31 Ekim 2017 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkan Yardımcısı Abdurrahman Mustafa, Esed rejiminin Şam kırsalındaki Cisrin kasabasında çocukların bulunduğu okulu hedef alarak gerçekleştirdiği katliamı kınadı.

Astana’da çatışmasızlık bölgeleri oluşturulmasını da içeren müzakereler devam ederken, Esed rejimin gerçekleştirdiği katliamda neredeyse tamamı çocuk 8 hayatını kaybetti.

Mustafa, Rusya ve İran’ın desteğiyle Esed rejiminin işlediği suçlar karşısında uluslararası toplumdan sorumluluklarını yerine getirmesini talep etti. Doğu Guta’dan kuşatmanın kaldırılarak halkın ve çocukların kurtarılması için harekete geçmesini istedi.

Bunun yanında Meseraba kasabası da Esed rejiminin saldırılarının hedefi oldu, aralarında çocukların da bulunduğu dört sivil hayatını kaybetti, çok sayıda yaralı olduğu belirtildi.

Ayrıca, rejim güçleri Harsata, Duma ve Ayn Terma kasabaları yanında Şam’ın Cebur semtini bombaladı, ölü ve yaralıların olduğu kaydediliyor.

Sivil savunma ekiplerinin bölgede sivilleri kurtarmak ve yardım amaçlı çalışma yürüttüğü ifade edildi.

Doğu Guta’daki STK’lar, Astana anlaşmasının garantörü olan ülkelerden verdiği sözleri yerine getirmesini ve kuşatma altındaki halka insani yardımların ulaştırılmasını talep etti. Acil hastaların derhal gerekli tedavi göreceği merkezlere nakledilmesini istedi.

Doğu Guta’daki heyetler, Kızıl Haç ve Kızıl Ay’ın bölgede daimi tıbbi yardım merkezi oluşturmasını talep etti. Böylece Esed rejimi ve Rusya’nın saldırılarına maruz kalmadan, açlık ve hastalıkla boğuşan yüzlerce çocuğun tedavi edilebileceğini belirtti.

30 Ekim 2017 In Koalisyon Haberleri

Şam’ın Doğu Guta bölgesindeki Hareste kasabasında, Yerel Meclis üyelerinin belirlenmesi için seçim gerçekleştirildi. Seçimlere, Suriye Geçici Hükümeti’ne (SGH) bağlı Yerel Yönetim Bakanlığı gözlemcilik yaptı.

Seçimlere, bazı basın organları ve sivil toplum kuruluşları da gözlemcilik yaparken, seçim etkinlikleri kapsamında halkın katılımıyla resmi ve devrimci etkinlikler düzenlendi.

Esed rejimi ve rejime bağlı mezhepçi militanların, Doğu Guta’ya yönelik 4 yıldır sürdürdüğü kuşatma ve askeri operasyonlara rağmen Doğu Guta halkı demokratik ve özgür devlet hayallerine ulaşma çabalarını sürdürürken, seçimlerin organize edilmesi için seçilmiş 71 seçim heyeti üyesinin çalışmalarıyla, 41 aday arasından 17 adayın seçimi için seçimler gerçekleştirildi.

SGH tarafından verilen bilgiye göre, Şam Kırsalı Yerel Meclisi Başkanı, 2 Başkan Yardımcısı ve bütün Şam kırsalı kasaba ve kentlerini temsil edecek 10 yürütme kurulu üyesinin belirlenmesi için düzenlenen seçimler bir hafta devam edecek.

Şam’ın doğusundaki Hareste kasabasında, geçtiğimiz Ağustos ayı sonrasında, 120 kadının katıldığı ilk kadın başkan seçimleri düzenlenmişti.

Öte yandan, Esed rejimine bağlı güçler, bölgeye yönelik saldırılarını sürdürürken, saldırılarda 14 sivil hayatını kaybetti. Ölenler arasında, el-Cisr televizyonu muhabiri Kays el-Kadi de bulunurken, el-İlami televizyonuna bağlı fotoğraf muhabiri Ömer el-Dimaşki de bombardımanları görüntülerken yaralandı.

Rejim güçlerinin el-Hammuriye kasabasına yönelik bombardımanında 9 sivil, Sakba kasabasında sivil yerleşim alanlarını hedef alan bombardımanlarda ise 3 sivil öldü.

Duma, Kefr Batna, Ayn Terma, Hazerma, el-Davahire ve Cisreyn kasabaları ile Cobar semtine yönelik, rejim güçleri tarafından düzenlenen top ateşi ve füze saldırılarında aralarında kadın ve çocukların bulunduğu çok sayıda sivil yaralanırken, Kefr Batna’da bir okul bombardımanlara hedef oldu.

Doğu Guta’da bulunan bir Doktor grubu, Cumartesi günü yayınladığı açıklamada, Uluslararası Toplum ve Suriye’nin Dost Ülkeleri’ne, bölgeye insani koridor açılması ve insani yardım ulaştırılması çağrısı yaparak, bölgede 120 kişinin açlıktan kaynaklanan hastalıklara yakalandığını, 40 kişinin ise ölümle karşı karşıya olduğunu bildirmişti.

Esed rejimine bağlı güçler, 4 yıldır yaklaşık 350 bin sivilin yaşadığı küçük kasaba ve köyleri içeren Doğu Guta bölgesini kuşatma altında tutuyor.

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), daha önce yayınladığı yazılı basın açıklamasında, başta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) olmak üzere, Uluslararası Toplum’a Doğu Guta’da yaşanan insani drama karşı sorumluluk yüklenerek harekete geçmeye ve bölgeye yönelik kuşatmayı sonlandırmaya çağırmıştı.

28 Ekim 2017 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nden (BMGK), Uluslararası Kimyasal Silahları Yasaklama Komitesi (OPCW) tarafından Han Şeyhun kimyasal saldırısında parmağı olduğu belirlenen Esed rejimine karşı 2118 sayılı uluslararası kararın 7. Fkrası gereğince harekete geçmesini talep etti.

Konuya ilişkin bir açıklama yapan SMDK Siyasi Kurul Üyesi Yasir el-Ferhan, BMGK’nın Suriye ilişkin 2118 sayılı kararının 7. Fırkasının 21. Maddesinin, kimyasal saldırı kullanımına karşı gerekli icraatların yapılmasını gerektirdiğini hatırlattı.

Rusya’nın, BMGK’da veto hakkı kullanarak uluslararası adaletin sağlanmasını engellediğini belirten el-Ferhan, üye ülkelerin BMGK dışı alternatiflere yönelik Suriye halkını ve özgür dünya ilkelerini kurtarması gerektiğini vurguladı.

Esed rejimi, Suriye’de sivil alanlara yönelik uluslararası kanunlarca yasaklanmış kimyasal ve zehirli gazlarla bombardıman düzenleyerek, Cenevre 1 bildirgesi ile BMGK’nın 2118, 2209, 2235 ve 2554 sayılı kararlarını defalarca ihlal etti. Uluslararası toplum ise bu ihlallere sessiz kalarak rejimin daha fazla katliam işlemesinin önünü açtı.

OPCW, geçtiğimiz hafta BMGK’ya sunduğu raporunda, 4 Nisan 2017 tarihinde İdlib’in Han Şeyhun kasabasına yönelik düzenlenen kimyasal silah saldırısının Esed rejimine bağlı güçler tarafından yapıldığını teyit etmişti. Raporda, “Toplanan deliller, kimyasal madde yüklü bombaların, Han Şeyhun kasabasına, 4 Nisan 2017 günü saat 06.30 ve 07.00 saatlerinde havadan atıldığını kesin olarak göstermektedir. O saatlerde, Esed rejimine ait savaş uçakları kasaba üzerinde uçuş gerçekleştiriyordu” ifadeleri kullanıldı.

BMGK’ya sunulan raporda, “4 Nisan günü Han Şeyhun kasabasında, kimyasal sarin gazından kaynaklı yaralanma vakaları görülmüştür. Ayrıca, bombardıman noktasında meydana gelen derin çukurlar, bombardımanların havadan yapıldığını ıspat etmektedir” denildi.

ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley, OPCW raporunun yayınlanmasından sonra yaptığı açıklamada, “OPCW raporu, Han Şeyhun saldırısının Esed rejimi tarafından yapıldığını kesin olarak ortaya koymuştur. Buna rağmen bazı devletler, bu rejimi korumayı sürdürmektedir. Bu durum derhal son bulmalıdır” şeklinde konuşmuştu.

27 Ekim 2017 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Siyasi Kurulu üyeleri, bugün, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sedat Ünal ve Dışişleri Bakanlığı Suriye Dosyası Sorumlusu Ayşe Can Karabetri’nin de içinde bulunduğu Türk heyetiyle bir toplantı düzenledi.

SMDK Üyeleri, yapılan toplantıda, Suriye’de çatışmasızlık bölgeleri anlaşmasının garantörü olması hasebiyle Türkiye’den, Rusya ve İran’ın, hava kuvvetleri ve terörist milisler aracılığıyla Deyr-i Zor, Halep kırsalı ve Şam’ın Doğu ve Batı Guta bölgelerindeki sivillere yönelik bombardıman ve saldırılarını engellemek için daha fazla çaba sarf etmesini talep etti.

Türk heyeti, Türkiye’nin, önümüzdeki Astana görüşmeleriyle sivillerin korunması, tutukluların serbest bırakılması, kuşatmaların kaldırılması ve İdlib’de sükûnetin sağlanmasını hedeflediğini dile getirdi.

Türkiye’nin önümüzdeki Cenevre sürecinde SMDK ve Yüksek Müzakere Kurulu’na (YMK) desteğini sürdüreceğini ifade eden Türk heyeti, Suriye’de kapsamlı bir siyasi geçiş için devrimin ilkeleri bağlamında muhalefetin birliğinin önemine işaret etti.

Türkiye’nin SMDK ve başta Suriye Geçici Hükümeti (SGH) olmak üzere Suriye içindeki SMDK kurumları ile olan iş birliğinin önemine vurgu yapan Türk heyeti, Türkiye’nin İdlib’de askeri noktalar oluşturarak, tansiyonun düşürülmesini gözlemleyeceğini ifade etti. Bu noktada SMDK ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile iş birliğinin önemine değindi.

Öte yandan, toplantıda söz alan SMDK Siyasi Kurulu Üyeleri, sınır kapılarının kontrolünün SGH’ye devredilmesi adımının, SGH’nin özgürleştirilmiş bölgelerdeki denetiminin güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olduğunu ifade etti.

Türkiye’den, Rusya ve Esed rejimine bağlı militanların sivillere yönelik bombardımanları engellenmesi, tutukluların serbest bırakılması ve Esed rejimi tarafından keyfi olarak kaçırılanların akıbetlerinin belirlenmesi için duruma müdahale etmesini istedi.

SMDK Siyasi Kurulu, SMDK kurumlarının daha etkin çalışması için gerekli reform çalışmalarını başlattığını ifade ederek, Suriye içinde daha güçlü var olmayı hedeflediğini vurguladı.

Geçtiğimiz günlerde özgürleştirilmiş bölgelerde toplantılarını gerçekleştiren SMDK, toplantıları artırmayı hedefliyor. Bu kapsamda, özgürleştirilmiş bölgelerde yerel meclisler ve heyetlerle iletişimini güçlendirerek, Suriyeli vatandaşlara daha fazla hizmet götürmeyi ön görüyor. 

26 Ekim 2017 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkan Yardımcısı Abdurrahman Mustafa, Suriye Geçici Hükümeti (SGH) tarafından, Fırat Kalkanı Bölgesi’ndeki sınır kapılarının tek bir yönetim altında birleştirilmesinin devlet müesseselerinin yeniden ayağa kaldırılması ve Yeni Suriye yolunda olumlu bir adım olduğunu söyledi.

Mustafa, konuya ilişkin olarak, bugün yaptığı açıklamada, bütün sınır kapılarının gelirlerinin SGH kontrolündeki tek bir kasada toplanacağını belirterek, daha geniş kapsamlı birlik olma adımlarının atılması gerektiğini ifade etti.

Mustafa, ayrıca, sınır kapılarından gelen gelirlerin, SGH, Yerel Meclisler ve Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) adil bir şekilde dağıtılarak, bu gelirlerle Suriye halkına hizmet projelerinin hayata geçirileceğini sözlerine ekledi.

SMDK tarafından, konuya ilişkin olarak, dün yayınlanan yazılı basın açıklamasında, Sınır kapılarının birleştirilmesi ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) birliklerinin entegrasyonu yönünde Salı günü varılan anlaşmanın, kurumları ve hukuku güçlü yeni Suriye’nin inşası yönünde atılmış önemli ve olumlu bir adım olduğu vurgulanmıştı.

Anlaşma çerçevesinde Fırat Kalkanı bölgesindeki sınır kapılarının Suriye Geçici Hükümeti denetimine geçmesinin ön görüldüğü bilgisi verilen açıklamada, ayrıca, ÖSO’nun iki aşamada hiyerarşik bir ulusal orduya evirilmesinin kararlaştırıldığı ilan edilmişti.

Açıklamada, “SMDK, bütün devrimci aktörlerinin ve Suriye’nin dostlarının bu anlaşmanın bütün maddeleriyle uygulanması için süreçleri desteklemesini beklemektedir” ifadeleri kullanılmıştı.

Sınır kapıları yönetiminin SGH kontrolünde birleştirilmesini ön gören anlaşma, SMDK Başkan Yardımcısı Abdurrahman Mustafa, SGH temsilcileri, SGH Savunma Bakanlığı yetkilileri, ÖSO komutanları ve Türk yetkililerin katılımıyla gerçekleştirilen toplantılar sonucunda alındı.

25 Ekim 2017 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Katar Büyükelçisi Nizar el-Hiraki, Suriye’de yaşananların, uluslararası toplumdaki bazı tarafların dünyaya tanıtmak istediği gibi bir iç savaş olmadığını, Esed rejimi ve destekçilerinin yaklaşık 7 yıldır Suriye halkına karşı planlı bir katliam uyguladığını söyledi.

SMDK Katar Temsilciliği tarafından, dün, Katar’ın Başkenti Doha’da düzenlenen Deyr-i Zor halkıyla dayanışma eylemine katılan el-Hiraki, burada yaptığı konuşmada, “Deyr-i Zor’da yaşananlar, özellikle uluslararası toplumun kentin tahrip edilmesinde payı olduğunu düşündüğümüzde insanlık için bir utanç vesikası teşkil ediyor” dedi. Deyr-i Zor’da direnen ve katliamlara maruz kalan Suriyelilere her vesileyle yardım edilmesi gerektiğini vurguladı.

Ülke dışına çıkan Suriyelilerin ülke içindeki Suriyelilere yardım etmesi gerektiğini, Deyr-i Zor’da yaşananların ilk olmadığını ifade eden el-Hiraki, Esed rejiminin DEAŞ terör örgütünü küllerinden yaratma çabalarının önünün alınması gerektiğine dikkati çekti.

Öte yandan, Suriye Geçici Hükümeti (SGH) Başkan Yardımcısı Ekrem Tama da, dayanışma eylemine internet aracılığıyla katılım göstererek, bir konuşma gerçekleştirdi. Dünya’daki bütün vahşi toplulukların Deyr-i Zor ve Suriye’ye saldırdığını söyleyen Tama, “Bu şehir, tarihin en karanlık ve vahşi katliamlarına maruz kalırken hiç kimsenin sesi çıkmadı” ifadelerini kullandı.

Doha’da düzenlenen Deyr-i Zor ile dayanışma eyleminde, Suriye’nin birçok kasaba ve kentinden Katar’a göç eden çok sayıda Suriyelinin yanısıra, Katar vatandaşları da katılırken, eylemde, Esed rejiminin kente yönelik vahşi saldırılarında hayatını kaybeden siviller anıldı.

25 Ekim 2017 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), Rusya’nın, Suriye'de kimyasal silah kullanımını soruşturan BM ve Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) tarafından oluşturulan ortak soruşturma komisyonunun (JIM) görev süresinin uzatılmasını talep eden karar tasarısını veto etmesini kınadı.

SMDK tarafından, konuya ilişkin olarak, dün yayınlanan yazılı basın açıklamasında, “Rusya, Birleşmiş Milletler Güvenlik Kurulu’nda (BMGK) dokuzuncu kez sistemi tıkadı. Suçluları korumaya devam ediyor, yaptıklarının hesabını vermekten kaçmalarına imkan sağlıyor. Dünyada savaş suçu işleyenlerin hesap vermekten korkmadığı bir atmosfer oluşturuyor” denildi.

Rusya’nın JIM’in görev süresinin uzatılması yönündeki tasarıyı veto etmesinin, Suriye’de kimyasal silah kullanılmasının arkasında Esed rejimi olduğunu açık şekilde ortaya koyduğuna değinilen açıklamada, “Rusya her seferinde Esed çetelerini korumak yönünde tavır takınmış, Esed çetelerine Suriyelileri öldürmesi ve göçe zorlaması için zaman kazandırmıştır” ifadeleri kullanıldı.

Açıklama, şu cümlelerle sonlandırıldı;

“Bu gün gelinen noktada Rusya’nın büyük payı vardır. Uluslararası toplum barış ve istikrarının temini için harekete geçmelidir. Suriye’yi ve dünyayı Suriyelere bela olan bu terör çetelerinden kurtarmalıdır.”

24 Ekim 2017 In Koalisyon Haberleri

Yüksek Müzakere Heyeti Başkanı Nasır el-Hariri, “Rejim başı Esed’in varlığı, bütün siyasi çözümleri tıkıyor” dedi.

ABD senatosu üyeleri ve Başkan Donald Trump’ın ekibiyle görüşmek üzere ABD’de bulunan Hariri, Suriye muhalefetinin geçiş sürecini yönetecek yeterlikte olduğunu vurguladı.

Hariri’nin Newyork ve Washington başta olmak üzere ABD’de birçok vilayeti ziyaret etmesi planlanıyor.

Ziyaret kapsamında ABD’deki Suriyeli grupların düzenlediği 26-27 Ekim’de gerçekleştirilecek konferansa katılacaklarını ifade eden Hariri, ayrıca Suriye diasporası ve Suriyelilerin kurduğu sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelmeyi planladıklarını ifade etti.

Hariri açıklamasında şu hususlara değindi;

“Terörle mücadele, Rakka, İdlip ve Deyri Zor Suriye kamuoyunu ve Suriye’yle ilgilenenlerin gündemini meşgul eden önemli başlıklar. Bu konulara ilişkin ABD yönetimine iletmek istediğimiz önemli mesajlar var. Bunun yanında Suriye’de Rusya’nın oynadığı rol ve yaşanan son gelişmeleri değerlendireceğiz”

Rusya’nın Suriye’ye ilişkin Cenevre, Birleşmiş Milletler süreçleri, uluslararası kararlar ve siyasi geçiş dışında farklı bir ajandasının olduğuna işaret eden Hariri, bu konuları ABD yönetimine aktaracaklarını söyledi.

Hariri, “Suriye’de siyasi geçiş sürecini yönetecek siyasi bir muhalefet olduğunu ABD yönetimine anlatacağız” dedi.

Esed rejimiyle mücadelenin siyasi bir mücadele olduğunun, silah kullanmanın bir zorunluluktan doğduğunun altını çizen Hariri, BMGK kararları çerçevesinde Suriye halkının özgürlük taleplerine karşılık verecek siyasi çözüm için bütün çatışmaların durmasını ümit ettiklerini söyledi.

Hariri, Esed’e Suriye’nin geleceğinde yer olmadığı gibi Esed’in yargılanmasının gerektiğini belirtti. Esed rejiminin Suriye’deki varlığının terörle mücadeleye mani olduğunu kaydetti.

Yüksek Müzakere Heyeti Başkanı, Esed’in siyasi geçişi, bölgedeki istikrarı ve Suriye devletinin kurumlarının çalışmaya başlamasını engellediğini dile getirdi.

23 Ekim 2017 In Koalisyon Haberleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), başta Birleşmiş Milletler Güvenlik Kurulu (BMGK) olmak üzere uluslararası toplumu Doğu Guta’da yaşananlar karşısında sorumluluğunu yerine getirmeye çağırdı.

SMDK, konuya ilişkin olarak yayınladığı basın bildirisinde, “Başta Doğu Guta olmak üzere, Suriye’nin bütün bölgelerine yönelik kuşatma kaldırılmalıdır” ifadelerine verdi.

Esed rejimi çeteleri ve İran’ın terörist milislerinin kuşatmasına maruz kalan Doğu Guta halkının yaşadığı sıkıntıların dört yıl önce başladığını kaydeden SMDK, Rus savaş uçaklarının odak rol oynadığı havadan ve karadan saldırılarda gerçekleştirilen bu insanlık suçunun insanlığın gözü önünde yaşanmaya devam ettiğini belirtti.

SMDK açıklamasında şu ifadelere ver verdi;

“3 yüz 50 bin sivil açlık ve hastalıkla mücadele ediyor, şu dakikaya kadar temel insani hizmetlerden mahrum yaşıyor. Bölgede faaliyet göstermeye çalışan Suriye Geçici Hükümeti (SGH) ve sivil toplum kuruluşlarının zaruri hizmetleri sunma noktasındaki çabaları netice vermiyor. Özellikli tıbbi malzeme ve ilaç temininde yaşanan sorunlar binlerce hastanın ölümüne neden oluyor.”

SMDK açıklamasını şöyle sürdürdü;

“Bölgeye yönelik hava ve kara bombardımanı nedeniyle bölge yıkıma uğradı, kırk hastane hizmet veremez duruma geldi, binlerce insan evlerini terk etmek zorunda kaldı,  5 bin kişi sakat kaldı, 16 bin çocuk yetim kaldı. Kalp, tüberküloz ve hipertansiyon hastalarının rutin tedavileri ve çocukların bakımları yapılamıyor. Guta dışındaki merkez hastanelerine acilen nakledilmesi gereken 252 hasta bulunuyor.”

Doğu Guta halkının şu ana kadar 6 bini kadın ve çocuk olmak üzere 18 bin şehit verdiğini kaydeden SMDK, Esed rejiminin 21 Ağustos 2013 tarihinde Doğu Guta’ya yönelik kimyasal saldırı gerçekleştirerek, yüzyılın katliamını yaptığını belirtti.

SMDK açıklamasını şu şekilde sonlandırdı;

“Doğu Guta halkı bu gün yaşadıkları sıkıntılardan kurtulmak için yardım istiyor. Yaşadıklarının normalleşmesinden daha da kötüsü artarak devam etmesinden korkuyor.”

21 Ekim 2017 In Koalisyon Haberleri

Rusya garantörlüğünde Esed rejimin ateşkes anlaşmasına imzalamasına rağmen, Esed güçleri ve müttefiklerinin ateşkese konu olan Şam ve kırsalına yönelik roket saldırılarında bir çocuk hayatını kaybetti, birçoğu da yaralandı.

Yerel kaynakların verdiği bilgilere göre; rejim ve müttefikleri Şam’ın Cebur semti yanında Ayn Terma, Kefr Batna kasabaları veHuşu’l-Devahire kasabası etrafını roketlerle ve havan toplarıyla hedef aldı.

Saldırılarda, onlarca sivilin yaralandığı, bölgede ağır maddi hasar meydana geldiğini ifade edildi.

Bölgelerdeki yerel meclislerinin yöneticilerinin Rusya’yı sorumlu tuttuğu, Rusya’nın rejimin bu saldırılarına engel olması gerektiğini söyledikleri aktarıldı.

Suriye İnsan Hakları Ağı, geçtiğimiz Eylül ayında yayınladığı raporda Esed rejimi ve Rus savaş uçaklarının 912 sivilin öldürdüğünü ortaya koyarak, rejim ve Rusya’nın Suriye’de savaş suçu işlediğini gözler önüne sermişti.

Bölgedeki yerel meclis yöneticileri SMDK yönetimiyle internet üzerinden yaptığı görüşmelerde, rejimin bölge halkına açlık ve ölümle baskı yaparak şartlarını kabule zorladığını ifade etmişti.

SMDK, yaptığı basın açıklamalarında ve yayınladığı basın bildirilerinde Suriye’de savaş suçu işleyenlere karşı Birleşmiş Milletler’in (BM) harekete geçmesi gerektiğini söylemişti.

 

Sayfa 1 / 3
Home haberler Koalisyon Haberleri Items filtered by date: Ekim 2017