo, açıklamasının devamında, SMDK’nın Jeffery’e, Türkiye ve Rusya arasında varılan İdlib anlaşmasına büyük önem verdiğini ve bu anlaşmanın kapsamlı bir ateşkese dönüşmesi gerektiğini düşündüğünü aktardığını ifade etti. Bununla birlikte, İdlib anlaşmasından, Cenevre bildirgesi ve 2254 sayılı uluslararası karar çerçevesinde siyasi çözüm için faydalanılması gerektiğine işaret ettiklerini anlatan Astifo, ardından siyasi çözümün ön gördüğü yönetim şeklinin belirlenmesi gibi konulara geçilebileceğini, bu adımların Suriye’de siyasi değişim sağlanması için önemli olduğunu sözlerine ekledi.

 

Jeffery ve yanındaki heyet ile gerçekleştirilen görüşmede, kimyasal saldırılar, demografik değişim ve tehcir dahil Suriye’deki savaş suçlarının da ele alındığı belirten Astifo, İran’a bağlı militanların sivillere yönelik saldırılarının da gündeme geldiğini kaydetti.

 

Açıklamasının sonunda, İran’a bağlı militanların Suriye’den çıkarılmasının Suriye ve bölge ülkelerinin istikrara kavuşmasının önünü açacağını vurgulayan Astifo, İran’ın bölgeye yönelik müdahalelerinin bölge halkları açısından büyük felaketler doğurduğunun altını çizdi.

16 Ekim 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) üst düzey yetkilileri, Koalisyonu Başkanı Abdurrahman Mustafa başkanlığında, ABD Dışişleri Bakanlığı Suriye Özel Temsilcisi James Jeffery ve yanındaki heyetle bir toplantı düzenledi.

 

SMDK’nın İstanbul’daki binasında, bugün gerçekleşen toplantıda, taraflar, Rusya ve Türkiye arasında varılan İdlib anlaşması, sivillerin korunması ve Birleşmiş Milletler (BM) gözetimindeki siyasi sürecinin işletilmesi gibi konuları ele aldı.

 

Toplantıda bir konuşma gerçekleştiren SMDK Başkanı Abdurrahman Mustafa, BM gözetimindeki çözüm çabalarını desteklemeye devam ettiklerini vurgulayarak, “Biz, Suriye muhalefetinin müzakere heyetinin BM tarafından oluşturulacak yeni Anayasa komitesine katılımını da destekledik” dedi.

 

Konuşmasında, BM gözetiminde oluşturulacak Anayasa komitesinin, Suriye’deki yeni Anayasa çalışmalarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ve sonuçlarının siyasi çözüme yarar getireceğini dile getiren Mustafa, Anayasa çalışmalarının dört ayağının eş zamanlı çalışmaya başlaması ve siyasi çözüm, yönetim şekli ve seçimler gibi konuları da ele alması gerektiğini sözlerine ekledi.

 

Rusya ve Türkiye arasında varılan İdlib anlaşmasına da değinen Mustafa, anlaşmanın önemli bir adım olduğuna dikkat çekti. Türkiye’nin üstlendiği rol ve uluslararası toplumun Türkiye’ye verdiği destekten övgüyle bahsetti. Uluslararası toplumun İdlib anlaşmasının kapsamlı bir ateşkes getirmesi için katkılarını sürdürmesini ümit ettiğini belirten Mustafa, İdlib’deki tampon bölgeye gerçekleştirdiği ziyarete dair bilgi verdiği konuşmasında, “Devrimci gruplara bağlı gençlerimiz, rejim tarafından düzenlenecek muhtemel bir saldırıya karşı hazır haldeydi” dedi.

 

Mustafa, toplantıda yaptığı konuşmada, “SMDK olarak, dostlarımızdan Suriye’de halkımızın özgürlük ve onur taleplerini karşılayacak bir siyasi süreç için diplomatik çabalarını artırmalarını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

 

Abdurrahman Mustafa, Esed rejimine ait hapishanelerde tutulan tutuklular meselesine öncelik verilmesi gerektiğine işaret ettiği konuşmasında, şunları söyledi;

 

“Tutukluların bir pazarlık kartı olarak kullanılmasını kabul etmemiz mümkün değildir. Bu mesele müzakerelerin konusu olamayacak insani bir meseledir. Esed rejiminin suç ve ihlallerine karşı suskun kalmak mümkün değildir. Hapishanelerdeki işkence altında ölüm vakalarının durmasını ve kalan tutukluların kurtarılmasını temenni ediyoruz.”

 

Toplantıda gerçekleştirdiği konuşmada, Suriye’de kimyasal silah ve tehcir gibi suçlar başta olmak üzere, savaş suçları işleyenlerden hesap sorulması gerektiğini ifade ederek, Esed rejimine karşı bu konuda daha etkin adımlar atılmasını isteyen Mustafa, sözlerini, “Bu suçların durdurulması için herkes sorumluluk üstlenmeli” şeklinde konuştu.

 

SMDK Başkanı, toplantıda yaptığı konuşmada, ayrıca, uluslararası güçlerin, kapsamlı bir siyasi çözüm sürecinin işletilmesi ve geçiş sürecini yönetecek Tam Yetkili Geçici Yönetim Kurulu’nun kurulması için Suriye’deki etkinliklerini artırması gerektiğine vurgu yaptı. Bununla birlikte, Esed rejimine Cenevre bildirgesi ve 2254 sayılı uluslararası kararların gereklerini uygulaması için baskı kurulmasını talep etti.

 

Mustafa, konuşmasında, Ürdün-Suriye sınırındaki el-Rekban müteci kampındaki gelişmelere de değindi. Rejim güçlerinin el-Rekban kampına yönelik kuşatmasını kaldırarak, kampa insani yardım ulaşmasına izin vermesi gerektiğini söyleyen Mustafa, “el-Rekban kampı meselesi acil bir meseledir. İnsani yardımların en kısa zamanda kampa ulaşmasını umut ediyoruz” ifadelerini kullandı.

 

Konuşmasının devamında, Suriye’nin yeniden imar edilmesi meselesine temas eden Abdurrahman Mustafa, yeniden imarın istikrar anlamına gelmeyeceğini belirterek, Suriye’de istikrarın ancak milis ve terörist grupların dağıtılması ve savaş suçlarına karışanların yargılanmasıyla sağlanabileceğinin altını çizdi.

 

Mustafa, konuşmasında, son olarak, şunları söyledi;

 

“Suriye halkı, uluslararası toplumun, taleplerinin yerine getirilmesi için uygun ortamı sağlayabileceğine hala inanıyor. Uluslararası toplum, savaş suçlularının yargılanması iradesini korur ve suçlarını sürdürmelerini engellerse bu durum gerçekleşebilir.”

 

Öte yandan, toplantıda söz alan ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffery, ülkesinin Suriye’de 2254 sayılı uluslararası karar çerçevesinde bir siyasi süreci desteklemeye devam ettiğini dile getirdi. Çözüm sürecinin güvenli bir Suriye yaratacağını belirterek, “Suriye, terörü besleyen ve komşularına terör ihraç eden bir ülke görüntüsünden kurtulmalı. Bununla birlikte, İran tarafından yönlendirilen ve İran adına savaşan milis gruplar da sahadan silinmeli” ifadelerini kullandı.

 

Jeffery, konuşmasında, 2254 sayılı uluslararası kararın uygulanmasına ve Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Steffan De Mistura’nın Anayasa’nın en kısa zamanda tamamlanmasına yönelik çabalarına destek verdiklerini kaydetti.

 

Jeffery, ayrıca, Washington yönetiminin Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib’e yönelik herhangi bir askeri operasyonun sivillerin hayatını tehlikeye atacağını ve bölgedeki altyapıyı tahrip edeceğini düşündüğünün altını çizdi.

15 Ekim 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye muhalefetinin askeri gruplarının Astana müzakereleri heyeti, Rusya ve Türkiye arasında varılan İdlib anlaşmasının Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) tarafından tam uygulandığını bildirdi. Anlaşmayla birlikte İdlib bölgesinin Esed rejimi ve müttefiklerinin saldırılarından emin olduğunu belirten heyet, bu durumun kapsamlı bir ateşkes ve uluslararası kararlar çerçevesinde bir siyasi çözüm sürecinin önünü açtığını vurguladı.

Astana Heyeti Başkanı Ahmet Toma, bugün, İstanbul’da gerçekleştirdiği basın toplantısında, İdlib anlaşmasının planlandığı gibi işlediğini ve bölgenin huzur bulduğunu vurgulayarak, bölgede yaşayan sivillere rejimin İdlib’i ele geçirme tehditlerine kulak tıkayarak, normal hayatlarına dönme çağrısı yaptı.

 

ÖSO’nun yeniden yapılandırılma sürecinin, devrimin teslim olduğu iddialarını boşa çıkarma ve halkı koruma çerçevesinde sürdüğünü belirten Toma, ÖSO gruplarının ağır silahlarını İdlib’de belirlenen tampon bölgeden çekmesinden övgüyle bahsederek, bütün muhalif gruplardan anlaşmaya uymalarını istedi.

 

Toma, açıklamasında, İdlib anlaşmasının bölgeyi muhtemel bir rejim saldırısından koruyarak, diktatörlük rejiminin ortadan kaldırılmasını ve Suriye’de bütün Suriyelilerin özgür ve onurlu bir şekilde yaşamasını sağlayacak demokratik bir rejim kurulmasını hedefleyen uluslararası kararlar çerçevesindeki siyasi çözüm sürecinin önünü açtığını sözlerine ekledi.

 

Suriye’de sivillere hizmet esası üzerine kurulmuş ve vatandaşlara istikrarlı bir hayat ile eğitim ve sağlık imkanları tanıyan sivil bir düzenin kurulmasının ve yeniden kalkınmanın zamanı geldiğine işaret eden Toma, “İdlib’de böyle bir düzenin kurulması, dünyaya, Suriyelilerin özgürlüklerine kavuşmaları halinde mucizeler yaratabileceklerini gösterecektir” dedi.

 

Ahmet Toma, açıklamasında, ayrıca, “Suriyeli kardeşlerini yalnız bırakmayan ve onlara her türlü yardımı sağlayan Türkiye hükümeti ve Türkiye halkına teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. 

12 Ekim 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Abdurrahman Mustafa başkanlığındaki SMDK heyeti, dün, Ankara’da, uluslararası temsilcilerle toplantılar düzenledi. Toplantılarda, Türkiye ve Rusya arasında varılan İdlib anlaşması ile uluslararası toplumun Suriye’de kapsamlı bir ateşkese ulaşılmasında oynayacağı rol ve Suriye halkının özgürlük ve onur taleplerini karşılayacak bir siyasi çözüm sürecinin başlatılması gibi konular ele alındı.

 

SMDK heyeti, Ankara’daki temasları çerçevesinde, Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, ABD ve Suriye’nin Dost Ülkeleri’nin Ankara Büyükelçileri ile bir araya geldi. Ayrıca, AB Ankara Büyükelçisi Cristian Berger ve siyasi ekibi ile Türkiye Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Erdem Uzan ile toplantılar gerçekleştirdi.

 

Heyette, SMDK Başkanı Abdurrahman Mustafa’nın yanı sıra, SMDK Dış İlişkiler Dairesi Sorumlusu Abdulahad Astifo, SMDK Sözcüsü Enes el-Abde ve SMDK Genel Kurulu üyesi Besma Muhammed de yer aldı.

 

SMDK Başkanı Mustafa, düzenlenen toplantılarda, İdlib’deki tampon bölgeye gerçekleştirdiği ziyarete dair bilgi verirken, İdlib anlaşmasının bölge halkını muhtemel bir rejim saldırısından, Avrupa ülkelerini de muhtemel bir mülteci dalgasından koruduğuna dikkat çekti.

 

Suriye Geçici Hükümeti’nin (SGH) ve yerel meclislerin, özgürleştirilmiş bölgelerde sivil bir yönetim kurulmasına katkı sağladığını ve bu durumun terör örgütlerinin etkisini azaltarak sahadan çekilmelerini sağladığını dile getiren Mustafa, “Terör meselesiyle ilgilenmek uluslararası güçlerin sorumluluğundadır. Herkes de buna çeşitli alanlarda buna katkı sağlamalıdır. Sivilleri aşırılıktan korumak için sosyal hizmetler sağlamak bu katkılar arasında sayılmalıdır” dedi.

 

Konuşmalarında, Suriye’nin kuzey bölgelerindeki son sivil hareketliliğe işaret eden Mustafa, bu durumun İdlib anlaşmasının getirdiği olumlu etkilerden kaynaklandığını sözlerine ekledi.

 

İdlib anlaşmasına da değinen Abdurrahman Mustafa, anlaşmanın Esed rejiminin iddia ettiği gibi “geçici” olmadığını ve siyasi çözüm süreci ile doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti. Suriye genelinde kapsamlı bir ateşkese dönüştürülmesi için anlaşmaya katkı sunulmasını talep etti.

 

Anlaşmayı kapsamlı bir siyasi çözüm sürecinin takip etmesi ve uluslararası güçlerin Esed rejimine siyasi çözüme katılması için baskı kurması gerektiğini dile getiren Mustafa, AB’nin İran’a yönelik baskılarda daha büyük bir rol oynaması gerektiğini söyledi. Mustafa, ayrıca, “Suriye’nin yeniden imarı, ülkeye istikrar geldiği anlamına gelmez” diyerek, istikrar için ülkedeki milis grupların ve terör örgütlerinin yok edilmesi ve savaş suçlarına karışanlardan hesap sorulması gerektiğini sözlerine ekledi.

 

Abdurrahman Mustafa, SMDK ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) gruplarının, Esed rejimine hala güvenmediğine işaret ettiği konuşmalarında, “Güvenimiz yok. Daha önceki tecrübelerimiz Esed rejiminin anlaşmalara ihanet ettiğini gösterdi. Cephelerdeki devrimcilerimiz kendilerini ve sivilleri korumak için her ihtimale karşı hazır” ifadelerini kullandı.

12 Ekim 2018 In Koalisyon Haberleri

Esed rejimi ve İran’a bağlı militanların Haziran ayından bu yana kuşatma altında tuttuğu Suriye-Ürdün sınırındaki el-Rekban mülteci kampında durum kötüye gidiyor. 

 

Kampta yaşayan 70 bin Suriyeli mülteci, Esed rejimi ve İran’a bağlı militanların kuşatması ve gıda yardımlarını engellemesi nedeniyle yaşam tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor.

 

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), el-Rekban mülteci kampında yaşananlara dair bugün bir basın açıklama yayınladı.

Açıklamada, şu cümlelere yer verdi; 

 

“Uluslararası yardım kuruluşlarının gıda yardımlarını durdurması ve Esed rejimine ait kontrol noktalarında bulunan militanların gelen yardımlara el koymaya devam etmesi, kampta gıda ve sağlık malzemeleri sıkıntısı yaşanmasına ve bebek ölümlerinin artmasına sebep oluyor.”

 

El-Rekban mülteci kampında yaşayan çocukların rejim tarafından mahkum edildikleri açlıktan kurtarılmayı beklediğine dikkat çekilen açıklamada, kuşatma nedeniyle çocukların sağlık ve gıda yardımına duyduğu belirtildi.

 

Açıklama, şu ifadelerle son buldu;

 

“SMDK olarak, Birleşmiş Milletler (BM) ve uluslararası toplumdan, el-Rekban mülteci kampındaki mültecilerin hayatını kurtarmak, sürekli ve doğrudan sağlık yardımına ulaşmalarını sağlamak ve Esed rejimine kuşatmayı kaldırarak insani yardımların kampa ulaşmasına izin vermesi için rejime baskı kurmasını talep ediyoruz.”

11 Ekim 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Sözcüsü Enes el-Abde, SMDK’nın Türkiye ve Rusya arasında varılan İdlib anlaşmasının uygulanmasına verdiği önemin sivillerin Esed rejimi ve müttefiklerinin askeri operasyonlarına hedef olmasını engellemeye verdiği önemden kaynaklandığını söyledi.

 

El-Abde, bugün yaptığı özel açıklamada, Esed rejiminin İdlib’i ele geçirme planlarının geri dönüşü olmayan bir şekilde başarısızlığa uğradığını belirterek,

“SMDK olarak, sivillerin güvenliğini her zaman önceliğimiz olarak belirledik” dedi.

 

SMDK heyetinin İdlib’deki tampon bölgeye bir ziyaret gerçekleştirdiğini hatırlatan el-Abde, “Esed rejimine güvenmiyoruz. Bu yüzden tampon bölgeye ziyaret gerçekleştirerek, devrimcilerimizin muhtemel bir rejim saldırısına karşı her cephede hazır olduğunu gördük” şeklinde konuştu.

 

Belirlenen tampon bölgeden sadece ağır silahların çekildiğini belirten el-Abde, hafif ve orta ölçekli silahların ise hala Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) savaşçılarında olduğunu sözlerine ekledi.

 

Açıklamasında, SMDK’nın özgürleştirilmiş bölgelerin idaresi ve sosyal hizmetlerin sürdürülmesi için Türkiye, yerel meclisler ve Suriye Geçici Hükümeti (SGH) ile sürekli iletişim halinde olduğuna değinen el-Abde, “Esed rejimi ve müttefiklerinin yıllardır bölgeyi hedef alan bombardımanları nedeniyle oluşan kötü durumu değiştirmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

 

SMDK Sözcüsü el-Abde, açıklamasında, son olarak, özgürleştirilmiş bölgelerdeki devlet müesseselerini bölge halkı ve Esed rejimi tarafından bölgeye tehcir edilen mültecilerle ve onların tecrübelerinden faydalanarak yeniden yapılandırmaya çalıştıklarını kaydetti.

10 Ekim 2018 In Koalisyon Haberleri

Esed rejimine bağlı güçlerin Suriye-Ürdün sınırındaki el-Rekban mülteci kampını kuşatarak gıda yardımlarının girişini engellemesi nedeniyle 4’ü çocuk 14 kişinin açlıktan öldüğü bildirildi. Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkan Yardımcısı Bedr Camus, rejimin kampı kuşatmasını ve gıda maddelerinin girişini engellemesini kınadı.

Camus, konuya ilişkin bugün yaptığı özel açıklamada, el-Rekban mülteci kampında, Esed rejimi tarafından zorla tehcir edilen on binlerce mültecinin yaşadığına dikkat çekti. “El-Rekban mülteci kampı sakinleri, rejime boyun eğmek yerine, çölde yaşamayı seçti” dedi.

 

Esed rejimi ve Rusya’nın ardından, Birleşmiş Milletler’in (BM) de, mültecilere yönelik komplonun bir parçası olduğuna işaret eden Camus, söz konusu güçlerin mültecileri rejim bölgelerine geri dönmeyi zorlamak için kampı kuşattıklarını ve bu kuşatmaya BM’nin de göz yumduğunu söyledi.

 

El-Rekban mülteci kampı yönetimi, resmi facebook hesabı aracılığıyla konuya dair yayınladığı iki ayrı açıklamada, Esed rejimi ve İran’a bağlı militanların yaklaşık bir haftadır kampa gıda girişini engellediğini ve kamp sakinlerinin yardım çağrısında bulunduğunu duyurmuştu.

 

Konuya dair yerel haber ağlarından Smart haber ajansına bir açıklama yapan el-Rekban mülteci kampı Klinik Müdürü Yezin Alyuvi, kampta yaşanan gıda ve tıbbi malzeme eksikliği nedeniyle 14 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Ölenler arasında 4 çocuk, 2 kadın ve 3 yaşlının bulunduğunu ifade etti.

 

Öte yandan, el-Rekban mülteci kampı İdare Meclisi Başkanı Ebu Ahmed Derbas el-Halidi, yaptığı açıklamada, Esed rejiminin kamp sakinlerini anlaşmaya ve kontrolü altındaki bölgelere dönmeye zorladığını belirtti. BM’nin ise yaşananlar karşısında hiçbir müdahalede bulunmadığını dile getirdi.

 

Yaklaşık bin 500 ailenin yaşadığı el-Rekban mülteci kampında temel yaşam malzemeleri sıkıntısından dolayı hastalıklar yayılırken, çocuklara da eğitim verilemiyor. BM, kampta yaşayan mülteciler için uluslararası topluma yardım çağrısı yapmıştı. 

10 Ekim 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Abdurrahman Mustafa ve beraberindeki heyet, Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib’de belirlenen ağır silahlardan arındırılmış “tampon bölgeyi” ziyaret etti. Heyette, SMDK Genel Sekreteri Nezir Hakim, SMDK Sözcüsü Enes el-Abde ve bazı SMDK üyeleri de yer aldı.

 

Ziyaret sonrası açıklamalarda bulunan SMDK Başkanı Abdurrahman Mustafa, Esed rejimi ve İran’a bağlı terörist militanlar ile devrimci gruplar arasındaki temas hattının değişmediğini söyledi. Yalnızca ağır silahların bölgeden çekildiğini belirterek, orta ve hafif ölçekli silahların bölgede kaldığını ifade etti.

 

Bölgede bulunan bazı Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) komutanlarıyla birlikte, tampon bölgenin sınırlarını gösteren haritaları incelediklerini dile getiren Mustafa, “Biz sahadaki durumu ve sivillerin ihtiyaçlarını dikkatle takip ediyoruz” dedi.

 

SMDK Başkanı Mustafa, ziyareti esnasında, Hama, Halep ve İdlib yerel meclisleri ve sivil girişim temsilcileriyle de toplantılar düzenledi. Toplantılarda, başta tampon bölgedeki yerel meclislerin hizmet faaliyetleri olmak üzere, bölgenin karşı karşıya kaldığı sorunlar gibi önemli konular ele alındı.

 

Mustafa, konuya ilişkin açıklamasında, SMDK’nın tüm kurumlarıyla yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, devlet fikrinin öne çıkarılması ve hizmet ile idari kurumların bölge insanı aracılığıyla işlerlik kazanması için çabaladığına işaret ederken, “Planlarımızın en önemli parçası halkla iç içe olmaktır. Mümkün olan bütün yollarla bunu gerçekleştirmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

 

Türkiye ve Rusya arasında varılan ve sivillerin askeri operasyonlara hedef olmasını engelleyen İdlib anlaşmasının uluslararası güçler tarafından da geniş bir kabul gördüğüne değinen Mustafa, “Bu ortamda sorumluluğumuz, özgürleştirilmiş bölgelerde yaşayan halkımıza sosyal hizmet ve onurlu bir yaşam imkanı sağlamaktır. Anlaşmanın uygulanmasıyla bu sorumluluklarımızı yerine getirmeye çalışıyoruz” dedi.

 

Açıklamasında, SMDK’nın anlaşmadan maksimum verimi elde etmek için siyasi çabalarını da sürdürdüğünü aktaran Mustafa, Suriye halkının özgürlük ve adalet talebini gerçekleştirecek bir siyasi çözüm sürecinin önünün açılması gerektiğini sözlerine ekledi.

09 Ekim 2018 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci  Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Siyasi Kurulu Üyesi Yasir Ferhan, Suriye rejiminin başı Beşşar Esed’in “genel af” yayınlamasını alaya alarak, Esed’in yeniden meşruiyet kazandığını zannettiğini söyledi.

Ferhan, bugün yaptığı özel açıklamada, “Milyonlarca insanı katleden, süren ve işkenceye tabi tutan Esed rejiminin başı Beşşar Esed’in ordudan ayrılanlar için genel af genelgesi yayınlaması ancak dalga konusu olabilir” ifadelerini kullandı.

 

Rejimden ayrılan subayların affı gerektirecek bir suç işlemediğine dikkat çeken Ferhan, “Ordudan ayrılan subaylar, Beşşar Esed’in barışçıl protestolar düzenleyen halka karşı ateş emrine karşı geldikleri için ayrıldılar” şeklinde konuştu.

 

Açıklamasında, Beşşar Esed’in “af genelgesi” yayınlamasının söz konusu subayları suçlu göstermeyi amaçladığına değinen Ferhan, sözlerini şöyle sürdürdü;

 

“Genel af ortada ceza gerektiren bir suç varsa yayınlanır ve bu suçun cezasının hafifletilmesine ya da tümden kaldırılmasına yarar. Affa konu olanların suçları belirtilmeden af genelgesinin bir tesiri olmaz. Dolayısıyla nefsi müdafaa hakkını kullanan Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) mensupları böyle bir genelgenin konusu olamaz.”

 

Ordudan ayrılan subaylara, rejimin af oyununa gelmeyerek teslim olmamaları uyarısında bulunan Ferhan, “Söz konusu genelgede terör suçu işleyenleri istisna tutmaktadır. Rejim ise bütün muhaliflerini terörle suçlamaktadır. Bu yüzden genelgenin hiçbir meşruiyeti yoktur” şeklinde konuştu.

 

Ferhan, Suriye’deki yargı sisteminin Esed rejimine bağlı güvenlik ve istihbarat birimlerinin emrinde olduğuna vurgu yaptığı açıklamasında, son olarak, “Söz konusu genelge rejimin kendisine yeniden meşruiyet devşirmek için hayali ve siyasi gerekçelerle çıkarılmış bir genelgedir. Bu yüzden kağıt üzerinde kalmaya mahkumdur” diyerek sözlerini noktaladı. 

Sayfa 1 / 2
Home haberler Koalisyon Haberleri Items filtered by date: Ekim 2018