30 Mart 2017 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), Esed rejimi ve müttefiklerinin Suriye'de işledikleri suç dosyalarının Uluslararası Cinayet Mahkemesi'ne (UCM) sevk edilmesini talep etti.

SMDK tarafından, bugün yayınlanan yazılı basın açıklamasında, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 21 Şubat 2016 tarihinde aldığı ve Suriye'de kimyasal silah kullanımından sorumlu olan kişiler hakkında kanuni işlemlerin yapılmasını ön gören kararlar çerçevesinde kurulan uluslararası yargı mekanizmalarının bir an önce harekete geçmesi gerektiği ifade edildi.

Esed rejiminin, sivil yerleşim bölgelerine düzenlediği kimyasal gazlı saldırılarla Cenevre bildirgesi ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) tarafından alınan 2118, 2235, 2254 ve 2209 sayılı uluslararası kararları açıkça çiğnemeye devam ettiğine işaret edilen açıklamada, saldırılardan sorumlu olanların UCM'de savaş suçlusu olarak yargılanması gerektiğinin altı çizildi.

Rejimin işlediği savaş suçlarına karşı sessizliğini koruyan uluslararası topluma eleştiri yöneltilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi;

“Rejim güçlerinin, sürekli olarak sürdürdüğü bu ihlaller ile savaş suçlarına karşı uluslararası toplumdan hiçbir itirazın yükselmemesi, bizi bu saldırıların ortaklık boyutuna varacak şekilde BMGK üyesi bazı taraflara sorumluluk yüklediğini düşünmeye itmektedir.”

Öte yandan, Hama kırsalında bulunan doktorlar, Esed rejimine ait savaş uçaklarının, dün, Hama’nın kuzey kırsalındaki Lattamina kasabası ve el-Zuvar köyüne yönelik, kimyasal gaz yüklü füzelerle saldırılar düzenlemesinin ardından, onlarca kişinin nefes yetmezliği şikayetiyle hastanelere kaldırıldığını açıkladı.

Hastaneye kaldırılan sivillerin titreme, ter, nefes yetmezliği, göz yanması ve sinir gevşekliği sorunları yaşadığını belirten doktorlar, yaralılarda görülen bazı belirtilerin Esed rejimine bağlı güçlerin bölgeye yönelik bombardımanlarında Fosfor gazı kullandığını da gösterdiğini vurguladı.

Şam’da bulunan aktivistler ise Esed rejimine bağlı güçlerin, dün, Şam’ın el-Kabun semtine yönelik zehirli klor gazı yüklü füzelerle saldırılar düzenlediğini ve saldırılar sonrası çok sayıda sivilin nefes yetmezliği yaşadığını bildirdi.

30 Mart 2017 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), Rusya'ya ait savaş uçaklarının, dün ikindi vakitlerinde, İdlib'in Marret el-Numan kasabası yakınlarındaki el-Deyr köyüne yönelik yaptığı bombardımana dair yazılı basın açıklaması yayınladı.

Saldırının kınandığı açıklamada, “Ateşkes anlaşmasına garantör olması ve Esed rejimi ile İran'ı ateşkese uymaya zorlaması gereken Rusya'nın ateşkes ihlallerinin kabul edilemez olduğunu yineliyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Rusya’nın ateşkesin sağlamlaştırılmasına değil, katliam, tehcir ve suçluların cezadan kurtulmasına katkı sağladığına vurgu yapılan açıklamada, uluslararası kanunlarca suç sayılan hertürlü uygulamayı örtbas eden Rusya'nın, ateşkese dair olumlu bir rol oynamayacağının ve Suriye'de siyasi çözüme ulaşma çalışmalarına katılmakta ciddi olmadığının açıkça görüldüğü ifade edildi.

SMDK tarafından yayınlanan açıklama, şu ifadelerle sonlandırıldı;

“SMDK olarak, Rusya hükümetine savaş suçlarına ortak olmaktan vazgeçerek, uluslararası barış ve Suriye'de siyasi çözüm sağlama görevini yerine getirmeye, diktatör Esed rejimine verdiği desteği sonlandırarak, Suriye halkının özgürlük ve kendi kaderini belirleme hakkına saygı duyması ve Suriye'den bir an önce çekilmesi çağrısında bulunuyoruz.”

Rusya’ya ait savaş uçakları, dün (Çarşamba), İdlib’in el-Deyr köyünde bulunan bir ekmek fırınında ekmek sırası bekleyen sivillere yönelik misket bombalarıyla yaptığı saldırıda, onlarca sivil yaşamını yitirmişti.

Yerel kaynaklar, Rus uçakları tarafından yapılan bombardımanda ilk dönem islam önderlerinden Ömer Bin Abdulaziz'e ait türbenin de büyük bir zarar gördüğünü ifade etti.

29 Mart 2017 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Genel Sekreteri Abdulilah Fahd, Suriye’nin kardeş ve dost ülkerine çağrı yaparak, Suriye Geçici Hükümeti’nin (SGH) Humus’un el-Vaır semtinden tehcir edilen sivillere acil ikamet yeri belirlenmesi çalışmalarına destek istedi.

Fahd, bugün yaptığı özel açıklamada, Suriye’nin çeşitli bölgelerinde, Esed rejimi tarafından sürdürülen tehcir uygulamalarından, 29 Aralık 2016 tarihinde yürürlüğe konan ateşkesin garantör ülkeleri olarak Rusya ve İran’ın sorumlu olduğunu ifade etti. Tehcir ve demografik değişimin ateşkes anlaşmasına aykırı olmasının yanısıra, savaş suçu teşkil ettiğini vurguladı.

Suriye’de, Türkiye, Rusya ve İran garantörlüğünde ilan edilen ateşkes anlaşması, savaşın taraflarının yeni bölgeleri ele geçirmemesi, kuşatma altındaki bölgelere insani yardım ulaştırılması ve kapsamlı ateşkes uygulanmasını ön görüyor.

Öte yandan, Humus’un el-Vaır semtinden rejim güçleri tarafından tehcir edilen sivillerden 393 aileden oluşan ikinci grup Halep’in doğu kırsalına hareket etti. Birinci grup ise 18 Mart tarihinde semtten ayrılarak iki gün sonra kendileri için Carablus yakınlarında belirlenen ikamet bölgesine ulaşmıştı.

Esed rejimine bağlı güçler, geçtiğimiz Şubat ayında el-Vaır semtine yönelik yoğun saldırılar başlatmış ve semti savaş uçakları top ateşleriyle hedef alarak çok sayıda sivilin ölümüne neden olmuştu.

29 Mart 2017 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), bugün, katılımcı siyaset uygulaması kapsamında, Suriye Geçici Hükümeti (SGH) ve Ulusal Demokrasi Enstitüsü ile İstanbul’da bir seminer düzenledi. Seminerde, Suriye’de özgürleştirilmiş bölgelerdeki sağlık müesseseleri ve personellerinin sorunları tartışıldı.

Seminerde, üç temel konuya yoğunlaşılırken, ilk olarak sağlık müesseselerinin ihtiyaçları, merkezleri, saha hastaneleri, ilaç kurumları, eczaneler ve tıbbi cihazların durumu ele alındı. Seminerin ikinci konusunda, ilaç üretimi, kaçakçılık ve sağlık cihazlarının fiyatı, sağlık malzemeleri eksikliği, aşıların korunması ve özgürleştirilmiş bölgelerdeki sağlık kurumlarının durumu konuşuldu. Üçüncü konu ise iki oturum şeklinde icra edilerek sağlık hizmetleriyle alakalı çeşitli noktaları kapsadı.

Seminerin üçüncü konusunun oturumlarının ilkinde doktorlar, hemşireler ve eczaneciler başta olmak üzere özgürleştirilmiş bölgelerdeki sağlık personellerinin durumu ve sağlık eğitimleri konuşulurken, ikinci oturumda SGH’nin talepleri ve bu talepleri yerine getirmekle mükellef kurumların çalışmalarının koordine edilmesi ve denetlenmesi tartışıldı.

Suriye Geçici Hükümeti Sağlık Bakanı Muhammed Firas el-Cundi, seminerde yaptığı konuşmada, Esed rejiminin Suriye’deki sağlık kurumlarını planlı olarak hedef aldığını belirtti.

Konuşmasında, özgürleştirilmiş bölgelerde sağlık alanındaki sorunlara değinen el-Cundi, bu sorunları, düzensiz çalışan sağlık müesseselerinin yaygınlaşması, Suriye içinde sağlık personeli yetiştirme eğitimlerinin sağlanamaması ve uzmanlıklar ile sağlık malzemelerin azlığı olarak sıraladı.

Uzman Doktor Vecih Cuma ise özgürleştirilmiş bölgelerdeki önemli işler arasında sağlık hizmetlerinin önceliğine temas ederek, sağlık alanında saha teşebbüslerinde bulunmak ve halka sağlık desteği sağlamanın öncelikler arasında olduğu ifade etti. Meşruiyet sağlamanın temel yöntemlerinden birinin sağlık hizmetleri olduğunu ve bu durumun siyasi çözüm ile istikrara yardımcı olacağını sözlerine ekledi.

Öte yandan, SMDK, İstanbul’da düzenlediği bu seminerin benzerlerini Gaziantep ve Fırat Kalkanı Operasyonu esnasında özgürleştirilen bölgelerde de yapacağını bildirdi.

29 Mart 2017 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), Suriye'nin herhangi bir bölgesinde sivilleri tehcir etmeyi hedefleyen her türlü uygulamayı reddettiğini açıkladı.

SMDK tarafından, bugün yayınlanan yazılı basin açıklamasında, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK), Tehcir'in, insan hakları ve uluslararası kanunlara aykırı olduğu hatırlatılarak, uluslararası toplumun bu tür tehlikeli uygulamaları engellemekle yükümlü olduğu belirtildi.

Açıklamada, “Hiç kimse, ister Rusya ve İran ile yardımlaşarak, ister uluslararası toplumun sessizliğinden faydalanarak ya da başka bir manevrayla tehcir ve demografik değişim uygulamalayarak kendisine meşruiyet sağlayamaz” ifadeleri kullanıldı.

İran’ın Suriye devrimini el-Kaide'ye maletme ısrarından vazgeçmediğine vurgu yapılan açıklamada, “İdlib'in Fua ve Keferya köyleri için yapılmaya çalışılan anlaşma dahil tehciri hedefleyen her plan ve uygulama Esed rejiminin tehcir politikalarına ve İran'ın bölgeye yönelik tahakküm uygulamalarına ortak olmaktır” açıklamalarına yer verildi.

SMDK tarafından yapılan açıklamada, ayrıca, Tehcir ve demografik değişim planlarının, Suriye'deki sorunun çözülmesi için yapılan siyasi çözüm çabalarına yönelik engellemelerle pararel olarak devam ettiğine dikkat çekilerek, bu girişimlerin, Esed rejiminin Suriye halkının kaderine hükmetmeye devam etmesini sağlamayı ve Suriye halkına bedel ödetmeyi hedeflediği kaydedildi.

Açıklama, şu ifadelerle sonlandırıldı;

“SMDK olarak, BMGK'dan, Birleşmiş Milletler bildirgesinin 7. maddesinin gereği olarak tehcir ve demografik değişim uygulamaları ile Suriye'de şehirlere yönelik devam ettirilen kuşatmaların kaldırılmasını, bütün tarafları ateşkese uymaya mecbur etmeyi ve rejime bağlı mezhepçi militanlar ile Suriye'yi işgal eden diğer güçlerin ülkeden çekilmesini ön gören bir karar yayınlamasına dair talebimizi yineliyoruz.”

28 Mart 2017 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Siyasi Kurul Üyesi Yasir el-Ferhan, terör örgütü PYD militanlarının Rakka operasyonu için doğru bir tercih olmadığını söyledi. Operasyonun, Fırat Kalkanı Harekatı’nın yapıldığı bölgelerde huzur ve güvenliği sağlayan Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) kuvvetleriyle yapılması gerektiğini ifade etti.

Konuya dair bugün özel bir açıklama yapan el-Ferhan, PYD militanlarının ele geçirdiği yerlerde yaşayanlara baskı ve tehcir uygulayarak savaş suçu işlediğini belirtti.

Açıklamasında, ABD’nin terör örgütü PYD’ye destek vermesini eleştiren el-Ferhan, ABD kuvvetlerinin, PYD’yi korumak için Menbic’e kuvvet gönderirken, Esed rejiminin Suriye’deki bazı bölgelerde tehcir ve demografik değişim uygulamasına sessiz kaldığını dile getirdi.

El-Ferhan, açıklamasında, ABD’nin PYD militanlarına hava desteği sağlarken Esed rejimine ait savaş uçaklarının bombaladığı Suriyeli sivilleri korumadığına dikkat çekerek, rejim güçlerinin sivillere yönelik uluslararası kanunlarca yasaklanmış silahlar kullandığını belirtti.

PYD’ye bağlı militanların, bölge halkını evlerini terk etmeye mecbur bırakmak için sivil bölgelerin koordinatlarını verdiğini anlatan el-Ferhan, Beyaz Saray yönetiminin PYD militanlarını Rakka operasyonunda kullanmakta ısrar etmesinin bölgede bir iç savaşa neden olabileceği uyarısında bulundu.

ABD yönetiminden, PYD’ye verdiği askeri desteği sonlandırmasını talep eden el-Ferhan, ÖSO kuvvetlerinin Fırat Kalkanı Operasyonu ile DAEŞ terör örgütüne karşı etkin bir mücadele yürütebileceğini ıspatladığını vurgulayarak, “ÖSO kuvvetlerinin DAEŞ terör örgütünden kurtardığı yerlerden kaçan halk evlerine geri dönmeye başladı” şeklinde konuştu.

SMDK Siyasi Kurulu Üyesi el-Ferhan, açıklamasını şu cümlelerle sonlandırdı;

“PYD’ye verilen desteğin, bir terör örgütünü bir başka terör örgütüne üstün kıldığını rahatlıkla görebiliriz. Suriye’de güven, istikrar ve kamusal özgürlük sağlanmadan terörle etkin bir mücadele yürütülmesi mümkün değil. Terörün bitirilerek istikrar ve güven ortamının sağlanması ise Suriye’yi teröre açık bir ülke haline getiren Esed rejiminden kurtulmayı gerekli kılmaktadır.”

28 Mart 2017 In Koalisyon Haberleri

İsviçre’nin Cenevre kentinde, siyasi çözüm müzakerelerine katılan Suriye muhalefeti, Beşşar Esed ve Esed rejiminden eli kana bulanmış yetkililerin siyasi geçişte rol almasını reddettiğini bir kez daha vurguladı. Muhalefet, ayrıca, Birleşmiş Milletler’den (BM), Suriye’de Esed rejimi saflarında savaşan İran’a bağlı 60 militanın terörle mücadele kanunu kapsamında terör listesine alınmasını talep etti.

Yüksek Müzakere Kurulu (YMK) Cenevre Müzakere Heyeti Başkanı Nasır el-Hariri, dün Cenevre’de yaptığı açıklamada, siyasi geçiş süreci ve süreç içerisinde hazırlanacak yeni anayasa etrafındaki tartışmaların devam ettiğini vurguladı.

Açıklamasında, Beşşar Esed ve Esed rejiminden eli kana bulanmış yetkililerin bir an önce istifa etmesi gerektiğini belirten el-Hariri, “Siyasi geçiş süreci, bu süreci düzenleyecek bir anayasanın ilan edilmesini de içermeledir” ifadelerini kullandı.

Öte yandan, Cenevre müzakereleri öncesi bir basın toplantısı düzenleyen YMK Cenevre Müzakere Heyeti Üyesi Albay Fatih Hassun, Esed rejiminin dünyanın birçok yerinden paralı militan devşirdiğine dikkat çekerek, “İran Devrim Muhafızları ve Kudüs Güçleri’ne bağlı on binlerce militan, Esed rejimi tarafından Suriye halkına karşı savaşmak üzere Suriye’ye getirildi” şeklinde konuştu.

Söz konusu mezhepçi militanların, İran Devrim Muhafızlarına ait 14 askeri merkezde eğitilerek Suriye’ye sürüldüğü bilgisini veren Hassun, İran Devrim Muhafızlarının, bunun yanısıra, Suriye’de de militanların eğitilmesi ve üslenmesi için 20 askeri karargah ve hakimiyet noktası oluşturduğunu sözlerine ekledi.

Hassun, İran’a bağlı mezhepçi militanların, Esed rejimine bağlı kuvvetlerle birlikte Suriye’de birçok kez savaş suçu işlediğine vurgu yaptığı açıklamasında, son olarak, “Uluslararası toplumun bu militanlarla alakalı özel bir kanun çıkararak söz konusu milis yapılanmaları uluslararası terör örgütleri listesine alması artık gereklidir” cümlelerini kullandı.

27 Mart 2017 In Koalisyon Haberleri

Yüksek Müzakere Kurulu (YMK) Cenevre Müzakere Heyeti Başkanı Nasır el-Hariri, siyasi müzakereler için bulunduğu İsviçre’nin Cenevre kentinde yaptığı açıklamada, Esed rejimine bağlı güçlerin, son olarak, Şam’ın el-Hammuriye kasabasında 15 sivilin ölümüne, 70 sivilin yaralanmasına sebep olan bir bombardıman yaptığını ifade ederek, Esed rejiminin terör suçlarını kınadığını söyledi.

Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Steffan De Mistura ile yaptığı görüşme sonrası açıklamalarda bulunan el-Hariri, “Suriye’de terörü, Esed rejimi, İran Devrim Muhafızları, İran’a bağlı mezhepçi örgütler ve DAEŞ terör örgütü temsil etmektedir” dedi.

Açıklamasında, Şam’ın el-Hammuriye kasabasındaki bombardımanda yaşamını yitirenlerin isimlerini okuyan el-Hariri, Esed rejimine bağlı güçlerin, katliamların yanısıra, bölge halkını evlerini terk etmeye zorlayarak demografik değişim meydana getirmek istediğini dile getirdi.

El-Hariri, açıklamasını şöyle sonlandırdı;

“Gerçek bir ateşkesle eş zamanlı işlemeyen bir siyasi sürecin, ciddi, anlamlı, güvenilir ve sahaya etkisi olan bir süreç şeklinde işlemesi beklenemez. Ateşkes ile birlikte sağlam bir siyasi süreç yürütülmediği müddetçe Suriye’deki durum daha fazla şiddet sarmalına dönüşmeye devam edecektir.”

Öte yandan, Suriye’nin başkenti Şam’da bulunan aktivistler, Esed rejimi ve Rusya’ya ait savaş uçaklarının, Doğu Guta bölgesinde bulunan el-Hammuriye kasabasındaki bir çarşıya yaptığı bombardımanda, hayatını kaybedenlerin sayısının 18’e yükseldiğini, ölenlerin çoğunun kadın ve çocuklardan oluştuğunu kaydetti.

25 Mart 2017 In Koalisyon Haberleri

Yüksek Müzakere Kurulu (YMK) Cenevre Müzakere Heyeti Başkanı Nasır el-Hariri, Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Steffan De Mistura ile yaptıkları toplantıda, Cenevre 1 Beyanı ile siyasi geçiş sürecinin başlangıcını oluşturacağı kararlaştırılan Tam Yetkili Geçici Yönetim Kurulu, kurulla ilişkili müesseleri ve kurulun görevlerini konuştuklarını söyledi.

İsviçre’nin Cenevre kentindeki BM binasında, De Mistura ile yaptığı toplantı sonrası gazetecilere açıklamalarda bulunan el-Hariri, toplantının olumlu geçtiğini ve müzakere sürecinin başarısı ile siyasi geçiş sürecine dair konuştuklarını ifade ederek, “Tam Yetkili Geçici Yönetim Kurulu’nun yapısı ve geçici yönetim ile yönetimle ilişkili bütün müesseselere dair detaylı olarak fikirlerimizi bildirdik” dedi.

De Mistura’ya, Suriye’deki insani durum ve Esed rejimi ile müttefiklerinin uygulamalarına dair kapsamlı bir rapor sunduklarını belirten el-Hariri, Cenevre’de yapılan önceki müzakerelerden bu yana rejim güçlerinin 9 okul, 5 çarşı bombaladığı, aralarında 24 çocuk, 43 kadın olmak üzere 647 sivili keyfi olarak tutukladığı bilgilerinin de raporda yer aldığını vurguladı.

El-Hariri, açıklamasını, “Burada ülkemizi terörden kurtarmak için bulunduğumuzun altını çizmek istiyorum. Suriye, Esed rejimi teröründen kurtulmadan, DAEŞ teröründen kurtulamayacak” ifadeleriyle sonlandırdı.

Öte yandan, Suriye muhalefetinin Cenevre Müzakere Heyeti’nin önde gelen isimlerinden Muhammed Sabra, muhalefet heyetinin BM Suriye Özel Temsilcisi De Mistura’ya, muhalefetin Tam Yetkili Geçici Yönetim Kuruluna dair fikirlerini de içeren bir dosya sunduklarını söyledi. Tam Yetkili Geçici Yönetim Kurulu’nun, Cumhurbaşkanı’nın yetkilerine de haiz olmasını istediklerini sözlerine ekledi.

24 Mart 2017 In Koalisyon Haberleri

Yüksek Müzakere Kurulu (YMK) Cenevre Müzakere Heyeti Başkanı Nasır el-Hariri, Suriye muhalefetinin 2254 sayılı uluslararası karar ve Cenevre 1 Beyanı çerçevesinde gerçekleşecek bir siyasi çözüm istediğini söyledi.

İsviçre’nin Cenevre kentinde, dün, Birleşmiş Milletler (BM) Temsilcisi Remzi Remzi ile yaptığı görüşme sonrası bir basın toplantısı düzenleyen el-Hariri, “Şu anda siyasi geçiş ve gerekliliklerine üzerine yoğunlaşmalıyız” 2254 sayılı uluslararası kararın da tarafların Cenevre 1 Beyanı’na uyması gerektiğini ön gördüğüne vurgu yaptı.

Muhalefet heyetinin, müzakerelerde ilerleme kaydetmeye çabaladığını ifade eden el-Hariri, “2254 sayılı uluslararası karar, siyasi geçiş süreci ve bizim üzerinde konuşmak istediğimiz tüm konuları açıklığa kavuşturmaktadır” dedi.

BM Özel Temsilcisi Remzi Remzi ile yaptığı görüşme hakkında da bilgi veren el-Hariri, “BM Suriye Özel Temsilcisi Steffan De Mistura ile ayrıntılarını görüşmek üzere siyasi geçiş süreci müzakere takviminde yer almaktadır” şeklinde konuştu.

Sayfa 1 / 5
Home haberler Koalisyon Haberleri Items filtered by date: Mart 2017